YAVERİ MEHMET ALİ AYDINÖZ DENKTAŞ’I ANLATTI: “KKTC’YE BİR DAHA BÖYLE BİR LİDER GELMEZ”
Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Raif Denktaş’ın yaverliğini sekiz yıl sürdüren, bu sürede Denktaş’ın en yakınındaki isimlerden biri olan Emekli Albay Mehmet Ali Aydınöz, “muhteşem bir adam” olarak tanımladığı Denktaş’ı anlattı, anılarını paylaştı.

12 Ocak 2023 Perşembe 14:53
Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Raif Denktaş’ın yaverliğini sekiz yıl sürdüren, bu sürede Denktaş’ın en yakınındaki isimlerden biri olan Emekli Albay Mehmet Ali Aydınöz, “muhteşem bir adam” olarak tanımladığı Denktaş’ı anlattı, anılarını paylaştı. Denktaş’ın insan ilişkilerine ve yüksek liderlik vasfına vurgu yapan Aydınöz, “Bana göre bir daha gelmez KKTC’ye böyle bir lider” dedi.
Emekli Albay Mehmet Ali Aydınöz, 1943 Yeniceköy doğumlu. 1987-1995 yılları arasında Cumhurbaşkanı Rauf Raif Denktaş’ın yaveri olarak en yakınındaki kişilerden biri oldu. Görevinin ilk aylarında Denktaş’tan çok çekinen Aydınöz, Denktaş’ın en güvendiği kişilerden biri haline de geldi.
Emekli Albay Mehmet Ali Aydınöz, Kurucu Cumhurbaşkanı Merhum Rauf Raif Denktaş’ı ölümünün yıl dönümünde, her gün arkadaşlarıyla buluştuğu Sönmezliler Ocağı’nda, Türk Ajansı Kıbrıs muhabirine anlattı.
Denktaş ile 1987 yılında Cumhurbaşkanı yaveri Derviş Delikurt’un emekli çıkmasının ardından bu görev için önerildiğinde tanışan Aydınöz, o esnada Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı’nda subaydı.
Aydınöz, Denktaş ile ilk görüşmesini şöyle anlattı:
“Bana sordu gittiğimde, ‘Niye geldin buraya?’ diye… Babam ormancıydı Alevkayası’nda oradan bilirdim kendisini. Dedim ki ‘Ben falanın oğluyum. Size karşı da büyük bir sevgi ve saygım var’. ‘Tamam, geç otur yerine’ dedi, başka hiçbir şey söylemedi. O vesile ile başladım. Önceden bir tanışıklığımız yoktu. Komutanlarla gidip gelirken görürdüm kendisini.”
Denktaş ile mesaisinin ilk aylarında yaşanan heyecan ve biraz korkunun zamanla sevgi, saygı ve güvene döndüğünü anlatan Aydınöz, “Önce çok çekinirdim. İlk üç-beş ay gördüğümde kendisini bir heyecan ve bir korku duyardım, ‘Acaba bir şey söyler mi, bir hata yaptım mı’ diye. Ondan sonra yavaş yavaş ısındık” dedi.
– “Çok çalışkandı, gece yarılarına kadar ofisinden çıkmazdı”
Denktaş gibi bir insan hiç tanımadığını vurgulayan Mehmet Ali Aydınöz, Denktaş’ın insani yönünü şöyle anlattı:
“Hiç kimseyi kırmak istemezdi ve herkese yardım etmek isterdi. Kimseyi kapıdan çevirmedi. Yani ben hiç rastlamadım… Çok çalışkandı, gece yarılarına kadar ofisinden çıkmazdı. Devamlı yazar, çizer, okurdu… Çok kitap okurdu. Ailesine çok düşkündü, ailesini hiç üzmek istemezdi. Hata bile yapsalar çağırır konuşurdu. Ailesine kızdığını hiç duymadım. Beş- altı kişilik bir grubu vardı, onlar cumartesi günleri mutlaka gelirdi. Çay, kahve içer, muhabbet ederlerdi.”
Denktaş’la çalışmaktan zevk aldığını ve emekli olduktan sonra da zaman zaman ofisine ziyarete gittiğini anlatan Aydınöz, “Çalışmayı çok severdi, hafta sonu yoktu. Bir pazarları vardı, onu da tek başına arabasına biner, bizi istemezdi, köy köy gezerdi. Nerelere gittiğini de bilmezdik. Ben huyunu bilmediğim için dedim ‘Beraber gidelim, yalnız gitmeyin’, ‘Sen kal, ben biraz dolaşacağım’ dedi. Gider, gezer, gelirdi. Hayatı çok severdi…” dedi.
