SİGARA DUMANI GEÇSE DE KANSER YAPICI ÖZELLİĞİNİ KORUYOR
Ev, kafe ya da restoran gibi kapalı ortamlarda içilen her bir sigaranın dumanı çevreye kanserojen etki yayıyor. İkinci el tütün dumanı da denilen pasif içiciliğin yanı sıra sigaranın yarattığı bir risk de ‘üçüncü el tütün dumanı’… Dumandan eşyaya ve havay

28 Mart 2023 Salı 13:13
Sigara, halk sağlığını tehdit eden faktörlerin başında geliyor. Kanser türlerinden kalp ve damar hastalıklarına, diyabetten solunum yolu hastalıklarına, gastrit, ülser gibi mide hastalıklarından diş ve diş eti hastalıklarına kadar çok sayıda rahatsızlığa neden olan sigara, erken ölüm risklerini de artırıyor. Dünya Sağlık Örgütü raporuna göre sigara tüm ölümlerin yaklaşık yüzde 18’i üzerinde de etkili...
Sigaranın zararı sadece içen kişiye etkisi ile sınırlı değil. Halk arasında bilinen tabiri ile pasif içicilik diğer bir tanımı ile ikinci el tütün dumanı toplum sağlığı açısından önemli bir risk. Yeşilay verilerine göre; yanan bir sigaradan çevreye yayılan duman, 50’si kanser yapıcı olan 4 bin kimyasal madde ve toksin içeriyor.
Bir sigara yaklaşık 12 dakika yanıyor, kişi sigarayı sadece 30 saniye içine çekiyor. Geri kalan dumanı ise çevredekiler soluyor. Çevreye yayılan sigara dumanı normal olarak içilen sigaradan 3 kat daha fazla nikotin, yüzde 70 daha fazla katran ve 2,5 kat fazla karbon monoksit içeriyor.
Bu korkutucu tablonun tehlikeli bir boyutu daha var. Ev, kafe ve restoran gibi kapalı ortamlarda yaşanan ancak toplum içinde çok da bilinmeyen bir yönü… ‘Üçüncü el tütün dumanı’… Üçüncü el tütün dumanının ne olduğunu, en çok kimleri tehdit ettiğini ve ne gibi acı sonuçlara yol açtığını Yeşilay Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Recep Erol Sezer ile konuştuk…
Üçüncü el tütün dumanı ne demek?
Kapalı bir ortamda sigara içildiğini düşünün. Sigara bittikten sonra pencere ya da kapı açıldı, ortam havalandırıldı, duman da kokusu da artık yok. Ama bu sizin gördüğünüz. İşin aslı ise öyle değil.
“Dumanda bulunan maddeler, ortamda bulunan yüzeylerdeki maddelere sinebiliyor. Sindikleri gibi tutunabiliyor. Tutundukları ve sindikleri yerlerde ya da havada bir süre asılı kalabiliyorlar” diyor Prof. Dr. Recep Erol Sezer. Sözlerine şöyle devam ediyor:
“Oralardayken birbirleriyle reaksiyona giriyorlar ya da o ortamda bulunan başka kimyasal maddelerle kolayca reaksiyona girip yeni maddeler yaratabiliyorlar. Yüzeylere sinen, tutunan ve tutunduktan sonra ortamdaki maddelerle girdikleri reaksiyonlar sonucu oluşan maddeler kümesi, üçüncü el tütün dumanını oluşturuyor. Bunlar yerlerinde durmuyorlar. Zaman zaman solunan havaya çıkıyor, parçacıklar olarak orada asılı kalıyor ya da yeniden yüzeylere tutunuyorlar. Bu şekilde sigara içilen ortamda birkaç ay zehirli maddelerin varlığının sürdüğünü biliyoruz.”
Prof. Dr. Recep Erol Sezer, sigara dumanının oluşturduğu hastalıkların içe çekilen dumanın oluşturduğu hastalıklarla benzer olduğunun altını çiziyor. “Tabii içe çekilen doz ve çevreden alınan doz genellikle birbiriyle aynı değil” diyor ve ekliyor:
“Sigara dumanını içine çeken daha fazla çekiyor. Yani 7 kişi sigara içtiği için ölüyorsa sigara içmeyenlerden bir kişi de ortamdaki duman nedeniyle ölüyor. Böyle düşündüğümüz zaman sigara salgınını sadece içenlerin hastalığı ve salgını değil herkesin salgını gibi düşünmemiz gerekir.”
