25 Mart 2026
  • Lefkoşa13°C
  • Girne15°C
  • Mağusa14°C
  • İskele14°C
  • Güzelyurt10°C
  • Lefke13°C

TÜRKİYE İÇİN KRİTİK VİRAJ: ARTAN SALDIRILAR NE ANLAMA GELİYOR?

Son dönemlerde gerek Irak gerek Suriye’nin kuzeyinde Türkiye’ye yönelik saldırılar arttı. Bu durumu ‘terör örgütünün kapasitesini aşan sistematik saldırılar’ olarak niteleyen uzmanlar, Ankara’nın milli güvenlik çizgisinin mecburen derinleştiği görüşünde…

Türkiye için kritik viraj: Artan saldırılar ne anlama geliyor?

09 Ağustos 2022 Salı 11:33

Temmuz ayının 19’unda Türkiye-Rusya-İran devlet başkanlarının Astana görüşmeleri kapsamında bir araya gelmesi, Suriye’nin yakın geleceğine yönelik bir takım beklentileri beraberinde getirmişti. Ankara’nın bu toplantının ardından Suriye’deki terör örgütlerine yönelik harekata başlayabileceği olasılığı üst düzeydeydi.

Ancak beklenen olmadı. Astana’nın ertesi günü süreç bambaşka bir yere evrildi. Irak kuzeyindeki Duhok’ta turistik tesisin teröristlerce hedef alınması ve kamuoyunda saldırı ile Türkiye’nin ilişkilendirilme çabası yeni bir kırılma oldu.

Türkiye’nin ‘Bizle alakası yok’ açıklamasına rağmen saatler içinde organize olan gruplar hem Türk diplomatik misyonlarına yönelik eylemler yaptı hem de Türk bayrağı üzerinden provokasyonlara girişti. Aynı süreçte Irak’ın ve Suriye’nin kuzeyinde bulunan Türk askeri üsleri ciddi bir saldırı dalgasıyla karşı karşıya kaldı.

Güneye doğru gittikçe temas grupları farklılaştı

Kaan Kutlu Ataç, Mersin Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi. Bölgeyi yakından takip eden bir isim. Bu süreci nasıl değerlendirdiğini sorduğumuzda öncelikle Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sıklıkla vurguladığı ‘terörü kaynağında yok etme’ anlayışına değiniyor.

Bu çerçevede Türkiye’nin Kuzey Irak’taki mevcut askeri yapılanmasını güneye doğru genişlettiği malum. “Askeri kontrol alanı genişlediğinde farklı ekonomik, demografik, siyasi, kültürel, güvenlik hatlarına da temas etmeye başlarsınız” diyor Ataç. Türkiye’nin hayli karmaşık çıkar ilişkileri olan bir alanın kesişme noktasında adımlar attığından bahsediyor.

“Haliyle bu yaşananlar yeni spazmlara yol açıyor” dedikten sonra, bölgede yaşananları sadece terör örgütleri üzerinden açıklamanın mümkün olmadığının altını çiziyor.

Türkiye sistematik bir saldırı altında

Duhok’taki olayın ardından Türk askeri noktalarının kimi havanla, kimi roketlerle, kimi İHA/Drone saldırılarıyla karşı karşıya kaldı. Kaan Kutlu Ataç bu durumu ‘şiddeti terörle örgütü marifetiyle kıyaslamayacak ölçüde’ diye tanımlıyor.

Çatışmaların yoğunluğu ve çatışmalarda yer alan aktörlerin çeşitliliği bu tezin temelini oluşturuyor. Ataç, ‘terör örgütü değil’ deyip işin içinden çıkmıyor. Daha da detaylandırıyor ve faili de tarif ediyor:

“Türkiye, hem NATO’daki müttefiklerinden hem de güney sınırı boyunca komşusu olan devletlerin vesayeti altındaki milis güçlerinden her türlü desteği alan bir terör örgütüyle mücadele etmek zorunda.

