• BIST 107.202
  • Altın 145,263
  • Dolar 3,5161
  • Euro 4,1312
  • Lefkoşa 32 °C
  • Girne 32 °C
  • Mağusa 32 °C
  • İskele 32 °C
  • Güzelyurt 28 °C
  • Lefke 32 °C
  • Mağusa’nın yeni yüzü CORNER PARK PROJESİ
  • Mağusa’nın yeni yüzü CORNER PARK PROJESİ

'Siyasal Partiler Yasası' çağdışı ülkelerde var!

'Siyasal Partiler Yasası' çağdışı ülkelerde var!
Yeni Kıbrıs Partisi, Siyasal Partiler Yasası taslağı üzerine görüşlerini yeniden kamuoyu ile paylaştı. YKP’nin açıklaması şöyle:Sanki yani konuymuş...

Yeni Kıbrıs Partisi, Siyasal Partiler Yasası taslağı üzerine görüşlerini yeniden kamuoyu ile paylaştı. YKP’nin açıklaması şöyle:

Sanki yani konuymuş gibi Siyasal Partiler Yasası taslağı yeniden kamuoyu ile paylaşıldı ve gene sanki yeniymiş gibi yeniden özel bir komitenin kurulduğu duyuruldu. Ancak hem yasa taslağı yeni değil, hem de özel komite konusu… Geçen dönem içindeki tüm yasa taslakları kadük olduğu için eski yasa taslaklarının bazıları yeniden meclis gündemine getirilmektedir.

Siyasal Partiler Yasası ile Seçim ve Halkoylaması Yasası Değişikliklerini Hazırlamak ve Görüşmek Üzere Oluşturulan Geçici ve Özel Komite 26 Eylül 2012 tarihinde toplandığında, Yeni Kıbrıs Partisi’nin de toplantıya davet alması üzerine, Parti Meclisi üyesi Alpay Durduran ve Yürütme Kurulu üyesi Murat Kanatlı’nın katıldığı komite toplantısında YKP, görüşlerini yazılı olarak Komite başkanına vermişti.

Komite toplantısında Alpay Durduran ülkelerin demokratikliği ve çağdaşlığına bağlı olarak siyasi partiler yasalarının olduğunu ve çağdaş ülkelerde siyasi partiler yasasının olmadığını, bu nedenle birinci taleplerinin Kıbrıs’ın kuzeyinde de mevcut yasanın değiştirilmesi değil, kaldırılması gerektiğini söylemişti. Durduran zaten mevcut yasanın ciddi kısıtlamalar getirildiğini, eğer yasa kalmaya devam edecekse bunların değiştirilmesi gerektiğini de vurgulamıştı.

Daha sonraki bir yıl içerisinde ne bizim verdiğimiz görüşler üzerine ne de sonrasındaki değişikliklerle ilgili herhangi bir bilgi edinemedik.

Son yapılan açıklama ve girişimlerle, yeni meclis, yeni hükümet vs. üzerine bol laf edildiği süreçte siyasi partiler yasa taslağının siyasi partilerin görüşlerine yeteri kadar değer verilmeden son haline getirilmek üzerine olduğu anlaşılmaktadır.

Meclisin yasaları hazırlarken ilgili kurum, kuruluşlarla istişare etmesi gerekirken, konu siyasi partiler yasası olduğu koşullarda, mevcut siyasal partiler bypass edilmiş olması, demokrasi düşen kara bir lekedir.

Yeni meclisin ve hükümetin tüm demokrasi, katılımcılık, şeffaflık ile ilgili cicili bicili güzel laflarına rağmen pratikte ortaya koydukları gerçek niyetlerini ortaya koymaktadırlar. Lafla peynir gemisi yürütme niyetleri olduğu bellidir!

Güven ve destek istendiği her fırsatta ortaya konulduğu koşullarda, giden ile gelenin fark etmediği, “ben bildiğimi yaparım” anlayışının devam ettiği de bu tür davranışlarından da rahatlıkla anlaşılmaktadır.

