ÖZEL TEMSİLCİ OLGUN: ŞARTLAR KIBRIS’TA FEDERAL BİR ORTAKLIĞIN GERÇEKLEŞTİRİLMESİNİ VE GERÇEKLEŞTİRİLSE BİLE YAŞAYABİLİRLİĞİNİ ŞÜPHELİ KILIYOR
Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın Özel Temsilcisi M. Ergün Olgun, Kıbrıs’ta şartların federal bir ortaklığın gerçekleştirilmesini , gerçekleştirilse bile yaşayabilirliğini şüpheli kıldığını ifade etti.

01 Eylül 2022 Perşembe 15:18
Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın Özel Temsilcisi M. Ergün Olgun, Kıbrıs’ta şartların federal bir ortaklığın gerçekleştirilmesini , gerçekleştirilse bile yaşayabilirliğini şüpheli kıldığını ifade etti.
Özel Temsilci Olgun, “Adamızda ve bölgemizde gerçek barış, istikrar ve iş birliği için Kıbrıs Rum tarafını tarafların müktesep eşitliklerine dayalı bu gerçekçi ve yapıcı hedefi gerçekleştirmek için masaya davet ediyoruz.” dedi.
Olgun yaptığı yazılı açıklamada, Rum lider Nikos Anastasiadis’in 1955 yılından beri yaşananlar ve 50 yıldan fazladır sürdürülen başarısız müzakereler sonunda hala Kıbrıs Türk tarafının müktesep eşitliğini “siyasi eşitlik talebi” olarak sunmaya çalışmasının ve siyasi eşitliğin uygulanması halinde bunun siyasi eşitsizlik yaratacağını ileri sürmesinin Kıbrıs’ta neden federal bir ortaklığın gerçekleştirilemeyeceğinin ve bunun sürdürülebilir olamayacağının kanıtı olduğunu belirtti.
Anastasiadis’in bu ifadesinin sözde federasyon adı altında nasıl hegemonyacı bir hedefe ulaşmak istediklerinin de göstergesi olduğunu vurgulayan Olgun şöyle devam etti:
“Kıbrıs Türk ve Kıbrıs Rum halklarının müktesep eşitliği tartışma konusu değildir. İngiliz Koloni İdaresi döneminde, 1956 ve 1958 yıllarında iki kez İngiliz Başbakan ve Dışişleri Bakanı Parlamentoda her iki toplumun da ayrı ayrı kendi geleceğini tayin etme hakkı bulunduğu gerçeğini teyit etmiş, bu gerçek 1960 Antlaşmalarına yansıtılarak iki tarafın eşit kurucu ortağı olduğu ortaklık Kıbrıs Cumhuriyeti kurulmuştur. Kıbrıs Türk halkının müktesep eşitliğini hala bir talep olarak yansıtma gayreti en hafif tabiriyle saygısızlıktır ve hem Rum/Yunan halkını hem de uluslararası camiayı yanıltmaya ve şartlandırmaya yöneliktir.
Kıbrıs Rum tarafı Aralık 1963 yılında şiddet yoluyla ortaklık Kıbrıs Cumhuriyeti yönetimini işgal edip bunu uluslararası antlaşmalar ve anayasaya aykırı bir şekilde yüzde yüz bir Rum/Helen yönetimine dönüştürdükten sonra kendilerine göre tarihsel tutkularını tatmin etmiş ve kendi başlarına karar verebilecekleri bir yönetim kurmuşlardır. Rum halkının genelinde, varmış oldukları bu kendi başlarına buyruk olma/karar verme noktasından geri adım atabileceklerini gösteren bir işaret veya dinamik mevcut değildir.
Bu olgular ve bunların doğurduğu zorunluluk karşısında Kıbrıs Türk tarafı da kendi bağımsız ve egemen devletini kurmuştur.”
