03 Kasım 2026
  • Lefkoşa21°C▼
  • Girne21°C
  • Mağusa21°C
  • İskele21°C
  • Güzelyurt19°C
  • Lefke21°C

CUMHURBAŞKANI TATAR:TUTUKLAMALARA SON VERİLMEDEN İLERLEME MÜMKÜN DEĞİL

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres’in Kıbrıs Kişisel Temsilcisi Maria Angela Holguín Cuellar ile yaptığı görüşmede, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin mülkiyet temelli tutuklama uygulamalarını “terör faaliyeti”

Cumhurbaşkanı Tatar:Tutuklamalara son verilmeden ilerleme mümkün değil

26 Mayıs 2025 Pazartesi 15:25

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres’in Kıbrıs Kişisel Temsilcisi Maria Angela Holguín Cuellar ile yaptığı görüşmede, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin mülkiyet temelli tutuklama uygulamalarını “terör faaliyeti” olarak nitelendirerek, bu uygulamalara son verilmediği sürece görüşmelerde ilerleme sağlanamayacağını vurguladı.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Holguin ile yaklaşık bir buçuk saat süren baş başa görüşmesinin ardından basına açıklamalarda bulundu ve gazetecilerin sorularını yanıtladı. Verimli bir görüşme gerçekleştirdiklerini dile getiren Tatar, Holguín’in daha önce sunduğu altı aylık raporun memnuniyet verici olduğunu, çünkü bu raporda Kıbrıs’ta yeni bir müzakere süreci için ortak zemin bulunmadığının açıkça ifade edildiğini belirtti.

Guterres’in Ekim 2024’te New York’ta yapılan gayri resmi buluşmada da ortak zeminin olmadığını ifade ettiğini, bunun iki devletin iş birliğiyle neler yapılabileceğinin konuşulmasına zemin yarattığını kaydetti.

Tatar, hayatın devam ettiğini ve her iki halkın yararına olabilecek projelerin, iş birliklerinin ve çalışmaların güven tesisine katkı sağlayacağı ifade edilerek Holguín’in yeniden atandığını belirtti.

Tatar daha önce mart ayında Cenevre’de uzlaşılan altı başlıkta ilerleme sağlanması ve temmuz ayı sonunda yapılması planlanan geniş katılımlı toplantıya hazırlık yapılması gerektiğini Holguín’e ilettiğini söyledi.

Tatar, ekim ayında New York’taki yemekte, Kıbrıs Rum tarafının mülk meselesiyle ilgili insanları tutuklayıp, terörize ederek baskı unsuru yaratmaya çalışmasını tasvip etmediklerini ifade ettiğini belirten Tatar, bu görüşmede de Guterres’in konuya hassasiyet gösterdiğini anlattı. Tatar aynı konuyu Mart ayındaki Cenevre görüşmelerinde de gündeme taşıdığını hatırlattı.

İş birliği konuşuluyorsa ve Kıbrıs’ta yeni bir atmosfer oluşmaktadır ifadelerine saygı gösterilecekse mülkiyet konusunda böyle bir yaklaşımın asla kabul göremeyeceğini dile getiren Tatar, bu davranışın yapılan çalışmaları baltalayacağını vurguladı.

-“Rum tarafının terörize hareketleri artarak devam ediyor”

Cumhurbaşkanı Tatar ilgili toplantıda bu konuyu gündeme getirdiğinde Hristodulidis’in sessiz kaldığını kaydetti. Mart’tan bugüne işin boyutunun değiştiğini, “terörize hareketlerin” artarak devam ettiğini söyleyen Tatar, diğer konularda ilerleme kaydedilmesi ve Temmuz’da gerçekleşecek olası toplantının anlamlı olması için bu “terör faaliyetlerinin” durması gerektiğini vurguladı.

Kıbrıs’ta 1974 sonrası iki ayrı otorite olduğunu vurgulayan Tatar, Kıbrıs Türk halkının kendi geleceğini belirleyebilmesi için yasal düzenlemeler yapıldığını anımsattı.

Tatar, “Halkımızı, buradaki yatırımcıları, buradaki sektörü bu derece rahatsız edecek, geçmişte yaşananları inkâr edecek her türlü hareketin, oluşmuş iş birliği atmosferini baltalayacağını açık bir şekilde Holguín’e anlattım” dedi.

