07 Kasım 2026
  • Lefkoşa12°C▼
  • Girne16°C
  • Mağusa13°C
  • İskele13°C
  • Güzelyurt10°C
  • Lefke12°C

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN: İHMALİ GÖRÜNEN HİÇ KİMSENİN GÖZÜNÜN YAŞINA BAKILMAYACAK

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Amasra'daki maden kazasıyla ilgili, "Kaza raporlarının çıkmasıyla birlikte ihmali görünen hiç kimsenin gözünün yaşına bakılmayacağından da milletimiz emin olsun" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: İhmali görünen hiç kimsenin gözünün yaşına bakılmayacak

19 Ekim 2022 Çarşamba 13:38

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda konuştu.

"Metan, patlayıcı özelliğiyle tüm dünyada maden işletmelerinin ve madencilerinin korkulu rüyasıdır"

Cuma günü saat 18.10'da Bartın Amasra'daki maden ocağında yaşanan elim bir kaza hepimizin yüreğini dağlamıştır. Türkiye Taş Kömürü Kurumu'na ait Amasra Kömür Ocağı, 503'ü yer altında olmak üzere toplam 713 çalışanıyla yılda 100 bin ton üretim yapan bir müessesedir. Geçtiğimiz 20 yılda bu madene yarısı iş güvenliği alanında olmak üzere 77 milyon lira yatırım yapılmıştır. Nitekim son 20 yılda bu ocakta yaşanan kazalarda hayatını kaybeden madenci sayımız 6'dır. Mevzuata göre her 250 kişi için bir iş güvenliği uzmanı bulundurulması gerekirken bu madende her 37 kişiye bir iş güvenliği uzmanı düşmektedir. Ayrıca kurum bünyesinde 30 tahlisiye görevlisi mevcuttur. Bunların yanı sıra Amasra Kömür Ocağımız, son sistem teknolojilere ve güvenlik sistemlerine sahip bir işletme olarak öne çıkmaktadır. Son dönemde mevzuatta yaptığımız düzenlemeler doğrultusunda, diğer ocaklarımız gibi Amasra'da da toplamda 50 kalemi bulan iyileştirme çalışmaları gerçekleştirilmiştir. Renksiz, kokusuz, tatsız, zehirsiz bir gaz olan metan, patlayıcı özelliğiyle tüm dünyada maden işletmelerinin ve madencilerinin korkulu rüyasıdır.

"Patlamayla ilgili kesin rapor çıkana kadar söylenen her şey spekülasyondan ibaret kalacaktır"

Madendeki gaz izleme sensörleri, 24 saat süreyle çalışmakta, oran belirli bir değerin üzerine çıktığında sesli ve ışıklı alarm vermektedir. Kömür ocaklarında havadaki metan seviyesi yüzde 1 oranına çıktığında patlatmalar durdurulmakta, yüzde 1,5 oranına çıktığında enerji kesilmekte, yüzde 2 oranına çıktığında ise personel tahliye edilmektedir. Metan gazının patlaması için ise havadaki oranının en az yüzde 5 ve daha üzeri olması gerekmektedir. Amasra'daki ocakta yaşanan kaza öncesi kayıtlara göre saat 18.05'te havadaki metan gazı oranının yüzde 1,5 seviyesine çıkması sebebiyle ocaktaki elektrik kesilmiştir. Maalesef saat 18.09'dan sonrasına ilişkin kayıt mevcut değildir. Kömür ocağımızda tüm önlemlere ve sistemlere rağmen nasıl olup da patlama yaşandığını henüz bilmiyoruz. Kurumlarımız ve uzmanlarımız çalışmalarını tamamladıktan sonra bunu öğrenebileceğiz. Patlamayla ilgili kesin rapor çıkana kadar söylenen her şey spekülasyondan ibaret kalacaktır. Bize düşen bu rapor önümüze gelene kadar yapabileceklerimize bakmaktır.

