EMEKLİ ÜSTEĞMEN KUTAY:BARIŞ HAREKÂTI OLMASAYDI MAKARİOS’UN UYGULADIĞI POLİTİKA BİZİ ZAMANLA TAMAMEN BİTİRİRDİ
Emekli Üsteğmen Mehmet Kutay, Barış Harekâtı olmasaydı Makarios’un uyguladığı politikanın Kıbrıslı Türkleri zamanla yok edeceğini vurguladı. Kıbrıs’ta 15 Temmuz 1974’te Yunan Hükümeti’nin desteği ile yapılan darbenin ardından, garantör ülke olmasının verd

17 Temmuz 2024 Çarşamba 10:46
Emekli Üsteğmen Mehmet Kutay, Barış Harekâtı olmasaydı Makarios’un uyguladığı politikanın Kıbrıslı Türkleri zamanla yok edeceğini vurguladı.
Kıbrıs’ta 15 Temmuz 1974’te Yunan Hükümeti’nin desteği ile yapılan darbenin ardından, garantör ülke olmasının verdiği yetkiyle Türkiye tarafından başlatılan Barış Harekâtı’nın 50’nci yılı kutlanıyor.
20 Temmuz 1974’te Boğaz Sancağı’nda görevli emekli Üsteğmen Mehmet Kutay, Harekâtın 50’nci yıldönümü vesilesiyle, o günlerde yaşadıklarını ve şahit olduklarını Türk Ajansı Kıbrıs muhabirine anlattı.
-“Çıkarma başladı… Herkeste bir heyecan, bir bayram havası…”
Yaşananları 15 Temmuz darbesinden başlayarak anlatan Mehmet Kutay, o sabah Boğaz Sancaktarı Ali Melih’in darbe haberini aldığı telefon görüşmesine şahit olduğunu belirterek, telefon görüşmesi sonrasında Sancaktar’ın kendisine “birlikleri hazır duruma getirmesi” talimatı vererek Lefkoşa’ya gittiğini aktardı.
Kutay, 19 Temmuz sabahı ise, Sancağa “çok acil” telsiz mesajı geldiğini belirterek, Boğaz İstihbarat Komutanı Kemal Yalın o esnada orada olmadığı için Fota’da görevde olan eski İstihbarat Komutanı Sermet Akdağ’ı Sancağa çağırdıklarını söyledi. Akdağ’ın mesajı çözdükten sonra kendisine başparmağı ile “tamam” işareti yaparak “Hade komutanım, tamamdır bu iş.” deyişini unutamadığını belirten Kutay, mesajın ardından çalışmaların başladığını “Pınarbaşı Havaalanı’nda Birleşmiş Milletler’in koyduğu dolmuş bidonları temizledik, çukurları düzelttik ve bir uçağın inebileceği hale getirdik.” sözleri ile anlattı.
20 Temmuz sabahı saat 03.20’de geleceği bildirilen uçağı meşalelerle işaret vererek karşılayacak altı kişilik bir ekip oluşturulduğunu belirten Kutay, “Baktık ki uçak üzerimizden geçti, inmedi… Oysa uçak geldi, yarım saat, 40 dakika havada dolaştı. İşaret alamayınca kaçtı. O uçak sabah 06.00’da geldi, havaalanına indi. Yer hava pilotlarını getirmişti.” diye konuştu. Şafak sökerken helikopterlerin gelmeye ve paraşütlerin de inmeye başladığı kaydeden Kutay, “O şekilde çıkarma başladı… Herkeste bir heyecan, bir bayram havası vardı…” dedi.
-“ Havadan inen birlikler ile denizden çıkan birlikler, üçüncü günde buluştu”
Kutay, gelen Türk ordusu ile ilk temasını ise şöyle anlattı:
“Gelen Türk ordusunun hiçbirinde rütbe yoktu. Baktık önde biri bastonla gelir, arkasında 7-8 kişi… Kimin ne olduğunu bilmiyoruz. Aralarında daha önce Kıbrıs’ta görev yapmış Albay Muzaffer Sever de vardı. Onu tanıdığımız için ona sarıldık. Bize ‘Komutana seslenin.’ dedi. ‘Komutan kim?’ diye sorduk, ‘bastonu olan.’ dedi, hemen seslendik. Meğer bastonu olan Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri ve 6’ncı Kolordu Komutanı Korgeneral Nurettin Ersin Paşa’ymış…
Bana ‘Burada yalnız sen kalacaksın, herkes çıksın. Burası artık bizim karargâhımız.’ dediler. Herkes gitti, Boğaz Sancağı Yeraltı Karargâhı’nda Kıbrıslı tek ben kaldım. Bu arada komando tugayı ve hava indirme tugayı da geldi. 20 Temmuz gündüzü pek bir hareket olmadı, esas muhabere gecesi oldu.”
Kutay, 20 Temmuz gecesi Türkiye ile irtibatı sağlayan ve dağda bulunan telsiz istasyonunun Rumlar tarafından basıldığını ve orada görev yapan 7-8 kişinin şehit edildiğini, Doğruyol’un önce düştüğünü, ardından karşı taarruzla geri alındığının anlattı.
-“Ailemle 50 gün sonra buluşabildik”
Havadan inen birlikler ile denizden çıkan birliklerin Harekât’ın üçüncü gününde buluştuğunu da ekleyen Kutay, kendisinin ise ailesi ile 50 gün sonra buluşabildiğini belirtti.
