06 Kasım 2026
  • Lefkoşa21°C▼
  • Girne21°C
  • Mağusa21°C
  • İskele21°C
  • Güzelyurt19°C
  • Lefke21°C

İLETİŞİM BAŞKANI ALTUN: TÜRKİYE SON 20 YILDA ÇOK BÜYÜK DÖNÜŞÜM GEÇİRDİ

İletişim Başkanı Fahrettin Altun, İlim Yayma Ailesi 17. Geleneksel 1 Ocak Buluşması'na katıldı. Son 20 yılda çok büyük bir dönüşüm geçiren Türkiye'nin küresel bir mücadele verdiğini belirten Altun, "Bu küresel mücadeleyi kazandığımızda bu m

İletişim Başkanı Altun: Türkiye son 20 yılda çok büyük dönüşüm geçirdi

01 Ocak 2023 Pazar 22:13

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, İlim Yayma Vakfı, İlim Yayma Cemiyeti ve Vefa İlim Yayma Mezunları Derneği (VEFADER) işbirliğinde İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi Halkalı Merkez Kampüsü'nde düzenlenen "İlim Yayma Ailesi 17. Geleneksel 1 Ocak Buluşması"nda konuştu.

İlim Yayma Cemiyetinin öğrencilik dönemlerinde kendilerine de yuva olduğunu ve sosyalleşmeleri açısından önemli katkılar yaptığını anlatan Altun, bu kuruma emeği geçen herkese teşekkür etti.

İlim Yayma Cemiyetinin ilim ve irfanı esas alarak milleti gözeten bir ocak olduğunu hatırlatarak, buradaki talebeliğinin 1990'lı yılların ortalarına denk geldiğini aktaran Altun, bu dönemin, uluslararası müesses nizamın Türkiye'yi iyice baskıladığı ve baskının da karşılık bulduğu yıllar olduğunu söyledi.

Altun, tarihsel olarak Batı sömürgeciliğinin farklı yol ve söylemlerle yol aldığına işaret ederek, şu değerlendirmede bulundu:

"Başlangıçta zor ve şiddet kullanarak, sert güç uygulanarak Batı dışı toplumların sömürülmesi var. Batı sömürgeciliğinin kullandığı başka bir yöntem, 2. Dünya Savaşı sonrasında çok daha belirgin bir şekilde Batı dışı dünyayı uluslararası sistemde bağımlı bir konuma yerleştirerek sınırlı oranda pay vererek sömürme yaklaşımını gördük. Bunu da 1945 sonrasında Batı'nın, Batı dışındaki dünyayı sömürme politikalarında gördük. Bu anlamda baskı, pay verme, yahut ikna yöntemleri 1990 yıllarına baktığımız dönemde Türkiye'yi bağımlı düzenin bir parçası haline getirmek için aynı anda kullandığı yöntemlerdir. 90'lı yıllar, tepeden inmeci, Batılılaşma, sözüm ona modernleşme uygulamalarının en sert şekilde uygulandığı giderek de zulüm politikalarının bariz bir hale geldiği dönemdir."

Altun, 28 Şubat ile birlikte kendini açığa çıkaran düzenin, Türkiye'nin siyasal hayatında zulüm ve adaletsizliğin zirveye çıktığı bir dönem olarak yaşandığını ve bu süreçte toplumsal muhalefetin baş gösterdiğini söyledi.

"Türkiye, Cumhurbaşkanı'mız liderliğinde zor ve özgürleştirici olan yolu seçti"

Bu toplumsal muhalefetin gelecek inşası ve toplumsal alanda adalet talebi olduğunu anlatan Altun, şöyle devam etti:

"2000'li yıllarda Cumhurbaşkanı'mızın liderliğindeki hareket, toplumsal bu talebin karşılığı olarak ortaya çıktı ve o dönemden bugüne adalet ve kalkınma esaslarını dikkate alarak siyaset yaptı. Bugüne kadar bu iki uhdeyi esas alarak siyaset yaptı. Türkiye dışarıdan yönlendirilen krizlerin, esaretin altındaki bir ülke mi olacak yoksa biriken sorunlarına yapısal çözümler üreten iddia sahibi bir aktör mü olacak? Türkiye, Cumhurbaşkanı'mız liderliğinde zor ve özgürleştirici olan yolu seçti. Baktığımızda o günden bugüne Türkiye çok ciddi bir mücadele verdi."