Bu durum Türkiye’nin milli güvenlik meselesini hem yatay hem de dikey çizgide genişletiyor ve derinleştiriyor. İçinde bulunduğumuz süreç hayli önemli. Türkiye’nin bölgedeki üslerine yapılan saldırılara bakarsanız top, havan, çok namlulu roket atar sistemleri, SİHA’lar gibi terör örgütü boyutunu aşan bir gücün olduğu görüyorsunuz. Bu nedenle Türkiye’nin bir terör tehdidinden daha fazlası olarak sistematik saldırı altında olduğunu ifade ediyorum.”

Türkiye için hayli zorlu ve maliyeti yüksek bir süreç

Kaan Kutlu Ataç’ın ortaya koyduğu fotoğraf haliyle bizi başka bir noktaya götürüyor ve ‘Peki, yakın gelecekte neler beklemeliyiz?’ sorusunu beraberinde getiriyor.

Bölgedeki görüntünün ‘bulanık’ olduğunu, kısa vadede bunun daha ileri noktaya taşınıp şiddet sarmalının artabileceği uyarısında bulunuyor Ataç.

Bu gibi durumlarda ilk bakılması gereken parametrenin ekonomi olduğunu öğreniyoruz. Ülkelerin böylesi bir süreci başarıyla yürütebilecek kaynağı olup olmadığını iyi analiz etmesi gerekiyor.

Kaan Kutlu Ataç, Ankara’nın kendi dışında gelişen olaylara karşı da hassas bir yapısı olduğuna işaret ediyor ve “Böyle bir denklemde maliyetin yüksek olduğunu da iyi algılamak gerek. Türkiye’nin Ermenistan’dan Suriye’ye kadar uzanan yaklaşık 2 bin 220 kilometrelik bir kara sınırı var. Ve bu tabloda Gürcistan ile Azerbaycan yok” bilgisini paylaşıyor.

"Hayatı devam ettirebilmek büyük başarı"

Ataç’ın bahsettiği sınır aynı zamanda illegal göç ya da silahlı çatışmaların da sıkça yaşandığı bir alan. Bu noktada Türkiye’nin etkili sonuçlar alabilecek ortaklıklar oluşturma konusunda biraz zorlandığını anlatıyor Ataç ve sözlerini şöyle tamamlıyor:

“Bahsettiğimiz zorluk bu döneme özgü değil. Tarihsel süreçte de genelde böyle oldu. Tek sorun maliyetlerin yüksek olması değil. Çıkarların hızla değiştiği Ortadoğu coğrafyasında böylesi hassasiyeti yüksek bir ülkede hayatı devam ettirebilmek hakikaten büyük başarı.

Malum, Tahran’daki Astana sürecinin üçlü liderler zirvesi öncesi Türk kamuoyunda Kuzey Suriye’de Türkiye’nin yeni bir askeri operasyonu için Rus ve İran tarafından yeşil olmasa da sarı ışık alabileceği yüksek sesle dile getiriliyordu.

Ancak zirve sonrası böyle bir imkanın doğmadığı Türk devlet adamlarının açıklamalarına da yansıdı. Sanırım bu noktada Türk tarafında belli bir hayal kırıklığı da ortaya çıktı. Zaten zirve sonrası yapılan ortak açıklama metni de Astana Süreci’nin Suriye sorununa bir çözüm getirmeyeceği yönündeki algıyı destekler mahiyetteydi. Yine de diplomasi kanallarının açık tutulmasını dikkate değer buluyorum.”

Türkiye için kritik viraj: Artan saldırılar ne anlama geliyor?

Türkiye için kritik viraj: Artan saldırılar ne anlama geliyor?

Türkiye için kritik viraj: Artan saldırılar ne anlama geliyor?

Türkiye için kritik viraj: Artan saldırılar ne anlama geliyor?

Türkiye için kritik viraj: Artan saldırılar ne anlama geliyor?