Eğer istenirse en hızlı ve kolay olacak olan Kıbrıs’ın güneyindeki siyasi partilerin kayıt olması ve işleyişi ile ilgili yasa incelenebilirken, 12 Eylül artığı siyasal partiler yasası üzerinde düzenlemede ısrar aslında yapılmaya çalışılanın reform değil makyaj olduğunu anlamamıza yeter. 12 Eylül artığı siyasal partiler yasası, siyasal partilere bir sürü siyasi kısıtlama getirmekteydi, siyasal partilerin nasıl düşünmesi gerektiğini dayatmaktaydı, ne eski ne de yeni taslakta bunlara dokunulmamış olması niyetin gerçek reform olmadığı ortaya koyan delillerdir.

Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi (AKPM) 1601(2008) Sayılı kararı “demokratik parlamentodaki muhalefetin hak ve sorumlulukları hakkında usule dair rehber” sunarken, yeni taslakta bunun en ufak izleri olmaması da dikkat çekicidir. Partiler güçlendirilmek istenirse, çalışma koşulları genişletilmeli muhalefetin rolü güçlendirilmelidir. AKPM 1601(2008) sayılı karar bu nedenle göz önüne alınarak yasal düzenlemeler de Kıbrıs’ın kuzeyinde en kısa sürede hayata geçirilmelidir.

YKP, bir kez daha böylesi siyasal partiler yasasının çağdışı ülkelerde olduğunun altını çizer…

 

YKP’nin Meclisi Komitesine 26 Eylül 2012 ilettiği görüşleri şöyleydi:

Demokrasiye geçmeyi yabancı baskısıyla kabul eden ülkelerde demokrasiye geçilemesin ve devlet her şeyi halktan daha iyi bilir anlayışında olan ülkelerde siyasi partiler için ayrı yasa yapılır. Örgütlenme özgürlüğü olan ülkelerde siyasi partiler yasasına gerek duyulmaz. Nitekim Kıbrıs’ta da bir siyasi partiler yasası yoktu ama AKEL ve Cumhuriyetçi Türk Partisi adında partilerin olduğu ve daha önce de Dr. Küçük’ün ve başkalarının kurduğu partiler vardı.

Burada yasa geçirildi ama sıkıyönetimin olduğu bir zamanda geçirildi. Amaç dünyaya demokrasi olduğunu iddia edebilmek ama siyasi partileri sıkı denetleme olanaklarını da yasaklarla elde tutmaktı.

1.     Birinci ve kesin çözüm siyasi partiler yasasını iptal etmek ve anayasadan da ilgili maddeleri çıkarmaktır.

2.     Bu yapılmazsa partilerin disiplin kurulunun üyelerinin parti karar, yürütme ve yönetim organlarıyla ilgilerine izin veren herhangi bir değişiklik yapılmamalı ve disiplinle ilgili ve iç seçimleriyle ilgili ihtilafları anında çözüp onarılması zor sonuçlar elde edilmesine izin vermeden parti içi demokrasinin sağlanması amacıyla değişiklik yapılmalıdır. Bunun için mahkeme usullerinin uygun olanı tercih edilmelidir.

3.     Kamu yönetimindeki üst kademeler aralarında hiyerarşi dikkate alınarak yasa ile yetkilendirilenlere yetkilerini kullanmamaları veya onun yerine kendilerinin kullanmaları demek olan emirler verebilmektedirler. Bu alışkanlık durdukça siyasi partiler hakkında bağımsız yargı dışında birinin yetkili kılınması kuşku uyandırır. Onun için partilerin mali ve diğer yönlerden denetlenmesi yargıya bırakılmalıdır. İçişleri bakanlığına sadece bilgi verilmesi zorunluluğu verildiği halde YKP’nin kurucularının tam listesi en son adresleriyle alınıp hepsine postanın sadece kullandığı zarflar içinde tehdit mektupları gönderildiği unutulmamalıdır.

4.     Halen Türkiye’deki partilerin adlarını taşıyan parti vardır ama gene de yasak korunmaktadır. Kimse Türkiye’ye Kıbrıs’ta aynı adı taşıyan bir parti varsa o adı alamazsınız diyemeyeceğine göre böyle kurallarla bir çare aramak yanlıştır.

