23 Eylül 2026
  • Lefkoşa23°C
  • Girne25°C
  • Mağusa24°C
  • İskele24°C
  • Güzelyurt20°C
  • Lefke23°C

HOLGUİN:KIBRIS MESELESİNE KIBRIS SORUNU DEĞİL DE KIBRIS KONUSU OLARAK BAKILMAYA BAŞLANMASINI TEMENNİ EDİYORUM

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin Kişisel Temsilcisi Maria Angela Holguin Cuellar ile görüştü. Tatar ve Holguin görüşme sonrası ayrı ayrı açıklama yaptı.

Holguin:Kıbrıs meselesine Kıbrıs sorunu değil de Kıbrıs konusu olarak bakılmaya başlanmasını temenni ediyorum

11 Mart 2024 Pazartesi 17:03


Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin Kişisel Temsilcisi Maria Angela Holguin Cuellar ile görüştü.

Tatar ve Holguin görüşme sonrası ayrı ayrı açıklama yaptı.

Cumhurbaşkanı Tatar, Kıbrıs Türkü’nün her görüşme masasına oturduğunda oturduğu noktadan daha zayıf bir noktada kalktığını, Kıbrıs Türkü’nden bir şeyler koparıldığını, dolayısıyla bir müzakere süreci başlayabilmesi için eşit egemenlik ve eşit uluslararası statü konusunda adım atılması gerektiğini belirtti.

Holguin ise, görüşmenin iyi geçtiğini söyledi ve Kıbrıs meselesine Kıbrıs sorunu değil de Kıbrıs konusu olarak bakılmaya başlanmasını temenni etti.

–Tatar

Tatar açıklamasında, görüşmede Holguin’e Kıbrıs meselesinin 60 yıldan uzun bir geçmişi ve çok farklı boyutları olduğunu, Kıbrıs Türk halkının duruşunu anlayabilmek için bugünlere nasıl gelindiğini iyi bilmesi gerektiğini anlattığını söyledi.

Kıbrıs’ta iki halk bulunduğunu, Kıbrıslı Rumların İngiliz döneminde adanın Yunanistan’la birleşmesine yönelik hem İngiliz idaresi hem de Kıbrıslı Türklere yönelik saldırılarda bulunduğunu, 1960’ta kurulan ve o dönemin koşullarında (adada Türk – Yunan dengesini sağladığından) başarı olarak nitelenen Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kurulduğunu anlattığını kaydeden Tatar, Kıbrıs Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Başpiskopos Makaryos’un, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin adanın Yunanistan’a bağlanması için bir sıçrama tahtası olduğu açıklamasının da bulunduğunu hatırlattığını söyledi.

Tatar, görüşmede Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kuruluşundan 3 yıl sonra Makarios’un anayasa değişikliği önerisiyle Kıbrıs Cumhuriyeti’nin bozulmasına neden olduğunu da kaydetti.

Kıbrıs Türkü’nün bu dönemde devletten dışlandığını, saldırılara maruz kaldığını ve göçe zorlandığını da anlattığını kaydeden Tatar, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin Kıbrıs Cumhuriyeti’ni, bir çözüm bulana kadar adanın tek hakimi olarak gördüğünü belirten (186 numaralı kararı) bir karar aldığını anlattığını söyledi.

Tatar, “İşte bizim esas rahatsızlığımız (BM’nin Kıbrıs Cumhuriyetini adanın tek hakimi görmesi) dedim” dedi.

Kıbrıs Cumhuriyeti’nin 60 yıl önce kurulduğunu ancak bugün sadece Kıbrıslı Rumları temsil ettiğini anlattığını kaydeden Tatar, buna rağmen Kıbrıs Türkü’nün izolasyonlar, ambargo altında tutulduğunu, adanın Kuzeyine ne bir direkt uçuş ne de direkt ticaret yapılabildiğini, Kıbrıslı Rumların Kıbrıs Türk tarafının başka ülkelerle yapacağı görüşme veya temasları engelleyebildiğini, özellikle AB’nin buna ayak uydurduğunu anlattığını belirtti.

-Eşit egemenlik…

Tatar şu ifadeleri kullandı:

“Bu eşit egemenlik ve eşit uluslararası statü, üç yıldır sürdürmekte olduğunuz siyaset… elbette bir mesaj vardır. Tekrar bir müzakere süreci başlayacaksa mutlak suretle bu egemen eşitlik ve eşit uluslararası statü noktasındaki taleplerimize -esas olarak bunlar 1960 anlaşmasında var- yönelik adımlar atılması gerekmektedir.”

