07 Kasım 2026
  • Lefkoşa12°C▼
  • Girne16°C
  • Mağusa13°C
  • İskele13°C
  • Güzelyurt10°C
  • Lefke12°C

SSCB’DE KIRIM’IN SESİ: CENGİZ DAĞCI

"Bize Tatar, Çerkez, Türkmen, Kazak, Özbek, Azer, Karakalpak, Çeçen, Uygur, Kabardı, Başkurt, Kırgız diyorlar. Bunlar hep yalan! Deniz parçalanmaz. Biz Türk-Tatarız" diyen Kırımlı yazar Cengiz Dağcı’yı, vefatının 11. yılında haberimizde anlattık

SSCB’de Kırım’ın sesi: Cengiz Dağcı

22 Eylül 2022 Perşembe 09:23

Cengiz Dağcı, 9 Mart 1919’da, Kırım’ın Gurzuf kentinde sekiz çocuklu bir ailenin 4’üncü çocuğu olarak dünyaya geldi. Ailesi 1923 yılında Gurzuf’tan Kızıltaş’a taşındı.

Dağcı 10 yaşındayken, 1929 yılının sonuna doğru Stalin’in Kırım Türklerini ata topraklarından sürmesine tanık oldu. Yurtlarından sebepsizce sürülen vatandaşlarının acılarına tanık olmak, Cengiz Dağcı’nın ruhunda derin izler bıraktı.

Babası tutuklandı

1930 yılında başlayan kolhoz (Rusya'da köylülerin ortak olarak çalıştıkları tarım işletmesi) neticesinde şahısların mülkiyet hakları ellerinden alındı. Cengiz Dağcı’nın babası kendi üzüm bağlarındaki asmaların yapraklarını ağlayarak öptüğü için tutuklandı. 3 ay hapis yatan baba serbest bırakılınca aile Akmescit’e taşındı.

Akmescit’te tahsiline devam eden Cengiz Dağcı, 1933-1934 yılları arasındaki kıtlığı yaşadı.

Edebiyat öğretmeni Akimova’nın yönlendirmesi ile 1936 yılında Gençlik Mecmuası’nda "Kış" ve "Kart-anay ve Eçkisi" isimli şiirleri çıkardı. Bu şiirleri "Söyleyin Duvarlar" ve "Sevdiğim Yalta" takip etti.

1937’de Akmescit Pedagoji Enstitüsü Tarih Fakültesi’ne giren Cengiz Dağcı bir yandan Kırım tarihini anlatan kitaplar okurken diğer yandan amcası sayesinde Ömer Seyfettin’in hikâyelerini keşfetti.

Savaşta Almanlara esir düştü

İkinci Dünya Savaşı dolayısıyla yaşıtları gibi askere çağrıldı. 1940’ın Aralık ayında Rus ordusuna katıldı.

Cengiz Dağcı, Ağustos 1941’de Almanlara esir düştü. Binlerce kader arkadaşıyla birlikte önce Ukrayna’da Kirovograd, 2 ay sonra da Uman esir kampına sevk edildi.

Uman esir kampında da açlık, aşırı soğuk, barınacak yer bulma, bit salgını, hastalık ve ölümle mücadele vardı.

Türkistan Lejyonu

Nisan 1942’de kendisini Nazilerin Müslüman esirlerden cephede yararlanmak amacıyla teşkil ettikleri Türkistan Lejyonu’nda buldu. Bu lejyondaki diğer Türk asıllı esirler gibi Cengiz Dağcı da Türkistan'ın bağımsızlığı için savaştığını zannetti.

Eylül 1942'de Almanlardan izin alarak Kırım’a ailesini ziyarete gitti. Bir hafta süren bu ziyaret sırasında ailesini de vatanını da son kez görmüş oldu.

Türkistan Lejyonu'na geri dönen Cengiz Dağcı’nın birliği, 1943 sonlarında Fransa’nın güneybatısına sevk edildi. Albi kasabasına vardıklarında Kırım’a dönmek istediğini söyledi ve isteği kabul edildi.

