CUMHURBAŞKANI TATAR: NEW YORK’A GİDİP, KARŞI TARAFA DÜŞÜNCELERİMİ, GÖRÜŞLERİMİ VE ŞU ANDA TEMSİL ETTİĞİMİZ SİYASETİ İFADE EDECEĞİM
Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in New York davetine ilişkin, “New York’a gidip, karşı tarafa düşüncelerimi, görüşlerimi ve şu anda temsil ettiğimiz siyaseti ifade etme fırsatı bulacağımdan ve Genel Sekreter’e büyük bir sayg

01 Ekim 2024 Salı 18:33
Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in New York davetine ilişkin, “New York’a gidip, karşı tarafa düşüncelerimi, görüşlerimi ve şu anda temsil ettiğimiz siyaseti ifade etme fırsatı bulacağımdan ve Genel Sekreter’e büyük bir saygı duyduğumdan dolayı böyle bir öneriyi kabul ettim” dedi. Tatar, bunun, bazı çevrelerin iddia ettiği gibi “geri adım” olmadığını vurguladı.
“İletişimden, diyalogdan, görüşmeden hiçbir zaman kaçmadık” diyen Tatar, egemen eşitlik ve eşit uluslararası statünün teyidi olmadan resmi müzakere sürecine geçmeyeceklerini Guterres’le paylaştığını ifade etti.
Meclis’te temsil edilen siyasi parti başkanları ile görüşmesi sonrasında açıklama yapan Tatar, parti başkanlarına, New York’ta yaptığı görüşmelerle ilgili bilgi verdiğini söyledi. Tatar, Meclis’te temsil edilen siyasi parti başkanlarıyla görüşmesi sonrasında Halkın Partisi Genel Başkanı Kudret Özersay ve Toplumcu Demokrasi Partisi Genel Başkanı Zeki Çeler ile de görüşeceğini belirtti.
Birleşmiş Milletler 79’uncu Genel Kurulu marjında temasları olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Tatar, Türkevi’nde TC Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, TC’nin BM Daimi Temsilcisi, Washington Büyükelçisi yanı sıra teknik düzeyde Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, Özel Temsilcisi Güneş Onar ve ekibiyle birlikte çok kapsamlı değerlendirmeler ve görüşmeler yaptıklarını söyledi.
TC Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, BM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmanın çok önemli olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Tatar, Erdoğan’ın bütün dünyaya, “Kıbrıs’ta bir anlaşma olacaksa mutlak surette, Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsünün tescil edilmesi gerektiği, bu hakkın özden, uluslararası anlaşmalardan geldiği ve pazarlık unsuru olmadığı” mesajı verdiğini kaydetti. Cumhurbaşkanı Tatar, TC Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, KKTC’nin tanınması yanında KKTC ile ekonomik, diplomatik ve siyasi ilişkilerin geliştirilmesi mesajını verdiğine de dikkat çekti.
-“Federasyon defteri kapandı”
Doğu Akdeniz’deki enerji kaynaklarıyla ilgili olarak hem Kıbrıs Türk halkının hem Türkiye Cumhuriyeti’nin hakkı ve hukukunun savunulmasına yönelik mesajların da verildiğini ifade eden Tatar, Erdoğan’ın, federasyon defterinin kapandığının altını çizdiğine de işaret etti.
Federasyonla ilgili 50 yıldır yapılan görüşmeler, Annan Planı tecrübesi ve yedi yıl önce Crans Montana’da yaşananların çok iyi bilindiğini belirten Tatar, Guterres’in de, 2017 yılındaki Crans Montana görüşmelerinde, BM’nin Genel Sekreteri olarak tüm gelişmeleri tecrübe ettiğini kaydetti.
Bundan sonra federal temelde bir müzakere sürecinin kimseye faydası olmayacağını vurgulayan Cumhurbaşkanı Tatar, bunların “tüketilmiş ve bitmiş” olduğunu söyledi.