Geçmişte Kıbrıs Türkü’nün müzakere masasına sorgulamadan oturduğunu, süreç sonunda Kıbrıs Türkü’nün hiçbir kazanım elde etmeden masadan ayrıldığını ifade eden Tatar, 2004’te halk oylamasına sunulan Annan Planı döneminde Kıbrıslı Türklere, anlaşmaya evet demeleri halinde izolasyonların kaldırılacağı vaatlerinin verildiğini ancak bu sözlerin tutulmadığını, hatta dönemin BM Genel Sekreteri Kofi Annan’ın BM Güvenlik Konseyine sunduğu, “Benim Kıbrıs Türklerine sözüm var sizin de sözünüz var, bu izolasyonların kalkması gerekir” şeklindeki önerisinin reddedildiğini kaydetti. Rum halkının planı reddetmesine rağmen tek taraflı AB’ye alındığını da anlattığını kaydeden Tatar, Kıbrıs Türkü’nün Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kurucu ortağı, Türkiye’nin de garantör ülkelerinden olmasına rağmen, AB’ye alınırken ne Kıbrıs Türkü’ne ne de Türkiye Cumhuriyeti’ne sorulduğunu aktardığını ifade etti.

AB’nin Birliğe üye yapılacak ülkelerde siyasi ihtilaf olmaması gerektiği yönündeki prensibi olmasına rağmen de “Kıbrıs Cumhuriyetinin” AB’ye alındığını ifade ettiğini belirten Tatar, dönemin İngiltere Dışişleri Bakanı Jack Straw da dahil pek çok yetkilinin Kıbrıslı Türklere haksızlık yapıldığını dile getirdiğine dikkat çektiğini belirtti.

-“Kıbrıs Türkü esas itibarıyla hakkını aramakta”

Tatar, “Kıbrıs Türkünün esas itibarıyla hakkını aramakta olduğunu” aktardığını söyledi.

Cumhurbaşkanı Tatar, “Hiçbir şey alınmadan, tekrar aynı noktada müzakere masasına oturmayacağımızı, federal temelde bir görüşme sürecinin hep boşa çıktığını, bir bakıma tüketildiğini, dolayısıyla bizlerin eşit egemenlik ve eşit uluslararası statüsü şartlarında atılacak adımlarla ortak zemin olabileceğini anlattım” dedi.

Tatar, Holguin’in henüz Kıbrıs Türk tarafının duruşu ile ilgili bir “açılım gösterecek” duruş sergilemediğini, ancak esas olanın Kıbrıs Türkü’nün ortaya “kesin ve net bir şeyler” koyması olduğunu, geçmişte müzakere masasına sorgusuz sualsiz oturulduğunu belirtti.

İngiltere, Türkiye ve Yunanistan’ın da katıldığı İsviçre’deki zirvede de, Annan Planı döneminde yaşananların benzerinin yaşandığını kaydeden Tatar, İsviçre Crans Montana’da müzakerelerin sıfır asker sıfır garanti noktasına getirilmeye çalışıldığını, dönemin dışişleri bakanının, bugünkü Kıbrıs Rum Yönetimi Lideri Nikos Hristodulidis olduğunu, görüşmelerin çökmesi için en etkili diplomatın da Hristodulidis’in olduğunun söylendiğini belirtti.

-“Her oturduğunuzda bir şey kaybedersiniz”

Tatar şunları da kaydetti:

“Aynı noktada tekrar masaya oturmamızın ne anlamı var! Hiçbir anlamı yoktur çünkü aynı oyunu size yine oynayacaklar. Her oturduğunuzda bir şey kaybedersiniz. Mustafa Akıncı benden önceki Cumhurbaşkanı, o toplantıda haritayı verdi. O harita bende yok, birinde varsa söylesin… Bu harita karşı tarafta var kasada duruyor.”

-“O haritayı ne gördüm ne de tanırım”

Müzakerelerin tekrardan başlaması halinde Kıbrıs Rum kesiminin söz konusu haritayı masaya koyup “bunu verdiydiniz” diyebileceklerini kaydeden Tatar, “Ben o haritayı ne gördüm ne tanırım ne de dikkate alırım.” dedi.

Her görüşme sürecinde Kıbrıs Türkü’nden bir şeyler koparılmaya çalışıldığını, buna karşın Kıbrıs Türkü’nün de masaya oturduğu noktadan daha zayıf bir noktada kalktığını belirten Tatar, “Dolaysısıyla bizim yeni siyasetimiz, eşit egemenlik ve eşit uluslararası statü noktasında bazı ciddi açılımlarla tatmin olmamız durumunda yeni bir sürecin başlayabileceğini kendilerine ifade ettik” dedi.

Holguin’in neyin ne olduğunu artık iyi anladığına, Kıbrıs konusunun ayrıntılarına vakıf olduğuna inandığını belirten Tatar, “Haklı olduğumuz noktalarda bizi takdir edecek pozisyondadır” dedi.

Cumhurbaşkanı Tatar, Kıbrıs Türkü’nün mağdur bir durumda olduğunu, izolasyonlar altında yaşamaya zorlandığını ancak bunu söylerken de Kıbrıs Rum tarafının dikte edeceği bir anlaşmaya evet demenin de söz konusu olmadığını belirtti.

Egemenlik olmadan varılacak bir anlaşmanın buz üzerine yazı yazmaya benzediğini kaydeden Tatar, Kıbrıs meselesinin özünde var olan ortaklık anlamasındaki ortaklık haklarının tescil ettirilmesinin önemine işaret etti.

Kıbrıs Türk devletinin 60 yıldır var olduğunu kaydeden Tatar, “Mutlak suretle, her zaman söylemeye çalıştığım gibi, bir anlaşma olacaksa bu anlaşmanın bir parçası da Kuzey’deki Türk devleti olacaktır. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti olacaktır” dedi.