Varşova’da hayat arkadaşını buldu

Albi’den Varşova’ya gelen Cengiz Dağcı, Kırım yolu kapalı olduğu için Varşova’da beklemek zorunda kaldı.

1944’te Varşova’da hayat arkadaşı Regina ile tanıştı.

Savaşın Almanya’nın aleyhine değişmesi ve Rusların Polonya’ya doğru ilerlemesi Varşova’yı Cengiz Dağcı için tehlikeli hale getirdi.

Regina’nın yönlendirmesiyle Çestahova’ya giden Cengiz Dağcı, bir süre burada saklandı. Varşova’ya döndüğünde Regina’nın Radom’a gittiğini öğrendi.

Cengiz Dağcı, Frankfurt-Oder’e hareket ederek Tatar Millî Komitesi ile irtibat kurdu. Bir anlaşmazlık dolayısıyla Berlin’e giderek çalışmalarını Yaş Türkistan gazetesinde sürdürdü.

Mülteci kampına gönderildiler

Berlin’in bombalanması üzerine Cengiz Dağcı ve Regina, Şubat 1945’te Viyana’ya gitti. Viyana’dan trenle İnsburg’a gitmeye çabalarken Amerikan uçaklarının saldırısına uğradılar ve Regina kolundan yaralandı.

İsviçre’ye geçmek isteseler de Amerikalı askerler, onları diğer mültecilerle birlikte Avusturya’daki Landeck mülteci kampına götürdü.

Londra’ya yerleştiler

Cengiz ve Regina 18 Haziran 1945’te bu kampta evlendi ve bir kızları oldu. Dağcı ailesi önce İtalya’daki Barlette Kampı’na sonra da İngiltere’ye hareket etti.

1947 itibarıyla Londra’ya yerleşen Cengiz Dağcı lokantacılık yaparak hayatını kazandı. 1974’te Londra’da Wimbledon yakınlarındaki Southfields’e yerleşti.

13 Ocak 1998’de 53 yıllık hayat arkadaşı Regina hayatını kaybetti. Bu ölüm Dağcı’yı çok etkiledi ve eşinin ardından günlükler halinde kaleme aldığı duygularını, Regina adlı kitabında bir araya getirdi.

Dağcı, 2011’de gözlerini yumdu

Cengiz Dağcı, 22 Eylül 2011 tarihinde Southfields’te vefat etti. Vatan toprağı Kırım’dan ayrıldıktan sonra bir daha ata toprağına dönemeyen Dağcı’nın cenazesi, Türkiye hükümetinin girişimleriyle çocukluğunun geçtiği Kızıltaş köyünde defnedildi.

"Elhamdülillah Türküm, Müslümanım"

Cengiz Dağcı, Türkiye'ye hiç gelmediği halde romanlarını genellikle Türkiye Türkçesi ile yazdı.

Yazı hayatına şiirle başlayan Cengiz Dağcı, özellikle İkinci Dünya Savaşı öncesinde ve İkinci Dünya Savaşı sırasında kendi yaşadıklarından ve tanık olduğu olaylardan hareketle yazdığı romanları ve hatıra kitapları ile adını duyurdu.

Cengiz Dağcı, Sadık Turan’ın Hatıraları’nı, Varlık Yayınları’na Yaşar Nabi Nayır’a gönderdi.

Dağcı, Yaşar Nabi’ye gönderdiği ve hayatını anlattığı kısa notlarını şu cümleyle bitirdi:

"Elhamdülillah Türküm, Müslümanım ve bu notlarımda yazdığımın hepsinin de hakikat olduğuna yemin ederim."

Romanların başkahramanı: Sadık Turan

Yaşar Nabi eserin ön sözünde şunları demiştir:

"Cengiz Dağcı’nın romanı 2 büyük kısma ayrılıyor. İlk kısmını bu ciltte (Korkunç Yıllar) okuyacaksınız. İkinci kısım ise Yurdunu Kaybeden Adam adını taşıyor."

