ORTAOKUL ÇOCUKLARI ÜZERİNDEN BÖYLE İNANÇ ÖZGÜRLÜĞÜ OLMAZ!
Rana Sarro yazdı…Geçtiğimiz gün, “size ne çocukların saçından” diye bir yazı yazmıştım. Dini özgürlüklerin önünün, ancak başörtüsü ile yaşamayı tercih eden kadınlarımızın da meclise gönderilmesiyle açılabileceği yönündeki fikrimi belirtmiştim.

06 Ekim 2025 Pazartesi 17:43
Rana Sarro yazdı…
Geçtiğimiz gün, “size ne çocukların saçından” diye bir yazı yazmıştım. Dini özgürlüklerin önünün, ancak başörtüsü ile yaşamayı tercih eden kadınlarımızın da meclise gönderilmesiyle açılabileceği yönündeki fikrimi belirtmiştim.
Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilen ve yasal zemine oturtularak, okullara dayatılması düşünülen, başörtüsü yasağının kaldırılması ile ilgili ülkede yaşanan fikir karmaşaları konusunda fikrimi belirtmek isterim.
Gelen yorumlar üzerine konuyu açmak isterim. Bana göre namus; saç örtmekle gösterilmez, vicdan ile merhamet ile hanımefendilik ve tavırlar ile yaşam biçimi ile gösterilir. Adaplı giyim tarzı ile gösterilir. Cennet de saç örtmekle kazanılmaz kanımca.
Öyle olsa hükümet yetkililerinin evlatları ve hanımları kapalı olurdu. Tümü de kısa şort giyiyor. Hepimiz de cehenneme mi gideceğiz?
Yıl 2024… Peygamber efendimiz zamanında yaşamıyoruz. Bunlar tarikatların dayattıkları normlardır.
Norm; insanların nasıl davranması gerektiğini belirleyen yazılı olmayan veya yazılı kurallar ve beklentiler bütünüdür.Evet yazılı değil çünkü ben bir hocaya sordum; Kuran’ta saç örtme diye bir şey geçmiyor.
Ortaokul çocuklarının aynı tip üniformalarla okula gitmesi yakışır modern bir ülkeye.
Aslında bakış açısı farkı var. Bu çağda, Modern Müslümanlar ile Peygamber Efendimiz zamanından kalma hurafelere inananlar arasındaki bakış açısı farkı ile alakalı bir görüş ayrılığı mevcut.
Başörtüsü takanlar veya çocuklarının başı açık olmasına rağmen takım tutar gibi bunu savunanlara göre, “Ortaokullarda başörtüsü YASAĞI” bir çeşit baskı unsurudur. “Yasakçı zihniyetin (sendikaların, dine karşı olanların) engellemesidir” kendi bakış açılarına göre.
Hâlbuki yasakçı zihniyete karşı olan, özgürlük yanlısı olan insanımıza göre yani saçını göstermeyi ayıp saymayan bizler için ise, esas yasakçı zihniyet sözde dinin emrettiği saçın gizlenmesi, kapatılması, örtülmesi uygulamasıdır. Ve çocukları bu özgürlük karşıtı, yasakçı zihniyetten korumaya çalışıyorlar esasında.
Zira saçlarımız tahrik edecek bir uzvumuz değildir. Ayıp bir uzvumuz da değildir. Bu çağda usturuplu, adaplı giyinip saçını da gizlememektir kanımca doğru olan.
Demek istediğim şudur ki; dinde sorgulamak, mantık aramak ve akıl çalıştırmak çok önemlidir. Örneğin ben hanımefendiliğimle, dik duruşumla yaşadıktan sonra kimin haddine saçımdan tahrik olmak? Veya saçıma yaklaşmak veya ellemek?
Evlatlarımıza saçlarını gizlemeyi değil, Allah vergisi saçlarıyla dik duruşuyla hanımefendiliğiyle yaşamayı öğretmektir marifet.
Tüm bakanların eşlerinin ve kızlarının saçı niye açık? Niye askılı bluz ve kısa şort giyiyorlar?
Yetişkin bireyler kapanamaz mı? Tabii ki kapanabilir. Benim örneğin en çok sevdiğim arkadaşımın başı kapalıdır. O öyle mutludur, kendi kararıdır, kendi tercihidir. Saygımız sonsuz.
Fakat ortaokul öğrencileri reşit yaşta değillerdir, kendi kararları, kendi tercihleri olamaz. Saçlarının ve kafatasının nefes almaya hava almaya ihtiyacı vardır. Yaz günü sıcakta kısa kollu giyme hakkı vardır. Allah bizi sıcakta kıyafetin altında pişmeye zorlayacak kadar merhametsiz değildir.
Özgürlük bu değildir. Bu insanları işaretleyen, fişleyen bir yasakçı zihniyetin dayatmasıdır. Ve bunun ortaokullara girmesi çok tehlikeli bir tarikat zihniyetidir.
Saçın gösterilmesini yasaklayan zihniyetten Kıbrıs’ta yaşayan çocukları korumaya çalışıyor sendikalar ve bir kesim halk aslında.
Zira bizlere göre saçımızı da göstersek, bacağımızı da göstersek, her şey beyinde biter ve karakterimizle ilgilidir. Saçını gösteren namussuz olmuyor. Saç mahrem yer değildir. Saç edep yeri değildir. Bugün saçın kapatılmasını emredenler, yarın tüm vücudun kapatılmasını ve yaz sıcağında çocukların yanıp kavrulmasına neden olabilirler.