Yaralılarımızdan durumu ağır olan 6 kişinin tedavisi devam ediyor

Kazanın yaşandığı andan itibaren devletimiz tüm bakanları, kurumları ve personeli ile olaya müdahale etmiştir. Kazadan sonraki 18 saat içerisinde de arama kurtarma faaliyetleri tamamlanmıştır. Ocağın 16-24 vardiyasındaki 110 çalışandan 41 kardeşimiz maalesef patlamada hayatını kaybetmiştir. Yaralılarımızdan durumu ağır olan 6'sı, İstanbul Çam Sakura Hastanesinde tedavi edilmekte, kalanı mahallinde tedavi altına alınmış ve elhamdülillah evlerine dönmüştür.

Cumartesi günü Amasra'ya giderek hem olayla ilgili yerinde bilgi aldım hem bazı şehitlerimizin de cenaze törenlerine katıldım. Diğer meftalara da bakan arkadaşlarım yine cenaze törenlerine katılarak ailelerini ziyaret ettiler, ben de ilk gün bu ziyareti yapan bir kişi oldum. Ertesi gün İstanbul'daki yaralılarımızı Çam Sakura'da bizzat ziyaret ettim. Bazılarının durumlarının iyiye gittiğini biliyorum. Bu arada tabii Sağlık Bakanlığımıza bu hastalarımızın bütün yakınlarından 50 civarında insan onlar da Çam Sakura'daydı. Onlara da gerçekten üst düzeyde, adeta bir otel hizmetini verdiler. Halen bu süreç devam ediyor. Kendileriyle doktor arkadaşlarımızı da yanıma almak suretiyle bir ayrıca sohbetimiz oldu. Soruları varsa sorularını cevaplandıralım istedim. Hepsi bize şükranlarını bildirdiler ve orada kendilerine gösterilen ilgi sebebiyle de memnuniyetlerini ifade ettiler. Hastanedeki tüm işçi kardeşlerimizin özellikle sağlığına kavuşarak onların da evlerine dönmesi en büyük beklentimizdir. Kendilerine de dualarımızı yapıyoruz. Bunun yanında da sağlık olarak bakanlığımız neyi gerektiriyorsa onları da yapmak suretiyle beşer planında atılması gereken adımları attık, atıyoruz.

"Sağlıkta en ileri teknoloji neyse Çam Sakura Hastanemizde mevcut"

En ileri sağlıktaki teknoloji neyse Çam Sakura Hastanemizde bunlar mevcut. Herhangi bir eksiklik söz konusu değil. Şu anda ilgilenen doktorlarımız gerçekten alanlarında onlar da kendilerini ispatlamış profesör arkadaşlarımız. Gerek yangınla ilgili tedavide gerek anestezide gerek enfeksiyonda bütün bu alanda kendini ispatlamış hocalarımız şu anda bu hastalarımızla ilgileniyorlar. Bartın'daki hastanelerde tedavi edilen madencilerimizin tamamı taburcu edilmiş durumda. Kazanın haber alınmasıyla birlikte Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanımız ve ekibi, Bartın, Zonguldak, Kütahya ve Ankara'dan gelen destek ekipleriyle birlikte toplam 110 tahliye ile 250 lojistik personelini kaza mahallinde görevlendirmiştir. İçişleri Bakanlığımız çeşitli illerden 116 kişilik AFAD arama kurtarma ekibini bölgeye yönlendirmiş, emniyet teşkilatımız 514 personeliyle sahanın, jandarma teşkilatımız 216 personeliyle bölgenin, sahil güvenlik teşkilatımız 45 personeliyle deniz tarafının güvenliğini temin etmiştir. Sağlık Bakanlığımız 15'i UMKE olmak üzere 262 personeli, 51 ambulansı ve 2 ambulans uçağı ile kazazedelere hizmet vermiştir.

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımız, 35 personeliyle kazazedelere ve yakınlarına psikososyal destek sağlamıştır. Bu arada Diyanet İşleri Başkanlığımız ve Türkiye Diyanet Vakfı'mız, 310 personeliyle kazazede yakınlarına ve vatandaşlarımıza manevi destek vermiş, ikramlarda bulunmuştur. Kızılay'ımız, 115 personeliyle sahadaki yerini alırken, çok sayıda sivil toplum kuruluşumuz da bölgedeki çalışmalara iştirak etmişlerdir.

