19 Eylül 2026
  • Lefkoşa21°C
  • Girne23°C
  • Mağusa22°C
  • İskele22°C
  • Güzelyurt18°C
  • Lefke21°C

YAŞAR GÜLER: “FRANSA-GKRY ANLAŞMASI ULUSLARARASI HUKUKA AYKIRI”

Türkiye Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, “Doğu Akdeniz’de son dönemde şekillenen bazı askeri işbirliği girişimlerini ve bölgesel güvenlik denklemini etkileyebilecek gelişmeleri de yakından takip ediyoruz.

Yaşar Güler: “Fransa-GKRY anlaşması uluslararası hukuka aykırı”

19 Haziran 2026 Cuma 11:08


Türkiye Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, “Doğu Akdeniz’de son dönemde şekillenen bazı askeri işbirliği girişimlerini ve bölgesel güvenlik denklemini etkileyebilecek gelişmeleri de yakından takip ediyoruz. Son olarak garantörlük sıfatı olmayan Fransa ile GKRY arasında imzalanan anlaşma, aslında meşruiyeti olmayan, hassas dengeleri bozan ve uluslararası hukuka aykırı olan bir girişimdir” ifadelerini kullandı.

Yaşar Güler, “Ankara’da gerçekleştireceğimiz NATO Zirvesi’ni yalnızca bir liderler toplantısı olarak görmüyoruz. Bu zirvenin, NATO’nun değişen güvenlik ortamına uyum sağlama kararlılığını ortaya koyacağı ve geleceğe yönelik stratejik yöneliminin şekilleneceği önemli bir dönüm noktası olacağını değerlendiriyoruz.” dedi.

Güler, NATO Savunma Bakanları Toplantısı için bulunduğu Brüksel’de Türk basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.

Ankara’da 7-8 Temmuz ‘da düzenlenecek NATO Liderler Zirvesi öncesinde düzenlenen NATO Savunma Bakanları Toplantısı ve Ukrayna Savunma Temas Grubu toplantılarına katıldığını aktaran Güler, toplantılarda NATO’nun caydırıcılık ve savunma duruşu, Ukrayna’ya sağlanabilecek destek ve diğer güvenlik konularının ele alındığını ifade etti.

Bakan Güler, muhataplarına Türkiye’nin NATO’ya kuvvet katkısı sağlayan ülkeler arasında daima ilk 5’te yer alan bir ülke olarak İttifak’ın savunma ve caydırıcılığına sağladığı katkılar, yüzde 5 savunma taahhüdü hedefine ulaşılması konusunda kaydedilen kararlı ilerlemeler, Ukrayna’ya destek ve Ankara Zirvesi kapsamında hazırlıklar ve beklentiler hakkında bilgi verdiğini belirtti.

– “Ankara Zirvesi önemli bir dönüm noktası olacak”

Güler, bugün NATO’nun tarihinin en karmaşık güvenlik ortamlarından biriyle karşı karşıya olduğuna dikkati çekerek, “Konvansiyonel tehditlerin yanı sıra hibrit tehditler, siber saldırılar, terörizm, enerji güvenliği riskleri ve bölgesel istikrarsızlıklar güvenlik anlayışını yeniden şekillendirmektedir.” değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye’nin NATO’nun yalnızca coğrafi merkezlerinden biri değil, aynı zamanda stratejik aklının ve operasyonel kapasitesinin de ayrılmaz bir parçası olduğuna dikkati çeken Bakan Güler, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Ankara’da gerçekleştireceğimiz NATO Zirvesi’ni yalnızca bir liderler toplantısı olarak görmüyoruz. Bu zirvenin, NATO’nun değişen güvenlik ortamına uyum sağlama kararlılığını ortaya koyacağı ve geleceğe yönelik stratejik yöneliminin şekilleneceği önemli bir dönüm noktası olacağını değerlendiriyoruz.”