Üçüncü el tütün dumanı en çok çocukları etkiliyor
Sigara dumanı içen içmeyen herkesi etkiliyor. Ancak bu etkiye en çok maruz kalanlar çocuklar. Prof. Dr. Sezer bu etkiyi ikinci el tütün dumanından başlayarak şöyle anlatıyor:
“İkinci el tütün dumanı hamilelikte solunduğu zaman erken doğumlara neden oluyor. Bebeklerde önemli sorunlara yol açabiliyor, yarık damak ya da yarık dudağa neden olabiliyor. Bebekler çevreden duman soludukları zaman, ani bebek ölümüyle karşı karşıya kalabiliyorlar. Çocuklukta orta kulak iltihapları olabiliyor. Astım, solunum yolu hastalıkları oluyor ve dumana maruz kalan çocukların akciğer fonksiyonları düşük kalıyor.
Üçüncü el tütün dumanında ise ikinci el dumandaki zehirlerin etkilerini görüyoruz. Fakat bunlardan birine özellikle değinmek istiyorum. O da nikotin. Nikotinin bağımlılık yapıcı özelliği çok yüksek. Aynı zamanda önemli bir zehir. Nikotin ortamda bulunan nitröz asit ile birleştiği zaman kanser yapıcı bir madde grubu oluşturuyor. Üçüncü el tütün dumanının kanser yapıcı etkisi hayvanlarda denendi ve kanser yapıcı etki gösterdiğini biliyoruz. Şimdi düşünürsek, içen kişi sigaradan bir miligram nikotin alıyor. Ama içtiği çevreye 8 miligram nikotin saçıyor. Bu nikotinin ortamda sürekli bulunduğunu düşünün. Yani yüzeylere tutunuyor. Tozlara tutunuyor. Çocuklar bu tozlara, yüzeylere devamlı değiyor. Elleriyle bunu alıyor ve ağızlarına götürüyorlar. Çocuklarda nikotin birikimi daha hızlı ve daha çabuk oluyor. Vücuttan atılım da daha geç oluyor.”
Prof. Dr. Sezer nikotinin yanı sıra ortamlarda bulunan bir diğer kimyasal madde için de uyarıda bulunuyor. O da ozon. Ozonun nikotin ile ilişkiye girdiği zaman zehirli aldehitler denen çok küçük parçacıklar oluştuğunu söylüyor. Bunların iltihap ve kanser yapıcı özellik taşıyan partiküller olduğunu belirtiyor.
Üçüncü el tütün dumanında en büyük risk evlerde
Üçüncü el tütün dumanı sigara içilen her yerde birikiyor. Ancak evlerde birikmesi en korkutucu olanı. Çünkü sigara kullanmayanlar da sigaradan kaynaklı kimyasallara maruz kalıyor. Prof. Dr. Sezer üçüncü el tütün dumanının ev ortamında çocuklara etkisini şu sözlerle anlatıyor:
“Çocuklar evlerde emekliyorlar, zemine dokunuyorlar, o evlerde yaşıyorlar. Örneğin; sigara içilen bir evde herkes içmeyi bıraktıktan bir hafta sonra taze yastık kılıfları yerleştirilmiş ve yastık kılıflarında biriken nikotin üç hafta boyunca izlenmiş. Sıfır yastık kılıfı, nikotin yok. Buna rağmen kılıfların üç hafta içerisinde önemli bir nikotin birikimi sağladığı görülüyor. Demek ki bu nereden geliyor? Ev içinde birikmiş, yayılmış, saçılmış olan nikotin ortama çıkıyor. Ortamdaki maddelere gidiyor. Çocuklar bunlara maruz kalacak. Demek ki çocukları kanserden korumanın ya da hastalıktan korumanın önemli yollarından birisi evleri sigarasızlaştırmak.”
Prof. Dr. Sezer’e göre evlerden sonra gelen risk alanlar, kapalı bölümlerinde sigara içilmesine izin verilen kafe ve restoranlar…
“İkinci el tütün dumanı ve ona bağlı üçüncü el tütün dumanının en fazla bulunacağı ortamları söylerken kafeleri, restoranları da belirtmeliyiz. Sigara salgınını körükleyen kafe ve restoranlar iki türlü işlev görüyor. Bir tanesi ikinci el tütün dumanı ve üçüncü el tütün dumanı yaratarak bunlara maruz kalmayı sağlıyorlar. İkincisi bu mekanlar insanların bir araya geldikleri yerler. Keyif ve güzel beraberliklere sigaranın eşlik etmesi çocuklar tarafından hayatın normal bir unsuru gibi algılanıyor, sigaraya başlamanın önemli bir nedeni oluyor. Özendirici bir durum oluşuyor.”
Üçüncü el tütün dumanı önlenebilir mi?
Daha önce duman altı olmuş bir ortamın sigaranın zehirli etkisinden bildiğimiz yöntemlerle temizlenmesi pek mümkün değil. Prof. Dr. Recep Erol Sezer’e göre sigara içilen bir yerin kendisini temizlemesi, kalan maddelerin orada tükenmesi, o ortamda hiç sigara içilmezse, 2 ila 3 aylık bir süre alır.