Cumhurbaşkanı Tatar, dört yıl önce seçildiği Cumhurbaşkanlığı makamında, ilk olarak Nisan 2021’de Birleşmiş Milletler’in düzenlediği Cenevre’deki 5+1 toplantısında, Kıbrıs Türk halkının egemen eşitlik ve eşit uluslararası statüsünün vazgeçilmez olduğunu ve pazarlık unsuru olmadığını, bunların teyidiyle bir müzakere süreci olabileceğini söylediğini belirtti.
BM Güvenlik Konseyi kararlarının 1964 yılında alındığına işaret eden Cumhurbaşkanı Tatar, 60 yıl önce Kanlı Noel ile Kıbrıslı Türklerin devletin dışına itildiğini, daha sonra da silah zoru ile kapının önüne konulduğunu anlattı. 4 Mart 1964 tarihli BM Güvenlik Konseyi kararlarının 60 yıldır orada durduğunu ifade eden Tatar, bu sürede güneydeki Kıbrıs Cumhuriyeti’nin bir “Rum cumhuriyetine” dönüştüğünü kaydetti.
Kıbrıs Türkü’nün, 1983 yılında kurulan KKTC ile yoluna devam ettiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Tatar, “Bütün bunları biz New York’ta muhataplarımıza anlatıyoruz, anlatmaya da devam ediyoruz” dedi.
BM 79’uncu Genel Kurulu’nda yapılan görüşmeler, konuşmalar ve tartışmaların yoğun olarak Gazze’deki olaylar ve dünyadaki bazı büyük ölçekli küresel meselelerle ilgili olduğunu dile getiren Tatar, “Dolayısıyla Kıbrıs meselesi bugün dünyanın öncelikleri arasında neresindedir? O, tartışılır” diye konuştu.
-“Hep diyalogdan yana oldum”
“Elbette burada bir sorun vardır, elbette bu sorunun çözülmesi hepimizin faydasına ve yararına olacaktır” diyen Cumhurbaşkanı Tatar, kendisinin hep diyalogdan yana ve diyalogla bir çözüm anlayışı içerisinde olduğunu kaydetti. Ön koşul olarak ortaya koydukları şartlar kabul edilmediği için belki bir sürece geçilemediğini ifade eden Tatar, şöyle konuştu:
“Ama bu benim diyalogdan, iletişimden ve bir müzakere sürecinden kaçtığım anlamında değildir. Masaya oturmadan da müzakereler yapılmaktadır ve esas itibarı ile ben halkımın önünde şunu savunabilirim, ‘bizim ortaya koyduğumuz bu yeni siyaset, egemen eşitlik, eşit uluslararası statü ve bir anlaşma olacaksa iki devletin iş birliğiyle anlaşma olabileceği’ yaklaşımı bir yeniliktir, yeni bir anlayıştır, yeni bir vizyondur, yeni bir siyasettir ve dört yıldır bütün dünyada bu konuşulmaktadır. İstediğimiz ölçüde kabul görmeyebiliriz ama bugün TC’nin Sayın Cumhurbaşkanı’nın 77’nci, 78’inci ve daha da güçlü bir şekilde 79’uncu BM Genel Kurulu’nda çıkıp, bütün dünyaya Kıbrıs Türk halkının haklı davasını seslendirmesi, bunları talep etmesi, bütün dünyanın da bunu dikkate alması bizim için fevkalade önemli gelişmelerdir.”
Tatar, Türk Devletleri Teşkilatı, İslam İşbirliği Teşkilatı, dünyayla bağlantılar ve çabalarıyla iki devletli siyasetin ne anlama geldiğini bütün dünyaya anlattıklarını ifade etti.
