MİLLİ GÜNLERDEKİ TÖRENLERDE YÜRÜYEN EMEKLİ MÜCAHİTLER: “MİLLİ ŞUURU YAŞATMAK İÇİN ÇABA GÖSTERİYORUZ”
Onlar resmigeçitlerin “Kahraman Mücahitleri…” İlerleyen yaşlarına rağmen 20 yıldır milli günlerdeki her resmi törende, mücahit üniformasıyla yürüyen, ilk günkü gibi duygulandıklarını ve heyecanlandıklarını söyleyen Ahmet Ced, Mehmet Küçük ve Naci Tö

17 Temmuz 2024 Çarşamba 10:13
Onlar resmigeçitlerin “Kahraman Mücahitleri…” İlerleyen yaşlarına rağmen 20 yıldır milli günlerdeki her resmi törende, mücahit üniformasıyla yürüyen, ilk günkü gibi duygulandıklarını ve heyecanlandıklarını söyleyen Ahmet Ced, Mehmet Küçük ve Naci Töre, “Sağlımız el verdiğince yürümeye devam edeceğiz. Milli şuuru yaşatmak için çaba gösteriyoruz” dedi.
Tören alanına “Kıbrıs Türkü’nün direniş efsanesini yazan ve bizi bugünlere getiren TMT’nin kahraman mücahitleri” anonsuyla giren mücahitler her yıl azaldıklarını, sağlığını ve hayatını kaybeden mücahitlerin yerinin doldurulamayacağını ifade etti.
75 yaşındaki Ahmet Ced’in komutasında bir araya gelen mücahitler, 20 Temmuz 1974’ün 50’nci yıl dönümünde Türk Ajansı Kıbrıs’a konuştu.
Ahmet Ced, Mehmet Küçük ve Naci Töre, resmi günlerin arifesinde TC Lefkoşa Büyükelçiliği’ne, Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanlığı’na ve Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı’na intikal yürüyüşleri düzenlendiğini, buradaki resmigeçit törenlerinde gördükleri değerden ve saygıdan dolayı da onur duyduklarını söyledi.
Sadece ülkede değil, Türkiye’de de resmi törenlere katıldıklarını belirten mücahitler, “Anavatan’da da bizi güzel duygularla ve misafirperverlikle karşılıyorlar” dedi.
-Küçük: “Bu iş gönül işi, sevgi, saygı işidir”
Röportajda ilk sözü alan 68 yaşındaki Mehmet Küçük, “Bu iş gönül işi, sevgi, saygı işidir. İçten gelen bir duygudur. Kimseyi yürümek için zorlayamazsınız… Merhametimle, gönül hoşnutluğuyla, hiçbir karşılık beklemeden yürürüm ben ve içimden ağlarım. Anam babam gelir gözümün önüne. 50 yıl önceye giderim, anılarım tazelenir” dedi.
Küçük, Ahmet Ced’in her törende mücahitleri toparlayabilmek için büyük çaba gösterdiğini de söyleyerek, “Herkesin işi gücü var, fedakarlık gösterdiğimiz için buradayız. “Yaşasın Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, yaşasın Anavatan Türkiye Cumhuriyeti” diye konuştu.
-Töre: “Tribünlerin önüne geldiğimde ayaklarım titrer”
“Mücahitlerin geçişi sırasında halkın gösterdiği coşku bambaşkadır” diyen 62 yaşındaki Naci Töre, “Törenlerde yürümek bana coşku verir. Bando sesi ve bu elbiseyi giymek beni dinçleştirir, kendimi delikanlı gibi hissederim. Tribünlerin önüne geldiğimde ayaklarım titrer. Kıbrıs Türk halkının dirilişini, ayağa kalkışını görürüm… Ondan dolayı da yürüyüşleri bırakamam” diye konuştu.
Bu törenlere gelmelerinin en büyük sebebinin milliyetçilik ruhunu geleceğe taşımak olduğunu da vurgulayan Töre, “Bizden sonraki nesil, ‘bu insanlar vardı, bu mücadeleyi verdi, vardılar, vardırlar’ desin istiyoruz” diyerek tarih bilincinin korunmasını, sadece okullarda değil, ailede de bu eğitimin verilmesini istedi.
