• BIST 108.615
  • Altın 145,221
  • Dolar 3,4955
  • Euro 4,1321
  • Lefkoşa 24 °C
  • Girne 24 °C
  • Mağusa 24 °C
  • İskele 24 °C
  • Güzelyurt 22 °C
  • Lefke 24 °C
  • Mağusa’nın yeni yüzü CORNER PARK PROJESİ
  • Mağusa’nın yeni yüzü CORNER PARK PROJESİ

Ses kayıtlarına göre KKTC böyle dolandırılacak!

Ses kayıtlarına göre KKTC böyle dolandırılacak!
Kıbrıs Ada HaberTürkiye ve Avrupa’nın çeşitli ülkelerinde faaliyet gösteren ve geçtiğimiz gün Hırvatistan üyeleri KKTC'ye gelen 'Uluslararası Kredi...

Kıbrıs Ada Haber

Türkiye ve Avrupa’nın çeşitli ülkelerinde faaliyet gösteren ve geçtiğimiz gün Hırvatistan üyeleri KKTC'ye gelen 'Uluslararası Kredi Kartı Mafyası'nın ses bandı şok etti.

Mafyanın ele başlarından şahısın, işbirlikçi rolündeki ülkede sakin isminin açıklanmasında sakınca görülen bir vatandaş ile gerçekleştirdiği görüşme kayıtları ele geçirildi.

Kayıtlarda KKTC'de gerçekleştirilerek olan dolandırıcılık planı adım adım anlatılıyor. Çek mafyası KKTC'de; '10 günde 1 Milyon Euro dolandırıcılık planı'ndan bahsediyor. Hırvatistan’daki şebekenin elebaşı ile yapılan konuşmada; 4 firma ile çalışılması halinde 10 günde, 1 Milyon Euro’luk ciro yapılabileceği anlatılıyor.

Şebeke ile aracı rolündeki vatandaşın geçtiğimiz aylarda internet üzerinden gerçekleştirdiği ve polise de ibraz edilen konuşma kayıtlarını yalnız Kıbrıs Ada Haber yayınlıyor.

Mafyanın Hırvatistan üyesi, büyük firmalarla anlaşma yapmasını istediği ülkede sakin bir vatandaşa yapılacak dolandırıcılığı anlatıyor.

KKTC'deki iş yerleri ile iş birliğinde, kredi kartı kullanıcılarının nasıl dolandırıcılacağı anlatılırken, kart bilgilerinin çalınmasında kullanılacak, Türkiye'den getirtilen cihazdan da bahsediliyor. Kredi Kartı mafyasının konuşma kayıtlarını Kıbrıs Ada Haber ele geçirdi.

Çetenin ülkeye soktuğu cihazı görmek için linki tıklayınız>>>http://www.kibrisadahaber.com/iste-cetenin-ulkeye-soktugu-cihaz/

KREDİ KARTI MAFYASI BÖYLE BELGELENDİ!

Kredi kartı mafyasının Hırvatistan üyesi ile Haziran ayı ortasında internet üzerinden gerçekleştirdiği konuşma kayıtlarının tamamı şöyle:

(Ses kaydını dinlemek için tıklayınız) >>>>>>>>  ses kaydı kredi kartı mafyası 

-Ne zaman geliyorsun?

Konuştum ben arkadaşlarla, onların da biraz işleri var, o işleri bitsin halledeceğiz.

-Ne kadar Mehmet?  

Ne kadar sürer mi?

-Evet

Bir dakika (Yanındakine konuşuyor; Ne kadar sürer diye soruyor.) Şöyle bir şey var. Burada okul işleri var, tatile girsin.

-Ne işleri var?

Okul okul. Okul tatile girsin, ay sonuna doğru büyük ihtimalle ben orada olurum.

-Ay sonuna doğru mu? Şirketlere ne diyeceğim ben Memo? Ay sonuna mı diyeyim?

Yok, şirkete ay sonuna falan deme. Şimdi yalancı çıkmayalım.