Güler, Türkiye’nin zirveye ev sahipliği yapmasını İttifak’a sunduğu askeri katkılar, operasyonel tecrübe ve güvenlik üretme kapasitesinin doğal bir yansıması olarak gördüklerini belirtti.

Aynı zamanda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ortaya koyduğu etkili, güvenilir ve sonuç odaklı lider diplomasisinin de Ankara Zirvesi’nin en önemli unsurlarından birisi olacağını değerlendirdiklerini kaydeden Bakan Güler, “Türkiye, krizlerin çözümüne katkı sunan, diyalog kanallarını açık tutan ve bölgesel istikrarı destekleyen yaklaşımıyla İttifak içerisinde müstesna bir konuma sahiptir.” ifadelerini kullandı.

Güler, Türkiye’nin hedefinin NATO’nun birlik ve dayanışmasını güçlendirmek, Avrupa-Atlantik bölgesinin güvenliğine yönelik ortak kararlılığı vurgulamak ve İttifak’ı geleceğin tehditlerine karşı daha hazırlıklı hale getirecek stratejik vizyonun geliştirilmesine katkı sağlamak olduğunu söyledi.

Bakan Güler, “Ankara Zirvesi’nin, NATO’nun birlik ve beraberliğini pekiştiren, ortak aklı güçlendiren ve İttifak’ın geleceğine yön veren tarihi bir buluşma olacağına inanıyoruz.” mesajını verdi.

– “Güçlü savunma sanayi, güçlü NATO demektir”

Türkiye’nin savunma sanayisinde elde ettiği başarıların yalnızca ulusal güvenliğe değil NATO’nun kolektif savunmasına da katkı sunduğuna dikkati çeken Güler, “Yerli ve milli sistemlerimiz, müttefiklerin birlikte çalışabilirlik kapasitesini desteklemekte ve İttifak’ın genel caydırıcılığına katkı sağlamaktadır. Güçlü savunma sanayi, güçlü caydırıcılık ve güçlü NATO demektir.” yorumunda bulundu.

Ankara’da düzenlenecek NATO Zirvesi kapsamında gerçekleştirilecek “Savunma Sanayii Forumu’nun müttefikler arasında savunma sanayisi alanındaki işbirliğinin geliştirilmesine önemli katkılar sağlayacağına inandığını aktaran Güler, toplantılar esnasında NATO üyesi 3 ülkenin savunma bakanının Türk savunma sanayisinin gelişmişliği ve Türkiye ile işbirliğinin artırılmasının önemli ve gerekli olduğunu özellikle vurguladıkları bilgisini verdi.

– “Türkiye İttifak’ın geleceğine yön veren başlıca ülkelerden”

Güler, Türkiye’nin güçlü, dayanıklı, birlikte hareket etme iradesini koruyan, müttefiklerinin güvenlik kaygılarına eşit hassasiyet gösteren ve değişen tehdit ortamına hızla uyum sağlayabilen bir NATO üyesi olduğunu belirterek, “Ankara Zirvesi’nden beklentimiz öncelikle NATO’nun temelini oluşturan kolektif savunma anlayışının ve 5’inci Madde’ye olan bağlılığın güçlü şekilde teyit edilmesidir.” dedi.

Müttefiklerin savunma harcamaları ve yetenek hedeflerine ilişkin kararlılıklarını somut adımlarla ortaya koymalarının da önem taşıdığına işaret eden Güler, savunma üretim kapasitesini güçlendirecek ve caydırıcılığı artıracak ortak iradenin de gösterilmesi gerektiğini söyledi.

Türkiye’nin NATO’ya katkıları hakkında da bilgi veren Bakan Güler, “Türkiye; NATO’nun güçlü ve saygın bir üyesi, aynı zamanda İttifak’ın en büyük ikinci ordusuna sahip müttefikidir. Askeri eğitimden tatbikatlara, harekatlardan komuta-kontrol faaliyetlerine kadar NATO’nun tüm temel görev ve sorumluluklarına etkin katkı sunmaya da devam ediyoruz.” diye konuştu.

