CUMHURBAŞKANLIĞI, BM’NİN GÖREV SÜRESİNİN BİR YIL UZATILMASI KARARINA TEPKİ GÖSTERDİ
Cumhurbaşkanlığı, Birleşmiş Milletler Barış Gücü’nün görev süresinin bir yıl süreyle uzatılmasına ilişkin BM Güvenlik Konseyi kararına ilişklin açıklama yaptı. Açıklamada, kararın kabul edilmez olduğu belirtildi.

30 Ocak 2023 Pazartesi 20:18
Cumhurbaşkanlığı, Birleşmiş Milletler Barış Gücü’nün görev süresinin bir yıl süreyle uzatılmasına ilişkin BM Güvenlik Konseyi kararına ilişklin açıklama yaptı.
Açıklamada, kararın kabul edilmez olduğu belirtildi.
Cumhurbaşkanlığı, Birleşmiş Milletler Barış Gücü’nün görev süresinin bir yıl süreyle uzatılmasına ilişkin BM Güvenlik Konseyi kararını değerlendirdi.
Açıklamada, “Cumhurbaşkanımız göreve gelir gelmez, elli yıldır çözümsüzlüğe mahkum edilen Kıbrıs konusunu bir uzlaşıyla neticelendirmek hedefiyle yeni bir vizyon ortaya koymuştur. Hal böyleyken, BM Güvenlik Konseyi bugün almış olduğu kararın müzakere zeminine atıf yapan paragraflarında, sahadaki durumu yine görmezden gelerek, statükonun muhafazasına yönelik ifadelere yer vermiş ve BM Güvenlik Konseyi bu sorunun gerçek anlamda çözülmesiyle ilgilenmediğini bir kez daha gözler önüne sermiştir” denildi.
Kararın yeni bir siyasi sürece atıf yapılan paragraflarındaki ifadelerin kabul edilmez olduğu belirtilen açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“ Tekrarlamakta fayda görülür ki, Kıbrıs Türk Tarafı, Kıbrıs Türk Halkını yarım asrı aşkın bir süredir hak mahrumiyeti ve insanlık dışı izolasyona mahkum eden, Kıbrıs Rum tarafına haksız ve hukuksuz olarak yaratılan illüzyon çerçevesinde tüm adayı temsil etme imkanını tanıyan vedefa defa aynı şeylerin siyasi yelpazenin her kanadından gelen Liderler tarafından müzakere edilip, sürekli başarısızlığa uğramak suretiyle tüketilen zeminden rızasını çekmiştir.
Bir uzlaşmazlığın çözümüne yönelik yapılacak müzakerelerin başlayabilmesi için yerleşmiş tek kural vardır: ihtilaflı taraflar müzakere edecekleri zemin üzerinde anlaşmak zorundadır. Gelinen noktada, BM Genel Sekreteri’nin de Güvenlik Konseyi’nin aldığı kararla onayladığı ilgili raporunda açıkça ifade ettiği gibi, iki tarafın yeni ve resmi bir müzakere sürecine başlaması için gereken bir ortak zemin bulunmamaktadır. Kıbrıs Türk Halkı geleceğini, müktesep hakları hilafına dikte edilen zorlama zeminlere ve çözüm modellerine teslim etmeyecektir. Kıbrıs’ta bir çözümle ilgilendiğini ifade eden uluslararası çevrelere, statükoyu korumaya yönelik ifadelerden imtina ederek, iki tarafın üzerinde anlaşma sağlayacakları bir zemine destek vermelerini tavsiye ediyoruz.
Kıbrıs Türk Tarafı, müktesep haklarımızın, yani egemen eşitliğimizin ve eşit uluslararası statümüzün teyidiyle, yeni ve resmi bir müzakere sürecine hemen geçilebileceğini hem sözlü hem de yazılı bir şekilde defaten ifade etmiştir.Cumhurbaşkanımızın yeni vizyonu zemininde Kıbrıs konusunu kısa sürede adil ve kalıcı bir uzlaşıyla sonuçlandırmaya yönelik resmi müzakereleri başlatma çağrısını, bu vesileyle yeni seçilecek Rum Lidere de iletiriz.