-Şimdi bak sana ne diyeyim. Adamlar ben gittim söyledim, adamlar ‘tamam’ dedi, ‘sen isen orta yerde sorun yok’ diyorlar. Geciktikçe adamlar yok ki şüphe kapıyor ‘yalandır’ diye düşünüyorlar.

Ben zaten birkaç haftaya orada olurum, sen hiç merak etme.

-Bana bir soru daha sordular.

Ne sordular?

-Kartla her çekişte ne kadar yüksek çekebilir?

Bakın şöyle bir şey var. Her bir karttan çekişte, limit olarak 5 Bin TL verirler. Oradaki bankalarda limit var. Yani 5 Bin’in üstü problem oluyor. Ama bazı kartlarda mesela 3- 4 tane çekilebilir bir post cihazından. Şöyle bir şey atıyorum; adamın çalışır durumda 4 tane post cihazı olsun, bir günde 50 Bin 60 Bin de yapılabilir. Anladın mı?

-Euro mu bu yoksa TL mi?

TL. TL

-Universal Bank demiştin. Onu hazırlattım ben. Öteki hangisini isterdin başka?

Bak sana şöyle bir şey söyleyeyim. Sen oradaki post cihazlarının hangi bankalara ait olduğunu öğrenirsen, ben de arkadaşlara söylerim, ona göre malzemeler hazırlarlar. Her bankanın farklı malzemesi var. 

Şimdi ben sana söylemek zorunda mıyım, ona göre mi kart hazırlaman lazım? Benim dediğim bankalara göre mi kart hazırlayacaksın? Yoksa her yerden çekilebilir mi?

Sesini alamıyorum…

Şimdi ben Universal’ı hazırlattım, yabancı banka. AS Bank, İktisat Bank olur mu?

Bak ben sana şöyle anlatayım. Diyelim ki, firmanın elinde 4 veya 5 tane farklı bankaların cihazları var. O farklı cihazlara göre malzeme hazırlanacak, çünkü hepsinin malzemesi bir değil. Sen bu post cihazlarının hangi bankalara ait olduğunu eğer öğrenirsen, ona göre malzeme hazırlanacak ve ona göre çalışmaya başlanacak. Mesela Universal’ın Garanti … O çok iyi biliniyor. Ama diğerlerine göre hazırlanması gerekiyor. Bilinmeyen bir banka varsa eğer onun hazırlanması gerekiyor.

-Bir miktara ulaşmak için, 2 Yüz 3 Yüz Bin TL’ye ulaşmak için çok süre ister mi?

Orada yapılan iş mi? Şöyle, firma büyük zaten değil mi? Mesela haftada 100 Milyar falan yapabiliyor mu?

-Evet, rahat yapar.

O zaman daha iyi olur. Ona göre malzeme hazırlanır. O zaman, 10 günde 4 Yüz- 5 Yüz Bin Euro rahat çekilebilir.

-10 gün içerisinde herhangi bir tehlike olmaz değil mi? Yani 10 gün biz rahat kullanabilir miyiz bunu?

Rahat kullanılabilir, hiç problem olmaz.

-O zaman hazırdır, bekliyoruz da, şirket sahipleri bana soruyor, ne kadar süre vereyim onlara? Süre vereyim mi yoksa vermeyim mi?

Ya bence süre verme çünkü süreyi verirsen, ben de buradan çıkış işlemlerini filan halledeceğim. O işlemler bilmem kaç gün sürer. Ben orada olmazsam sen yalancı çıkmış olacaksın bu hoş olmaz.

-Yani bu işleri bilin, bu işler güven meselesidir. Gününde olmadı mı sıkıntıya girer. Adam der ki neden acaba…

Bak ben sana şunu da söyleyeyim. Mesela adamın yanına gittiğinde adam bana falanca gün derse, onunla çalışmamıza gerek yok zaten orada firma çok. Yani bizi zorlamasına gerek yok çünkü ben sana şunu söyleyeyim, malzeme olarak her şey tamamdır. Kesinlikle o konuda problem yaşamayız. Zaten bir de şey var, Güney’deki çocuklara bir tane cihaz vereceğiz. Ayia Napa’ya giderler zaten değil mi?

