• BIST 121.475
  • Altın 294,762
  • Dolar 5,8926
  • Euro 6,5369
  • Lefkoşa 10 °C
  • Girne 14 °C
  • Mağusa 9 °C
  • İskele 9 °C
  • Güzelyurt 9 °C
  • Lefke 10 °C

Suriye konulu dörtlü zirve sonrası liderler ortak açıklama yaptı

Türkiye'nin ev sahipliğinde düzenlenen 2 saat 45 dakika süren Suriye konulu dörtlü zirve sonrası liderler ortak açıklama yaptı.
Suriye konulu dörtlü zirve sonrası liderler ortak açıklama yaptı

İstanbul'daki Suriye konulu dörtlü zirve sona erdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ev sahipliğinde Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Almanya Başbakanı Angela Merkel ve Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un katıldığı zirve sonrası liderler, ortak açıklama yapıyor. 

Zirvede liderler, Suriye'de kalıcı barışın çözümü için ortak bildiriye imza attı.

Liderler, bildiride teröre karşı mücadeleye devam etme gerekliliğinin altını çizerken, etkili önlemlerin tam olarak uygulanması ve tüm ilgili tarafların hükümlere riayet etmesi suretiyle sağlanacak kalıcı bir ateşkesin önemini vurguladı. 

Bildiride, Suriye'nin egemenliği bağımsızlığı ve toprak bütünlüğü ile Birleşmiş Milletler (BM) Şartı’nın amaç ve ilkelerine olan kuvvetli taahhütleri teyit edildi. Liderler, Suriye'de kimyasal silah kullanılmasına karşı olduklarını teyit ederek, tarafların ilgili sözleşmeye riayet etmelerini istedi.

2 saat 45 dakika süren zirve sonrası ilk açıklamayı Cumhurbaşkanı Erdoğan yapıyor. 

Erdoğan'ın konuşmasından satır başları: 

"Bu durumun sebebi uluslararası toplumun meseleyi yeterince sahiplenmemesidir"

Sayın Putin, Sayın Merkel ve Sayın Macron'a teşekkürlerimi sunuyorum. Aldığımız kararların hayırlara vesile olmasını diliyorum. Sahada tam olarak ateşkesin sağlanması ve akan kanın durdurulması hedefimiz var. 

Suriye ihtilafının küresel bir sorun haline dönüşmesinin en önemli sebebi uluslararası toplumun meseleyi yeterince sahiplenmemesidir. Bir çok ülke durumun vehametini ancak krizin etkileri kendi sınırlarına ulaşınca idrak edebilmiştir. Artık bu kayıtsızığa bir son verilmesi gerekiyor. Bugün bizleri İstanbul'da bir araya getiren temel sebep işte budur. Çok uzun bir dönem Suriye krizinden kaynaklanan sıkıntıların yükünü, Suriyeli sivillerle komşu ülkeler, çekmek zorunda kalmıştır.

"Türkiye terör gruplarının palazlanmasına müsamaha göstermeyecektir"

Astana'da yakalanan sinerjiyi daha da ileriye taşıyacağımızı gördük. Bugün gerçekten verimli ve samimi istişareler gerçekleştirdik. Suriye'nin toprak birliğine, siyasi birliğine bağlılığımızı teyit ettik. Siyasi süreçte somut adımlar atılması gerektiğinin altını çizdik. Suriye halkının meşru talepleri doğrultusunda bir siyasi çözüme ulaşılmasını, ülkede istikrarın sağlanması noktasında neler yapılabilir, bunları ele alma fırsatını bulduk.

Gerek dört ülke arasında gerekse uluslararası iş birliğinin artırılması konusunda mutabık kaldık. Bugün ülkemizin güvenli hale getirdiği Afrin, Cerablus gibi Suriye şehirlerinde huzur, güvenlik, barış var. Türkiye ne kendi sınırlarında ne de Suriye'nin herhangi bir bölgesinde terör gruplarının palazlanmasına müsamaha göstermeyecektir. Fırat'ın batısında olduğu gibi doğusunda da milli güvenliğimize yönelik tehditleri kaynağında bertaraf etmeyi sürdüreceğiz.