Yaşar Nabi, eserdeki dil sorunlarını giderdikten sonra 1956’da "Korkunç Yıllar" adıyla eseri yayımladı.

Cengiz Dağcı’nın Korkunç Yıllar ve Yurdunu Kaybeden Adam adlı romanlarının başkahramanının adının Sadık Turan olması son derece anlamlıdır.

Dil, din ve gönül birliği olan tüm Türklerin birleşmesinin önemine işaret ettiği bu romanlarının başkahramanı Türk birliği, Turan düşüncesine sadıktır.

"Deniz parçalanmaz. Biz Türk-Tatarız"

Cengiz Dağcı, Korkunç Yıllar romanında Kırım Türklerinin vatan topraklarına bağlılığını işledi ve romanında şu sözlere yer verdi:

"Bize Tatar diyorlar. Çerkez diyorlar. Türkmen diyorlar, Kazak diyorlar. Özbek diyorlar, Azer diyorlar, Karakalpak, Çeçen, Uygur, Kabardı, Başkırt, Kırgız diyorlar. Bunlar hep yalan! Deniz parçalanmaz. Biz Türk-Tatarız. Bunu senin kalbinin bildiği gibi, her Başkurt, her Kırgız, her Kazak’ın, Kırgız’ın da kalbi bilir. Kalbinin hisleriyle hareket et. Dünyanın boş hırslarına kapılma…"

[Cengiz Dağcı'nın Varlık Yayınları'ndan çıkan Korkunç Yıllar kitabının 4. baskısı-Haziran 1975 basımı]

Eserlerinde ne anlattı?

Cengiz Dağcı; Korkunç Yıllar, Onlar da İnsandı, Anneme Mektuplar, İhtiyar Savaşçı gibi eserlerinde komünist Rusya’nın hakimiyetine girmeden önceki huzurlu ve mutlu Kırım’dan bahsetti.

Sürgünleri, işsizliği, açlığı, şahsi mallara devlet adına el koymayı, Kiril alfabesini kullanma mecburiyetini getirerek dil birliğini ortadan kaldırmayı, dinî vecibelerin yerine getirilmesinin ve geleneklerin uygulanmasının yasaklanmasını, Rusların Kırım Türklerine uyguladıkları Ruslaştırma politikası ve soykırımı Cengiz Dağcı; Korkunç Yıllar, Onlar da İnsandı ve O Topraklar Bizimdi adlı romanlarında yazdı.

Eserleri:

Romanları: Ölüm ve Korku Günleri, Dönüş, Genç Temuçin, Badem Dalında Asılı Bebekler, Üşüyen Sokak, Anneme Mektuplar, Benim Gibi Biri, Yoldaşlar, Biz Beraber Geçtik Bu Yolu,

Hikayeleri: Bay Markus Burton’un Köpeği, Bay John Marple’ın Son Yolculuğu Oy Markus Oy!, Rüyalarda: Ana ve Küçük Alimcan.

Hatıraları: Hatıralarda Cengiz Dağcı, Regina, Yansılar I-IV, Ben ve İçimdeki Ben (Yansılardan Kalan 5)

Grafik: Nursel Cobuloğlu Çoban

SSCB’de Kırım’ın sesi: Cengiz Dağcı

SSCB’de Kırım’ın sesi: Cengiz Dağcı

SSCB’de Kırım’ın sesi: Cengiz Dağcı

TRT

Yorumlar
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Ozanköy’de dün meydana gelen olayda, 45 yaşındaki anne C.C, temizlik yaptığı sırada gerekli tedbirleri almadığı ve yanında bulunan oğlu 4 yaşındaki Erven Cello Kadak’ın evin bahçesindeki havuza düşerek hayatını kaybettiği belirtildi.05 Kasım 2026 Perşembe 15:53GÜNCEL

  • 2 naaşa daha ulaşıldı2 naaşa daha ulaşıldı

    Batık çevresindeki aramalarda iki naaşa ulaşıldı


  • Başbakanlık, batık çevresinde yürütülen dip arama çalışmalarında iki naaşa ulaşıldığını açıkladı. Açıklamaya göre, batığın yaklaşık 1.05 Kasım 2026 Perşembe 15:53GÜNCEL