"Afet öncesi yapılan denetimleri de mercek altına aldık"

Adalet Bakanlığımız, Bartın Cumhuriyet Başsavcılığımız tarafından başlatılan soruşturmayı yakından takip etmiştir. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığımız hem iş müfettişi görevlendirmiş hem de kazayla ilgili soruşturma başlatmıştır.

Velhasıl kurumlarımız canla başla görevlerini yapmaktadır. Ayrıca, afet öncesi yapılan denetimleri de mercek altına aldık. Çeşitli Bakanlıklara bağlı ilgili kurumlar tarafından yürütülen denetimlerin en yoğun uygulandığı yerlerden biri de Amasra'daki ocağımızdır. Kazanın meydana geldiği maden ocağı, son olarak ağustos ayında 7 gün süreyle 2 maden ve bir jeoloji mühendisi tarafından denetlenmiştir. Tüm madenlerimiz gibi burası da yılda en az 4 defa denetlenerek eksikler tespit edilmekte, ikazlar yapılmakta, gerekirse müeyyideler uygulanmaktadır. Buna rağmen bir kaza meydana gelmişse, önüyle arkasıyla sebeplerini araştırmak, bulmak ve gerekeni yapmak bizim en başta gelen vazifemizdir. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanımız, önceki gün MKYK'ya ve dün de Meclis Genel Kurulu'na kapsamlı bilgi verdi. Meclis grubumuz bir araştırma komisyonu kurulması için gereken girişimleri başlattı.

Madencilerin yakınlarına maddi destek

Maden kazalarında hayatını kaybedenlere verilecek maddi desteklerle ilgili adımları kolaylaştıracak düzenlemeyle ilgili arkadaşlarımız çalışmalarını sürdürüyor. Kazada hayatını kaybeden madencilerimizin yakınlarına Enerji, İçişleri, Çalışma ve Aile bakanlıklarımız ile sendikamız toplamda 1 milyon 550 bin lira ile 1 milyon 700 bin lira tutarındaki ödemelere başlamışlardır. Hayatını kaybeden madencilerimizin yakınlarından kamuda işe girme hakkı olanlarla ilgili süreçler kendi mecrasında ilerlemektedir.

"Hayatını kaybeden madencilerimizin aileleri devlete emanettir"

Milli Eğitim Bakanlığımız da kazada vefat eden madencilerimizin çocuklarına eğitim hayatları boyunca burs verecek ve eğitim masraflarını karşılayacaktır. Kimsenin en küçük bir şüphesi olmasın ki hayatını kaybeden madencilerimizin geride bıraktıkları aileleri devlete emanettir.

Bunun siyasi istismarı olmaz. Bu siyasi istismarı yapanları da ben milletime havale ediyorum. İktidara gelirlerse işte çocuklarını hepsini haklarını vereceklermiş. Ne yaptığımızdan haberi yok. Soma'da ne yaptık haberi yok. Soma'da hepsini yaptığımız gibi aynı şekilde biz Başbakanlığım döneminde 1500 aileden onların çocuklarını hamdolsun işe yerleştirdik. Biz bunları yaptık. Sen nereden geliyorsun ya? Bu geriden geliyor. Zaten nal toplamaya alışmış, hala nal toplamaya devam ediyor. Aynı şeyi biz Soma'da yaptık. Biz kimseyi aç açıkta bırakmadık. Hepsinin ailesinden birer çocuk, yakınlarından, kardeşlerinden, yoksa anne baba hepsine gerekli olan desteği verdik, vereceğiz. Bizim ulaştığımız yere senin hayallerin bile ulaşamaz bunu böyle bilesin.

"İhmali görünen hiç kimsenin gözünün yaşına bakılmayacak"

Hiçbir madenci yakınımızın en küçük bir mağduriyet yaşamaması için süreci biz de yakından takip ediyoruz, edeceğiz. Kaza raporlarının çıkmasıyla birlikte ihmali görünen hiç kimsenin gözünün yaşına bakılmayacağından da milletimiz emin olsun.