5.     Meclis İçtüzük yasasına göre bir yasaya “başka herhangi bir yasanın kurallarına bakılmaksızın” veya “yürürlükteki yasaların bu yasaya ile çatışan kuralları yürürlükten kaldırılır” gibi bir ifade konulmaz. Bunu dikkate almak hangi yasaların hangi kurallarının dikkate alınmayacağını yazmak temel usullerdendir. Çünkü yasa tektir, tek tek yasalar o tek yasanın parçaları olurlar. Bütünlüğü korumak çok önemlidir. Her yeni düzenleme için mevcutların hepsini dikkate alan çalışma yapmak vazgeçilmez bir usuldür.

6.     Milletvekili transferlerini önlemek için çaba gösteriliyor ama 12 Eylül rejimi de bu amaçla çok gayret sarf ettiği halde önlenememiştir. Bunlardan ders çıkarılmalıdır. Mevcut devlet yardımı dağıtımı zamanında transferi kolaylaştırmak için maksatlı olarak çıkarılmıştı, iptali yeterlidir. Transfer olanı alacak bir parti varsa veren ve alan arasında halk hakem olur, bu da yeter.

7.     Parti içi demokrasi partiler yasasının temel amacı olmalıdır. Ancak yasa partiler başkanın her yerde başkan olarak yetki kullanmasına, adaylıklar için kontenjan adıyla seçme yapmasına yetki verir. Bu da yetmez, başkanın disiplinsiz davranışlarının gücünü artırma amacıyla etkili olmasına izin verir. Üst kademelerin disipline edilmesine engel yapı korunmaktadır. Disiplin kurulunda olanların parti ile hizmet bağı olmasına engel olunmamaktadır. Hatta parti içinde ücret veya başka menfaat elde etmelerine yasak getirilmemektedir. Bu nedenle oligarşinin tunç kanununun işlemesine kapı açık bırakılmaktadır.

Başkan dâhil üst kademeleri parti üyelerinin genel kurulu olağanüstü toplantıya çağırıp görevden alma hakkı kolaylaştırılmalıdır.

8.     Milletvekillerinin demokrat ülkelerde doğal olarak sahip oldukları yetkilere sahip olmamalarına rağmen İçtüzük’ü değiştirip yetki almaya çalışanın görülmemesi düşündürücüdür. Dünyada milletvekilinin kullandığı oy doğrultusunun ve çalışmalarının hesabını vermesini sağlayacak düzenlemeler önerilmektedir. Bu doğrultuda anayasaya ve İçtüzük’e maddeler konulmalıdır. Böylece yukarıdaki madde de anlam kazanacaktır. Bazı ülkelerde halkın erken seçim için başvurma hakkı da kullanılmaktadır, bu yasaya da olursa diye partilerin erken seçim için nasıl kampanya yapma kararı alacakları gösterilebilir.

9.     Parti üyelerinin denetimi esastır ancak parti üyesinden parti arşivinin, üyelik kayıtlarının, mali hesapların ve etkinlik programlarının esirgenmesine yasak konulmamıştır. Basında kaç delege olacağını bilmeyen, üye kayıtlarını görmek isteyip alamayan ve kontenjan delegelik gibi garabetlerin haberleri yer almaktadır. Üyenin hakları elden geçirilmelidir. İlgili seçim kuruluna şikâyet hakkı düzenlenmelidir.

10.  Ne yazık ki partimizin seçime katılmasına engel olmak veya sıkıntıya sokmak için özellikle düşünülmüş maddelere de rastlanmaktadır. Tarihe işaret olsun diye öylece kalmalarına ses çıkarmayacağız.

 

Yeni taslak

Resmi olmayan meclis web sayfasından elde ettiğimiz yenilenmiş taslağa dair ise görüşlerimiz şöyledir:

Partiler devlet yardımı alan ve şeffaf olması gereken kuruluşlar olmak zorundadırlar. Onun için şeffaflıklarını sağlayacak tam gelir gider hesabı, tam envanteri yansıtan bilanço hazırlamak ve devletin kabul ettiği tek tip hesap sistemine göre hesaplarını hazır tutan kuruluşlar oldukları yasayla emir edilmiş olmalıdır. Devlet yardımları için de yasayla verilmiş bir emir olmalıdır.