“Tabiat bu işi yavaş yavaş yani kendi kendine yapmaya çalışıyor. Kendi kendine yaptığı zamanda bu uzun bir süre alıyor. Yani üçüncü el dumanı uzun süre devam eden bir maruziyet. İçme eğer devam ediyorsa daima oluyor. Kimyasalların etkisi ev temizliği ile de geçmiyor.”
Sigara kullanan pek çok ebeveyn, evde çocuklarına zarar gelmemesi adına balkonda ya da pencerede sigara içiyor. Prof. Dr. Sezer bunun aslında çok da koruyucu bir önlem olmadığını anlatıyor.
“Bazı insanlar evlerinde dikkat ederek sigarayı içmeyi seçiyorlar. Yani çocuğun bulunduğu odada içmemek gibi. Hiç içmemeyle karşılaştırtıldığında, bu şekilde dikkatli içse dahi 5 ila 7 kat daha fazla toksik madde birikimi oluyor üçüncü el tütün dumanında. Dikkat yeterli değil.”
Grafik: Nursel Cobuloğlu






TRT
GALERİLER
16 Eylül 2026 Çarşamba 15:13GÜNCEL
Belki bir kez daha Yaradan’ın hikmetini hatırlarız…Rana Sarro yazdı 16 Eylül 2026 Çarşamba 15:13GÜNCEL
Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Arıklı, alabora olan gemiyle ilgili iddiaların araştırılacağını söylediBayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı, Girne açıklarında yolcu gemisinin alabora olması sonucu 8 kişinin hayatını kaybettiği kaza hakkında yolcular tarafından dile getirilen iddiaların inceleneceğini ifade etti.16 Eylül 2026 Çarşamba 15:13GÜNCEL
Hemşireler ve Ebeler Birliği, feribot faciası sonrası görev yapan tüm sağlık çalışanlarına teşekkür ettiKıbrıs Türk Hemşireler ve Ebeler Birliği, dün yaşanan feribot faciasının, herkesin yüreğinde derin bir yara açtığını belirterek, bir umut için hastanelere koşan, bir can için denize açılan, ambulansıyla yola çıkan, acil ve diğer servislerde sabahlayan16 Eylül 2026 Çarşamba 15:13GÜNCEL
Gemi kazasında kayıp olan 18 vatandaş için arama kurtarma çalışmaları ikinci günündeGirne-Taşucu seferini yapan yolcu gemisinin alabora olması sonucu meydana gelen deniz felaketinin ardından, kayıp 18 kişiyi arama kurtarma çalışmaları ikinci gününde devam ediyor.
Girne açıklarında yaşanan deniz felaketinin ardından16 Eylül 2026 Çarşamba 15:13GÜNCEL
“Sorumluluk makamında oturanlar, artık bedel ödemeyi de bilmelidir”Kamusen Başkanı Metin Atan, “Sorumluluk makamında bulunan kişi, kendi görev alanında yaşanan böylesine büyük bir facianın ardından ortaya çıkan tablo karşısında siyasi bedel ödemeyi de bilmelidir” açıklamasında bulundu.16 Eylül 2026 Çarşamba 15:13GÜNCEL
Gemi kazasıyla ilgili iddialara yanıt verilmeliYeni Kıbrıs Partisi, bir yolcu gemisinin bir yaz gününde limandan çıkışının hemen ardından su alıp yan yatmasının kader olamayacağını ve iddialara yanıt verilmesi gerektiğini kaydetti.16 Eylül 2026 Çarşamba 15:13GÜNCEL
Akpınar, gemi kazasıyla ilgili Cumhuriyet Meclisi Başkanlığı’na yazılı soru sunduDemokrat Parti Genel Sekreteri ve Girne Milletvekili Serhat Akpınar, gemi kazasıyla ilgili Cumhuriyet Meclisi Başkanlığı’na yazılı soru sundu.
Akpınar, meydana gelen kazanın, yolcu taşımacılığında can güvenliği, teknik yeterlilik ve kamusal denet16 Eylül 2026 Çarşamba 15:13GÜNCEL
“Faciada ihmali bulunan herkesin makamına ve konumuna bakılmaksızın hesap vermesi gerek”Hür İşçi Sendikaları Federasyonu (Hür-İş) ve Kamu İşçileri Sendikası (Kamu-İş) Başkanı Ahmet Serdaroğlu, feribot faciasının bağımsız, şeffaf ve eksiksiz biçimde soruşturulmasını istedi.31 Ağustos 2026 Pazartesi 13:58GÜNCEL



































Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.