Güler, Türk ordusunun, terörle mücadeleden sınır ötesi harekatlara kadar geniş bir alanda edindiği tecrübeyle NATO’nun en etkin ve en hazırlıklı kuvvetleri arasında yer aldığına dikkati çekerek, “Bu kapsamda komando birliklerimizin kapasitesini artırmaya ve değişen tehdit ortamına uygun yeni kabiliyetler geliştirmeye de devam ediyoruz. Önümüzdeki dönemde NATO’nun en kritik kuvvet yapılarından biri olan Müttefik Reaksiyon Kuvveti’nin komutasını üstlenecek olmamız da Türkiye’nin İttifak içerisindeki güvenilirliğinin ve stratejik öneminin somut bir göstergesidir.” görüşünü paylaştı.

Türkiye’nin bugün yalnızca NATO’nun güvenliğine katkı sağlayan bir müttefik olmadığının altını çizen Güler, askeri kapasitesi, operasyonel tecrübesi ve liderlik sorumluluğuyla İttifak’ın caydırıcılığına, dayanıklılığına ve geleceğine yön veren başlıca ülkelerden biri olduğunu ifade etti.

– “Karadeniz’in istikrarı Avrupa-Atlantik güvenliğinin ayrılmaz parçası”

Güler, Rusya-Ukrayna Savaşı’nın 2 ülke arasındaki savaş olmanın ötesinde Avrupa güvenlik mimarisini, enerji güvenliğini, küresel ticaret yollarını ve NATO’nun güvenlik gündemini doğrudan etkilediğini belirtti.

Türkiye’nin savaşın başlangıcından itibaren dengeli, ilkeli ve yapıcı bir politika izlediğine değinen Güler, Karadeniz’in istikrarının da Avrupa-Atlantik güvenliğinin ayrılmaz parçası olduğunu söyledi.

Güler, Türkiye’nin Montrö Sözleşmesi’ni kararlılıkla uygulayarak bölgesel istikrara katkı sağlamaya devam ettiğini, bölgesel sahiplenme anlayışını desteklediğini ve Karadeniz’e kıyıdaş ülkeler arasındaki işbirliğini de önemsediğini vurguladı.

NATO’nun güney kanadını doğrudan etkileyen hususlar hakkında da konuşan Güler, bunların arasında terörizm, düzensiz göç, enerji güvenliği riskleri, bölgesel çatışmalar ve hibrit tehditler bulunduğunu söyledi.

Bakan Güler, “Türkiye, NATO’nun güney kanadında yer alması nedeniyle bölgesel tehditlerle doğrudan mücadele eden bununla birlikte son yıllarda gelişen gücüne bağlı olarak İttifak’ın merkezinde önemli katkılar sunan müttefiklerin başında gelmektedir.” dedi.

Bu nedenle Türkiye’nin güvenliğine yönelik tehditlerin aynı zamanda NATO’nun güvenliğine yönelik tehditler olarak da değerlendirildiğini ifade eden Güler, “Günümüz güvenlik ortamı, güney kanadının yalnızca çevresel değil, merkezi bir güvenlik meselesi olduğunu da göstermektedir.” diye konuştu.

– Orta Doğu’daki gelişmelerin küresel etkileri

Güler, Orta Doğu’da yaşanan gelişmelerin yalnızca bölgesel değil küresel güvenliği de doğrudan etkilediğine işaret etti.

Türkiye’nin İran-ABD Savaşı’nı sona erdirmek amacıyla varılan mutabakatı memnuniyetle karşıladığını kaydeden Güler, gerektiğinde Hürmüz Boğazı’nda mayın temizliğine destek vermeye hazır olduklarını bildirdi.

Bakan Güler, bölgesel ve küresel güvenliğe katkı sunan bir ülke olarak Türkiye’nin uluslararası hukuk çerçevesinde deniz güvenliği ve seyrüsefer emniyetini destekleyecek girişimlere gerekli katkıyı sağlamaya da hazır olduğunu aktardı.