Altun, bu mücadelelerin kolay olmadığını, Türkiye'nin bu sürede büyüdüğünü, vesayet odaklarının tasfiye edildiğini, siyaset kurumlarının itibarlı hale geldiğini belirterek, "Birçok temel insan hakları sorunları çözüme kavuşturuldu, toplum-devlet ilişkileri rehabilite edildi, terörü kaynağından kurutma stratejisi ile toplumsal barış ve huzur ortamı, refah ilan edildi. Bütün bunlarla birlikte ekonomide ve dış politikada özel bir siyasal alan inşa edildi" diye konuştu.

Altun, bu sürecin çok zor fedakarlıklarla başarıldığını tekrarlayarak, Gezi kalkışmasından 15 Temmuz'a ve finansal müdahale operasyonlarına kadar Türkiye'nin birçok müdahale ile karşı karşıya kaldığını hatırlattı.

Bugün itibarıyla bu mücadelenin devam ettiğinin altını çizen Altun, şunları kaydetti:

"Bugün bu mücadele iki alanda oluyor. Bir tarafta büyük, güçlü, üretken ve özgür bir Türkiye hayali için mücadele edenler, diğer taraftan ise küçülen iddialarından vazgeçen ve istikrarsızlaşan Türkiye. Bir taraftan güçlü bir siyasal liderlikle yol alan bir Türkiye, diğer taraftan kendi iç çekişmelerine, kendi menfaat çekişmelerine hapsolmuş parçalı bir yönetim mekanizmaları vadeden yapı. Bir taraftan kendi teknolojisini üreten, bağımsızlaşan bir Türkiye, diğer taraftan dışa bağımlılıkta ısrar eden bir Türkiye anlayışı var. Yine bir yanda terörü kaynağında kurutarak terörle mücadele eden, küresel terörizmle mücadele eden Türkiye, diğer tarafta terör örgütlerini himaye edenlerin ve onlara hamilik yapanların etki ettiği yönetim mekanizmalarına sahip Türkiye... Bugün bu mücadele devam ediyor. Türkiye siyasal gerçekliği içerisinde baktığımızda uluslararası yapıların etki ettiği, normal şartlarda yan yana gelmesi dahi düşünülemeyecek olan unsurların bir araya geldiğini görüyoruz. Bunlar için Sayın Cumhurbaşkanı'mıza karşı bir siyasal kimlik haline gelmiş olmaları tek ortak noktaları. Kendilerini kimliklendirdikleri nokta bu."

"Dünya tam anlamıyla küresel belirsizlik ve kaos çağını tecrübe ediyor"

"Bugün dünya tam anlamıyla küresel belirsizlik ve kaos çağını tecrübe ediyor. Bu çağda istikrarlı bir ülkede olabilmek son derece kıymetli bir kazanım" diyen Altun, şöyle devam etti:

"O ülke için o ülkenin toplumları için kazanım. Bölge için ve küresel barış için de bir kazanım. Liberal küreselleşme ütopyasının esas itibarıyla iflas ettiği uluslararası alanı tecrübe ediyoruz. Uluslararası alanda ticaret savaşları, korumacılık anlayışının baş gösterdiğini görüyoruz. Finans krizlerinin, ham madde krizlerinin, salgınların sağlık krizlerinin kendisini gösterdiği bir dünyada yaşıyoruz. Küresel terörizmin hatta sıcak savaşların hükmettiği bir alanı tecrübe ediyoruz. Bütün bunlar esas itibarıyla bu kritik kaos çağında güçlü bir siyasal liderliği ve istikrarın önemini ortaya koyuyor. Türkiye bu anlamda güçlü bir siyasal liderlikle yol alan bir istikrar adası konumundadır. Türkiye bununla da yetinmemekte istikrarcı bir güç konumu kazanmaktadır. Cumhurbaşkanı'mızın liderliğinde."

