• BIST 2.554,08
  • Altın 991.359
  • Dolar 16.8836
  • Euro 17.8211
  • Lefkoşa 32 °C
  • Girne 31 °C
  • Mağusa 32 °C
  • İskele 32 °C
  • Güzelyurt 30 °C
  • Lefke 32 °C

Neden kavga ettiklerini anlattılar

Cumhuriyet Meclisi’nde dün CTP Milletvekili Devrim Barçın’ın kürsüde konuşma yaptığı sırada yaşanan kavga gündemin ilk sıralarına yerleşti.
Neden kavga ettiklerini anlattılar

Evrensel Gazete - Rana Sarro

 

Cumhuriyet Meclisi’nde dün CTP Milletvekili Devrim Barçın’ın kürsüde konuşma yaptığı sırada yaşanan kavga gündemin ilk sıralarına yerleşti. 
Bunun üzerine “hayır” yazılı tişörtle Meclis kürsüsüne çıkan Barçın ile oturduğu yerden kalkarak kürsüye doğru gelerek, bir anda iki vekil olarak adeta yumruk yumruğa gelen UBP Milletvekili Emrah Yeşilırmak gazeteci Rana Sarro’ya konuştular. 
“Gel indir” demediniz, “gel indir erkeksen” dediniz sorusu yöneltilen Devrim Barçın, “Hayır öyle demedim. Bakın nasıl dedim… Benim “erkeksen gel indir” lafım üzerine hareket etmedi O” diyerek, yaşanan anları anlattı. 
Devrim Barçın, “Bir magandalık söz konusu değildir, faşist saldırı vardır. Faşist saldırıya karşı da o kürsüde ben bir direniş yaptım. Biz asla saldırmayız, onlar saldırdı, biz sözümüzü savunduk” dedi. 
UBP’li vekil Emrah Yeşilırmak da, “Zorbalıkla, ses yükselterek, sokak kabadayısı gibi içi boş konuşarak, UBP'yi ve UBP'li milletvekillerini döveceklerini, toplum önünde küçük düşüreceklerini zannediyorlarsa, yanılıyorlar. Kabadayı değilim, mecliste ne için var olduğumu çok iyi biliyorum” diye konuştu. 
Gazeteci Rana Sarro’nun Emrah Yeşilırmak’a yönelttiği soruyu Yeşilırmak şöyle yanıtladı: 
“KABADAYI DEĞİLİM”
“Cumhuriyetçi Türk Partisi, "Meclis sokakta, sokak mecliste" diyerek yeni bir slogan geliştirdi. İçerisinde biriken sorunları çözmek yok, geçmişte kendi hatalarından kaynaklı bozuk kamu yapısını düzeltmeye yönelik bir adım da yok. Zorbalıkla, ses yükselterek, sokak kabadayısı gibi içi boş konuşarak, UBP'yi ve UBP'li milletvekillerini döveceklerini, toplum önünde küçük düşüreceklerini zannediyorlarsa, yanılıyorlar. Kabadayı değilim, mecliste ne için var olduğumu çok iyi biliyorum. Yaşanan birçok olay sonrası, sorumluluğumuz daha da artmakta, halkımız için iyi olanı bir an önce yapma gayretindeyiz. Mecliste, her türlü hakareti ve eylemi yapabileceğini zannedenlere karşı, bundan böyle susmayacağım. Hiçbir UBP milletvekili de susmayacak. Ne zorbalığa, ne demagojiye, ne duygu sömürüsüne pabuç bırakacağız. Gerekli cevapları ben de, diğer vekil arkadaşlarım da verecek. Tüm gücümüzü halkımızın kalkınması, gelir düzeyinin ve alım gücünün artmasına vereceğiz. Laftan başka bir şey üretmeyen, zorbalığı maharet sayanlara inat, sözümüzü söyleyeceğiz, ama iş üreteceğiz. 
Kimse, kürsüye çıkıp, biz ve iradesini temsil ettiğimiz vatandaşlarımıza ağzına geleni söyleyip, sonra da hiç bir şey yokmuş gibi yerine oturacağını sanmasın. Her eleştiriye, fikrimizle, nezaketimizle, bilgimizle verecek bir cevabımız vardır. Yaşanan bu olaydan ders çıkararak, temsil ettiğimiz iradeyi en güçlü şekilde meclise taşıyacağımızdan kimsenin kuşkusu olmasın.
