OSMANLI KUMAŞLARI YENİDEN İLGİ ODAĞI
Tüm zamanların en parlak kumaşlarından biri olarak bilinen Gaziantep’e özgü “kutnu”nun dünyaca ünlü moda devleri tarafından fark edilmesi, Osmanlı kumaşlarını yeniden gündeme taşıdı. Kutnu ve Osmanlı kumaşlarının yolculuğunu anlattık.

05 Ağustos 2022 Cuma 11:23
Dünyaca ünlü lüks bir giyim markası, Gaziantep’e özgü kutnu kumaşını Paris Moda Haftası’nda podyuma taşıdı. Unutulmaya yüz tutmuş kumaş podyumda epey ilgi gördü ve markanın 2023 ilkbahar - yaz koleksiyonunda kendine yer buldu. Peki unuttuğumuz, bilmediğimiz veya üzerinde durmadığımız bu kumaşların tarihini merak ediyor musunuz?
Dokuma kumaşların geçmişi
Geçmişte moda olan giyim stilleri, desenler veya kumaşlar modacılar tarafından tekrar kullanılarak günümüze uyarlanabiliyor. Kutnu kumaşı da 14'ncü yüzyıldan gelerek günümüze hareketli bir giriş yaptı.
Süleyman Demirel Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Geleneksel Türk Sanatları Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mustafa Genç, dokuma kumaşların önemini, geçmişteki kullanımını ve bugün geldiği noktayı anlatıyor:
“Dokuma kumaşlar geçmişte ihtiyaçlar için kişinin ekonomik düzeyine uygun malzeme ile dokunmuştur. Sanayi devrimi ile birlikte seri üretime geçilmiş ve el dokuma kumaşlar önemini kaybetmiş. Bu dokumaların önemi geçmiş dönemin malzeme, tasarım ve teknik özelliklerini göstermesi. Günümüzde geçmiş örneklerden esinlenerek modernini üreterek bugünün modasına yön verebiliriz. Geçmişe ait kumaşları müzelerde korumak ve bu örnekleri bugün de yaşatabilmek önemli.”
Modern tasarımlarlar geçmişin esintilerini taşıyor
16'ncı yüzyılda modanın başkenti İstanbul’du. Bugün o dönem örneklerinden esinlenerek günümüzün modern tasarımlarını yapılabiliyor. Doç. Dr. Genç de, döneme ait kumaşların zenginliğinden faydalanarak modaya sağladığı katkıyı açıklıyor:
“Osmanlı döneminde ister dokunduğu şehre, ister tekniğine isterse de dokuma malzemesine göre baktığımızda yüzlerce kumaş örneği var. Sadece Osmanlı dönemine ait bir yöresel kumaştan yola çıkarak bile moda sektörüne katkılar sağlanabilir. Yüzlerce farklı malzeme ve teknikteki kumaşlar yeniden güncellenerek üretildiğinde Türk ve Dünya modasına çok ciddi katkılar sağlanabilir. Bu örneklerden yola çıkarak çok modern tasarımlar yapılabilir.”
Anadolu Selçukluları ve Beylikleri devri dokumaları, Osmanlı dokuma sanatı üzerinde oldukça etkili. Doç. Dr. Genç, Osmanlı dönemine ait yüzlerce kumaş örneği olduğunu söylüyor:
“Kumaşlar dokundukları şehre göre; Halep kumaşı, Bursa kumaşı gibi, kullanıldıkları yere göre; Trablus kuşağı, Konya sevaisi gibi, şahıs isimlerine göre; Hacı Ali bezi, Bakkaloğlu işi, Selimiye gibi adlar almışlardır. Tekniklerine göre adlandırılanlar çoğunlukta olup başlıcaları; kadife, çatma, kemha, seraser, atlas, canfes ve kutnu’dur. Renk sayısına göre adlandırılanlar; serenk, heftrenk, desenine göre adlandırılanlar ise; gülistanî, çınarlı, benekli gibi kumaşlardır.”