Orta Doğu’daki istikrarın NATO’nun güvenliğiyle de doğrudan bağlantılı olduğunu belirten Bakan Güler, “NATO müttefiklerimiz de Orta Doğu’daki gelişmelere oldukça ilgililer ve çalışıyorlar. Türkiye bölgesel barış, istikrar ve güvenliği destekleyen yapıcı bir yaklaşım izlemekte, çatışmaların büyümesini değil, diyalog ve diplomasi yoluyla çözülmesini savunmaktadır. Öte yandan, milli güvenliğimize yönelik risklerin oluşmaması için gerekli tedbirler alınmakta, ilgili kurumlarla koordinasyon içerisinde çalışmalar devam etmektedir.” açıklamasında bulundu.

– “Fransa-GKRY anlaşması uluslararası hukuka aykırı”

Güler, İran ile ABD ve İsrail arasındaki savaş ve buna bağlı olarak ortaya çıkan füze ve insansız hava aracı tehditlerinin Doğu Akdeniz’in güvenliğinin bir kez daha ne kadar hassas bir konu olduğunu da gösterdiğini dile getirdi.

Bu süreçte Türkiye’nin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) güvenliği için aldığı ilave tedbirlerin yalnızca Kıbrıs Türklerinin güvenliğine değil, Ada’nın tamamında istikrar ve güvenliğin korunmasına hizmet ettiğini kaydeden Güler, Türkiye’nin yaklaşımının her zaman olduğu gibi gerilimi artırmak değil, riskleri önlemek ve bölgesel istikrarı desteklemek olduğunu belirtti.

Avrupa-Atlantik güvenliğinin parçalı değil bütüncül bir anlayışla ele alınması gerektiğinin altını çizen Güler, sözlerini şu şekilde sürdürdü:

“Güvenlik üretmesi gereken aktörlerin, bölgesel gerilimleri derinleştirecek adımlardan kaçınması; diyalog, işbirliği ve ortak güvenlik anlayışını öncelemesi büyük önem taşımaktadır. Bu çerçevede Doğu Akdeniz’de son dönemde şekillenen bazı askeri işbirliği girişimlerini ve bölgesel güvenlik denklemini etkileyebilecek gelişmeleri de yakından takip ediyoruz. Son olarak garantörlük sıfatı olmayan Fransa ile Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) arasında imzalanan anlaşma, aslında meşruiyeti olmayan, hassas dengeleri bozan ve uluslararası hukuka aykırı olan bir girişimdir.”

Güler, Türkiye’nin askeri kapasitesi, caydırıcılığı ve bölgesel konumu dikkate alındığında, Türkiye ve KKTC’nin hak ve menfaatlerini hedef alan herhangi bir girişimin veya ittifakın başarı şansı bulunmayacağını dile getirdi.

Burada asıl üzerinde durulması gereken hususun, bölgesel güvenliği artırmak yerine belirli aktörleri çatışma ve krizlerin parçası haline getirebilecek yaklaşımların uzun vadede bölge halklarının güvenliğine zarar verme riski olduğuna değinen Bakan Güler, Türk Silahlı Kuvvetlerinin Kıbrıs Türklerinin güvenliğini hedef alan oldu bittilere ve hasmane girişimlere karşı gerekli karşılığı verecek güce, kabiliyete ve sarsılmaz bir iradeye sahip olduğunun altını çizdi.

Güler, Kıbrıs Adası’nın güvenliği ve statüsüne ilişkin düzenlemelerin uluslararası anlaşmalarla belirlendiğini anımsatarak, “Türkiye, garantörlük hak ve sorumluluklarını uluslararası hukuktan kaynaklanan meşru zeminde sürdürmektedir. Kıbrıs Türklerinin güvenliği, huzuru ve refahı bizim için hayati öneme sahiptir. Bu vesileyle bir kez daha ifade etmek isterim ki Türkiye, Doğu Akdeniz’de barışın, istikrarın ve yapıcı diyaloğun tarafıdır. Ancak, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin güvenliğini tehdit edecek gelişmeler karşısında da garantörlük sorumluluklarımızın gereğini yerine getirme irademiz tamdır.” şeklinde konuştu.