Dünyanın her yerinde olduğu gibi ülkemizde de kömür madeni kazaları yaşanmakta ve bunun bir kısmında maalesef pek çok insan hayatını kaybedebilmektedir. Maden kazaları, İngiltere'den Fransa'ya, Almanya'dan Japonya'ya, Hindistan'dan Çin'e, Hollanda'dan Kanada'ya, Amerika'dan Rusya'ya her yerde yaşanabilmektedir. Bunlar arasında bazılarında bakıyorsunuz örneğin Fransa'da 1099 ölüm, Japonya'da 687 ölümün, Çin'de 2388 ölümün, Almanya'da 405 ölümün, İtalya'da 268 ölümün yaşandığı kazaya da şahit oluyoruz. Ülkemizde de sadece kayıt tutulmaya başlandığı 1930 yılından bugüne 2014 vatandaşımız maalesef maden kazalarında şehit olmuştur. Üstelik bu rakamlara bilhassa 2 binler öncesinde kıyı köşedeki pek çok ruhsatsız ocakta yaşanan kazalar ve kayıtlara aktarılmayan kayıtlar dahil değildir.

"Sistemde belirlenen eksikler, aksaklıklar varsa giderilmesini sağlayacağız"

Nispeten yakın tarihe şöyle bir baktığımızda 1983'te Zonguldak'ta 103 ölüm, 1990'da Amasya'da 59 ölüm, 1992'de Zonguldak'ta 263 ölüm, 2003'te Yozgat'ta 38 ölüm, 2014'te Manisa'da 301 ölüm yaşanan kazalar görüyoruz. Amasra'daki 41 kayıtlı son hadisede nispeten yüksek ölümlü kazalar arasında yer alıyor. Bizim inancımız, tek bir insanımızın burnunun dahi beşer hatasından kaynaklanan sebeplerden kanamasına rıza göstermemeyi emreder. Hele ki can söz konusu olduğunda en küçük bir affımız, en küçük bir esnekliğimiz söz konusu olamaz. Amasra'daki madende hayatını kaybeden her bir madencimizin acısını yüreğimizde hissediyoruz. Bunu söylerken, birileri gibi istismar yapmıyoruz. Gerçek hissiyatımızı ifade ediyoruz. Onların geride bıraktığı yavrularının, eşlerinin, anne babalarının, sevdiklerinin yüzündeki hüzün ve sergiledikleri vakur duruş adeta ömrümüzden ömür götürüyor. Ama biz aynı zamanda burası inananlar için çok çok önemli. Kadere inanan insanlarız. Özellikle kaza ve kadere inanan insanlarız. Elbette tespit edilirse suçlunun yakasına yapışacağız. Elbette sistemde belirlenen eksikler, aksaklıklar varsa giderilmesini sağlayacağız. Elbette şehitlerimizin geride kalanlarına tüm imkanlarımızla sahip çıkacağız. Bunları yapmak hem bulunduğumuz makamın sorumluluğu gereğidir hem de milletimizle aramızdaki gönül bağının tabii bir neticesidir. Hiç şüphesiz tüm bunları yaparken mukadderata, rabbimizin yazgısına da teslim olacağız. Özellikle biz Müslümanlar için bu olmazsa olmazdır. Yeri geldiği zaman bu ülkenin yüzde 99'u Müslümandır diyoruz. Yüzde 99'u Müslümansa, Müslüman olarak da bunun gereğine imanımız tam olacak. Ama senin İslam'la alakan, Müslümanlıkla alakan yoksa onu zaten biz bıraktık gitti.

Bu ikisi birbiriyle çelişen değil, tam tersine birbirini tamamlayan tutumlardır. Dua ederken en çok kullandığımız ifade, hakkımızda hayırlı olanı istemek değil midir? Bize düşen aklımızın erdiği, gücümüzün yettiği, izanımızın   kavradığı en iyi, en ideal, en ileri gayreti ortaya koymaktır. Yani biz, esvaba tevessül, gerisi Allah kerimdir, sonrası rabbimize aittir. Hadisenin nasıl yaşandığı dahi tam olarak bilinmiyorken meseleyi başka taraflara çekenler, hele hele işi kader kavramını aşağılamaya kadar vardıranlar tehlikeli bir mecrada ilerlemektedir. Sen inanmayabilirsin. Ama Bay Kemal ve avanesi, ben kaza ve kadere iman etmiş bir insanım ve böyle yürüyorum. Biz her vakit olduğu gibi bugün de milletimize söylüyoruz. Amasra'daki maden kazası yürütmesiyle, yasamasıyla, yargısıyla, devletin tüm kurumları tarafından takip edilecek, hiçbir meselenin karanlıkta, hiçbir ihmalin cezasız kalmaması temin edilecektir.