-Evet giderler.

Ayia Napa’da da başka bir iş yapacaklar. Oradan da belli bir şeyler kazanırsın, yani rahat ol kendini sıkıntıya sokma.

-Sokmuyorum zaten, bilmiyor musun sen benim ne kadar rahat olduğumu?

Verilen sözün mutlaka yerine getirilmesi gerekiyor. O yüzden ben sana diyorum ki falanca gün diye kesinlikle söz verme. Çünkü bu öyle bir iş ki bir günde- iki günde tamamen hayata bakış açın da değişebiliyor. Anlatabiliyor muyum? Mesela 10 gün içerisinde 4 firma ile çalışmamız halinde 1 Milyon Euro’luk bir ciro da yakalayabiliriz, daha fazlasını da yakalayabiliriz.

-Bir milyon mu? Ben o firmaların hepsini mahvederim.

Yani ben sana şunu söylüyorum, o firma sana yarın geliyorsa gelsin gelmiyorsa yoğum diyorsa, kardeşim dersin ben sana teklifte bulundum, sen benim iki ayağımı bir pabuca sığdırmaya çalışıyorsun. Bu işler aceleyle olmaz, bu işler aynı zamanda başladığında da çok kısa sürede bazı değişikliklere yol açabiliyor. Seninle konuşmadan 10 gün öncesinden eğer görüşmüş olsaydık cihaz oradaydı.

-Sen beni bulamadın ben ne diyeyim.

Ben kendi işimi halletmeden sana falanca gün diyemem. Ben kendi işimi halletmem gerekiyor. Ondan sonrası zaten kolay. Cihaz zaten Türkiye’de… Ben buradan gelirken cihaz da zaten Türkiye’den gelecek oraya. Ve büyük ihtimalle şöyle bir şey olabilir. Cihazı büyük ihtimalle ben oradan çıktıktan sonra zaten sana bırakacağım. O cihaz sende kalır.

-Ben ne yapacağım ki onu?

Nasıl ne yapacaksın? O cihazı sen çalıştıracaksın.

-Sen olmayınca ben nasıl çalıştıracağım?

Olur, olur ben sana anlatırım sen hiç merak etme, rahat ol sana güvenim sonsuz.

-Eğitimini verirsin diyorsun.

Bir şey değil o. Ama ben sana şunu söyleyeyim, zaten o cihaz sende olduktan sonra kesinlikle sıkıntı yaşamana gerek yok. Keyfine göre istediğin zaman iş yaparsın. Ama sana dediğim gibi küçük yerlerle uğraşmayız, büyük bürolarla büyük firmalarla uğraşırız. Çünkü şöyle bir şey var, bu işler birden fazla kişiyle paylaşılıyor. O yüzden yapılan iş bir şeye değsin. Benim de senin de diğerinin de alacağı ona göre değişir.

-Bizimki yüzde 30 demiştin değil mi?

İşletmenin mi?

-Yok, yok bizim alacağımız?

Oranlar değişiyor. Bak sana ben şöyle anlatayım. İşletme yüzde 50 alıyor. Malzeme sahibi de yüzde 50 alıyor. Biz her iki taraftan da komisyon alacağız. Atıyorum yüzde 10 bir taraftan, yüzden 10 diğer taraftan. Bak şöyle bir şey yapabiliriz; işletme sahibine yüzde 35 de diyebiliriz. Yüzde 35’i işletmeye verip, işletmeden yüzde 15 avans alabiliriz. Zaten kazanacağı paraya göre kabul eder.

-Tamam, yüzde 30 deriz. Yani ona göre bir teklif sunarız.

Yani ona göre konuşuruz. Zaten ikimizin de alacağı miktar işe değerse zaten yaparız.

-En azından yüzde 25-30 çıkmamız lazım. Meblağa göre tabi ki.