Bunun dışında partilerin ne yapacaklarını söyleyen yasaya gerek yoktur. Anayasa yasayla partiye ne amaçla çalışacağını, organizasyonunu nasıl yapacağını ve hangi siyasete bağlı olacağını dikte etmektedir. Bu anlayışa parti başkanı olmayan partilere başkan da seçeceksin, bazı organlarına partili bazı kişileri otomatik üye yapacaksın gibi emri vakiler de yapılır, Yüksek Mahkeme’ye hesapları denetleme, Sayıştay’a yeni görevler ve saire ile Devlet’in ulu gücüne tabi partiler anlayışı sürdürülmektedir.

Zorlama öneriler siyasal partilerin çalışmaları bir şekle sokulmak istenmektedir. Benzer niyetle Türkiye’de 12 Eylül rejimi de siyasal partiler yasasına bir sürü madde koymuş ama zaman içinde birçoğu çalışmamıştır. Bu nedenle zorla önerilerin işleyeceğinden şüpheler duymaktayız!

 

Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi (AKPM) 1601(2008) Sayılı karar

Demokratik Parlamentodaki Muhalefetin Hak ve Sorumlulukları Hakkında Usule Dair Rehber

1. “Demokrasi, her bir kişinin kamu işlerinin yönetilmesinde yer alma hakkının üzerine kurulmuştur; bu nedenle her düzeyde temsili kurumların varlığını, özellikle toplumun tüm unsurlarının temsil edildiği ve yasama ve yürütmeyi denetleme, şeklinde halkın iradesini yansıttığı için vaz geçilmez güç ve olanaklara sahip bir parlamentonun varlığını gerektirir (Parlamentolararası Birlik, Uluslararası Demokrasi Bildirgesi). Bir siyaseten temsili parlamento, toplumun oluşum değişikliğini bünyesine almalı ve görüşlerin çoğulculuğuna gerekli saygı ile çalışmalıdır.

Avrupa Konseyi ve onun parlamenter Asamblesi’nin ana ereklerinden biri çoğulcu demokrasinin ilerletilmesi ve desteklenmesidir. Örgütün üye ülkeleri serbest ve çoğulcu parlamenter demokrasiyi geliştirmeyi amaçlayan ortak standartlar ve uygulamalar ve ulusal parlamentolarda uygulanma araçları sağlamaya çalışmalıdır. Bir parlamentonun kalitesi, görevini yerine getirmek için parlamento azınlığına veya muhalefete sunduğu olanaklarla ölçülür.

2. Parlamento içinde ve dışında siyasi muhalefetin bulunması iyi çalışan demokrasinin temel bir bileşenidir. Halkın ilgisine başka siyasi seçenekler sağlayarak, iktidarda bulunan çoğunluğa karşı halka güvenilir siyasi bir alternatif sunmak muhalefetin ana işlevlerinden biridir. Yönetimde bulunan hükümetin icraatını denetleyerek ve muhalefete hesap vermeye hükümeti mecbur ederek, muhalefet kamusal kararların şeffaflığını, kamu işlerinin yönetiminde etkinliği temin eder, böylece kamu çıkarını savunur ve kötüye kullanımı ve verimsizliği önler.

3. Özellikle bir demokrasinin ana elemanının siyasi muhalefetin oluşması hakkı olarak hatırlatırken, 1547(2007) sayılı kararında Avrupa’da insan haklarının ve demokrasinin durumu kararında parlamento, ulusal parlamentoların düzeyinde etkili denetlemenin temin edilmesini ister. Sonra, 1156(1998) sayılı ulusal parlamentoların demokratik çalışması hakkındaki kararında, diğer şeyler meyanında “muhalefete sorumlu ve yapıcı bir rol oynamasına olanak verecek bir statü verilmesini” ulusal parlamentolardan ister.

4. Özellikle gerçek bir demokrasinin ana elemanını siyasi bir muhalefetin oluşması olarak hatırlatırken, 1547(2007) sayılı kararında Avrupa’da insan haklarının ve demokrasinin durumu kararında Parlamento, ulusal parlamento düzeyinde bunun etkili izlenmesini diler. Sonra, 1156(1998) sayılı ulusal parlamentoların demokratik çalışması hakkındaki kararında, diğer şeyler meyanında “muhalefete sorumlu ve yapıcı bir rol oynamasına olanak verecek bir statü verilmesini” ulusal parlamentolardan ister.