"Milletimiz bu ülkede kimin elinin kanlı, kiminin geçmişinin kirli, kimin yüreğinin nasırlaşmış, kimin yalan ve iftira çukurunda debelenip durduğunu çok iyi bilir"

Bay Kemal, önce adamlarına sahip çık, Meclis'in kürsüsüne kalkıp da çekiçle gelip orada telefon kırmaya yönelmesinler. Bu ahlaki değildir. Bu edebe, adaba terstir. Meclis'in edebine de, adabına da terstir. Siz bunları yapadurun ama ben diyorum ki parlamento Meclis iç tüzüğünü süratle değiştirmelidir. Bu tüzükle bu işler yürümez, daha çok kişiler silahla da gelir orada adam öldürürler, çekiçle gelir telefon kırar, başkasının kafasını da kırar. Bunlara eyvallah mı edeceğiz? Doğru mu yapıyorsunuz diyeceğiz? Gereken neyse bu milletin parlamentosu bunlara da haddini bildirmelidir.

Dünyadan da ülkemizden de yapılanlardan da haberi olmayanları ise hezeyanlarıyla baş başa bırakıyoruz. Milletimiz bu ülkede herkesin cemaziyülevvelini bilir. Milletimiz bu ülkede kimin elinin kanlı, kiminin geçmişinin kirli, kimin yüreğinin nasırlaşmış, kimin yalan ve iftira çukurunda debelenip durduğunu çok iyi bilir. Böyle acılı bir günde bizi bunları söylemek zorunda bırakanları kamuoyunun takdirine havale ediyorum. Maden şehitlerimize bir kez daha Allah'tan rahmet, yakınlarına başsağlığı, tedavisi süren kardeşlerime acil şifalar diliyorum. Rabbim ülkemizi ve milletimizi her türlü kazadan, beladan, afetten korusun diyorum.

Bütçe teklifi TBMM'ye sunuldu

Her yıl olduğu gibi bu sene de 17 Ekim tarihinde 2023 Bütçe Teklifi'ni Cumhurbaşkanlığı adına TBMM'ye sunduk. Hazırlıkları Cumhurbaşkanı Yardımcımızın koordinasyonunda Strateji ve Bütçe Başkanlığımız ile Hazine ve Maliye Bakanlığımız tarafından tüm kurum ve kuruluşların katılımıyla yürütülen 2023 bütçemizin şimdiden ülkemize ve milletimize hayırlı olmasını diliyorum.

"Türkiye, inşallah doğal gazda da bir hat olacak"

AK Parti hükümetlerinin 21'inci, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin de 5'inci bütçesidir. Bütçemizi yatırım, istihdam, üretim, ihracat ve cari fazla yoluyla ülkemizi büyütme esasına dayanan ekonomi programımıza uygun şekilde hazırladık. Tüm hükümetlerimiz dönemlerinde olduğu gibi bu teklifi hazırlarken de bütçe disiplininden taviz vermedik. Ülkemizdeki enflasyonun bütçe değil konjonktür kaynaklı, dolayısıyla çözümünün de uyguladığımız program olduğunun en büyük ispatı, bu yılın bütçe gerçekleşmesi ve 2023 bütçe teklifidir. Şayet enflasyon bütçe kaynaklı olsaydı, bugün iflas etmiş, memuruna, emeklisine maaş ödeyemeyen bir Türkiye manzarasıyla karşı karşıya bulunurduk. Hamdolsun bugün ne böyle bir sıkıntımız var ne de bundan sonrası için benzer bir tehditle karşı karşıyayız. Hatırlayın 1999'u. İsim vermeyeceğim günde 6 kez devlet dairelerinin elektrikleri kesilirdi. Şu anda devlet dairelerinde falan böyle bir şey söz konusu değil. Artık bunları aştık. Şu anda Avrupa doğal gazı nereden temin edeceğiz diye fellik fellik arayış içerisinde. Hamdolsun Türkiye'nin böyle bir sorunu da yok. Şimdi Türkiye, inşallah doğal gazda da bir hat olacak. Son görüşmemizde Sayın Putin'le bu noktada hemfikir olduk ve Rusya'dan gelen Türk gazıyla burada bir hub oluşturacağız. Kendi ifadesiyle, 'Avrupa doğal gazını Türkiye'den temin edebilir' dedi.