Bugüne kadar tek egemenlik ve Kıbrıslı Türklerin de “yurttaş” olarak görüldüğü tezler üzerinde durulduğunu kaydeden Tatar, “Şu andaki pozisyon, egemen eşitlik, eşit uluslararası statü… yani bir anlaşma olacaksa mutlak suretle kuzeydeki bağımsız Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti o anlaşmanın bir parçası olacaktır” dedi.

-Holguin’le yemek…

Tatar, Holguin’in 14 Mart Perşembe akşamı misafiri olacağını, baş başa bir yemekli bir görüşme yapacaklarını da açıkladı.

-Holguin

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin Kişisel Temsilcisi Maria Angela Holguin Cuellar, görüşme sonrası, Cumhurbaşkanlığından ayrılmadan yaptığı açıklamada, Tatar ile görüşmesinin “çok iyi” geçtiğini, adada kalacağı bir haftanın yapıcı olmasını temenni ettiğini kaydetti.

Holguin, “Kıbrıs meselesine Kıbrıs sorunu değil de Kıbrıs konusu olarak bakılmaya başlanmasını temenni ediyorum” dedi.

Holguin, adanın her iki tarafından bazı siyasi parti, sivil toplum örgütü ve ticaret odalarıyla görüşeceğini belirtti.

Lefkoşa Türk Belediyesi Başkanı Mehmet Harmancı ile bugün görüşecek olan Holguin’in Lefkoşa Rum Belediye Başkanı ile de görüşmesi de bekleniyor.

Yorumlar
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

22 Eylül 2026 Salı 15:38GÜNCEL

  • Belki bir kez daha Yaradan’ın hikmetini hatırlarız…Belki bir kez daha Yaradan’ın hikmetini hatırlarız…

    Rana Sarro yazdı 22 Eylül 2026 Salı 15:38GÜNCEL

  • Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Arıklı, alabora olan gemiyle ilgili iddiaların araştırılacağını söylediBayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Arıklı, alabora olan gemiyle ilgili iddiaların araştırılacağını söyledi

    Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı, Girne açıklarında yolcu gemisinin alabora olması sonucu 8 kişinin hayatını kaybettiği kaza hakkında yolcular tarafından dile getirilen iddiaların inceleneceğini ifade etti.22 Eylül 2026 Salı 15:38GÜNCEL

  • Hemşireler ve Ebeler Birliği, feribot faciası sonrası görev yapan tüm sağlık çalışanlarına teşekkür ettiHemşireler ve Ebeler Birliği, feribot faciası sonrası görev yapan tüm sağlık çalışanlarına teşekkür etti

    Kıbrıs Türk Hemşireler ve Ebeler Birliği, dün yaşanan feribot faciasının, herkesin yüreğinde derin bir yara açtığını belirterek, bir umut için hastanelere koşan, bir can için denize açılan, ambulansıyla yola çıkan, acil ve diğer servislerde sabahlayan22 Eylül 2026 Salı 15:38GÜNCEL

  • Gemi kazasında kayıp olan 18 vatandaş için arama kurtarma çalışmaları ikinci günündeGemi kazasında kayıp olan 18 vatandaş için arama kurtarma çalışmaları ikinci gününde
    Girne-Taşucu seferini yapan yolcu gemisinin alabora olması sonucu meydana gelen deniz felaketinin ardından, kayıp 18 kişiyi arama kurtarma çalışmaları ikinci gününde devam ediyor.


  • Girne açıklarında yaşanan deniz felaketinin ardından22 Eylül 2026 Salı 15:38GÜNCEL
  • “Sorumluluk makamında oturanlar, artık bedel ödemeyi de bilmelidir”“Sorumluluk makamında oturanlar, artık bedel ödemeyi de bilmelidir”

    Kamusen Başkanı Metin Atan, “Sorumluluk makamında bulunan kişi, kendi görev alanında yaşanan böylesine büyük bir facianın ardından ortaya çıkan tablo karşısında siyasi bedel ödemeyi de bilmelidir” açıklamasında bulundu.22 Eylül 2026 Salı 15:38GÜNCEL

  • Gemi kazasıyla ilgili iddialara yanıt verilmeliGemi kazasıyla ilgili iddialara yanıt verilmeli

    Yeni Kıbrıs Partisi, bir yolcu gemisinin bir yaz gününde limandan çıkışının hemen ardından su alıp yan yatmasının kader olamayacağını ve iddialara yanıt verilmesi gerektiğini kaydetti.22 Eylül 2026 Salı 15:38GÜNCEL

  • GÜNCEL HABERLER

    Gazetecilik mesleği serüvenim29 Ağustos 2026 Cumartesi 18:18KIBRIS

  • Ülkemizde bunun gibi daha kaç tane var?Ülkemizde bunun gibi daha kaç tane var?

    Rana Sarro yazdı

    Boğazköy-Gönyeli Anayolu’nda Hasan Düzge30 Ağustos 2026 Pazar 15:43GÜNCEL