Zirve katılımcıları olarak gerek sahadaki durumun iyileştirilmesine gerek siyasi süreçte ilerleme sağlanmasına yönelik çabalarımızı artıracağımıza inanıyorum. Diğer ülkeleri de bu gayretlere destek vermeye çağırıyorum.

"Çözüm bulma mücadelemizi sürdürmekte kararlıyız"

Zirvede Suriye ihtilafının insani boyutunu da konuştuk. İnsani yardımın sürdürülmesi konusunda da mutabık kaldık. Bugün Suriyeli mültecilerin ülkelerine geri dönüşü konusunu da ele aldık. Geri dönüş sürecinin, uluslararası hukuka uygun olarak, gönüllülük esasına göre, güvenli biçimde ve Birleşmiş Milletler (BM) ile eş güdüm halinde yürütülmesi gerektiği hususunda fikir birliğine vardık.

Diğer ülkelerden de yaklaşan kış şartlarını düşünerek Suriye halkı için desteklerini artırması çağrısında bulunuyorum. Bugünkü zirve toplantımızda uluslararası topluma önemli mesajlar verebildiğimizi düşünüyorum. Diğer ülkeleri de bu gayretlere destek vermeye çağırıyorum. 

Soruna çözüm bulmaya yönelik mücadelemizi hem Astana platformunda hem de bugünkü gibi daha geniş platformlarda sürdürmekte kararlıyız.

Şüphesiz ki bu kararlılığımız aynı şekilde Astana sürecinin bir diğer üyesi konumunda olan İran'ı da ilgilendirmektedir. Bu attığımız adımdan, yaptığımız görüşmelerden tabii ki İran'ı da bilgilendireceğiz.

Rusya Devlet Başkanı Putin'in açıklamalarından satır başları:  

"Barış ve istikrar sadece diplomatik yollarla mümkün"

Türkiye'ye bu ortak çalışma için teşekkür ediyorum. Türkiye, Rusya, Almanya ve Fransa Suriye'de durumun normalleşmesi için çalışmaya devam edecektir. Bir bildiri kabul etmiştir. Barış ve istikrar sadece diplomatik yollarla mümkün. Daha hızlı ilerlemesine ve yapıcı bir tavır sergileyen Suriye temsilcilerini bu sürece dahil etmemiz gerekiyor. 

Rusya Astana'nın garantör ülkesi olarak faal bir şekilde katılacak bu çalışmaya. Uluslararası toplumun el ele çaba sarf etmesi lazım. 

Fransa Cumhurbaşkanı Macron'un konuşmasından öne çıkanlar: 

"Suriye halkı kendi geleceği hakkında söz sahibi olmalıdır"

Oldukça önemli bir konu üzerinde konuştuk. Ben 1 yılı aşkın bir süre önce bu tür süreçlerin birbirine yaklaşması gerektiğini söylemiştim. Bugünkü zirve de bu yönde bir başka adım oldu. 

Bizim önceliğimiz terörle mücadele. Kimyasal silahların kullanılması kim kullanırsa kullansın kabul edilemez. 

Suriye'de aslında iki savaş süre geliyor. Hep birlikte terör gruplarına sürdürdüğümüz ve bir de Suriye'deki rejimin kendi muhaliflerine sürdürdüğü çatışma. Bu durum sürdürülebilir değil. Siyasi çözüm önemli. Tüm Suriyelilerin ülkelerine dönebilmeleri için siyasi çözüm sağlanması gerekiyor. 

İdlib'de kalıcı ve sürdürülebilir ateşkes son derece önemli. Suriye halkı kendi geleceği hakkında söz hakkına sahip olmalı. Kapsayıcı bir Suriye'nin yeniden yapılandırılması çok önemli. Bugün rejim askeri olarak yeniden fetih mantığında davranıyor. Bu da Suriye'nin istikrarını sağlayacak bir yaklaşım değil. Bu zirve gerçekten de son derece yararlı bir aşama oldu, Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan'a tekrar teşekkürlerimi sunmak istiyorum. 