– “Türkiye, güvenlik mimarisinin kenarında değil, merkezinde yer alan bir ülkedir”

Mevcut güvenlik ortamında dayanışma, caydırıcılık, birlikte çalışabilirlik ve stratejik öngörünün ortak güvenliğin temel unsurları olarak öne çıktığına işaret eden Güler, “Türkiye, güçlü ordusu, gelişmiş savunma sanayi, etkin diplomasisi ve sahip olduğu stratejik vizyonla NATO’nun, Avrupa-Atlantik güvenliğinin ve bölgesel istikrarın temel aktörlerinden biri olmayı sürdürmektedir.” diye konuştu.

Güler, Türkiye’nin milli güvenliğini kararlılıkla korurken, bölgenin ve müttefiklerin güvenliğine katkı sunmaya devam edeceğinin altını çizerek, “Çünkü bugün artık çok açık bir gerçek vardır: Türkiye, güvenlik mimarisinin kenarında değil, merkezinde yer alan bir ülkedir. NATO’nun geleceği şekillenirken Türkiye, gelişmeleri uzaktan izleyen değil, kararların alınmasına katkı sunan, sorumluluk üstlenen ve güvenlik üreten başlıca müttefiklerden birisidir. Güçlü ordusu, stratejik vizyonu ve üstlendiği görevlerle İttifak’ın geleceğine yön veren Türkiye’nin imzası, NATO’nun yarınlarında güçlü ve belirleyici şekilde yer almaya devam edecektir.” dedi.

Yorumlar
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

18 Eylül 2026 Cuma 15:23GÜNCEL

  • Belki bir kez daha Yaradan’ın hikmetini hatırlarız…Belki bir kez daha Yaradan’ın hikmetini hatırlarız…

    Rana Sarro yazdı 18 Eylül 2026 Cuma 15:23GÜNCEL

  • Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Arıklı, alabora olan gemiyle ilgili iddiaların araştırılacağını söylediBayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Arıklı, alabora olan gemiyle ilgili iddiaların araştırılacağını söyledi

    Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı, Girne açıklarında yolcu gemisinin alabora olması sonucu 8 kişinin hayatını kaybettiği kaza hakkında yolcular tarafından dile getirilen iddiaların inceleneceğini ifade etti.18 Eylül 2026 Cuma 15:23GÜNCEL

  • Hemşireler ve Ebeler Birliği, feribot faciası sonrası görev yapan tüm sağlık çalışanlarına teşekkür ettiHemşireler ve Ebeler Birliği, feribot faciası sonrası görev yapan tüm sağlık çalışanlarına teşekkür etti

    Kıbrıs Türk Hemşireler ve Ebeler Birliği, dün yaşanan feribot faciasının, herkesin yüreğinde derin bir yara açtığını belirterek, bir umut için hastanelere koşan, bir can için denize açılan, ambulansıyla yola çıkan, acil ve diğer servislerde sabahlayan18 Eylül 2026 Cuma 15:23GÜNCEL

  • Gemi kazasında kayıp olan 18 vatandaş için arama kurtarma çalışmaları ikinci günündeGemi kazasında kayıp olan 18 vatandaş için arama kurtarma çalışmaları ikinci gününde
    Girne-Taşucu seferini yapan yolcu gemisinin alabora olması sonucu meydana gelen deniz felaketinin ardından, kayıp 18 kişiyi arama kurtarma çalışmaları ikinci gününde devam ediyor.