"Ülkemizin büyümesi üretim ve istihdamla gerçekleşiyor"

Her bütçemiz gibi 2023 teklifinde de bir yanda çalışanından işverenine, öğrencisinden emeklisine, esnafından çiftçisine tüm kesimleri koruyacak, diğer yandan da yatırımları aynı şekilde kesintisiz sürdürecek bir yaklaşımı esas aldık. Geçtiğimiz yıl yüzde 11,4 büyüyen, bu yılın ilk yarısında da yüzde 7,5'lik büyüme oranına ulaşan Türkiye'nin önümüzdeki sene de benzer tempoyu sürdürmesini sağlayacak bir bütçe hazırladık. İstihdamımızın 31 milyonu geçerek tarihimizin en yüksek seviyesine ulaşması, işsizliğin tek haneli rakamlara düşmesi doğru istikamette gittiğimize işaret ediyor.

Bundan sadece 15 yıl önce istihdam sayımızın 20 milyonun altında bulunduğunu göz önüne aldığımızda geldiğimiz seviyenin önemi daha iyi anlaşılacaktır. Ülkemizin büyümesinin kimi yerler gibi kağıt üzerindeki hesaplarla değil, üretim ve istihdamla gerçekleşmesi geleceğe güvenle bakmamızı sağlıyor. Küresel ekonomik krizin ve giderek artan resesyonun önümüze çıkaracağı sıkıntıların elbette farkındayız. Hatta kimi sektörlerde bunun etkilerini de görmeye başladık. Ancak ülkemizin ve milletimizin dinamizmi öylesine büyük ki herhangi bir yerdeki kaybı, diğer bir yerden süratle telafi edebiliyoruz. Reel sektörü bu doğrultuda daha fazla destekleyecek, daha çok üretip daha çok istihdam etmesini sağlayacak, artık 250 milyar doları aşmış olan ihracatımızı daha yukarı çıkmasına imkan verecek bir bütçe hazırladık.

'Turizmde 40 milyar dolara doğru gidiyoruz'

Turizmde 50 milyon turiste ve 40 milyar dolar turizm gelirine doğru giden bereketli bir sezon geçiriyoruz. Bunu daha da ileri taşıyacak hazırlıkların içindeyiz.

Bütçe açığımızı küresel salgın ve savaş şartlarının getirdiği zorluklara rağmen yüzde 3,5 hedefinin altında tutabileceğimiz anlaşılıyor. Geçtiğimiz yıl sonuna doğru döviz kuru üzerinden ekonomimize kurulan tuzağı, aldığımız tedbirlerle bozmuştuk. Bu arada yükselen enflasyon sebebiyle özellikle sabit gelirli vatandaşlarımızın yaşadığı refah kaybını telafi etmekte kararlıyız. Ocak ve Temmuz ayında yaptığımız iyileştirmelerle bu konuda mesafe kaydettik. Şimdi önümüzdeki yılbaşında yeni bütçemizle birlikte daha ileri adımlar atarak telafi sözümüzü yerine getirmeyi sürdüreceğiz.

Kılıçdaroğlu'na çağrı: Gücün ve yüreğin yetiyorsa seçimlerde çık karşıma

Seçime kısa bir süre kaldı ama daha adayları ortada yok. Burada Kılıçdaroğlu'na açık bir çağrı yapmak istiyorum; hodri meydan. Gücün ve yüreğin yetiyorsa seçimlerde çık karşıma. 