5. Parlamenter muhalefete hak ettiği bir statü vermek, temsili demokrasinin etkinliği ve siyasal çoğunluğa saygı için yardımcı olur. İyi çalışan bir temsili demokraside parlamenter azınlığa dürüst hukuki ve yöntemsel çerçeve oluşturmak ve maddi koşullar sağlamak bir ön şarttır. Muhalefet mensupları görevlerini, tam yerine getirebilmelidir ve en azından hükümeti destekleyen parlamento üyeleri kadar uygun şartlarda yerine getirebilmelidir; parlamento çalışmalarına aktif ve etkin olarak katılabilmeli ve ayni haklardan yararlanmalıdırlar. Eşit muamele, parlamento üyelerine tüm etkinliklerinde ve ayrıcalıklarında temin edilmelidir.

6. Parlamento, 1547(2007) kararında muhalefet partilerini ve onların üyelerini, yalnız hak ve imkânlar istememek, fakat sorumluluk ve uygulamaya istekli olduklarını, en iyi çabalarını parlamentolarının bütün olarak etkinliğini artırmaya istekli olduklarını göstermeye çağırdığını hatırlatır. Kendilerini sadece iktidardakileri eleştirmeye hasretmemelidirler.

7. Asamble muhalefetin yöntemsel haklarının cari siyasal uygunluğunun birçok ulusal parlamentoda olduğu gerçeğini selamlar. Bu bağlamda Avrupa Konseyi Demokrasinin Geleceği Forumu’nun Stocholm/Sigtuna 13-15 Haziran 2007 son toplantısında ulaştığı muhalefetin rolü ve sorumlulukları ile ilgili sonuçları hatırlatır. Bunlara ulusal parlamentolar düzeyinde uygun izleme yapılması gerektiğini düşünür.

8. Muhalefetin kurumlaşma derecesi, Avrupa Konseyi üye ülkelerinde farklılıklar gösterir, parlamenter kurallar ve yöntemler (süreçler) ile parlamenter azınlığa gayrı resmi statü vermekten resmi statü vermeye kadar dereceleri vardır. Bununla beraber Avrupa’daki çeşitliğin ötesinde parlamenter sistemler, tüm üye devlet parlamenter azınlığa bir siyasi gurup olarak örgütlü olsun olmasın haklar verir. Asamble, siyasi müzakerelerin çağdaşlaşması sırasında, parlamenter muhalefet mevhumunun da değiştiğini not eder. Birçok yeni yenilikçi iyi uygulamalar gelişmiştir ve daha geniş bir çerçevede ele alınmaya layıktır. Bu nedenle Asamble bazı parlamentolarda çoğunlukla muhalefetin bazı haklar ile ilgili olarak parlamentoda sahip oldukları güçle orantılı olup olmadığına bakmadan eşitlenmeleri eğilimi görülmesini selamlar.

9. Sonuç olarak Asamble, üye ülke parlamentolarını, muhalefetin veya parlamenter azınlığın hakları hakkındaki kuralları aşağıdaki ilkelerden ilham alarak reform etmeye veya güncellemeye davet eder ve muhalefetin hakları üzerinde bir şartname yapmaya veya parlamenter muhalefete bir statü vermeye cesaretlendirir.

10. Avrupa’daki parlamenter demokrasi kurumlarının çeşitliliğini aklında tutarak Asamble, Avrupa Konseyi üye devletlerini demokratik kurumlarının çağdaşlaşmasına gerçek ve baştan sona yansıtmalarına mümkün olan en kısa zamanda başlamalarına ve çağdaş bir toplumun ihtiyaçlarının parlamento kurumlarına uygulanmasına cesaretlendirir. Bu sona ulaşmak için üye ülkeler aşağıdaki sıralanan rehber ilkeleri, ayni zamanda en yenilikçi parlamentoların uyguladığı iyi şeyleri dikkate almalıdırlar.

11. Asamble, Demokrasi İçin Avrupa Komisyonu’nu, Venedik Komisyonu yasası doğrultusunda çağdaş bir demokraside muhalefetin rolünü inceleyen bir çalışma yapmaya davet eder.