Altun, 1945 sonrası kurulan ana taşıyıcı kurumlarının uluslararası düzeni yönetme konusunda tam bir basiretsizlik ve kabiliyetsizlik yaşadığını gördüklerini belirterek, "Bu kurumların hiçbiri küresel alana hükmeden makro sorunları çözüm konusunda başarı sergileyemiyor. Bugün insani krizler söz konusu olduğunda bu kurumların çözüm üretemediğini görüyoruz. Türkiye insani krizler söz konusu olduğunda gayrisafi yurt içi hasılaya oranla insani yardımlarda dünyada birinci, kalkınma yardımlarında ise dünyada ikinci sıradadır. Pandemi sürecinde bu kurumların çözüm üretemediğini gördük. Bu süreçte Türkiye destan yazdı. Gerek sağlık altyapısıyla gerek güçlü sosyal devlet performansıyla uluslararası arenada pozitif anlamda ayrıştı. Avrupa ülkelerinin birbiriyle maske savaşı yaptığı adeta birbirlerinin sağlık ekipmanlarını adeta çalmak için mücadele ettiği dönemde Türkiye gelişmekte olan ülkelere sağlık ekipmanları ve daha sonra aşı konusunda ciddi yardımlar yaptı. Suriye iç savaşı başta olmak üzere bu kurumların ne kadar başarısız olduğunu gördük. Bu noktada birçok sorunun çözümü konusunda Türkiye'nin somut katkıları önde oldu" değerlendirmesinde bulundu.

"Türkiye son 20 yılda çok büyük dönüşüm geçirdi"

Rusya Ukrayna savaşında da Türkiye'nin ciddi adımlar attığını, tahıl koridoru ve esir takasıyla beraber savaşın bitmesi konusunda ciddi adımlar attığını hatırlatan Altun, savaş başlamadan önce Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, Putin ile olan ilişkisinin Batıcı aktörler tarafından sorunsallaştırıldığını, hatta Türkiye'nin dış politikasında "eksen kayması" gibi anlamsız tartışmalar olduğunu kaydetti.

Altun, savaş başladıktan sonra Batılı ülke liderlerinin bu süreçte Cumhurbaşkanı Erdoğan'a müzakere etmesi için yaptığı çağrıları herkesin bildiğini dile getirerek, "Türkiye son 20 yılda çok büyük dönüşüm geçirdi. Bu dönüşümün doğal parçası olarak bu sürece şahitlik eden aktörleriz. Zaman zaman kritik tarihsel süreçleri bir adım geri çıkarak okumak anlamamız gerekir" sözlerini kullandı.

"Mücadelemiz artık uluslararası, küresel bir adalet mücadelesidir"

Bu dönüşümün yeterince anlaşılmadığına işaret eden Altun, şunları söyledi:

"Bu dönüşüm sadece Türkiye içinde adalet, kalkınma mücadelesi ile ilgili bir mücadele değildir. Aynı zamanda küresel sistemin dönüşümü ile ilgili bir mücadeledir. Batılı sömürge sisteminin ve bununla beraber hareket eden Batıcı bağımlılık düzeninin doğası ile ilgili bir dönüşümdür. Türkiye bu yönüyle Batı'nın sömürge istemine karşı bir model ortaya koymuştur. Özgün bir modernleşme yorumu üretmiştir. Yürüttüğü adalet mücadelesiyle örnek olan doğru yanlış cetvellerini değil kendi akli hesabıyla bölgesinin gerçekleriyle hareket edebileceğini göstermiştir. Şunu çok ve net şekilde ifade ediyoruz; 20 yılda Türkiye'de toplumsal adaletsizliğe sebebiyet veren çarkların kırılması noktasında çok önemli adımlar atıldı. Şimdi küresel alandaki adaletsizlikleri, bu adaletsizliklerin arkasındaki çarkları kırma zamanıdır. Bu noktada mücadelemiz artık uluslararası, küresel bir adalet mücadelesidir. Bu küresel mücadeleyi kazandığımızda bu millet kazanacaktır. Üretmek hem büyük ve güçlü bir Türkiye için, hem bölgesel barış hem de küresel barış için bir teminattır. Aynı zamanda bu coğrafyanın insanları bu ülkenin insanları için bir kazanımdır. Bu kazanımı daha da ileriye götürmek için el birliğiyle gayret sarf edeceğiz."