  • Girne açıklarında yaşanan deniz felaketinin ardından18 Eylül 2026 Cuma 15:23GÜNCEL
  • “Sorumluluk makamında oturanlar, artık bedel ödemeyi de bilmelidir”“Sorumluluk makamında oturanlar, artık bedel ödemeyi de bilmelidir”

    Kamusen Başkanı Metin Atan, “Sorumluluk makamında bulunan kişi, kendi görev alanında yaşanan böylesine büyük bir facianın ardından ortaya çıkan tablo karşısında siyasi bedel ödemeyi de bilmelidir” açıklamasında bulundu.18 Eylül 2026 Cuma 15:23GÜNCEL

  • Gemi kazasıyla ilgili iddialara yanıt verilmeliGemi kazasıyla ilgili iddialara yanıt verilmeli

    Yeni Kıbrıs Partisi, bir yolcu gemisinin bir yaz gününde limandan çıkışının hemen ardından su alıp yan yatmasının kader olamayacağını ve iddialara yanıt verilmesi gerektiğini kaydetti.18 Eylül 2026 Cuma 15:23GÜNCEL

  • Akpınar, gemi kazasıyla ilgili Cumhuriyet Meclisi Başkanlığı’na yazılı soru sunduAkpınar, gemi kazasıyla ilgili Cumhuriyet Meclisi Başkanlığı’na yazılı soru sundu

    Demokrat Parti Genel Sekreteri ve Girne Milletvekili Serhat Akpınar, gemi kazasıyla ilgili Cumhuriyet Meclisi Başkanlığı’na yazılı soru sundu.

    Akpınar, meydana gelen kazanın, yolcu taşımacılığında can güvenliği, teknik yeterlilik ve kamusal denet18 Eylül 2026 Cuma 15:23GÜNCEL

  • “Faciada ihmali bulunan herkesin makamına ve konumuna bakılmaksızın hesap vermesi gerek”“Faciada ihmali bulunan herkesin makamına ve konumuna bakılmaksızın hesap vermesi gerek”

    Hür İşçi Sendikaları Federasyonu (Hür-İş) ve Kamu İşçileri Sendikası (Kamu-İş) Başkanı Ahmet Serdaroğlu, feribot faciasının bağımsız, şeffaf ve eksiksiz biçimde soruşturulmasını istedi.31 Ağustos 2026 Pazartesi 13:58GÜNCEL

  • GÜNCEL HABERLER

    Gazetecilik mesleği serüvenim29 Ağustos 2026 Cumartesi 18:18KIBRIS

  • Ülkemizde bunun gibi daha kaç tane var?Ülkemizde bunun gibi daha kaç tane var?

    Rana Sarro yazdı

    Boğazköy-Gönyeli Anayolu’nda Hasan Düzge30 Ağustos 2026 Pazar 15:43GÜNCEL

  • Üstel Akdeniz Barış ve Diplomasi Forumu’nda konuştu: “Kıbrıs’ta iki devlet gerçeği artık kabul edilmeli”Üstel Akdeniz Barış ve Diplomasi Forumu’nda konuştu: “Kıbrıs’ta iki devlet gerçeği artık kabul edilmeli”Başbakan Ünal Üstel Doğu Akdeniz’de barış, güvenlik ve istikrarın ancak karşılıklı saygı ve egemen eşitlik temelinde sağlanabileceğini vurguladı. Üstel, Kıbrıs’ta “iki ayrı halk, iki ayrı demokrasi ve iki ayrı devlet gerçeğinin” artık uluslararası toplum29 Haziran 2026 Pazartesi 14:13GÜNCEL
  • Amcaoğlu: Dut Deresi Kanal Projesi’nde saha çalışmalarına başladıkAmcaoğlu: Dut Deresi Kanal Projesi’nde saha çalışmalarına başladıkGönyeli-Alayköy Belediye Başkanı Hüseyin Amcaoğlu, Kanlıköy’de taşkın riskini azaltmak amacıyla hayata geçirilecek Dut Deresi Kanal Projesi’nde saha çalışmalarına başlandığını açıkladı.29 Haziran 2026 Pazartesi 14:08GÜNCEL