Osmanlı'da kumaş ve dokumacılığın en parlak dönemi 16'ncı yüzyıl
Osmanlı döneminde dokuma işini en iyi noktaya taşıyabilmek için kumaşlar üzerinde oldukça özenli bir çalışma sürdürülüyordu. Öyle ki Doç. Dr. Mustafa Genç lonca örgütleri arasında en kalabalık olanı dokumacılardı diye anlatıyor:
“Türk kumaşları ince, karakteristik muntazam desen anlayışına ve mükemmel dokuma tekniğine 15'nci yüzyılda ulaştı. Topkapı Sarayı arşivinde bulunan ‘Ehl-i Hiref’ defterlerine göre dönemin lonca örgütleri içerisinde en kalabalık olanı dokumacılardı.”
Dokumacılık ve kumaşlar üzerine süren hummalı çalışmalar meyvesini verdiğinde 16'ncı yüzyıla girilmişti. Osmanlı himayesindeki birçok şehir dokuma merkezi haline gelmişti. O şehirleri Doç. Dr. Genç şöyle anlatıyor:
“Osmanlı kumaş dokumacılığının en parlak dönemi 16'ncı yüzyıldır. Bursa, İstanbul, Bilecik, Denizli, Kastamonu, Ankara, Amasya, Karaman gibi şehirler tam bir dokuma merkezi haline dönüşmüştü. Osmanlı, ekonomi ve sanatta en güçlü dönemine bu asırda ulaştı. Kumaşların ve desenlerin en zengini bu devirde dokunmuştur. Lale, karanfil, sümbül, çınar yaprakları, bahar dalları, narçiçekleri ve narlar, kıvrık dallar arasında hançer yaprakları 16'ncı yüzyılın en çok sevilen ve sık kullanılan motifleridir. Bu tür natüralist çiçeklerin dış kontürlerinin belirgin olarak çizilmesi ise Osmanlı kumaş desenlerini diğer ülke kumaşlarından ayıran en belirgin özelliktir.”
Unutulmaya yüz tutmuş Osmanlı kumaşları
Genç, kutnu kumaşı gibi yeniden moda olabilecek, unutulmaya yüz tutmuş, nadide kumaşlardan bazılarını da şu şekilde sıralıyor:
“Aslında çok fazla kumaş örneği var. Bunlar; Abanî, Kadife, Çatma, Kemha, Atlas, Canfes, Gezi, Canfes, Selimiye, Şib, Serenk, Savaî, Zerbaft ve Seraser gibi saray kumaşlarının yanı sıra Alaca, bürümcük, buldan, meydaniye, bogasi, kirpas, meydaniye, şalşepik, şal, Türk ipeklisi ve Ehram sayılabilir.”
Öne çıkan kumaşların bazılarının özellikleri de şöyle;
Çatma: Kadifenin bir cinsi olan çatma, kabartma deseniyle dikkat çeker. Çatma kumaşı kadifeden ayıran özellik, zemine oranla süsleme havının yüksek oluşudur. 15'nci yüzyılın kumaşlarında görülen en önemli motif pars beneği ve kaplan postu motifidir. Çintemani ve kaplan postu motifi, çatma kumaşlarda yoğun olarak kullanılmıştır. Bursa, Bilecik ve Üsküdar çatmaları dünyaca ün yapmıştır.
Kadife: Osmanlı’da en çok kullanılan kumaş türlerinden biri. Çözgüsü ipek, atkısı ipek ya da pamuktan olan havlı dokumaya sahip. Kadife tekniği, çok eski ve karışık bir teknik. Kadife dokumacılığının en önemli merkezi Bursa'ydı.
Selimiye: 18'nci yüzyılda 3'ncü Selim’in, Üsküdar’da kurdurduğu atölyeler, dokumacılığı canlandırdı. Daha sonra burada dokunan kumaşlar “Selimiye” adıyla anılmaya başlandı. Dönemin kumaşlarında yollar oluşturan buket çiçekler, serpme motifler, geometrik düzenlemeler desen olarak sıkça görülüyordu. Yolları ayıran küçük kutulu ince şeritler, bu kumaşın ayırt edici özelliğidir.
