• BIST 107.202
  • Altın 145,263
  • Dolar 3,5161
  • Euro 4,1312
  • Lefkoşa 32 °C
  • Girne 32 °C
  • Mağusa 32 °C
  • İskele 32 °C
  • Güzelyurt 29 °C
  • Lefke 32 °C
  • Mağusa’nın yeni yüzü CORNER PARK PROJESİ
  • Mağusa’nın yeni yüzü CORNER PARK PROJESİ

Ölümün bir gizemi daha çözüldü

Ölümün bir gizemi daha çözüldü
Bilim insanları, yaşamın bir anda sona ermediğini, aksine saatler süren bir sürece yayıldığını ortaya çıkardı.Ölümün gizemlerini hücresel düzeyde...

Bilim insanları, yaşamın bir anda sona ermediğini, aksine saatler süren bir sürece yayıldığını ortaya çıkardı.

Ölümün gizemlerini hücresel düzeyde çözmeye çalışan bilim insanları, yaşamın bir anda sona ermediğini, sanılanın aksine bir süreç içinde vuku bulduğunu ortaya çıkardı. Bilim insanları, nefes alıp vermenin ve kalp atışının durması olarak tanımlanan ölümün ardından vücuttaki her bir hücrenin kendi ölüm sürecini başlattığını keşfetti.

Hastaların tekrar hayata döndürülmesi uygulamaları ile ilgili New York Bilimler Akademi'sinde düzenlenen bir konferans, çok sayıda bilim insanını bir araya getirdi. Konferansta yapılan konuşmalar içerisinde, kişinin kalbi durduktan saatler sonra bile tekrar yaşama döndürülebileceği dikkatleri çekti. New York Eyalet Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden Dr. Sam Parnia, hücre düzeyindeki ölüm sürecinin saatler sürebildiğini ve geri çevrilmesinin mümkün olduğunu belirtti.

Columbia Üniversitesi Nöroloji Bölümü'nden Dr. Stephan Mayer ise, kalp durduğunda ölüm sürecinin daha yeni başlamış olduğu üzerinde durdu. Kalbin durmasından sonraki saniyeler içinde beyin aktivitesinin etkilendiğini belirten Mayer, buna rağmen besinsiz kalan hücrelerin kendi ölüm sürecini başlatmalarının dakikalar aldığını vurguladı.

Pennsylvania Üniversitesi'nden Dr. Lance Becker de bir kişinin hücrelerine oksijen gitmediğinde hücrelere artık ölme vaktinin geldiği işaretini veren sinyallerin gönderildiğinden bahsetti. Bilimin, bu sinyalleri 'bekleyin' şeklinde değiştirme olanağına sahip olduğu üzerinde de durdu. Beyni ve kalbi saatlerce sessiz kaldıktan sonra herhangi bir beyin hasarına uğramadan tekrar yaşama dönen insanlar olduğunu hatırlatan Dr. Becker, bu vakalardaki en önemli etkenin vücut ısısının düşmesi olarak tanımlanan hipotermi olduğuna işaret etti. Hipoterminin beynin oksijen ihtiyacını azaltarak ve hücre düzeyindeki ölüm sürecini durdurarak beyni koruduğuna işaret eden Becker, ‘Yine de sınırlar var. Beden soğutma teknikleri kalp krizi geçiren bazı hastaların yaşama geri dönmesini sağlarken bazılarında hasar öylesine büyük ki geri dönmek için çok geç oluyor’ dedi.

Diğer Haberler
  • Soğuk havalarda nasıl beslenmeliyiz?12 Aralık 2013 Perşembe 10:15
  • Kapsüllerin içinde ne var biliyor musunuz?12 Aralık 2013 Perşembe 09:57
  • Evli kadına aşık oldu!12 Aralık 2013 Perşembe 09:52
  • Sezonun en iddialı dizisinde büyük şok!12 Aralık 2013 Perşembe 09:49
  • Seçkin lezzetlerin mekanı Fora Restaurant07 Aralık 2013 Cumartesi 21:56
  • Türk kahvesi UNESCO listesinde06 Aralık 2013 Cuma 09:06
  • 'Yetenek Sizsiniz'e rekor ceza05 Aralık 2013 Perşembe 23:02
  • Nefes açlığına dikkat!05 Aralık 2013 Perşembe 21:51
  • Uzun süren ve artan yorgunluk ciddiye alınmalı!05 Aralık 2013 Perşembe 21:34
  • Öfkenizi biriktirmeyin, yoksa...05 Aralık 2013 Perşembe 21:12
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2017 Ada Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 05488904615