  • Güzelyurt Sağlık Merkezi’nde sadece güvenlik varmışGüzelyurt Sağlık Merkezi’nde sadece güvenlik varmış

    06 Kasım 2026 Cuma 16:33GÜNCEL

  • İncirli: “CTP açık ara birinci partidir; seçimlerin tümüne hazırdır”İncirli: “CTP açık ara birinci partidir; seçimlerin tümüne hazırdır”

    Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Genel Başkanı Sıla Usar İncirli, seçimlerin tümüne hazır olduklarını belirterek, hedeflerinin, Kıbrıslı Türklerin kendi kurumlarını güvenle yönettiği, ekonomik ve toplumsal gücünü geliştirdiği ve dünyayla bütünleştiği bi06 Kasım 2026 Cuma 15:58KIBRIS

  • Her avukat güvenilir değildir!Her avukat güvenilir değildir!

    05 Kasım 2026 Perşembe 17:53GÜNCEL

  • Ölüme sürerken 259 insanın can güvenliği önceliğiniz değildi!Ölüme sürerken 259 insanın can güvenliği önceliğiniz değildi!

  • 05 Kasım 2026 Perşembe 17:53GÜNCEL

  • Belki bir kez daha Yaradan’ın hikmetini hatırlarız…Belki bir kez daha Yaradan’ın hikmetini hatırlarız…

    Rana Sarro yazdı 05 Kasım 2026 Perşembe 17:53GÜNCEL

  • Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Arıklı, alabora olan gemiyle ilgili iddiaların araştırılacağını söylediBayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Arıklı, alabora olan gemiyle ilgili iddiaların araştırılacağını söyledi

    Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı, Girne açıklarında yolcu gemisinin alabora olması sonucu 8 kişinin hayatını kaybettiği kaza hakkında yolcular tarafından dile getirilen iddiaların inceleneceğini ifade etti.26 Eylül 2026 Cumartesi 15:58GÜNCEL

  • Hemşireler ve Ebeler Birliği, feribot faciası sonrası görev yapan tüm sağlık çalışanlarına teşekkür ettiHemşireler ve Ebeler Birliği, feribot faciası sonrası görev yapan tüm sağlık çalışanlarına teşekkür etti

    Kıbrıs Türk Hemşireler ve Ebeler Birliği, dün yaşanan feribot faciasının, herkesin yüreğinde derin bir yara açtığını belirterek, bir umut için hastanelere koşan, bir can için denize açılan, ambulansıyla yola çıkan, acil ve diğer servislerde sabahlayan05 Kasım 2026 Perşembe 17:53GÜNCEL

  • GÜNCEL HABERLER


    Girne açıklarında yaşanan deniz felaketinin ardından05 Kasım 2026 Perşembe 17:53GÜNCEL
  • “Sorumluluk makamında oturanlar, artık bedel ödemeyi de bilmelidir”“Sorumluluk makamında oturanlar, artık bedel ödemeyi de bilmelidir”

    Kamusen Başkanı Metin Atan, “Sorumluluk makamında bulunan kişi, kendi görev alanında yaşanan böylesine büyük bir facianın ardından ortaya çıkan tablo karşısında siyasi bedel ödemeyi de bilmelidir” açıklamasında bulundu.26 Eylül 2026 Cumartesi 15:58GÜNCEL

  • Gemi kazasıyla ilgili iddialara yanıt verilmeliGemi kazasıyla ilgili iddialara yanıt verilmeli

    Yeni Kıbrıs Partisi, bir yolcu gemisinin bir yaz gününde limandan çıkışının hemen ardından su alıp yan yatmasının kader olamayacağını ve iddialara yanıt verilmesi gerektiğini kaydetti.26 Eylül 2026 Cumartesi 15:58GÜNCEL

  • Akpınar, gemi kazasıyla ilgili Cumhuriyet Meclisi Başkanlığı’na yazılı soru sunduAkpınar, gemi kazasıyla ilgili Cumhuriyet Meclisi Başkanlığı’na yazılı soru sundu

    Demokrat Parti Genel Sekreteri ve Girne Milletvekili Serhat Akpınar, gemi kazasıyla ilgili Cumhuriyet Meclisi Başkanlığı’na yazılı soru sundu.