-“Artık farklı bir yola girilmeli”
BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ile görüşmesinde, Kişisel Temsilcisi Holguin’in görev süresini, altı aylık bir çaba sonrası tamamlandığını söylediğini kaydeden Tatar, “Bütün iyi niyetine ve yaptığı çalışmalara rağmen Kıbrıs’ta bir müzakere sürecinin başlayabilmesi için ortak zeminin olmadığını kendisi de teyit etmiş, raporunu sunmuş” dedi. Artık farklı bir yola girilmesi gerektiğinin altını çizen Cumhurbaşkanı Tatar, Güney Kıbrıs’ın da “biraz elinin, kolunun bükülmesi” gerektiğini söyledi.
Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin bütün Kıbrıs’ın devletiymiş gibi tanınmış olması ve Annan Planı’na “hayır” demesine rağmen Avrupa Birliği’ne alınmasıyla her şeyin daha karışık hale geldiğini ifade eden Tatar, Rum tarafının gerek yönetim ne zenginlikler gerekse diğer hususlarda eşitlik temelinde anlaşmaya rıza göstermeyeceğinin gayet iyi bilindiğini belirtti.
Diyalog ve iletişimin devam edebilmesi için 4+1 formatında, anavatanların da katılacağı BM nezdinde bir toplantının gerçekleştirilebileceğini yineleyen Cumhurbaşkanı Tatar, BM Genel Sekreteri’nin buna karşılık, gayriresmi ve ajandası olmayan üçlü bir yemek için kendilerini New York’a davet etmek istediğini söylediğini anlattı.
-“Bu benim açımdan bir geri adım değildir”
“New York’a gidip, karşı tarafa düşüncelerimi, görüşlerimi ve şu anda temsil ettiğimiz siyaseti geri adım atmadan ifade etme fırsatı bulacağımdan ve Genel Sekreter’e büyük bir saygı duyduğumdan dolayı böyle bir öneriyi kabul ettim” diyen Cumhurbaşkanı Tatar, Kıbrıs Türk halkının haklı mücadelesini bir kez daha anlatacağını kaydetti. “Bazı çevrelerin iddia ettiği gibi bu benim açımdan bir geri adım değildir” vurgusu yapan Tatar, bunu parti başkanlarına da aktardığını söyledi.
Ambargo, izolasyon ve kısıtlamalar nedeniyle Kıbrıs Türk halkının çok mağdur olduğunu, bütün dünyanın bunu acımazsızca sürdürmekte nasıl ısrarlı olduğunu anlamakta güçlük çektiğini Genel Sekreter’e aktardığını belirten Tatar, Annan Planı’na “evet” diyen Kıbrıs Türk halkı üzerindeki ambargoların hafifletileceği hatta kaldırılacağı yönünde sözler verildiğini hatırlattı. Rum tarafının veto hakkıyla bu hakkın durdurulduğunu kaydeden Tatar, son aylarda Güney Kıbrıs liderliğinin, Kıbrıs Türk halkı ve KKTC üzerindeki baskıcı unsurlarının giderek arttığını, Guterres’e söylediğini ifade etti.
Cumhurbaşkanı Tatar, bütün bunların KKTC ekonomisini olumsuz etkilemek ve Kıbrıs Türkü’nü bir görüşme sürecine “diz çökerterek, sürüklemek” için yapılan baskıcı unsurlar olduğunu ve bunları asla kabul etmeyeceklerini vurguladı. Anavatan Türkiye ile sürdürülen milli ve doğru mücadelenin yolundan şaşmayacaklarını belirten Cumhurbaşkanı Tatar, alacakları tedbirlerle KKTC’yi güçlendirmeye ve kalkındırmaya devam edeceklerini kaydetti. Tatar, BM Genel Sekreteri Guterres’in, bu konularda girişimlerde bulunmasının, kendilerini memnun edeceğini ifade ettiğini de söyledi.
-“İş birliğine hazırım”
Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidis ile her iki halkın faydasına olacak enerji, su, kültür, ekonomi veya yeni kapıların açılması konularında iş birliği yapmaya ve görüşmeye hazır olduğunu Guterres’e ilettiğini dile getiren Tatar, küçük bir adanın akaryakıt yakarak, enerji ve elektrik üretmesinin son derece yanlış olduğunu ve bir süre sonra mümkün olmayacağını kaydetti. Tatar, enerji konusunda Türkiye ile bağlantının, Yunanistan’dan daha az maliyetli ve fizibilitesi uygun bir proje olduğunu söyledi.