 

DEMOKRATİK BİR PARLAMENTODAS MUHALEFETİN HAK VE SORUMLULUKLARI HAKKINDA REHBER İLKELER

1. Parlamenterler görevlerini bağımsız olarak yerine getirmelidir. Herhangi bir talimata bağlı olmamalı ve bağlayıcı bir manda (emir) almamalıdır. Bir parlamenteri, devletin resmi politikasına aykırı olduğu için veya halkın çoğu tarafından iyi karşılanmadı diye kimse suçlayamamalıdır.

2. Avrupa Konseyi’nin üye devletlerinin ulusal parlamentoları, muhalefet veya parlamenter azınlıkla ilgili aşağıdaki hakları tanıyacaklardır.

2.1. İfade özgürlüğü ve düşünce özgürlüğü; muhalefet üyeleri konuşma özgürlüğünden istifade edecekler; fikirlerini serbestçe açıklayabilecekler;

2.2. Muhalefet, hükümetin icraatını ve politikasını gözetimine, araştırılmasına ve denetimine katılmalıdır;

2.2.1. Muhalefet üyeleri bilgi alma hakkına sahiptir; muhalefet ve çoğunluk üyeleri hükümetten (devletten) ayni bilgiyi alma hakkıyla donatılmış olmalıdır;

2.2.2. Muhalefet üyeleri yazılı ve sözlü soru sorma ve bu sorulara yanıt alma hakkına sahiptir;

2.2.3. Muhalefet üyeleri hükümete sorgu bölümünde öncelik hakkına sahip olmalı; (soru bölümünde oturum açma hakkı ve çoğunluk üyesinden fazla soru sorma hakkı)

2.2.4. Muhalefet üyelerinin karşılıklı konuşma (interpellation) ve güvensizlik önerisi verme hakkı vardır;

2.2.5. Nisabın çeyreğine ulaştığında muhalefet üyelerinin meclis genel kurulu toplantısını açma hakkı olmalıdır;

2.2.6. Muhalefet üyelerinin, düzenli aralıklarla, genel kurulun gündemini saptama, muhalif üyelerin önerdiği öneriler dâhil hükümet faaliyetlerini denetleme, kamu politikaları ve harcamalar üzerine, genel kurulu toplamaya yetkili olmalıdır;

2.2.7. Nisabın çeyreğine ulaşıldığında, muhalefet üyelerinin, (acil ve cari sorunlar dâhil) müzakere yapılmasını isteme hakkı vardır;

2.2.8. Muhalefet üyeleri, bir araştırma komitesinin kurulmasını veya parlamenter bir bilgi toplama girişiminin yapılmasını ve onlara üye olmayı talep etme hakkı olmalıdır; bir muhalefet üyesi muhalefetin isteği ile kurulan her soruşturma veya bilgi alma girişimi için başkan veya raportör olarak atanmalıdır;

2.2.9. Genel kurulda okunuşlar sırasındaki konuşmalarda muhalefet en azından siyasi gurupların güçleri oranında temsil hakkı vardır; özel durumlarda da güç oranından bağımsız olarak eşit hak kullanabilmelidir;

2.3. Yasama işlevinin organizasyonuna muhalefet de katılmalıdır;

2.3.1. Parlamento işinin yönetimine muhalefetin de katılma hakkı olmalıdır; Onların başkan vekilliği ve başka sorumlu mevkilere gelme hakkı olmalıdır; parlamento veya bir kanadında temsilde güçler oranı ve oluşumunun temsile yansıtılmış olmalıdır;

2.3.2. Muhalefet üyelerinin nisabın çeyreğine ulaşması halinde olağanüstü toplantı çağırma hakkı vardı;

2.3.3. Yasama sürecine, muhalefetin katılma hakkı vardır;

2.4.1 Muhalefet üyelerinin, yasama görevinde öneri sunma hakkı ve girişimde bulunma hakkı vardır;

2.4.2. Muhalefet üyelerinin her müzakerede konuşma ve oy verme hakkı vardır;

2.4.3. Muhalefet üyelerinin değişiklik önerme hakkı vardır;

2.4.4. Muhalefet üyelerinin usule dair öneri sunma hakkı (Önerilen veya uygulanan gündemi değiştirme, özel karar nisabı isteme ve bir raporun komitesine iadesini isteme vs) hakkı vardır;