– “Boğaz Şehitliği’nde anma merasimleri yapılırdı; Ağırdağ’a ise biz ise birkaç kişi gider çiçek koyar, dua ederdik”
Şehitliklerle ilgili de konuşan Mehmet Kutay, ilk başlarda şehitlerin önceden planlandığı gibi Ağırdağ’a gömüldüğünü ancak bazılarının Lefkoşa’ya ve sonrasında ise Boğaz Şehitliği’ne gömüldüğünü belirterek, bu konudaki karmaşanın nasıl çözüldüğünü anlattı.
Kutay, “Komutan Hakim Mustafa Yüzbaşı; Derviş Duygun ve benim, şehitlik olması için ana yola, elektriğe ve suya yakın bir yer tespit etmemizi istedi. Çeşitli yerlere baktık ama en uygunu şu andaki Boğaz Şehitliği’ydi. Bu şekilde şehitler oraya gömülmeye başladı. Ancak öncesinde Ağırdağ’a 8-10 kişi gömmüştük… Bayramlarda Boğaz Şehitliği’nde anma merasimleri yapılırdı, protokol oraya giderdi. Ağırdağ’a ise biz ise birkaç kişi gider çiçek koyar, dua ederdik. Ağırdağ’daki şehitlerin aileleri şikayet etti, şikayetleri komutana ilettim. Komutan, ‘Bu iş kolay değil Hasan, Genelkurmay’dan onay ister, mahkeme kararı ister. Sen yazı yaz, gönderelim, olursa olur.’ dedi. Yazıyı yazdım, aradan 4-5 ay geçti. Ümidimi kesmiştim ki cevap geldi, uygun görüldü. Böylece Ağırdağ’daki şehitleri çıkardık ve Boğaz Şehitliği’ne defnettik.” ifadelerini kullandı.
Birinci Harekât ile İkinci Harekât arasındaki süreçten de bahseden Kutay, “Biz İkinci Harekât’ta tamamen izleyici konumundaydık. Türk Ordusu her şeye el attı, biz onların verdiği emirler doğrultusunda hareket ettik. Birinci Harekât’ta tek bir telsiz yoktu. İkinci Harekât’ta en küçük birlikten en büyük birliğe kadar telsiz vardı.” dedi.
Kutay, Barış Harekâtı olmasaydı Makarios’un uyguladığı politikanın Kıbrıslı Türkleri zamanla yok edeceği görüşünü de ortaya koyarak sözlerini tamamladı.
GALERİLER
Güzelyurt Sağlık Merkezi’nde sadece güvenlik varmış
İncirli: “CTP açık ara birinci partidir; seçimlerin tümüne hazırdır”Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Genel Başkanı Sıla Usar İncirli, seçimlerin tümüne hazır olduklarını belirterek, hedeflerinin, Kıbrıslı Türklerin kendi kurumlarını güvenle yönettiği, ekonomik ve toplumsal gücünü geliştirdiği ve dünyayla bütünleştiği bi21 Eylül 2026 Pazartesi 13:48KIBRIS
Her avukat güvenilir değildir!22 Eylül 2026 Salı 15:38GÜNCEL
Ölüme sürerken 259 insanın can güvenliği önceliğiniz değildi!
22 Eylül 2026 Salı 15:38GÜNCEL
Belki bir kez daha Yaradan’ın hikmetini hatırlarız…Rana Sarro yazdı 22 Eylül 2026 Salı 15:38GÜNCEL
Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Arıklı, alabora olan gemiyle ilgili iddiaların araştırılacağını söylediBayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı, Girne açıklarında yolcu gemisinin alabora olması sonucu 8 kişinin hayatını kaybettiği kaza hakkında yolcular tarafından dile getirilen iddiaların inceleneceğini ifade etti.22 Eylül 2026 Salı 15:38GÜNCEL
Hemşireler ve Ebeler Birliği, feribot faciası sonrası görev yapan tüm sağlık çalışanlarına teşekkür ettiKıbrıs Türk Hemşireler ve Ebeler Birliği, dün yaşanan feribot faciasının, herkesin yüreğinde derin bir yara açtığını belirterek, bir umut için hastanelere koşan, bir can için denize açılan, ambulansıyla yola çıkan, acil ve diğer servislerde sabahlayan22 Eylül 2026 Salı 15:38GÜNCEL
Gemi kazasında kayıp olan 18 vatandaş için arama kurtarma çalışmaları ikinci günündeGirne-Taşucu seferini yapan yolcu gemisinin alabora olması sonucu meydana gelen deniz felaketinin ardından, kayıp 18 kişiyi arama kurtarma çalışmaları ikinci gününde devam ediyor.
Girne açıklarında yaşanan deniz felaketinin ardından22 Eylül 2026 Salı 15:38GÜNCEL
“Sorumluluk makamında oturanlar, artık bedel ödemeyi de bilmelidir”Kamusen Başkanı Metin Atan, “Sorumluluk makamında bulunan kişi, kendi görev alanında yaşanan böylesine büyük bir facianın ardından ortaya çıkan tablo karşısında siyasi bedel ödemeyi de bilmelidir” açıklamasında bulundu.22 Eylül 2026 Salı 15:38GÜNCEL
Gemi kazasıyla ilgili iddialara yanıt verilmeliYeni Kıbrıs Partisi, bir yolcu gemisinin bir yaz gününde limandan çıkışının hemen ardından su alıp yan yatmasının kader olamayacağını ve iddialara yanıt verilmesi gerektiğini kaydetti.22 Eylül 2026 Salı 15:38GÜNCEL

































Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.