Ortak zeminin olup olmadığının tespitine yönelik çalışmalar devam ederken, Kıbrıs Türk Tarafı, herhangi bir şarta bağlı olmadan, iyi niyeti ve yapıcı yaklaşımının bir göstergesi olarak, 1 Temmuz ve 8 Temmuz 2022 tarihlerinde BM Genel Sekreteri vasıtasıyla, Rum tarafına iletmiş olduğu iki mektupla, toplamda altı konuda iş birliği önerisi yapmıştır. Hem Kıbrıs Türk Halkının,hem Kıbrıs Rum Halkının, hem Kıbrıs Adası’nın, hem de bölgemizin istikrar ve refahına katkısı olacak, kazan-kazan ilkesiyle hazırlanmış olan
önerilerimiz, uluslararası toplum tarafından olumlu karşılanmış, Kıbrıs Rum liderliği de bu önerilerin önemini görmezden gelememiş ve bugüne kadar resmi yanıtlarını bekletmişlerdir. Bahse konu Güvenlik Konseyi kararında bu altı iş birliği önerimize atıf yapılmaması bir eksikliktir. Önerilerimiz sadece esasa dair detayları değil, aynı zamanda bu başlıkların nasıl görüşüleceğine ilişkin yöntemi de içermektedir. Hepsi de önemli ve acil olmakla birlikte önermiş olduğumuz altı iş birliği alanının bazılarının bekletilme şansı yoktur. Cumhurbaşkanımız, iki tarafın iş birliğini elzem olarak görmektedir ve önerilen altı alandaki iş birliğinin gerçekleştirilmesi için gayretlerini sürdürecektir. Bu iş birlikleri sayesinde atılacak somut adımlarla, hem Kıbrıs Türk Halkının, hem Kıbrıs Rum Halkının hayatına dokunacak projeleri hayata geçirme kararlılığımızı da bir kez daha paylaşırız.
Benzer bağlamda, Kıbrıs Türk Tarafı, İki Taraflı Teknik Komitelerin iki Halkın gündelik hayatını kolaylaştırmaya yönelik sürdürmekte olduğu faaliyetleri ve somut iş birliği projelerini desteklemeye devam edecektir.
Karardaki Kapalı Maraş’a ilişkin ifadeler, uluslararası toplumun değişime yönelik sığ siyasetinin bir tezahürüdür. Tekrar etmekte fayda görüyoruz ki, Kıbrıs Adası’nda sahadaki durumu yansıtan değişim, Maraş açılımı ile başlamıştır ve bu siyasetimiz diğer alanlara yayılarak devam edecektir.
Maraş’ı kapalı şekilde kaderine terk etmek, sadece statüko bekçiliği değil, eski sakinlerin haklarını göz ardı etmek anlamına gelmektedir.
Maraş 2020’ye kadar neden kapalı kalmıştı? Bunun sorumlusu ilk başta uluslararası toplumun yanlı tutumu ve Rum uzlaşmazlığıdır. Siyasi sürece dair pozisyonumuzda olduğu gibi, Kıbrıs Türk Halkı geleceğini kendi tayin edecektir ve ülkemizin herhangi bir toprak parçası da Rum iradesine teslim edilmeyecektir.
Kapalı Maraş’ın eski sakinlerinin, Meclisimizin kabul etmiş olduğu 67/2005 sayılı Yasa tahtında kurulan ve uluslararası tanınmışlığı bulunan Taşınmaz Mal Komisyonu’na başvurmuş olmaları ve TMK’nın bu başvuruları değerlendiriyor olması, atılan adımların isabetli olduğunun göstergesidir.
Buna karşı çıkmak, yalnız hak mahrumiyeti değil, hukukun engellenmesi anlamına gelmektedir.
Anılan kararda bir başarı olarak aksettirilmeye çalışılan, ancak gerçekte 10 yılı aşkın bir süredir Rum engeline takılan hayvansal olmayan işlenmiş gıdanın ticaretine yönelik belirlenmiş birkaç ürünümüzün satışı, Rum bürokrasisine rağmen, sembolik olarak başlamıştır. Asıl başarı, Kıbrıs Türk üreticilerin herhangi bir kısıtlamaya tabi tutulmaksızın, tercihli bir şekilde ürünlerini uluslararası pazarlara ulaştırabilmeleridir.
Bu doğrultuda, bu kısıtlamaların tamamen kaldırılmasına yönelik uluslararası topluma da büyük bir görev düşmektedir. Son altı ayda sınır geçişlerinde Rum muhacereti tarafından çıkarılan zorluklar da, ekonomik iş birliği yapılabilmesinin önünde önemli bir engel teşkil etmeye devam etmektedir.
Sınır geçişlerindeki zorlukların aşılmasına yönelik ilgili makamlarımızla istişare içerisinde girişimlerimiz devam etmektedir.
Kararda, Kıbrıs Türk Halkının on yıllardır maruz bırakıldığı insanlık dışı izolasyona değinilmemesini, buna sebep olanların gerçeği gizleyerek,
ayıplarını örtme çabası olarak değerlendirmekteyiz.