TRT

Yorumlar
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Ozanköy’de dün meydana gelen olayda, 45 yaşındaki anne C.C, temizlik yaptığı sırada gerekli tedbirleri almadığı ve yanında bulunan oğlu 4 yaşındaki Erven Cello Kadak’ın evin bahçesindeki havuza düşerek hayatını kaybettiği belirtildi.05 Kasım 2026 Perşembe 15:53GÜNCEL

  • 2 naaşa daha ulaşıldı2 naaşa daha ulaşıldı

    Batık çevresindeki aramalarda iki naaşa ulaşıldı


  • Başbakanlık, batık çevresinde yürütülen dip arama çalışmalarında iki naaşa ulaşıldığını açıkladı. Açıklamaya göre, batığın yaklaşık 1.05 Kasım 2026 Perşembe 15:53GÜNCEL

  • Güzelyurt Sağlık Merkezi’nde sadece güvenlik varmışGüzelyurt Sağlık Merkezi’nde sadece güvenlik varmış

    06 Kasım 2026 Cuma 16:33GÜNCEL

  • İncirli: “CTP açık ara birinci partidir; seçimlerin tümüne hazırdır”İncirli: “CTP açık ara birinci partidir; seçimlerin tümüne hazırdır”

    Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Genel Başkanı Sıla Usar İncirli, seçimlerin tümüne hazır olduklarını belirterek, hedeflerinin, Kıbrıslı Türklerin kendi kurumlarını güvenle yönettiği, ekonomik ve toplumsal gücünü geliştirdiği ve dünyayla bütünleştiği bi06 Kasım 2026 Cuma 15:58KIBRIS

  • Her avukat güvenilir değildir!Her avukat güvenilir değildir!

    05 Kasım 2026 Perşembe 17:53GÜNCEL

  • Ölüme sürerken 259 insanın can güvenliği önceliğiniz değildi!Ölüme sürerken 259 insanın can güvenliği önceliğiniz değildi!

  • 05 Kasım 2026 Perşembe 17:53GÜNCEL

  • Belki bir kez daha Yaradan’ın hikmetini hatırlarız…Belki bir kez daha Yaradan’ın hikmetini hatırlarız…

    Rana Sarro yazdı 05 Kasım 2026 Perşembe 17:53GÜNCEL

  • Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Arıklı, alabora olan gemiyle ilgili iddiaların araştırılacağını söylediBayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Arıklı, alabora olan gemiyle ilgili iddiaların araştırılacağını söyledi

    Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı, Girne açıklarında yolcu gemisinin alabora olması sonucu 8 kişinin hayatını kaybettiği kaza hakkında yolcular tarafından dile getirilen iddiaların inceleneceğini ifade etti.26 Eylül 2026 Cumartesi 15:58GÜNCEL

  • Hemşireler ve Ebeler Birliği, feribot faciası sonrası görev yapan tüm sağlık çalışanlarına teşekkür ettiHemşireler ve Ebeler Birliği, feribot faciası sonrası görev yapan tüm sağlık çalışanlarına teşekkür etti

    Kıbrıs Türk Hemşireler ve Ebeler Birliği, dün yaşanan feribot faciasının, herkesin yüreğinde derin bir yara açtığını belirterek, bir umut için hastanelere koşan, bir can için denize açılan, ambulansıyla yola çıkan, acil ve diğer servislerde sabahlayan05 Kasım 2026 Perşembe 17:53GÜNCEL

  • GÜNCEL HABERLER


    Girne açıklarında yaşanan deniz felaketinin ardından05 Kasım 2026 Perşembe 17:53GÜNCEL
  • “Sorumluluk makamında oturanlar, artık bedel ödemeyi de bilmelidir”“Sorumluluk makamında oturanlar, artık bedel ödemeyi de bilmelidir”

    Kamusen Başkanı Metin Atan, “Sorumluluk makamında bulunan kişi, kendi görev alanında yaşanan böylesine büyük bir facianın ardından ortaya çıkan tablo karşısında siyasi bedel ödemeyi de bilmelidir” açıklamasında bulundu.26 Eylül 2026 Cumartesi 15:58GÜNCEL

  • Gemi kazasıyla ilgili iddialara yanıt verilmeliGemi kazasıyla ilgili iddialara yanıt verilmeli

    Yeni Kıbrıs Partisi, bir yolcu gemisinin bir yaz gününde limandan çıkışının hemen ardından su alıp yan yatmasının kader olamayacağını ve iddialara yanıt verilmesi gerektiğini kaydetti.26 Eylül 2026 Cumartesi 15:58GÜNCEL

  • Akpınar, gemi kazasıyla ilgili Cumhuriyet Meclisi Başkanlığı’na yazılı soru sunduAkpınar, gemi kazasıyla ilgili Cumhuriyet Meclisi Başkanlığı’na yazılı soru sundu

    Demokrat Parti Genel Sekreteri ve Girne Milletvekili Serhat Akpınar, gemi kazasıyla ilgili Cumhuriyet Meclisi Başkanlığı’na yazılı soru sundu.