Denktaş’ın kaybettiği çocuklarından da bahseden ve acılarını içine attığını belirten Aydınöz, torunlarını çok severdi, özellikle Raif’in çocuklarına karşı zaafı vardı. Rauf’a çok düşkündü. Rauf çok sakin bir çocuktu…”
– “Yeniboğaziçi’ne gittiğimizde mutlaka pulya yerdi”
Denktaş’ın yemeği ve yemek yapmayı çok sevdiğini belirten Aydınöz, “Hangi yemekleri güzel yapardı?” sorusuna, “Ciğer kavurma” yanıtını verdi.
Aydınöz, “Ciğer kavururdu, çok da severdi. Dışarı çıktığımızda da yemeği çok severdi. Balık severdi… En çok sevdiği de pulyaydı. Yeniboğaziçi’ne gittiğimizde pulya yerdi mutlaka…” diye konuştu.
Aydınöz, Denktaş ile gittiği bir yemekle ilgili anısını da paylaştı:
“Mağusa’da bir yemeğe çağırdılar bizi. Anıt’ın yanında bir park vardı, onun içerisinde. Gittik ikimiz. Arabayı kendisi kullanır, BMW. Ben de yanında… Sohbet ederek gittik, ama ben o soru sormadan konuşmazdım. O bana sorarsa cevaplardım. Gittik, yemeğe katıldık sonra geri döneceğiz. Dönüşte ‘Geç dümenin başına’ dedi bana. Ben de hayatımda hiç otomatik araba kullanmadım. Korktum… Yavaş yavaş hareket ettik ama bir korku içinde. Dokunun, BMW gider. Yarım saatte gideceğimiz yolu ben gittim bir buçuk saatte. Der bana arkadan ‘sür’, ben yine aynı hızda devam ettim. Ertesi gün bir yere gidecektik, dedi bana ‘Öğrendin mi araba kullanmayı?’, ‘Öğrendim efendim’ dedim.”
– “Vasiliu’nun konuşma kaydı aldığından şüphelendi”
Kıbrıs sorununa çözüm bulma amaçlı yapılan toplumlararası görüşmeler kapsamında Denktaş ile Kıbrıslı Rum Lider Yorgo Vasiliu’nun bir görüşmesini de anımsayan Aydınöz, Denktaş’ın “konuşma kaydı şüphesini” şöyle anlattı:
“Gece yemekli olacak. Hazırlandık, ilk defa gidiyorum ben. Bayrağı koydum arabanın üzerine, flamayı… Çıktı, ‘Nedir bu?’ dedi, dedim ‘Forsunuz efendim, böyle gideceğiz. Herhalde o da aynı şekilde gelir’ dedim, kabul etti. Tam eski havaalanı yoluna çıkarken, Barış Gücü’nün de kaldığı Türk alayının tuttuğu barikat var, oradan bizi Barış Gücü alacak. Gittik ne Barış Gücü var ne bir şey… Oradaki nöbetçiye sorduk, Barış Gücü yok. Barış Gücü’nün devriye yaptığı yoldan görüşmenin yapılacağı yere gitmeyi önerdim. ‘Bizi öldürteceksin galiba sen’ dedi. Toprak yoldan gittik Barış Gücü’nün binasına. Yemekten sonra Barış Gücü bizi çıkardı. Yemekten sonra Denktaş bana teşekkür etti ve ‘Protesto niyetine ben geri dönecektim’ dedi.
Toplantı sırasında da bir ara Vasiliu dışarı çıktı. Ben de Vasiliu’nun korumaları ile konuşuyordum. Baktım Vasiliu tuvalete girdi. Ben kalktım yavaş yavaş tuvalete doğru yürüdüm. Bakarım ‘çat çat’ içeride bir şey yapar. Dedim ‘Nedir be bunun yaptığı acaba?’ Basar bırakır basar bırakır bir şeylere. Sesimi çıkarmadım. Toplantı bitti, dedim ‘Efendim böyle böyle mesele, ama çözemedim ne olduğunu’, ‘Kaseti hazırlardı’ dedi bana. Yani tahmin etti ki Vasiliu konuşmaları kaydeder.”
– Kalp krizi…
Emekli Albay, Eski Yaver Mehmet Ali Aydınöz, Denktaş’ın sağlık sıkıntılarına da değindi. Aydınöz, bir gece geçirdiği bir kalp krizinin geç anlaşılması sonucunda Denktaş’ın hayatının tehlikeye girişini anlattı:
“Saat 10-11 bir telefon geldi, Denktaş Bey evde rahatsızlandı diye. Sait Kenan da doktoruydu. Sait Kenan’ı aradık, geldi. Bir sızı vardı omuzunda. Dr. Öztürk’ü de çağırdık, o da geldi. İlaç yazdı, gittik eczacı açtırdık ilacı aldık, olmaz… Dr. Ali Bey geldi, kulak burun boğazcı… O uğraştı bu uğraştı, olmaz. En sonunda dedim ‘Efendim hastaneye gidelim.’