    Akpınar, meydana gelen kazanın, yolcu taşımacılığında can güvenliği, teknik yeterlilik ve kamusal denet20 Eylül 2026 Pazar 15:28GÜNCEL

  • “Faciada ihmali bulunan herkesin makamına ve konumuna bakılmaksızın hesap vermesi gerek”“Faciada ihmali bulunan herkesin makamına ve konumuna bakılmaksızın hesap vermesi gerek”

    Hür İşçi Sendikaları Federasyonu (Hür-İş) ve Kamu İşçileri Sendikası (Kamu-İş) Başkanı Ahmet Serdaroğlu, feribot faciasının bağımsız, şeffaf ve eksiksiz biçimde soruşturulmasını istedi.31 Ağustos 2026 Pazartesi 13:58GÜNCEL

  • “Olayın tüm yönleriyle araştırılmasını ve sorumluların gereken en ağır cezayı almasını istiyoruz”“Olayın tüm yönleriyle araştırılmasını ve sorumluların gereken en ağır cezayı almasını istiyoruz”

    Türk-Sen Genel Başkanı Arslan Bıçaklı Girne açıklarında yaşanan gemi kazasıyla ilgili olayın tüm yönleriyle araştırılmasını ve sorumluların gereken en ağır cezayı almasını talep etti.20 Eylül 2026 Pazar 15:13GÜNCEL

  • “Gemi faciası ardından hava yolu bilet fiyatlarında yaşanan olağanüstü artış kabul edilemez”“Gemi faciası ardından hava yolu bilet fiyatlarında yaşanan olağanüstü artış kabul edilemez”

    Başbakan Yardımcısı Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu, Girne açıklarında yaşanan gemi faciası ardından hava yolu bilet fiyatlarında yaşanan olağanüstü artışın kabul edilemez olduğunu vurguladı.31 Ağustos 2026 Pazartesi 13:53GÜNCEL

  • Gemi kazası zanlıları aleyhine “tedbirsizlik ve dikkatsizlik sonucu ölüme sebebiyet verme” suçlaması getirildiGemi kazası zanlıları aleyhine “tedbirsizlik ve dikkatsizlik sonucu ölüme sebebiyet verme” suçlaması getirildi

    Girne açıklarında dün yaşanan ve sekiz kişinin hayatını kaybettiği gemi kazasıyla ilgili olarak bugün A.Ö., M.Ö., M.S., Z.Ö., M.G, S.E, K.K., V.H. ve R.İ. olmak üzere dokuz zanlı Girne Kaza Mahkemesi’ne çıkarıldı.31 Ağustos 2026 Pazartesi 13:53GÜNCEL

  • Özel, Başçeri ve Dinçyürek Nalbantoğlu Hastanesi’ni ziyaret ettiÖzel, Başçeri ve Dinçyürek Nalbantoğlu Hastanesi’ni ziyaret etti

    Sağlık Bakanı Hakan Dinçyürek, Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakan Yardımcısı Hacı Ali Özel ve TC Lefkoşa Büyükelçisi Ali Murat Başçeri Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi’ni ziyaret etti.31 Ağustos 2026 Pazartesi 13:53GÜNCEL

  • Deniz felaketinde kurtarılan 19 kişinin tedavisi sürüyorDeniz felaketinde kurtarılan 19 kişinin tedavisi sürüyor

    Girne-Taşucu seferini yapan yolcu gemisinin alabora olması sonucu meydana gelen deniz felaketinde yaralı olarak kurtarılanların birçoğu hastaneden taburcu oldu, 19 kişinin ise tedavisi sürüyor.31 Ağustos 2026 Pazartesi 13:48GÜNCEL