Bak şuan ikimiz aracı durumundayız. Ona göre daha sonra konuşuruz ona göre anlaşırız. Yani dediğim gibi 4 firma olursa eğer 4’er cihazdan bu meblağ daha büyük gelir. Oranlar daha da iyi bir hale gelir. Anlatabiliyor muyum? Gelince detaylı konuşuruz hepsini. İcabında firma sahibine ya yüzde 30 ya yüzde 35 deriz.

-Tamam senin olay senin emrinde. O zaman sen bana facebook’tan bir şekilde bırakın. Ben bu belayı yavaş yavaş öğrendim açarız yani ne yapalım.

Piyasada büyük iş yaparsak bizim alacağımız para da o kadar büyük olur. Anlatabiliyor muyum?

-Şimdi cihaz mı getiriyorsun yoksa kart mı getiriyorsun?

Cihaz gelecek cihaz. Bir yazıcı. O Türkiye’den zaten gelecek.

-Ben de seni soruya boğdum.

Peki, sen şeyi ne yaptın? Hani dedin ya benim oraya geçiş işlemlerimle ilgili…

-Vizeyi çıkarman gerekir oradan. TC pasaportuna davetiye vermiyor. Buradan TC pasaportuna davetiye vermiyor.

Haa Güney tarafını tanımadığımız için değil mi? Ama oraya geldiğimde?

-Giriş yapabilin. Orada gücüm var. Havaalanına indiğinde andan itibaren, oradaki gücüm başlar. Yeter ki havaalanına gel ben seni cımbızla çeker alırım ama buradan sana davetiye gönderemeyiz. Ya öyle yaparız ya Türkiye üzerinden saklı seni getiririm buraya. Orada da gücümüz var. Yani uçağın kapısından seni alırlar. 

- Türkiye üzerinden problem var. Ben buradan vizeyi halleder halletmez sana telefon açarım.

Tamam, süper ama

-Telefonum var zaten sende.

-Evet, bende var. Pek zorda ben sana yazarım zaten. Dediğim gibi şuan hiç kimseye, filan gün diye cevap verme. Ben geldikten sonra başlıyoruz, artık yol alırız. Seni sıkıştıran firma olursa…

-Sen yanlış anladın beni sıkıştırmıyor. Yalnız ben bir konuda söz ettiğimden dolayı onlar evet diyor. Açık bırakıyor kapıyı, kapı senin diyor, istediğin gibi gir, istediğin gibi çık. Ama bana göre çok gecikmiş gibiyiz. Anladın?

-Anladım. Zaten farkındayım, farkındayım. Ama işte okullar tatile girsin, ben şu vize işlemlerini falan halledeyim, zaten çıkıp geliyorum. Tamamdır?

 Dikkat…Çete faaliyete geçti! http://www.kibrisadahaber.com/dikkat-cete-faaliyete-gecti/  

 

Diğer Haberler
  • Lemar'da tam bir SKANDAL!21 Ağustos 2017 Pazartesi 12:37
  • Kuzey Kıbrıs’a 87 ülkeden sağlık turisti21 Ağustos 2017 Pazartesi 11:29
  • Lefke'yi yasa boğan ölüm!21 Ağustos 2017 Pazartesi 10:48
  • 2011 sonrası kamuda işe girenlere MÜJDE!21 Ağustos 2017 Pazartesi 10:30
  • Atama kararları Resmi Gazete'de yayımlandı!20 Ağustos 2017 Pazar 17:17
  • Karikatür KRİZİ büyüyor!20 Ağustos 2017 Pazar 16:53
  • 6 üründe ZEHİR!18 Ağustos 2017 Cuma 17:54
  • Okullarda 'CİHAT' öğretilecek!18 Ağustos 2017 Cuma 17:33
  • Meteoroloji'den yağmur uyarısı!18 Ağustos 2017 Cuma 17:28
  • Karpaz’a tam teşekkülü hastane18 Ağustos 2017 Cuma 17:11
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2017 Ada Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 05488904615