Dr. Nafia hanımı arattık, geldi hastanenin fizik tedavi servisine. Tam içeri gireceğiz, fizik tedaviye alacaklar. Dedim ‘Efendim madem buraya kadar geldik bir elektro falan çekelim’, ‘Doğru söylen’ dedi Dr. Sait. Hemen çağırttı bir elektro cihazı, kalp krizi geçirirdi. Hemen yukarı çıkardık, yatırttılar orada aletler falan taktılar, rahatladı.” dedi.
Denktaş’ın kendisine olan güvenini, “Bana karşı büyük itimatı vardı. Bütün anahtarları, evinin ofisinin bütün anahtarlarını bana teslim ederdi” diyerek anlatan Aydınöz, hastaneye yattığında da tüm anahtarlarını kendisine teslim ettiğini ve eşi Aydın Denktaş dahi istese vermemesi konusunda kendisini uyardığını söyledi.
Denktaş hastanedeyken içeri ye kimseyi almaması konusunda da kendisini uyardığını söyleyen Aydınöz, “‘Ziyaretçi istemem’ dedi, ‘Aydın Hanım?’ dedim, ‘Hiç kimseyi alma içeri’ dedi. Aydın Hanım geldi, dedim ‘Efendim alamam sizi içeri.’ Bir kızdı Aydın Hanım bize, girdi içeri. Napayım ben bir şey diyemem ki, hanımıdır sonuçta” diye konuştu.
– “ Herkesle sohbet eder, şakalaşırdı”
Denktaş’ı “yeri doldurulamayan lider” olarak niteleyen Aydınöz, halkın Denktaş’a büyük sevgi duyduğunu da vurguladı. Aydınöz, “Herkes boynuna dolanmaya kalkardı, çok büyük sevgi vardı. Herkesle sohbet eder, şakalaşırdı. Bana göre bir daha gelmez KKTC’ye böyle bir lider” ifadelerini kullandı.
GALERİLER
Güzelyurt Sağlık Merkezi’nde sadece güvenlik varmış
İncirli: “CTP açık ara birinci partidir; seçimlerin tümüne hazırdır”Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Genel Başkanı Sıla Usar İncirli, seçimlerin tümüne hazır olduklarını belirterek, hedeflerinin, Kıbrıslı Türklerin kendi kurumlarını güvenle yönettiği, ekonomik ve toplumsal gücünü geliştirdiği ve dünyayla bütünleştiği bi23 Eylül 2026 Çarşamba 13:58KIBRIS
Her avukat güvenilir değildir!22 Eylül 2026 Salı 15:38GÜNCEL
Ölüme sürerken 259 insanın can güvenliği önceliğiniz değildi!
22 Eylül 2026 Salı 15:38GÜNCEL
Belki bir kez daha Yaradan’ın hikmetini hatırlarız…Rana Sarro yazdı 22 Eylül 2026 Salı 15:38GÜNCEL
Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Arıklı, alabora olan gemiyle ilgili iddiaların araştırılacağını söylediBayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı, Girne açıklarında yolcu gemisinin alabora olması sonucu 8 kişinin hayatını kaybettiği kaza hakkında yolcular tarafından dile getirilen iddiaların inceleneceğini ifade etti.22 Eylül 2026 Salı 15:38GÜNCEL
Hemşireler ve Ebeler Birliği, feribot faciası sonrası görev yapan tüm sağlık çalışanlarına teşekkür ettiKıbrıs Türk Hemşireler ve Ebeler Birliği, dün yaşanan feribot faciasının, herkesin yüreğinde derin bir yara açtığını belirterek, bir umut için hastanelere koşan, bir can için denize açılan, ambulansıyla yola çıkan, acil ve diğer servislerde sabahlayan22 Eylül 2026 Salı 15:38GÜNCEL
Gemi kazasında kayıp olan 18 vatandaş için arama kurtarma çalışmaları ikinci günündeGirne-Taşucu seferini yapan yolcu gemisinin alabora olması sonucu meydana gelen deniz felaketinin ardından, kayıp 18 kişiyi arama kurtarma çalışmaları ikinci gününde devam ediyor.
Girne açıklarında yaşanan deniz felaketinin ardından22 Eylül 2026 Salı 15:38GÜNCEL
“Sorumluluk makamında oturanlar, artık bedel ödemeyi de bilmelidir”Kamusen Başkanı Metin Atan, “Sorumluluk makamında bulunan kişi, kendi görev alanında yaşanan böylesine büyük bir facianın ardından ortaya çıkan tablo karşısında siyasi bedel ödemeyi de bilmelidir” açıklamasında bulundu.22 Eylül 2026 Salı 15:38GÜNCEL
Gemi kazasıyla ilgili iddialara yanıt verilmeliYeni Kıbrıs Partisi, bir yolcu gemisinin bir yaz gününde limandan çıkışının hemen ardından su alıp yan yatmasının kader olamayacağını ve iddialara yanıt verilmesi gerektiğini kaydetti.22 Eylül 2026 Salı 15:38GÜNCEL

































Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.