    Akpınar, meydana gelen kazanın, yolcu taşımacılığında can güvenliği, teknik yeterlilik ve kamusal denet20 Eylül 2026 Pazar 15:28GÜNCEL

  • “Faciada ihmali bulunan herkesin makamına ve konumuna bakılmaksızın hesap vermesi gerek”“Faciada ihmali bulunan herkesin makamına ve konumuna bakılmaksızın hesap vermesi gerek”

    Hür İşçi Sendikaları Federasyonu (Hür-İş) ve Kamu İşçileri Sendikası (Kamu-İş) Başkanı Ahmet Serdaroğlu, feribot faciasının bağımsız, şeffaf ve eksiksiz biçimde soruşturulmasını istedi.31 Ağustos 2026 Pazartesi 13:58GÜNCEL

  • “Olayın tüm yönleriyle araştırılmasını ve sorumluların gereken en ağır cezayı almasını istiyoruz”“Olayın tüm yönleriyle araştırılmasını ve sorumluların gereken en ağır cezayı almasını istiyoruz”

    Türk-Sen Genel Başkanı Arslan Bıçaklı Girne açıklarında yaşanan gemi kazasıyla ilgili olayın tüm yönleriyle araştırılmasını ve sorumluların gereken en ağır cezayı almasını talep etti.20 Eylül 2026 Pazar 15:13GÜNCEL

  • “Gemi faciası ardından hava yolu bilet fiyatlarında yaşanan olağanüstü artış kabul edilemez”“Gemi faciası ardından hava yolu bilet fiyatlarında yaşanan olağanüstü artış kabul edilemez”

    Başbakan Yardımcısı Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu, Girne açıklarında yaşanan gemi faciası ardından hava yolu bilet fiyatlarında yaşanan olağanüstü artışın kabul edilemez olduğunu vurguladı.31 Ağustos 2026 Pazartesi 13:53GÜNCEL

  • Gemi kazası zanlıları aleyhine “tedbirsizlik ve dikkatsizlik sonucu ölüme sebebiyet verme” suçlaması getirildiGemi kazası zanlıları aleyhine “tedbirsizlik ve dikkatsizlik sonucu ölüme sebebiyet verme” suçlaması getirildi

    Girne açıklarında dün yaşanan ve sekiz kişinin hayatını kaybettiği gemi kazasıyla ilgili olarak bugün A.Ö., M.Ö., M.S., Z.Ö., M.G, S.E, K.K., V.H. ve R.İ. olmak üzere dokuz zanlı Girne Kaza Mahkemesi’ne çıkarıldı.31 Ağustos 2026 Pazartesi 13:53GÜNCEL

  • Özel, Başçeri ve Dinçyürek Nalbantoğlu Hastanesi’ni ziyaret ettiÖzel, Başçeri ve Dinçyürek Nalbantoğlu Hastanesi’ni ziyaret etti

    Sağlık Bakanı Hakan Dinçyürek, Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakan Yardımcısı Hacı Ali Özel ve TC Lefkoşa Büyükelçisi Ali Murat Başçeri Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi’ni ziyaret etti.31 Ağustos 2026 Pazartesi 13:53GÜNCEL

  • Deniz felaketinde kurtarılan 19 kişinin tedavisi sürüyorDeniz felaketinde kurtarılan 19 kişinin tedavisi sürüyor

    Girne-Taşucu seferini yapan yolcu gemisinin alabora olması sonucu meydana gelen deniz felaketinde yaralı olarak kurtarılanların birçoğu hastaneden taburcu oldu, 19 kişinin ise tedavisi sürüyor.31 Ağustos 2026 Pazartesi 13:48GÜNCEL