2.5. Muhalefet komite çalışmalarına katılmaya yetkilidir;

2.5.1. Daimi komitelerin başkanlığı, gurupların güçleri oranına göre dağıtılmalıdır, en azından bir daimi komitenin başkanlığı muhalefetten birine verilmelidir, hükümet icraatını gözlemleme görevi gören bütçe ve finans komitesi, murakabe komitesi, güvenlik ve istihbarat hizmetleri gibi komitelerin başkanlığı muhalefetten bir üyeye verilmelidir;

2.5.2. Her komitede, sürekli veya süreli, güçlere göre orantılı temsil hakkı olmalıdır;

2.5.3. Komitelerde, muhalefet üyeleri, konuşma, oy verme, değişiklik önerme ve usul girişimi yapma hakkına sahip olmalıdır; aykırı görüşünü yazdırma veya azınlık raporu sunma hakkına sahip olmalıdır;

2.5.4. Muhalefet üyeleri, komitede dinleme örgütleme talebinde bulunma hakkına sahip olmalıdır; Nisabın çeyreğine ulaştığında bu hak uygulanabilmelidir;

2.5.5. Muhalefet üyelerinin, komite raportörü olma hakkı olmalıdır; herhalde raportörlük güçler oranında dağıtılmalıdır;

2.6. Politik kararlara katılma hakkı muhalefete verilmelidir; parlamentoyu fesih (seçime götürme) hakkında muhalefetle önceden istişare edilmelidir;

2.7. Yasaların anayasal olarak denetlenmesinde muhalefet de hazır bulunmalıdır;

2.7.1. Kabul edilen yasaların anayasaya mahkemesine veya yargısal bir kuruma havalesi ve değerlendirilmesi için yetki muhalefete de verilmelidir;

2.7.2. Muhalefet üyelerinin, yasa tasarılarının onaylanmadan önce anayasa mahkemesi veya bir başka yetkili yargı organından tarafından denetlenmesini talep etme hakkı olmalıdır;

2.7.3. Muhalefet üyelerinin genel sayman veya Sayıştay’a bütçe ve finansman konularında başvurma hakkı olmalıdır;

3. Ulusal parlamentolar, muhalefetteki siyasal gurup ve bireylere işlev ve görevlerini yerine getirmeleri için uygun finansal, maddi ve teknik kaynaklar sağlamalıdır;

4. Parlamento üyelerinin özellikle çoğunluktaki üyelerin yöntem kurallarının sağladıklarının seçim sonuçları düşünülerek değiştirilmesi, her parlamento seçiminden sonra yapılmalıdır;

5. Siyasal muhalefet, olgunluğunu göstermeli, karşılıklı saygı ile ve haklarını sorumlulukla veya yapıcı muhalefet ile parlamentonun etkinliğini artırma görüşü ile kullanmalıdır.

Diğer Haberler
  • 5 hekimle ilgili dosya bakanlıkta!18 Ağustos 2017 Cuma 12:49
  • FETÖ'de öncü operasyonlar!18 Ağustos 2017 Cuma 11:45
  • 3 FETÖ zanlısı mahkemeye çıkarıldı!17 Ağustos 2017 Perşembe 18:40
  • Akdoğan Davası'nda ŞOK İFADE: Pencereden gördü!17 Ağustos 2017 Perşembe 17:08
  • Kıbrıs İlim Üniversitesi'nden önemli işbirliği17 Ağustos 2017 Perşembe 16:54
  • Siber'den 'ARAZİ İDDİALARI' ile ilgili açıklama!17 Ağustos 2017 Perşembe 16:04
  • Artık yatırımlar 3 aylık değil, aylık yapılacak17 Ağustos 2017 Perşembe 15:44
  • Arazi skandalında ŞOK İSİMLER!17 Ağustos 2017 Perşembe 15:12
  • 'Yanlış serum' ÖLDÜRDÜ iddiası!17 Ağustos 2017 Perşembe 14:56
  • Bu yollar trafiğe KAPALI!17 Ağustos 2017 Perşembe 13:42
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2017 Ada Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 05488904615