Görüşmede, Kıbrıs Türk tarafının egemen eşitlik ve eşit uluslararası statüye dayalı siyasetini kararlılıkla sürdürdüğünü dile getirdiğini kaydeden Tatar, son dört buçuk yıldır izlenen bu politikanın Türkiye Cumhuriyeti ve Türk milletinin tam desteğine sahip olduğunu ifade etti.

Tatar, mevcut küresel konjonktürde, güvenliğin korunması ve sürdürülmesinin daha da önem kazandığını söyledi. Bu süreçte Kıbrıs Türk tarafının, her zaman olduğu gibi, temas ve diyalog zemininde hareket etmeye devam ettiğini belirten Tatar, Kıbrıs’ın geleceğine yönelik, her iki halkın da faydasına olacak çalışmaları sabırla ve cesaretle yürüttüklerini aktardığını da belirtti.

Tatar, esas mağduriyetin son 60 yıldır Kıbrıs Türk halkı tarafından yaşandığını da dile getirdiğini vurgulayarak, Kıbrıslı Türklerin hala ambargo ve izolasyonlar altında yaşam mücadelesi verdiğini söyledi.

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin tek taraflı olarak Kıbrıs Cumhuriyeti unvanını kullanarak uluslararası ayrıcalıklardan faydalandığını ve ekonomik gelişim ve tanınma imtiyazlarını bu şekilde elde ettiğini ifade ettiğini belirten Tatar, Kıbrıs Türk tarafı ambargo ve izolasyonlar altında her türlü mağduriyeti yaşarken, bu dönemde turizm, yükseköğretim ve mülkiyet konularında yapılan baskıların halkı sindirmeye yönelik olduğunu belirtti.

– “Yapılan saldırılar, bize diz çöktürmeyi amaçlayan bir hesap hatası”

Tatar, “Bu yeni atmosferde ve her iki halkın yararına olacak projelerin gündemde olduğu bir dönemde yapılan saldırılar, bize diz çöktürmeyi amaçlayan bir hesap hatası” dedi.

Bu meselelerin Kıbrıs Türkü’nün bekası ve geleceğiyle doğrudan ilgili olduğunu vurgulayan Tatar, Kıbrıs’ta artık yeni bir zemin oluştuğunu kaydetti.

Holguín’in daha önce yürüttüğü temaslar sırasında gündeme gelen doğrudan ticaret, doğrudan uçuşlar ve doğrudan temas (3D) gibi konularda açılım yapılmasının, Kıbrıs Türk tarafının egemen eşitliğinin ve eşit statüsünün kabulü anlamına geldiğini, müzakere sürecinin de böyle bir durumda başlayabileceğini tekrar hatırlattığını belirten Tatar, Holguín’in bu konuları gayet iyi bildiğini ancak zamanla bu başlıklara olan ilgisinin azaldığına işaret ederek, “Çünkü Rum tarafı şu anda hiçbir şeye ‘evet’ dememekte” dedi.

Holguín’in 1 Temmuz tarihinde raporunu yazmaya başladığı döneme kıyasla adadaki durumun köklü şekilde değiştiğini ifade eden Tatar, aradan geçen 8-9 aylık sürede Kıbrıs Türk halkını doğrudan etkileyen bir dizi baskıcı ve terörize edici uygulamanın hayata geçtiğini söyledi.

-“ Bu düzeltilmezse, diğer konuların sağlıklı bir şekilde görüşülmesi de mümkün olamaz”

Görüşmede Holguín’e, özellikle mülkiyet konusundaki yaklaşımın Kıbrıs Türk tarafında büyük üzüntü yarattığını ve bu tutumun samimiyetsizlik içerdiğini dile getirdiğini söyleyen Tatar, Holguín’e bu konuyu Guetteres’e iletmesini istediğini belirterek, “Bu konunun tolere edilecek bir tarafı yok. Eğer bu düzeltilmezse, diğer konuların sağlıklı bir şekilde görüşülmesi de mümkün olamaz” dedi.

Geçiş kapıları konusuna da değinen Tatar, 2024 yılında sekiz milyon geçiş yapıldığını, bunların yarısının Metehan Kapısı’ndan gerçekleştiğini vurguladı. Tatar, bir kapıda böylesi bir yoğunluğun sürdürülebilir olmadığını ve Lokmacı Kapısı’nın kapasitesinin de yetersiz kaldığını kaydetti.