Müslüman bir ülkede başörtüsü yasağı olmaz be kardeşim diyenlere; zaten başörtüsü yasak değil ki. Reşit olan herkes başörtüsü ile yaşıyor bugün ülkemizde. Kimse karışmıyor, kimse değişik bakmıyor, çünkü kendi giyimini kendi belirlemekte herkes özgürdür.
Ama babası veya annesi saçın kapatılması gerektiğine inanıyor diye, okula giden çocuğa sırf yasak kalktığı gerekçesiyle ya baskı yapıp da saçını kapattırırlarsa?
Çocuk diretecek yaşta değil, reddedecek yaşta değil, karar verecek yaşta değil ve ailesine kafa tutacak yaşta değil, ama birileri öyle inandı diye Allah vergisi olan saçlarını saklamaları, gizlemeleri, örtmeleri, göstermemeleri dayatılacak öyle mi?
Ailesine kafa tutacak, karar verecek yaşta olmadığını bile bile siz “özgürlük” kisvesi altında bunu savunacaksınız ve buna zemin hazırlayacaksınız öyle mi?
Yasakçı zihniyete reşit yaşta olmayan çocukları kurban edeceksiniz öyle mi? Örneğin bir ihtimal dâhilinde, babasına çocuğunu kapatması için iki kuruş verilen çocuğun, kendi istemeden zorla saçının kapatılıp, psikolojik buhran yaşamasına zemin hazırlıyorsunuz farkında mısınız?
Üniversitede kendi kararını verir, dilediği gibi giyinir, ama ortaokul çocuklarının mis gibi güzelim saçlarının gerici aileleri tarafından kapatılmasına zemin hazırlanmasının özgürlükle alakası olamaz.
Böyle özgürlük olmaz. Ortaokul çocukları üzerinde böyle inanç özgürlüğü olmaz. Bu zamana kadar okula peçesiz gidildi de ne oldu? 50 yıl yasaktı da ne oldu? Şimdi kim verdi bu talimatı?
GALERİLER
18 Eylül 2026 Cuma 15:23GÜNCEL
Belki bir kez daha Yaradan’ın hikmetini hatırlarız…Rana Sarro yazdı 18 Eylül 2026 Cuma 15:23GÜNCEL
Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Arıklı, alabora olan gemiyle ilgili iddiaların araştırılacağını söylediBayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı, Girne açıklarında yolcu gemisinin alabora olması sonucu 8 kişinin hayatını kaybettiği kaza hakkında yolcular tarafından dile getirilen iddiaların inceleneceğini ifade etti.18 Eylül 2026 Cuma 15:23GÜNCEL
Hemşireler ve Ebeler Birliği, feribot faciası sonrası görev yapan tüm sağlık çalışanlarına teşekkür ettiKıbrıs Türk Hemşireler ve Ebeler Birliği, dün yaşanan feribot faciasının, herkesin yüreğinde derin bir yara açtığını belirterek, bir umut için hastanelere koşan, bir can için denize açılan, ambulansıyla yola çıkan, acil ve diğer servislerde sabahlayan18 Eylül 2026 Cuma 15:23GÜNCEL
Gemi kazasında kayıp olan 18 vatandaş için arama kurtarma çalışmaları ikinci günündeGirne-Taşucu seferini yapan yolcu gemisinin alabora olması sonucu meydana gelen deniz felaketinin ardından, kayıp 18 kişiyi arama kurtarma çalışmaları ikinci gününde devam ediyor.
Girne açıklarında yaşanan deniz felaketinin ardından18 Eylül 2026 Cuma 15:23GÜNCEL
“Sorumluluk makamında oturanlar, artık bedel ödemeyi de bilmelidir”Kamusen Başkanı Metin Atan, “Sorumluluk makamında bulunan kişi, kendi görev alanında yaşanan böylesine büyük bir facianın ardından ortaya çıkan tablo karşısında siyasi bedel ödemeyi de bilmelidir” açıklamasında bulundu.18 Eylül 2026 Cuma 15:23GÜNCEL
Gemi kazasıyla ilgili iddialara yanıt verilmeliYeni Kıbrıs Partisi, bir yolcu gemisinin bir yaz gününde limandan çıkışının hemen ardından su alıp yan yatmasının kader olamayacağını ve iddialara yanıt verilmesi gerektiğini kaydetti.18 Eylül 2026 Cuma 15:23GÜNCEL
Akpınar, gemi kazasıyla ilgili Cumhuriyet Meclisi Başkanlığı’na yazılı soru sunduDemokrat Parti Genel Sekreteri ve Girne Milletvekili Serhat Akpınar, gemi kazasıyla ilgili Cumhuriyet Meclisi Başkanlığı’na yazılı soru sundu.
Akpınar, meydana gelen kazanın, yolcu taşımacılığında can güvenliği, teknik yeterlilik ve kamusal denet18 Eylül 2026 Cuma 15:23GÜNCEL
“Faciada ihmali bulunan herkesin makamına ve konumuna bakılmaksızın hesap vermesi gerek”Hür İşçi Sendikaları Federasyonu (Hür-İş) ve Kamu İşçileri Sendikası (Kamu-İş) Başkanı Ahmet Serdaroğlu, feribot faciasının bağımsız, şeffaf ve eksiksiz biçimde soruşturulmasını istedi.31 Ağustos 2026 Pazartesi 13:58GÜNCEL



































Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.