“MAGANDALIK YOKTUR, FAŞİST SALDIRI VARDIR”
Gazeteci Rana Sarro’nun CTP Milletvekili Devrim Barçın ile söyleşisi ise şöyle: 
Soru: Sayın Vekilim dün meclis kürsüsünde kavgaya varan bir tartışma yaşadınız. Sayın Emrah Yeşilırmak ile itişme kakışma yaşadınız. Neydi o yaşananlar?
Devrim Barçın: Cumhuriyetçi Türk Partisi olarak meclis sokakta sokak mecliste diyerek bir yürüyüş yaptık ve bu yürüyüşün sonunda meclis genel sekreterliği ile de görüşerek, Meclis iç tüzüğüne uygun bir şekilde, yaz mesaisi de olduğu için “hayır” yazılı tişörtlerimizle meclise gittik. Meclis Başkanı Zorlu Töre tarafından meclis içerisinden fotoğraf çekilmesi ve Meclis Tv’nin bizi çekmesi yasaklandı. 
Soru: Burada bir virgül atalım isterseniz. Zorlu Töre tarafından böyle bir talimat verildiğini nereden biliyorsunuz? Çünkü gazeteci Rasıh Reşat bu konuda yaptığı haberde, Töre’nin böyle bir talimatının olmadığını yaptığı araştırmaları sonucunda öğrendiğini belirtti. 
Devrim Barçın: Bu konuda isim vermem ve kaynağımı deşifre etmem doğru olmaz ama şunu ifade edebilirim ki, bu bilgiyi bize veren kişiler bu görevdeki sorumlu mevkideki kişilerdir. Dolayısıyla bir farazi, dedikodu veya duyum üzerinden değildir. Meclis içerisinde fotoğraf çekilmemesi talimatı verildiği yönündedir aldığımız bilgi, emin olmadan konuşmam. Dolayısıyla bu diktatöryal ve bir faşizan uygulamadır. Diğer tüm güven oylamalarını kayıtlarını görebilirsiniz. Hepsinde milletvekillerinin oy doğrultusu gösterilir. Kaldı ki burada önemli olan bizim ‘hayır’ yazılı tişörtlerimizin sadece görülmemesine bir isyan değil, Meclis Başkanı’nın faşizan bir anlayışla muhalefetin sesini kısma noktasında yaptığı bir hareket tarzıdır. 
Soru: Muhalefet bir amaç uğruna o şekilde meclise gelmişti. Sesinizin kısılması sizi öfkelendirdi mi? Yoksa öfke değil de bir protesto niteliğinde miydi? 
Devrim Barçın: Öfkelenme değil, sonuçta bu faşist hareketlere karşı öfkelenmenin ötesinde bizim bu yapılanları topluma anlatma ve yapılan bu uygulamaları deşifre etmek görevimizdir. 
 Soru: Peki Tişört ile kürsüye çıktınız. Sonrasında Emrah Yeşilırmak ile nasıl kavgaya tutuştunuz? 
Devrim Barçın: Bildiğiniz gibi mikrofon Sayın Tufan Erhürman’ın konuşma yaptığı sırada, Meclis içerisine sesi veren mikrofon yine Meclis Başkanlığı tarafından söktürülmüş bulundu. Zorlu Töre, “bundan sonra konuşma süresi bittiğinde sesi otomatik keseceğini ve sesin yayına çıkmaması yönünde ses sistemini değişme yönünde karar aldığını bireysel olarak ifade etti. Biz buna karşı durduk. Bunun yapılamayacağını söyledik. Hatta görmüşseniz Salahi Şahiner arkadaşımız gitti ve taktı mikrofonu yerine. Üçüncü olarak da, benim konuşma başlığım, “gayrimeşru, faşist UBP-DP-YDP hükümetinin icraatlarıydı.” Meclis Başkanı ve Katip Üyesi Alişan Şan “Faşist” kelimesini okumadı. Hakaret içeren bir kelime değildir, bir ideolojik tanımlama çerçevesinde yapılan bir başlıktır. Ve bunun üzerine kürsüye çıkınca buna itiraf ettim. Zorlu Töre de yine diktatöryal bir anlayışla, “ben uygun bulmadım değiştirdim” dedi. 