Haspolat ve Akıncılar kapılarının açılabileceğini belirten Tatar, bu kapıların Metehan’daki yoğunluğu azaltacağını ve iki taraf arasında ulaşımı rahatlatacağını söyledi. Bu önerilerini haritalarla destekleyerek Holguín’e sunduğunu ifade eden Tatar, Rum tarafının önerdiği kapının gerçekte geçiş kapısı değil, koridor şeklinde planlandığını ve bu durumun samimiyetsizlik içerdiğini dile getirdi. “Geçiş kapısı” niteliği taşımayan bu önerilerin düzeltilmesi gerektiğini Holguín’e açıkça ifade ettiğini aktardı.

Her bir kapının açılmasının iki taraf için de yüksek maliyet barındırdığını söyleyen Tatar, “Her bir geçiş kapısının açılması en az iki milyon dolarlık bir yatırım gerektiriyor. 24 saat görev yapacak polis, gümrük görevlileri ve teknik personel düşünülmeli” diye konuştu.

Tatar, her iki tarafın yararına olacak gerçekçi düzenlemelere açık olduklarını ve bu tür yapıcı önerilerin Kıbrıs Türk tarafı tarafından kabul göreceğini belirtti. Samimiyetlerini bir kez daha vurguladıklarını söyleyen Tatar, Holguín’e süreci sürdürme çabaları ve iki taraf arasında diyalog ile iş birliği kültürünün gelişmesi için gösterdiği çaba nedeniyle teşekkür etti.

Tatar, Holguín’in Atina’dan Ankara’ya geçerek Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile görüşeceğini belirtti.

Holguín’in ile yeniden görüşüp görüşmeyeceği ilişkin bir soru üzerine Tatar, “Şu anda bir tarih yok… Gelişmelere bağlı.” yanıtını verdi.

Rum Lider Nikos Hristodulidis ile Holguín huzurunda “üçlü görüşme” yapma konusunda basında bazı haberler yer aldığına işaret eden Tatar, buna gerek olmadığını, mal-mülk meselelerinden dolayı büyük bir rahatsızlık olduğunu ve bu konular düzeltilmeden üçlü görüşmenin kimseye fayda sağlamayacağını ifade ettiğini söyledi.

Tatar, mülkiyet gerekçesiyle son günlerde Rum Yönetimi’nde yapılan tutuklamalara karşı BM’nin tutumuna ilişkin bir soruyu yanıtında, “Birleşmiş Milletler bu işi tasvip etmiyor” ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Tatar, bu meseleyi, gerek mart ayında Cenevre’deki görüşmede, gerekse ekim ayında New York’taki görüşmelerde bilgisine getirdiği BM Genel Sekreteri’nin bu konulara hassasiyet gösterdiğini söyledi.

Holguín’in bu Kıbrıs ziyaretinde, mülkiyet meselesinde yaşanan gelişmelerin bir evvelki pozisyondan “daha da kötü noktada” olduğuna belirten Cumhurbaşkanı Tatar, bugünkü görüşmede, Cenevre’de uzlaşılan altı iş birliği inisiyatifi ve temmuzda yapılması planlanan gayri resmi toplantıda bir ilerleme kaydedilebilmesi için mal-mülk konusundaki “çağdışı zihniyetin” ortadan kalması gerektiğini ifade ettiğini söyledi.

“Burada bir devlet vardır. Bu devletin Anayasa’sı, yasaları, icraatları vardır. Burada bir halk vardır ve bu halkın ekonomik beklentisi vardır. Kendi yaşamını sürdürme zorunluluğu vardır. Bütün bunların olabilmesi için Türkiye’nin de desteğiyle ve halkın da gayretleriyle burada yatırımlar yapılmıştır… Araziler bambaşka bir ekonomik değere ulaşmıştır” diyen Tatar, Güney Kıbrıs’ın mülkiyet konusundaki tavrını “bir saldırı” olarak nitelendirdi.

Mal-mülk konusundaki son gelişmeleri Guterres’le görüşmesini ve Kıbrıs Türk tarafının rahatsızlığını dile getirmesini Holguín’den talep ettiğini belirten Tatar, yeni atmosferin devamı için bu Kıbrıs Rum tarafının bu faaliyetlerinin durması gerektiğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Tatar, aksi halde bunun karşı hamleleri olabileceğini, bunların iki halk arasındaki münasebetlerin gerilmesine yol açabileceğini belirterek, bütün bu hassasiyetleri Holguín’e ilettiğini kaydetti.