Farklı kimliklere sahip müktesep eşit taraflar arasında kurulan siyasi ortaklık modellerinin mutabakat esaslı karar alınmasını gerektirdiğine işaret eden Olgun, “Özellikle ikili siyasi ortaklıklar için bu bir zorunluluktur, nitekim 1960 ortaklık Kıbrıs Cumhuriyetinde de bu zorunluluk gözetilmiştir. Bu tür siyasi ortaklıklarda karar almanın gerekleri ile üniter devletlerdeki çoğunluğa dayalı karar alma yöntemi farklıdır. Ancak, adayı bir Helen adası ve kendilerini daha fazla hak sahibi gördükleri için Rum tarafı, sayısal üstünlüklerini de bahane ederek çoğunlukçu (yani üniter devletlere özgü) bir karar alma mekanizmasını Kıbrıs Türk tarafına dayatmaya çalışmakta, mutabakat esaslı karar alınmasını abes bir şekilde eşitsizlik olarak tanımlamaktadır. Bu üstünlük arayışının dışa vurulmasından başka bir şey değildir.” dedi
Rum halkının nerede ise DNA’sına girmiş olan bu üstünlük saplantısı koşullarında Rum tarafı ile Kıbrıs’ta federasyona dayalı siyasi bir ortaklığın kurulup yaşatılmasının mümkün olmadığını kaydeden Olgun, farklı kimliklerden oluşan ikili federal ortaklıkların zaten yaşatılması en zor olan siyasi ortaklıklar” olduğunu ifade etti.
King’s University College’de (Ontario, Kanada) Siyaset Bilimi profesörleri Tözün Bahçeli (aslen Kıbrıslı Türk) ve Sid Noel’in Kıbrıs’ta bir federal ortaklığın uygulanabilir olup olmadığı üzerine (The Quest for a Political Settlement in Cyprus: Is a Dyadic Federation Viable?) bilimsel bir çalışma yaptıklarına değinen Olgun, bu çalışmada ikili federasyonların başarılı şekilde çalışmasını zorlaştıran içsel kusurları olduğunun ve çatışma geçmişi olan Kıbrıs’taki iki taraf bir şekilde böyle bir birlik kurmaya ikna edilse bile bunun bir hükümet sistemi olarak uygulanabilir olmayacağının altını çizdiğini ifade etti.
Olgun, “Denendikleri yerlerde kırılgan, uygulamada işlevsiz ve çoğu zaman kısa ömürlü olduğu belirtilen ikili federasyonların siyasi çıkmaz ve ardından dağılma ile sonuçlandığı belirtilmekte, bunların örnekleri verilmektedir. Verilen örnekler arasında dağılan Pakistan-Bangladeş, Malaya-Singapur, Çekoslovakya, Sırbistan-Karadağ ortaklıkları yer almakta, devam etmekte olan Bosna Hersek’in varlığının uluslararası baskı nedeniyle ayakta durduğu, Belçika’nın ise ikili federasyonlardan farklı olarak üçüncü bölge Brüksel’i barındırmasına rağmen sürekli olarak dağılma riski ile karşı karşıya olduğu ifade edilmektedir” ifadelerini kullandı.
Olgun, Bahçeli ve Noel’in çalışmalarında, Kıbrıs’ta olduğu gibi taraflar arasında ciddi siyasi ve ekonomik güç dengesizliği olan durumlarda federal ortaklıkların dağılma riskinin çok daha yüksek olduğuna da işaret ettiklerini belirterek, Bahçeli ve Noel’in ayrıca Kıbrıs sorununun çok katmanlı olduğuna (toplumsal, ulusal ve uluslararası boyutları); bunun sorunun çözümünü daha da karmaşık hale getirdiğine; yukarıdakiler yanında Kıbrıs’ta iki tarafı ortaklığa zorlayacak güçlü nedenler bulunmadığına; federal ortaklığın her iki tarafta da ancak ikinci tercih olduğuna; diğer olumsuzluklarla bunlar da birleştiği zaman Kıbrıs’ta bir federasyonun kurulmasını ve yaşatılmasını pek olası görmediklerine işaret ettiğinin altını çizdi.