1960’ta, iki Halkın egemen eşitliklerinden kaynaklanan rızalarıyla kurulan ortaklık Cumhuriyeti’ni, 1963’te silah zoruyla bir Rum Devleti’ne dönüştüren
Rum liderliğinin rızası ile 1964 yılından itibaren operasyonlarını sürdüren BM Barış Güçü’nün, ülkemizdeki faaliyetlerini yasal bir zemine oturtmak şarttır. Bu amaca yönelik olarak Dışişleri Bakanlığımızın hazırlamış olduğu Kuvvetler Statüsü Anlaşma taslağı BM yetkililerine iletilmişti. Halihazırda gerek bizim gerekse BM’nin kabul edebileceği bir anlaşma üzerinde müzakereler devam etmektedir. Gerçek böyleyken ve BM, Dışişleri Bakanlığımızın önerisine karşı öneri vermişken, bunu saklamak ve bu operasyonların GKRY’nin rızası ile 1 yıl daha devam edeceğini karara yansıtmak, iyi niyetle bağdaşmamaktadır. KKTC sınırları içerisinde, iyi niyetimizle faaliyetlerini yürütebilen BM’nin bu tavrı, göstermekte olduğumuz müsamahanın suistimali olarak değerlendirilmektedir.
Cumhurbaşkanımızın beklentisi, bu hususta ivedilikle karşılıklı kabul edilebilir bir mutabakata varılmasıdır.
Kıbrıs konusunu adil ve kalıcı bir uzlaşıya ulaştırma hedefiyle, iki egemen Devlet’in, iki Halkın faydasına olacak işbirliğine ilişkin çabalarımızı yoğunlaştırarak, hem iki Tarafın, hem Kıbrıs Adası’nın, hem de Doğu Akdeniz Bölgesi’nin istikrar ve refahına katkıda bulunacak, hak ve çıkarlarımızdan ödün vermeyerek, diplomasi odaklı politikamızı kararlı bir şekilde sürdüreceğiz.
GALERİLER
Güzelyurt Sağlık Merkezi’nde sadece güvenlik varmış
İncirli: “CTP açık ara birinci partidir; seçimlerin tümüne hazırdır”Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Genel Başkanı Sıla Usar İncirli, seçimlerin tümüne hazır olduklarını belirterek, hedeflerinin, Kıbrıslı Türklerin kendi kurumlarını güvenle yönettiği, ekonomik ve toplumsal gücünü geliştirdiği ve dünyayla bütünleştiği bi23 Eylül 2026 Çarşamba 13:58KIBRIS
Her avukat güvenilir değildir!22 Eylül 2026 Salı 15:38GÜNCEL
Ölüme sürerken 259 insanın can güvenliği önceliğiniz değildi!
22 Eylül 2026 Salı 15:38GÜNCEL
Belki bir kez daha Yaradan’ın hikmetini hatırlarız…Rana Sarro yazdı 22 Eylül 2026 Salı 15:38GÜNCEL
Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Arıklı, alabora olan gemiyle ilgili iddiaların araştırılacağını söylediBayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı, Girne açıklarında yolcu gemisinin alabora olması sonucu 8 kişinin hayatını kaybettiği kaza hakkında yolcular tarafından dile getirilen iddiaların inceleneceğini ifade etti.22 Eylül 2026 Salı 15:38GÜNCEL
Hemşireler ve Ebeler Birliği, feribot faciası sonrası görev yapan tüm sağlık çalışanlarına teşekkür ettiKıbrıs Türk Hemşireler ve Ebeler Birliği, dün yaşanan feribot faciasının, herkesin yüreğinde derin bir yara açtığını belirterek, bir umut için hastanelere koşan, bir can için denize açılan, ambulansıyla yola çıkan, acil ve diğer servislerde sabahlayan22 Eylül 2026 Salı 15:38GÜNCEL
Gemi kazasında kayıp olan 18 vatandaş için arama kurtarma çalışmaları ikinci günündeGirne-Taşucu seferini yapan yolcu gemisinin alabora olması sonucu meydana gelen deniz felaketinin ardından, kayıp 18 kişiyi arama kurtarma çalışmaları ikinci gününde devam ediyor.
Girne açıklarında yaşanan deniz felaketinin ardından22 Eylül 2026 Salı 15:38GÜNCEL
“Sorumluluk makamında oturanlar, artık bedel ödemeyi de bilmelidir”Kamusen Başkanı Metin Atan, “Sorumluluk makamında bulunan kişi, kendi görev alanında yaşanan böylesine büyük bir facianın ardından ortaya çıkan tablo karşısında siyasi bedel ödemeyi de bilmelidir” açıklamasında bulundu.22 Eylül 2026 Salı 15:38GÜNCEL
Gemi kazasıyla ilgili iddialara yanıt verilmeliYeni Kıbrıs Partisi, bir yolcu gemisinin bir yaz gününde limandan çıkışının hemen ardından su alıp yan yatmasının kader olamayacağını ve iddialara yanıt verilmesi gerektiğini kaydetti.22 Eylül 2026 Salı 15:38GÜNCEL

































Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.