Yorumlar
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Ozanköy’de dün meydana gelen olayda, 45 yaşındaki anne C.C, temizlik yaptığı sırada gerekli tedbirleri almadığı ve yanında bulunan oğlu 4 yaşındaki Erven Cello Kadak’ın evin bahçesindeki havuza düşerek hayatını kaybettiği belirtildi.01 Kasım 2026 Pazar 15:43GÜNCEL

  • 2 naaşa daha ulaşıldı2 naaşa daha ulaşıldı

    Batık çevresindeki aramalarda iki naaşa ulaşıldı


  • Başbakanlık, batık çevresinde yürütülen dip arama çalışmalarında iki naaşa ulaşıldığını açıkladı. Açıklamaya göre, batığın yaklaşık 1.01 Kasım 2026 Pazar 15:43GÜNCEL

  • Güzelyurt Sağlık Merkezi’nde sadece güvenlik varmışGüzelyurt Sağlık Merkezi’nde sadece güvenlik varmış

    02 Kasım 2026 Pazartesi 16:18GÜNCEL

  • İncirli: “CTP açık ara birinci partidir; seçimlerin tümüne hazırdır”İncirli: “CTP açık ara birinci partidir; seçimlerin tümüne hazırdır”

    Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Genel Başkanı Sıla Usar İncirli, seçimlerin tümüne hazır olduklarını belirterek, hedeflerinin, Kıbrıslı Türklerin kendi kurumlarını güvenle yönettiği, ekonomik ve toplumsal gücünü geliştirdiği ve dünyayla bütünleştiği bi02 Kasım 2026 Pazartesi 15:43KIBRIS

  • Her avukat güvenilir değildir!Her avukat güvenilir değildir!

    01 Kasım 2026 Pazar 17:38GÜNCEL

  • Ölüme sürerken 259 insanın can güvenliği önceliğiniz değildi!Ölüme sürerken 259 insanın can güvenliği önceliğiniz değildi!

  • 01 Kasım 2026 Pazar 17:38GÜNCEL

  • Belki bir kez daha Yaradan’ın hikmetini hatırlarız…Belki bir kez daha Yaradan’ın hikmetini hatırlarız…

    Rana Sarro yazdı 01 Kasım 2026 Pazar 17:38GÜNCEL

  • Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Arıklı, alabora olan gemiyle ilgili iddiaların araştırılacağını söylediBayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Arıklı, alabora olan gemiyle ilgili iddiaların araştırılacağını söyledi

    Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı, Girne açıklarında yolcu gemisinin alabora olması sonucu 8 kişinin hayatını kaybettiği kaza hakkında yolcular tarafından dile getirilen iddiaların inceleneceğini ifade etti.26 Eylül 2026 Cumartesi 15:58GÜNCEL

  • Hemşireler ve Ebeler Birliği, feribot faciası sonrası görev yapan tüm sağlık çalışanlarına teşekkür ettiHemşireler ve Ebeler Birliği, feribot faciası sonrası görev yapan tüm sağlık çalışanlarına teşekkür etti

    Kıbrıs Türk Hemşireler ve Ebeler Birliği, dün yaşanan feribot faciasının, herkesin yüreğinde derin bir yara açtığını belirterek, bir umut için hastanelere koşan, bir can için denize açılan, ambulansıyla yola çıkan, acil ve diğer servislerde sabahlayan01 Kasım 2026 Pazar 17:38GÜNCEL

  • GÜNCEL HABERLER


    Girne açıklarında yaşanan deniz felaketinin ardından01 Kasım 2026 Pazar 17:38GÜNCEL
  • “Sorumluluk makamında oturanlar, artık bedel ödemeyi de bilmelidir”“Sorumluluk makamında oturanlar, artık bedel ödemeyi de bilmelidir”

    Kamusen Başkanı Metin Atan, “Sorumluluk makamında bulunan kişi, kendi görev alanında yaşanan böylesine büyük bir facianın ardından ortaya çıkan tablo karşısında siyasi bedel ödemeyi de bilmelidir” açıklamasında bulundu.26 Eylül 2026 Cumartesi 15:58GÜNCEL

  • Gemi kazasıyla ilgili iddialara yanıt verilmeliGemi kazasıyla ilgili iddialara yanıt verilmeli