Olgun açıklamasını şöyle tamamladı:
“Yukarıdaki şartlar Kıbrıs’ta federal bir ortaklığın gerçekleştirilmesini ve gerçekleştirilse bile yaşayabilirliğini şüpheli kılmaktadır. Bütün bunları göz önünde bulundurarak Kıbrıs Türk Tarafı Kıbrıs’ta iki taraf arasında kurumsal iş birliğini de öngören rasyonel ve pragmatik yeni bir çıkış yolu, vizyon ortaya koymuştur. Bu vizyon hiçbir tarafa üstünlük imkanı bırakmayacak şekilde mevcut iki devletin egemen eşitlikleri ve eşit uluslararası statüleri zemininde kurumsal iş birliğine dayalı bir uzlaşı öngörmektedir.
Adamızda ve bölgemizde gerçek barış, istikrar ve iş birliği için Kıbrıs Rum tarafını tarafların müktesep eşitliklerine dayalı bu gerçekçi ve yapıcı hedefi gerçekleştirmek için masaya davet ediyoruz.”
GALERİLER
Güzelyurt Sağlık Merkezi’nde sadece güvenlik varmış
İncirli: “CTP açık ara birinci partidir; seçimlerin tümüne hazırdır”Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Genel Başkanı Sıla Usar İncirli, seçimlerin tümüne hazır olduklarını belirterek, hedeflerinin, Kıbrıslı Türklerin kendi kurumlarını güvenle yönettiği, ekonomik ve toplumsal gücünü geliştirdiği ve dünyayla bütünleştiği bi23 Eylül 2026 Çarşamba 13:58KIBRIS
Her avukat güvenilir değildir!
Ölüme sürerken 259 insanın can güvenliği önceliğiniz değildi!
24 Eylül 2026 Perşembe 15:48GÜNCEL
Belki bir kez daha Yaradan’ın hikmetini hatırlarız…Rana Sarro yazdı 24 Eylül 2026 Perşembe 15:48GÜNCEL
Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Arıklı, alabora olan gemiyle ilgili iddiaların araştırılacağını söylediBayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı, Girne açıklarında yolcu gemisinin alabora olması sonucu 8 kişinin hayatını kaybettiği kaza hakkında yolcular tarafından dile getirilen iddiaların inceleneceğini ifade etti.24 Eylül 2026 Perşembe 15:48GÜNCEL
Hemşireler ve Ebeler Birliği, feribot faciası sonrası görev yapan tüm sağlık çalışanlarına teşekkür ettiKıbrıs Türk Hemşireler ve Ebeler Birliği, dün yaşanan feribot faciasının, herkesin yüreğinde derin bir yara açtığını belirterek, bir umut için hastanelere koşan, bir can için denize açılan, ambulansıyla yola çıkan, acil ve diğer servislerde sabahlayan24 Eylül 2026 Perşembe 15:48GÜNCEL
Gemi kazasında kayıp olan 18 vatandaş için arama kurtarma çalışmaları ikinci günündeGirne-Taşucu seferini yapan yolcu gemisinin alabora olması sonucu meydana gelen deniz felaketinin ardından, kayıp 18 kişiyi arama kurtarma çalışmaları ikinci gününde devam ediyor.
Girne açıklarında yaşanan deniz felaketinin ardından24 Eylül 2026 Perşembe 15:48GÜNCEL
“Sorumluluk makamında oturanlar, artık bedel ödemeyi de bilmelidir”Kamusen Başkanı Metin Atan, “Sorumluluk makamında bulunan kişi, kendi görev alanında yaşanan böylesine büyük bir facianın ardından ortaya çıkan tablo karşısında siyasi bedel ödemeyi de bilmelidir” açıklamasında bulundu.24 Eylül 2026 Perşembe 15:48GÜNCEL
Gemi kazasıyla ilgili iddialara yanıt verilmeliYeni Kıbrıs Partisi, bir yolcu gemisinin bir yaz gününde limandan çıkışının hemen ardından su alıp yan yatmasının kader olamayacağını ve iddialara yanıt verilmesi gerektiğini kaydetti.24 Eylül 2026 Perşembe 15:48GÜNCEL

































Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.