Abanî: İpekli kalın bir kumaş olan abanî, üzerine safran sarısı dallar işlenmiş, açık sarı ya da beyaz renklidir. Hindistan ve Halep’ten getirilen abani, Bursa ve İstanbul’da dokunurdu. Sarığın yanı sıra, kumaş perde, yorgan yüzü, başörtüsü, bohça, kundak, sarık bezi ve kadın giysi yapımında da sıkça kullanıldı.





TRT
GALERİLER
16 Eylül 2026 Çarşamba 15:13GÜNCEL
Belki bir kez daha Yaradan’ın hikmetini hatırlarız…Rana Sarro yazdı 16 Eylül 2026 Çarşamba 15:13GÜNCEL
Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Arıklı, alabora olan gemiyle ilgili iddiaların araştırılacağını söylediBayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı, Girne açıklarında yolcu gemisinin alabora olması sonucu 8 kişinin hayatını kaybettiği kaza hakkında yolcular tarafından dile getirilen iddiaların inceleneceğini ifade etti.16 Eylül 2026 Çarşamba 15:13GÜNCEL
Hemşireler ve Ebeler Birliği, feribot faciası sonrası görev yapan tüm sağlık çalışanlarına teşekkür ettiKıbrıs Türk Hemşireler ve Ebeler Birliği, dün yaşanan feribot faciasının, herkesin yüreğinde derin bir yara açtığını belirterek, bir umut için hastanelere koşan, bir can için denize açılan, ambulansıyla yola çıkan, acil ve diğer servislerde sabahlayan16 Eylül 2026 Çarşamba 15:13GÜNCEL
Gemi kazasında kayıp olan 18 vatandaş için arama kurtarma çalışmaları ikinci günündeGirne-Taşucu seferini yapan yolcu gemisinin alabora olması sonucu meydana gelen deniz felaketinin ardından, kayıp 18 kişiyi arama kurtarma çalışmaları ikinci gününde devam ediyor.
Girne açıklarında yaşanan deniz felaketinin ardından16 Eylül 2026 Çarşamba 15:13GÜNCEL
“Sorumluluk makamında oturanlar, artık bedel ödemeyi de bilmelidir”Kamusen Başkanı Metin Atan, “Sorumluluk makamında bulunan kişi, kendi görev alanında yaşanan böylesine büyük bir facianın ardından ortaya çıkan tablo karşısında siyasi bedel ödemeyi de bilmelidir” açıklamasında bulundu.16 Eylül 2026 Çarşamba 15:13GÜNCEL
Gemi kazasıyla ilgili iddialara yanıt verilmeliYeni Kıbrıs Partisi, bir yolcu gemisinin bir yaz gününde limandan çıkışının hemen ardından su alıp yan yatmasının kader olamayacağını ve iddialara yanıt verilmesi gerektiğini kaydetti.16 Eylül 2026 Çarşamba 15:13GÜNCEL
Akpınar, gemi kazasıyla ilgili Cumhuriyet Meclisi Başkanlığı’na yazılı soru sunduDemokrat Parti Genel Sekreteri ve Girne Milletvekili Serhat Akpınar, gemi kazasıyla ilgili Cumhuriyet Meclisi Başkanlığı’na yazılı soru sundu.
Akpınar, meydana gelen kazanın, yolcu taşımacılığında can güvenliği, teknik yeterlilik ve kamusal denet16 Eylül 2026 Çarşamba 15:13GÜNCEL
“Faciada ihmali bulunan herkesin makamına ve konumuna bakılmaksızın hesap vermesi gerek”Hür İşçi Sendikaları Federasyonu (Hür-İş) ve Kamu İşçileri Sendikası (Kamu-İş) Başkanı Ahmet Serdaroğlu, feribot faciasının bağımsız, şeffaf ve eksiksiz biçimde soruşturulmasını istedi.31 Ağustos 2026 Pazartesi 13:58GÜNCEL



































Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.