Soru: Daha sonra Emrah bey ile kavga nasıl çıktı? 
Tüm bu müdahaleleri protesto etmek için “siz bizim sesimizi kısamazsınız” diyerek, bu tişörtü oraya astım. Meclis Başkanı oradan kaldırmam yönünde bir uyarı yapmadı. 
Soru: Zorlu bey bunun meclis iç tüzüğüne aykırı olduğu o sırada ifade etti. Bu doğru mu, aykırı mı? 
Devrim Barçın: Şöyle söyleyeyim daha sonra UBP’li vekilleri içeriye geldi ben konuşmamı yaparken ve bunun meclis iç tüzüğüne aykırı olduğunu materyal asamayacağımızı söyledi. Ben de bunun bir materyal olmadığını, sesimizi kısman adına meclise verilen talimatı protestodur bir materyal değildir” dedim. Emrah Yeşilırmak da “gelip indiririm” deyince ben de “hadi gel indir” dedim. 
Soru: Emrah beye ne oldu orada? Ne diye müdahil oldu konuya? 
Devrim Barçın: UBP vekili olarak “indireceğim” diyor ve Meclis Başkanı uyarı yapıyor. “İndiremezsin” diyor. Müdahale edemeyeceği konusunda uyarıyor. 
Soru: Emrah beyle nasıl münakaşaya girdiniz? Koltuklarda otururken size dalaştı mı? 
Devrim Barçın: Evet “asamazsın”, “onu gelir indiririm” gibi sözler sarf edince ben de “gel indir” dedim. 
Soru: “Gel indir” demediniz, “gel indir erkeksen” dediniz. 
Devrim Barçın: Hayır öyle demedim. Bakın nasıl dedim. “Hadi gel indir” dedim. O ayağa kalktı ve yürümeye başlayınca ben “erkeksen gel indir” dedim. Benim “erkeksen gel indir” lafım üzerine hareket etmedi O. O gerginlik anında kullandığım kelime hoş olmayabilir. Ben asla üzerine yürümedim asla müdahale etmedim ama protestomu o tişörtle engelleme girişiminin önünde durdum. İstese Meclis Başkanı oturumu kapatırdı fakat kapatmadı. Ve bir vekilin gelip engellemeye çalışmasıdır esas yanlış olan. 
Soru: Magandalıkla suçlandınız her ikiniz de. Mecliste kavga etmekle ciddi anlamda eleştirildiniz. Ne söyleyeceksiniz? 
Devrim Barçın: “Devrim Barçın’ı tanıyanlar iyi bilir. Ben her zaman emekten yana ve her zaman halkın esas derdinin geçim olduğunu ve bu ülkenin kendi ayakları üzerinde durması noktasında, ekonomik ve sosyal önermeler yapan bir insan olduğumu bilirler. Dolayısıyla benim kesinlikle maganda olmadığımı bilirler. Ben orada tamamen yapılan müdahaleleri protesto etmek amacıyla, bir şiddet kullanma amacıyla değil. Bir magandalık söz konusu değildir, faşist saldırı vardır. Faşist saldırıya karşı da o kürsüde ben bir direniş yaptım. Biz asla saldırmayız, onlar saldırdı, biz sözümüzü savunduk.” dedi. 
Soru: Emrah Yeşilırmak’ı birçok vekil zor zapt etti. Sıkı sıkı tutarlardı. Tutmasalar ne yapacaktı acaba? Sizi dövecek miydi, sizce niyeti neydi? 
Devrim Barçın: Niyet okuması yapamam ama onun yaptığı ve sürdürdüğü hareket ile bana yönelik bir fiziksel harekette bulunma çabası içerisinde olduğu ortadaydı. Ama o tahriklere kapılmadık ve kürsüye dönüp konuşmama devam ettim. 

 

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
SPOR
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Ada Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.