-Ced
Yürüyüşün komutanı Ahmet Ced ise, “Senelerdir yürüyoruz ama bize değer veren yok, gerçek budur” diyerek serzenişte bulundu.
Geçmişini unutanların yok olmaya mahkum olduğunu söyleyen Ced, “Biz de onlardan olacağız. Bizim nesil bittiğinde bu iş de bitecek” dedi.
Bu yürüyüşe nasıl öncülük ettiğini de anlatan Ced, “Bizden evvel yürüyen bir grup vardı zaten… ‘Neden eski mücahitler de yürümüyor’ dendi… Elbise, bot, palaska gibi şeylere ihtiyaç vardı… Birliklere emir verildi, 2 bot birinden, 2 bere birinden öyle toparladık kıyafetleri ve başladık. Ben 20 yıla yakın süredir yürürüm…” diye konuştu.
-20 Temmuz 1974
20 Temmuz 1974’le ilgili anılarını da paylaşan mücahitlerden Mehmet Küçük, “Geçmişi hiç unutmadım…” diyerek şunları anlattı:
“Geçitkale’de (Köfünye) askerdim. Türkiye ‘çıkarma yapar’ dendi… Top sesleri duyulurdu. Biz 18 yaşında delikanlı, tecrübesiz, deneyimsiz… Sağa sola bakınırdık… Köfünyeliler 1967’de de savaş görmüştü diye çok korktular. Bir Nail dayımız vardı, kaldırımda hüngür hüngür ağladı. 1974’te esir düştüm, 3 buçuk ay tutuklu kaldım. Haberleri radyodan alırdık. Harekâtın ikinci safhası başladıktan sonra, ‘Taşkent’teki (Dohni) erkekleri dağın içine götürüp öldürdüler’ diye acı bir haber geldi kampa. O insanların çocukları bizimle mükellef askerdi. Onların acılarını paylaşanlardan biriyim ben. Esirlik bitti, otobüslere bindirildik. Konvoy halinde Lefkoşa’ya (Rum kesimine) geldiğimizde trafik sıkıştı, bir okulun yanında durakladık. Rum öğrenciler avlunun galvaniz borularına asıldı ve bize küfretti… O halleri hâlâ gözümün önündedir …”
-Töre
20 Temmuz Barış Harekatı’nda 12 yaşında olduğunu ve Akhisar’da (Ayanna) yaşadıklarını söyleyen Naci Töre de şunları anlattı:
“Köyümüz karmaydı. Bize en yakın Türk köyleri Alaniçi (Glavya) ve Üçşehitler’di (Goşşi). İki abim de Goşşi’de askerdi. Harekât başladığında ovadaydık, hayvanlarda… Cebimizde küçük radyomuz vardı. Türk ordusunun Kıbrıs’a havadan ve denizden çıkarma yaptığını radyodan duyduk. Askerlerin köyümüze gelmesini heyecanla, umutla bekledik. Jet uçaklarının bize verdiği heyecanı hâlâ hatırlarım.”
-Ahmet Çed
1974’te Lefke Sancağı’nda takım komutanı olan Ahmet Ced ise o günlerle ilgili anılarını şöyle paylaştı:
“15 Temmuz’da Makarios’a darbe yapıldığında alarma girdik. 19 Temmuz akşamı seferberlik ilan edildi, seferi personel karargâha gelmeye başladı. Kim hangi mevziiye gidecek, kim hangi silahın başında olacak bunları izah ettik. Küçük bir radyomuz vardı. Harekâtın anonsunu sabah 05.00’te beklerdik. Saat geçti, anons yok, hepimizin morali sıfır oldu. Sonra Ecevit’in sesini duyduk, ‘Türk Silahlı Kuvvetleri adanın dört bir yanından, havadan, karadan, denizden çıkarma harekâtına başlamıştır’ dedi… Ecevit’ten sonra Denktaş da konuşma yaptı. Bunları anlatırken tüylerim diken diken olur.”