TRT

Yorumlar
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Ozanköy’de dün meydana gelen olayda, 45 yaşındaki anne C.C, temizlik yaptığı sırada gerekli tedbirleri almadığı ve yanında bulunan oğlu 4 yaşındaki Erven Cello Kadak’ın evin bahçesindeki havuza düşerek hayatını kaybettiği belirtildi.05 Kasım 2026 Perşembe 15:53GÜNCEL

  • 2 naaşa daha ulaşıldı2 naaşa daha ulaşıldı

    Batık çevresindeki aramalarda iki naaşa ulaşıldı


  • Başbakanlık, batık çevresinde yürütülen dip arama çalışmalarında iki naaşa ulaşıldığını açıkladı. Açıklamaya göre, batığın yaklaşık 1.05 Kasım 2026 Perşembe 15:53GÜNCEL

  • Güzelyurt Sağlık Merkezi’nde sadece güvenlik varmışGüzelyurt Sağlık Merkezi’nde sadece güvenlik varmış

    04 Kasım 2026 Çarşamba 16:23GÜNCEL

  • İncirli: “CTP açık ara birinci partidir; seçimlerin tümüne hazırdır”İncirli: “CTP açık ara birinci partidir; seçimlerin tümüne hazırdır”

    Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Genel Başkanı Sıla Usar İncirli, seçimlerin tümüne hazır olduklarını belirterek, hedeflerinin, Kıbrıslı Türklerin kendi kurumlarını güvenle yönettiği, ekonomik ve toplumsal gücünü geliştirdiği ve dünyayla bütünleştiği bi04 Kasım 2026 Çarşamba 15:53KIBRIS

  • Her avukat güvenilir değildir!Her avukat güvenilir değildir!

    05 Kasım 2026 Perşembe 17:53GÜNCEL

  • Ölüme sürerken 259 insanın can güvenliği önceliğiniz değildi!Ölüme sürerken 259 insanın can güvenliği önceliğiniz değildi!

  • 05 Kasım 2026 Perşembe 17:53GÜNCEL

  • Belki bir kez daha Yaradan’ın hikmetini hatırlarız…Belki bir kez daha Yaradan’ın hikmetini hatırlarız…

    Rana Sarro yazdı 05 Kasım 2026 Perşembe 17:53GÜNCEL

  • Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Arıklı, alabora olan gemiyle ilgili iddiaların araştırılacağını söylediBayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Arıklı, alabora olan gemiyle ilgili iddiaların araştırılacağını söyledi

    Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı, Girne açıklarında yolcu gemisinin alabora olması sonucu 8 kişinin hayatını kaybettiği kaza hakkında yolcular tarafından dile getirilen iddiaların inceleneceğini ifade etti.26 Eylül 2026 Cumartesi 15:58GÜNCEL

  • Hemşireler ve Ebeler Birliği, feribot faciası sonrası görev yapan tüm sağlık çalışanlarına teşekkür ettiHemşireler ve Ebeler Birliği, feribot faciası sonrası görev yapan tüm sağlık çalışanlarına teşekkür etti

    Kıbrıs Türk Hemşireler ve Ebeler Birliği, dün yaşanan feribot faciasının, herkesin yüreğinde derin bir yara açtığını belirterek, bir umut için hastanelere koşan, bir can için denize açılan, ambulansıyla yola çıkan, acil ve diğer servislerde sabahlayan05 Kasım 2026 Perşembe 17:53GÜNCEL

  • GÜNCEL HABERLER


    Girne açıklarında yaşanan deniz felaketinin ardından05 Kasım 2026 Perşembe 17:53GÜNCEL
  • “Sorumluluk makamında oturanlar, artık bedel ödemeyi de bilmelidir”“Sorumluluk makamında oturanlar, artık bedel ödemeyi de bilmelidir”

    Kamusen Başkanı Metin Atan, “Sorumluluk makamında bulunan kişi, kendi görev alanında yaşanan böylesine büyük bir facianın ardından ortaya çıkan tablo karşısında siyasi bedel ödemeyi de bilmelidir” açıklamasında bulundu.26 Eylül 2026 Cumartesi 15:58GÜNCEL

  • Gemi kazasıyla ilgili iddialara yanıt verilmeliGemi kazasıyla ilgili iddialara yanıt verilmeli

    Yeni Kıbrıs Partisi, bir yolcu gemisinin bir yaz gününde limandan çıkışının hemen ardından su alıp yan yatmasının kader olamayacağını ve iddialara yanıt verilmesi gerektiğini kaydetti.26 Eylül 2026 Cumartesi 15:58GÜNCEL

  • Akpınar, gemi kazasıyla ilgili Cumhuriyet Meclisi Başkanlığı’na yazılı soru sunduAkpınar, gemi kazasıyla ilgili Cumhuriyet Meclisi Başkanlığı’na yazılı soru sundu

    Demokrat Parti Genel Sekreteri ve Girne Milletvekili Serhat Akpınar, gemi kazasıyla ilgili Cumhuriyet Meclisi Başkanlığı’na yazılı soru sundu.