TRT

Yorumlar
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
SON DAKİKA

K.K.T.C Başbakan Yardımcılığı, Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanlığı Devlet Opera ve Bale Koordinasyon Merkezi25 Mart 2026 Çarşamba 00:08GÜNCEL

  • Cenapoğlu: “TAM PARTİ, Lefke’den Dipkarpaz’a kadar sokakları inletecek”Cenapoğlu: “TAM PARTİ, Lefke’den Dipkarpaz’a kadar sokakları inletecek”

    Toplumsal Adalet ve Mücadele Partisi (TAM PARTİ) Kurucu Üyesi ve Siyaset Bilimci Hakan Cenapoğlu, “TAM PARTİ, Lefke’den Dipkarpaz’a kadar sokakları inletecek.” dedi.

    Partiden yapılan açıklamaya göre Cenapoğlu, Ada Tv’de Cüneyt Oruç’un sorularını25 Mart 2026 Çarşamba 00:08GÜNCEL

  • İsrail gazetesi yazdı! ‘Gazze’deki Türk tuzağı, Tel Aviv için felaket’İsrail gazetesi yazdı! ‘Gazze’deki Türk tuzağı, Tel Aviv için felaket’

    İsrail gazetesi, varılan ateşkes sonrası Gazze’de enkazı kaldırma çalışması yapan buldozerlerde Türk bayraklarının yer almasına işaret ederek bunun Tel Aviv için ‘tam anlamıyla felaket niteliğinde bir stratejik başarısızlık’ olduğunu yazdı.25 Mart 2026 Çarşamba 00:08GÜNCEL


  • 24 Mart 2026 Salı 19:33GÜNCEL
  • İsrail’in serbest bıraktığı Filistinli esirlerin bir kısmı Gazze’ye ulaştıİsrail’in serbest bıraktığı Filistinli esirlerin bir kısmı Gazze’ye ulaştı

    İsrail’in esir takası anlaşmasının ilk aşaması kapsamında serbest bıraktığı Filistinli esirlerin bir kısmı Gazze Şeridi’ne ulaştı.

    Serbest bırakılan Filistinli esirler sağlık kontrolünden geçirilmek üzere Gazze Şeridi’nin güneyindeki Nasır Hastan23 Ekim 2025 Perşembe 14:48DÜNYA

  • Tufan Erhürman, Nergisli’de: Cumhurbaşkanlığı, özgürlüklerin bekçisi olacak!Tufan Erhürman, Nergisli’de: Cumhurbaşkanlığı, özgürlüklerin bekçisi olacak!

    Cumhurbaşkanı adayı Tufan Erhürman, Nergisli’de yaptığı konuşmada Cumhurbaşkanlığı vizyonunu anlatarak, “Çözüm iradesini yeniden dünyanın gündemine taşıyacağız, herkesin mülkiyette kendini güvende hissetmesi için çalışacağız” dedi.23 Mart 2026 Pazartesi 23:45GÜNCEL

  • Güzelyurt Hayvanları Koruma Derneği Başkanı Sarro: Hayvanlar seçim malzemesi yapılmamalıGüzelyurt Hayvanları Koruma Derneği Başkanı Sarro: Hayvanlar seçim malzemesi yapılmamalı

    Rana Sarro, kısırlaştırmaya önem verilmeyen makamların hayvanları seçim malzemesi yapmaya çalıştığını savunarak, Cumhurbaşkanı eşi Sibel Tatar’ın kısırlaştırma faaliyetlerine ilişkin ziyaretini eleştirdi ve sokak hayvanlarının korunmasının önemine dik22 Ekim 2025 Çarşamba 14:13GÜNCEL

  • Erkut Şahali: Tatar’ın görüşleri ilgi görmeyince, sanatçıların arkasına sığındılar!Erkut Şahali: Tatar’ın görüşleri ilgi görmeyince, sanatçıların arkasına sığındılar!

    CTP Genel Sekreteri Erkut Şahali, Meclis’ten geçen “İki devletli çözüm” kararının seçim hilesi olduğunu belirterek, bu durumun Ersin Tatar’ın seçimi kaybettiğinin açıkça gösterdiğini söyledi.23 Mart 2026 Pazartesi 23:45GÜNCEL