Almanya Başbakanı Merkel'in açıklamalarından öne çıkanlar: 

"Kesinlikle askeri yollarla çözülemez"

Son derece verimli bir zirve oldu. Nihai bir çözüm elde etme açısından tabi ki yeterli değil ama çok iyi bir toplantı olmuştur. Bir taraftan terörle mücadele diğer taraftan kendi halkına yürüttüğü bir savaş söz konusudur. BM kapsamında bir çözüm bulmak istiyoruz. Bir çok insani felaket gördük. Daha fazla insani felaketlerin olmaması için elimizden geleni yapmak istemekteyiz. 

Anayasa Komitesi'nin yıl sonuna kadar bir araya gelebilmesi için katkıda bulunmak istemekteyiz. Çok önemli olduğunu düşünüyorum. Kesinlikle askeri olarak çözülemez. Siyasi bir çözüm gerekmektedir. Güvenli bir vatan olması gerekmektedir. Ortak bir irademiz vardı, çözüm aciliyeti hepimizin gördüğü bir gereksinim. 

Liderler, ortak açıklamanın ardından gazetecilerin sorularını yanıtlıyor. 

Anayasa Komitesi'nin kurulması

Putin komitenin kurulmasıyla ilgili soruya şu yanıtı verdi:  

"Bu çalışmanın ilerlemesi için saygın, sakin bir şekilde yürütülmelidir. Suriye'nin meşru hükümetine saygı duyulmalıdır. Saygı duymaktan yola çıkarak ve muhalefetle verimli bir diyalog kurmak maksadıyla bugünkü sonuç bildirisini de esas alarak yıl sonuna kadar ilgili şartlar oluşursa Anayasa Komitesi tamamen oluşturulacaktır ve faaliyetlerine başlayacaktır. Hem Suriye hükümetiyle hem de İran'daki partnerlerimizle istişare yapmamız gerekiyor. İran olmadan bu konu çözülemez."

Cemal Kaşıkçı cinayeti

Erdoğan, Kaşıkçı cinayetiyle ilgili şunları söyledi: 

"İkili görüşmelerimizde bu konuyu ele aldık. Gerekli bilgileri kendilerine verdim. Şu anda uluslararası medyanın burada oluşu da böyle bir cevabı vermemi gerektirir. Her şeyden önce içeride 18 tutuklu var ve bunlar ülkemize gelen kişilerdir. Bu 18 kişiyi Türkiye'ye kimler gönderdi bunun cevabını tabi ki Suudi yetkililerin vermesi gerekir. Bir diğeri daha sonra bir açıklama Suudi Arabistan'ın yetkili mercilerinden geldi o da yerli işbirlikçilere cesedin teslim edildiğine dair. O zaman bu yerli işbirlikçi kimdir? Bunu da yine bu açıklamayı yapan kişi ya da kişilerin ortaya koyması gerekmektedir. Suçun işlendiği yer İstanbul'dur. Eğer kendileri bu işi yapmayacaklarsa bu yargılamayı Türk yargısı olarak bizim yapmaya hazır olduğumuzu kendilerine bu çağrıyı yazılı olarak resmi kanallardan da yapmış bulunuyoruz. Suudi Arabistan başsavcısını yarın buraya gönderiyor. Başsavcımızla görüşme yapacaklar. Neticesini önemsiyoruz. Emniyet, istihbarat ve yargı hepsi yoğun bir çalışma içerisinde olmuşlardır. Bu çalışmalar bitmemiştir, hala devam etmektedir. Türk yarıgısnın vereceği kararı hep birlikte saygı duymak zorunda kalırız."

Macron, Kaşıkçı cinayetiyle ilgili "Tutarlı ve tam yaptırımlar uygulanmalı" yorumunu yaparken, Merkel de "Failler ortaya çıkarıldıktan sonra Avrupa Birliği genelinde gerekenlerin yapılacağını taahhüt etmek isterim" dedi. 

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
SPOR
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 - 2019 Ada Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 05488904615