    Akpınar, meydana gelen kazanın, yolcu taşımacılığında can güvenliği, teknik yeterlilik ve kamusal denet20 Eylül 2026 Pazar 15:28GÜNCEL

  • “Faciada ihmali bulunan herkesin makamına ve konumuna bakılmaksızın hesap vermesi gerek”“Faciada ihmali bulunan herkesin makamına ve konumuna bakılmaksızın hesap vermesi gerek”

    Hür İşçi Sendikaları Federasyonu (Hür-İş) ve Kamu İşçileri Sendikası (Kamu-İş) Başkanı Ahmet Serdaroğlu, feribot faciasının bağımsız, şeffaf ve eksiksiz biçimde soruşturulmasını istedi.31 Ağustos 2026 Pazartesi 13:58GÜNCEL

  • “Olayın tüm yönleriyle araştırılmasını ve sorumluların gereken en ağır cezayı almasını istiyoruz”“Olayın tüm yönleriyle araştırılmasını ve sorumluların gereken en ağır cezayı almasını istiyoruz”

    Türk-Sen Genel Başkanı Arslan Bıçaklı Girne açıklarında yaşanan gemi kazasıyla ilgili olayın tüm yönleriyle araştırılmasını ve sorumluların gereken en ağır cezayı almasını talep etti.20 Eylül 2026 Pazar 15:13GÜNCEL

  • “Gemi faciası ardından hava yolu bilet fiyatlarında yaşanan olağanüstü artış kabul edilemez”“Gemi faciası ardından hava yolu bilet fiyatlarında yaşanan olağanüstü artış kabul edilemez”

    Başbakan Yardımcısı Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu, Girne açıklarında yaşanan gemi faciası ardından hava yolu bilet fiyatlarında yaşanan olağanüstü artışın kabul edilemez olduğunu vurguladı.31 Ağustos 2026 Pazartesi 13:53GÜNCEL

  • Gemi kazası zanlıları aleyhine “tedbirsizlik ve dikkatsizlik sonucu ölüme sebebiyet verme” suçlaması getirildiGemi kazası zanlıları aleyhine “tedbirsizlik ve dikkatsizlik sonucu ölüme sebebiyet verme” suçlaması getirildi

    Girne açıklarında dün yaşanan ve sekiz kişinin hayatını kaybettiği gemi kazasıyla ilgili olarak bugün A.Ö., M.Ö., M.S., Z.Ö., M.G, S.E, K.K., V.H. ve R.İ. olmak üzere dokuz zanlı Girne Kaza Mahkemesi’ne çıkarıldı.31 Ağustos 2026 Pazartesi 13:53GÜNCEL

  • Özel, Başçeri ve Dinçyürek Nalbantoğlu Hastanesi’ni ziyaret ettiÖzel, Başçeri ve Dinçyürek Nalbantoğlu Hastanesi’ni ziyaret etti

    Sağlık Bakanı Hakan Dinçyürek, Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakan Yardımcısı Hacı Ali Özel ve TC Lefkoşa Büyükelçisi Ali Murat Başçeri Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi’ni ziyaret etti.31 Ağustos 2026 Pazartesi 13:53GÜNCEL

  • Deniz felaketinde kurtarılan 19 kişinin tedavisi sürüyorDeniz felaketinde kurtarılan 19 kişinin tedavisi sürüyor

    Girne-Taşucu seferini yapan yolcu gemisinin alabora olması sonucu meydana gelen deniz felaketinde yaralı olarak kurtarılanların birçoğu hastaneden taburcu oldu, 19 kişinin ise tedavisi sürüyor.31 Ağustos 2026 Pazartesi 13:48GÜNCEL