-“İletişimden, diyalogdan, görüşmeden hiçbir zaman kaçmadık”
“İletişimden, diyalogdan, görüşmeden hiçbir zaman kaçmadık” diyen Tatar, egemen eşitlik ve eşit uluslararası statünün teyidi olmadan resmi müzakere sürecine geçmeyeceklerini Guterres’le paylaştığını ifade etti. Cumhurbaşkanı Tatar, resmi davet geldiğinde New York’a bu anlayışla gideceğini belirtti.
(AF/GÜL) Fotoğraflı
GALERİLER
Güzelyurt Sağlık Merkezi’nde sadece güvenlik varmış
İncirli: “CTP açık ara birinci partidir; seçimlerin tümüne hazırdır”Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Genel Başkanı Sıla Usar İncirli, seçimlerin tümüne hazır olduklarını belirterek, hedeflerinin, Kıbrıslı Türklerin kendi kurumlarını güvenle yönettiği, ekonomik ve toplumsal gücünü geliştirdiği ve dünyayla bütünleştiği bi21 Eylül 2026 Pazartesi 13:48KIBRIS
Her avukat güvenilir değildir!
Ölüme sürerken 259 insanın can güvenliği önceliğiniz değildi!
20 Eylül 2026 Pazar 15:28GÜNCEL
Belki bir kez daha Yaradan’ın hikmetini hatırlarız…Rana Sarro yazdı 20 Eylül 2026 Pazar 15:28GÜNCEL
Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Arıklı, alabora olan gemiyle ilgili iddiaların araştırılacağını söylediBayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı, Girne açıklarında yolcu gemisinin alabora olması sonucu 8 kişinin hayatını kaybettiği kaza hakkında yolcular tarafından dile getirilen iddiaların inceleneceğini ifade etti.20 Eylül 2026 Pazar 15:28GÜNCEL
Hemşireler ve Ebeler Birliği, feribot faciası sonrası görev yapan tüm sağlık çalışanlarına teşekkür ettiKıbrıs Türk Hemşireler ve Ebeler Birliği, dün yaşanan feribot faciasının, herkesin yüreğinde derin bir yara açtığını belirterek, bir umut için hastanelere koşan, bir can için denize açılan, ambulansıyla yola çıkan, acil ve diğer servislerde sabahlayan20 Eylül 2026 Pazar 15:28GÜNCEL
Gemi kazasında kayıp olan 18 vatandaş için arama kurtarma çalışmaları ikinci günündeGirne-Taşucu seferini yapan yolcu gemisinin alabora olması sonucu meydana gelen deniz felaketinin ardından, kayıp 18 kişiyi arama kurtarma çalışmaları ikinci gününde devam ediyor.
Girne açıklarında yaşanan deniz felaketinin ardından20 Eylül 2026 Pazar 15:28GÜNCEL
“Sorumluluk makamında oturanlar, artık bedel ödemeyi de bilmelidir”Kamusen Başkanı Metin Atan, “Sorumluluk makamında bulunan kişi, kendi görev alanında yaşanan böylesine büyük bir facianın ardından ortaya çıkan tablo karşısında siyasi bedel ödemeyi de bilmelidir” açıklamasında bulundu.20 Eylül 2026 Pazar 15:28GÜNCEL
Gemi kazasıyla ilgili iddialara yanıt verilmeliYeni Kıbrıs Partisi, bir yolcu gemisinin bir yaz gününde limandan çıkışının hemen ardından su alıp yan yatmasının kader olamayacağını ve iddialara yanıt verilmesi gerektiğini kaydetti.20 Eylül 2026 Pazar 15:28GÜNCEL

































Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.