    Yeni Kıbrıs Partisi, bir yolcu gemisinin bir yaz gününde limandan çıkışının hemen ardından su alıp yan yatmasının kader olamayacağını ve iddialara yanıt verilmesi gerektiğini kaydetti.26 Eylül 2026 Cumartesi 15:58GÜNCEL

  • Akpınar, gemi kazasıyla ilgili Cumhuriyet Meclisi Başkanlığı’na yazılı soru sunduAkpınar, gemi kazasıyla ilgili Cumhuriyet Meclisi Başkanlığı’na yazılı soru sundu

    Demokrat Parti Genel Sekreteri ve Girne Milletvekili Serhat Akpınar, gemi kazasıyla ilgili Cumhuriyet Meclisi Başkanlığı’na yazılı soru sundu.

    Akpınar, meydana gelen kazanın, yolcu taşımacılığında can güvenliği, teknik yeterlilik ve kamusal denet20 Eylül 2026 Pazar 15:28GÜNCEL

  • “Faciada ihmali bulunan herkesin makamına ve konumuna bakılmaksızın hesap vermesi gerek”“Faciada ihmali bulunan herkesin makamına ve konumuna bakılmaksızın hesap vermesi gerek”

    Hür İşçi Sendikaları Federasyonu (Hür-İş) ve Kamu İşçileri Sendikası (Kamu-İş) Başkanı Ahmet Serdaroğlu, feribot faciasının bağımsız, şeffaf ve eksiksiz biçimde soruşturulmasını istedi.31 Ağustos 2026 Pazartesi 13:58GÜNCEL

  • “Olayın tüm yönleriyle araştırılmasını ve sorumluların gereken en ağır cezayı almasını istiyoruz”“Olayın tüm yönleriyle araştırılmasını ve sorumluların gereken en ağır cezayı almasını istiyoruz”

    Türk-Sen Genel Başkanı Arslan Bıçaklı Girne açıklarında yaşanan gemi kazasıyla ilgili olayın tüm yönleriyle araştırılmasını ve sorumluların gereken en ağır cezayı almasını talep etti.20 Eylül 2026 Pazar 15:13GÜNCEL

  • “Gemi faciası ardından hava yolu bilet fiyatlarında yaşanan olağanüstü artış kabul edilemez”“Gemi faciası ardından hava yolu bilet fiyatlarında yaşanan olağanüstü artış kabul edilemez”

    Başbakan Yardımcısı Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu, Girne açıklarında yaşanan gemi faciası ardından hava yolu bilet fiyatlarında yaşanan olağanüstü artışın kabul edilemez olduğunu vurguladı.31 Ağustos 2026 Pazartesi 13:53GÜNCEL

  • Gemi kazası zanlıları aleyhine “tedbirsizlik ve dikkatsizlik sonucu ölüme sebebiyet verme” suçlaması getirildiGemi kazası zanlıları aleyhine “tedbirsizlik ve dikkatsizlik sonucu ölüme sebebiyet verme” suçlaması getirildi

    Girne açıklarında dün yaşanan ve sekiz kişinin hayatını kaybettiği gemi kazasıyla ilgili olarak bugün A.Ö., M.Ö., M.S., Z.Ö., M.G, S.E, K.K., V.H. ve R.İ. olmak üzere dokuz zanlı Girne Kaza Mahkemesi’ne çıkarıldı.31 Ağustos 2026 Pazartesi 13:53GÜNCEL

  • Özel, Başçeri ve Dinçyürek Nalbantoğlu Hastanesi’ni ziyaret ettiÖzel, Başçeri ve Dinçyürek Nalbantoğlu Hastanesi’ni ziyaret etti

    Sağlık Bakanı Hakan Dinçyürek, Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakan Yardımcısı Hacı Ali Özel ve TC Lefkoşa Büyükelçisi Ali Murat Başçeri Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi’ni ziyaret etti.31 Ağustos 2026 Pazartesi 13:53GÜNCEL

  • Deniz felaketinde kurtarılan 19 kişinin tedavisi sürüyorDeniz felaketinde kurtarılan 19 kişinin tedavisi sürüyor

    Girne-Taşucu seferini yapan yolcu gemisinin alabora olması sonucu meydana gelen deniz felaketinde yaralı olarak kurtarılanların birçoğu hastaneden taburcu oldu, 19 kişinin ise tedavisi sürüyor.31 Ağustos 2026 Pazartesi 13:48GÜNCEL