07 Kasım 2026
  • Lefkoşa17°C▼
  • Girne18°C
  • Mağusa20°C
  • İskele20°C
  • Güzelyurt15°C
  • Lefke18°C

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN: DÜNYA ARZ GÜVENLİĞİNE KATKIDA BULUNDUK

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Tahıl koridoru mutabakatının hayata geçirilmesini temin ettik. Böylece gıda krizinin kapıda olduğu dönemde dünya arz güvenliğine katkıda bulunduk" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Dünya arz güvenliğine katkıda bulunduk

08 Ağustos 2022 Pazartesi 15:43

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Çankaya Köşkü'nde, 13. Büyükelçiler Konferansı'nda konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasının satır başları şöyle;

İki yıl aradan sonra sizleri yeniden Cumhurbaşkanlığında ağırlamaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum. Büyükelçiler Konferansı'nın ve yapacağımız istişarelerin ülkemiz, milletimiz ve hariciye teşkilatımız için hayırlara vesile olmasını diliyorum.

Dışişleri Bakanımın şahsında konferansın icrasında emeği geçen, değerli fikirleriyle programa katkı sunan herkesi şimdiden tebrik ediyorum. Dünyanın dört bir köşesinde görev yapan devletimizi gururla temsil eden büyükelçilerimizin tespit, teklif ve değerlendirmelerinin son derece kıymetli olduğuna inanıyorum. Sizlerden bu süreçte görüş ve kanaatlerinizi açık yüreklilikle paylaşmanızı özellikle rica ediyorum. İlk kez 2008 yılında düzenlediğimiz Büyükelçiler Konferansı'nın önemi aradan geçen 14 yıllık süre zarfında çok daha iyi anlaşılıyor. Her yıl küresel diplomasinin fotoğrafının çekildiği konferans vesilesiyle hem geçmiş yılın muhasebesini yapıyor hem de ülkemizin tehditler ve fırsatlar karşısında daha hazırlıklı olmasını sağlıyoruz.

Büyükelçilerimizin kendi aralarında tecrübe ve bilgi paylaşımına imkan veren devletimizin diğer kurumlarıyla koordinasyonunu artıran konferansın idari yapımızda önemli bir ihtiyacı giderdiğini görüyoruz. 2023 ve ötesinde akil ve müşfik Türk diplomasisi temasıyla gerçekleştirilen 13. Büyükelçiler Konferansı'nın da daha öncekiler gibi verimli, ufuk açıcı tartışmalara zemin teşkil edeceğini düşünüyorum. Bilhassa bölgemizde ve küresel ölçekte yaşanan kritik gelişmeler dikkate alındığında samimi ve içerikli fikir teatisine olan ihtiyacımız ortadadır.

Merhum Cengiz Aytmatov'un ifadesiyle bir günü bir asra bedel olan bu dönemlerde en küçük bir hatanın, ihmalin sonuçları çok ağır olacaktır. Bunun önüne geçmek ise ancak istişare kültürü ve iş birliği ruhunun içselleştirilerek bakanlıklarımız arasında güçlendirilmesiyle mümkündür. Bürokratik oligarşinin sembollerinden olan kurumsal taassubun geçmişte ülkemize yüklediği faturaları hepimiz gayet iyi biliyoruz. Türkiye sadece devlet organlarında eşgüdüm eksikliğinin değil, rekabetin güç savaşının, çekişmenin hatta çatışmanın bedelini ödemiş bir ülkedir.

"Devletin içine sızmış örgütlerden, farklı menfaat gruplarına kadar bir çok karanlık odakla karşılaştık, mücadele ettik"

İlk göreve geldiğimizde bu sorunla malesef biz de pek çok defa yüzleştik. Kendini milletten, milletin yetki ve sorumluluk verdiği siyasi iradeden üstün gören elitist zihniyetin engellemelerine maruz kaldık. Devletin içine sızmış örgütlerden farklı menfaat gruplarına kadar bir çok karanlık odakla karşılaştık, mücadele ettik. 27 Nisan bildirisinden 7 Şubat MİT krizine, 17-25 Aralık girişiminden 252 vatan evladını şehit verdiğimiz 15 Temmuz kanlı darbe teşebbüsüne kadar devletin içine çöreklenmiş yapıların hedefi haline geldik. Milletimizin güçlü desteği ve demokratik zeminde yürüttüğümüz kararlı mücadele sayesinde hamdolsun tüm saldırıları boşa çıkardık. Devletine ve milletine bağlı, vatanperver bürokratlarımızın da çabalarıyla ülkemize tarihi önemde eserler, hizmetler, yatırımlar kazandırdık. 