Bir Kıbrıslı Türk mücahidin casusluk yapması ve yerlerini söylemesiyle 24 Temmuz 1974’te esir düştüklerini de anlatan Ced, “Limasol dağlarının üzerinde eskiden İngilizlerin eğitim kampı olan bir yere götürüldük. Günde 3 zeytin ve bir parça ekmek… Ne zorluklar yaşadık… Onun için bana yürürken değil, yürümeden ne hissettiğimi sorun. Benim evim bayrak doludur. Garajımda bile bayrak vardır” dedi.
20 Temmuz’un 50’nci yıl dönümünde serzenişte de bulunan Çed, “Canlarını hiçe sayan bu mücahidin, nesli tükenmek üzeredir. Gördüğümüz ilgi ortada. Bizlere gazilik belgesi bile verilmedi” diye konuşurken, Naci Töre ise “50 yılda çok daha ileriye gitmemiz gerekirdi, geriye gittik” dedi.
GALERİLER
Güzelyurt Sağlık Merkezi’nde sadece güvenlik varmış
İncirli: “CTP açık ara birinci partidir; seçimlerin tümüne hazırdır”Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Genel Başkanı Sıla Usar İncirli, seçimlerin tümüne hazır olduklarını belirterek, hedeflerinin, Kıbrıslı Türklerin kendi kurumlarını güvenle yönettiği, ekonomik ve toplumsal gücünü geliştirdiği ve dünyayla bütünleştiği bi21 Eylül 2026 Pazartesi 13:48KIBRIS
Her avukat güvenilir değildir!22 Eylül 2026 Salı 15:38GÜNCEL
Ölüme sürerken 259 insanın can güvenliği önceliğiniz değildi!
22 Eylül 2026 Salı 15:38GÜNCEL
Belki bir kez daha Yaradan’ın hikmetini hatırlarız…Rana Sarro yazdı 22 Eylül 2026 Salı 15:38GÜNCEL
Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Arıklı, alabora olan gemiyle ilgili iddiaların araştırılacağını söylediBayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı, Girne açıklarında yolcu gemisinin alabora olması sonucu 8 kişinin hayatını kaybettiği kaza hakkında yolcular tarafından dile getirilen iddiaların inceleneceğini ifade etti.22 Eylül 2026 Salı 15:38GÜNCEL
Hemşireler ve Ebeler Birliği, feribot faciası sonrası görev yapan tüm sağlık çalışanlarına teşekkür ettiKıbrıs Türk Hemşireler ve Ebeler Birliği, dün yaşanan feribot faciasının, herkesin yüreğinde derin bir yara açtığını belirterek, bir umut için hastanelere koşan, bir can için denize açılan, ambulansıyla yola çıkan, acil ve diğer servislerde sabahlayan22 Eylül 2026 Salı 15:38GÜNCEL
Gemi kazasında kayıp olan 18 vatandaş için arama kurtarma çalışmaları ikinci günündeGirne-Taşucu seferini yapan yolcu gemisinin alabora olması sonucu meydana gelen deniz felaketinin ardından, kayıp 18 kişiyi arama kurtarma çalışmaları ikinci gününde devam ediyor.
Girne açıklarında yaşanan deniz felaketinin ardından22 Eylül 2026 Salı 15:38GÜNCEL
“Sorumluluk makamında oturanlar, artık bedel ödemeyi de bilmelidir”Kamusen Başkanı Metin Atan, “Sorumluluk makamında bulunan kişi, kendi görev alanında yaşanan böylesine büyük bir facianın ardından ortaya çıkan tablo karşısında siyasi bedel ödemeyi de bilmelidir” açıklamasında bulundu.22 Eylül 2026 Salı 15:38GÜNCEL
Gemi kazasıyla ilgili iddialara yanıt verilmeliYeni Kıbrıs Partisi, bir yolcu gemisinin bir yaz gününde limandan çıkışının hemen ardından su alıp yan yatmasının kader olamayacağını ve iddialara yanıt verilmesi gerektiğini kaydetti.22 Eylül 2026 Salı 15:38GÜNCEL

































Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.