"Türkiye son asrın en büyük sağlık krizini başarıyla yöneten bir kaç ülkeden biri oldu"

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne geçerek Türkiye'yi ekonomik, siyasi ve diplomatik olarak bedel ödeden vesayetçi yaklaşımları tamamen rafa kaldırdık. Karar alma süreçlerini hızlandıran, yönetimde çift başlılığa son veren bu sistemin özellikle avantajlarını bilhassa salgın döneminde bizzat müşahade ettik. Türkiye son asrın en büyük sağlık krizini başarıyla yöneten bir kaç ülkeden biri oldu. Kendi insanımıza sahip çıktığımız gibi bizden talepte bulunan 161 ülke ve 12 uluslararası kuruluşa destek gönderdik. Gerek vatandaşlarımızın diğer ülkelerden tahliyesi gerekse yardımların ulaştırılması noktasında fedakarca çalışan milletimizin yüzünü ağartan siz büyükelçilerimizi bir kez daha canı gönülden tebrik ediyorum.

"Çevremizde barış ve iş birliği kuşağı oluşturma, iyi komşuluk ilişkilerini geliştirme anlayışıyla hareket ediyoruz"

Burada yakaladığımız başarıyı bölgemizde gerilimlerin azaltılması ve barışın tesisi yolunda da sergilemenin gayretindeyiz. Çevremizde barış ve iş birliği kuşağı oluşturma, iyi komşuluk ilişkilerini geliştirme anlayışıyla hareket ediyoruz. Yaşadığımız acı tecrübeler özellikle bize savaşı kazananın, adil bir barışın da kaybedeninin olmayacağını göstermiştir. Çocukların daha ömürlerinin baharındayken can verdiği bir ortamda kimsenin kendisini güvende hissedemeyeceği açıktır. Rusya-Ukrayna savaşında ilk günden itibaren hep bu hususa dikkat çektik. Hem sayın Zelenskiy ile hem sayın Putin ile olan görüşmelerimizde sorunların diyalog yoluyla çözülmesi gerektiğinin altını çizdik. Önce Antalya'da ardında da İstanbul'da yapılan temaslar umutların yeniden yeşermesine sebep olmuştu. Fakat sahada yaşanan müessif gelişmeler dolayısıyla oluşan müspet atmosferi kalıcı ateşkese tahvil etmek ne yazıkki mümkün olmadı.

"Tahıl Koridoru Mutabakatının hayata geçirilmesini temin ettik"

Elbette bizim gibi barışı savunanlar kadar savaşın uzamasını her iki taraf için daha yıpratıcı hale gelmesini isteyenler de vardı. Tüm bu olumsuzluklara rağmen çabalarımızı sürdürerek Tahıl Koridoru Mutabakatının hayata geçirilmesini temin ettik. Şu anda bildiğiniz gibi gemiler geliyor. Böylece gıda krizinin kapıda olduğu bir dönemde dünya arz güvenliğine katkıda bulunduk. Şimdiye kadar ciddi bir sıkıntıyla karşılaşmadan bu mutabakatı işletmeyi başardık. Bölgemizde sulhu sukün hakim olana kadar da mücadelemizi sürdüreceğiz. 

Nasıl bal bal diyerek ağız tatlanmazsa barış nutukları atarak da dünyada barış tesis edilemez. Yurtta barış, dünyada barış ilkesi ancak proaktif, girişimci ve sorumluluk üstlenen yaklaşımlarla gerçeğe dönüşebilir. Aynı şekilde sahada güçlü olmadan masada kazanımlar elde etmenin zorluğu da ortadadır. Azerbaycan'ın işgal altındaki topraklarının azadlık süreci bunun en çarpıcı örneğidir. Yaklaşık 30 sene boyunca süren işgal, katliam ve soykırım politikaları karşısında malesef uluslararası toplum kayda değer hiç bir adım atmadı. Azerbaycanlı kardeşlerimiz yıllarca hem işgalin hem kayıplarının acısıyla yaşamak mecburiyetinde bırakıldı.

"Varılan anlaşmalarla Güney Kafkasya'da yeni bir dönem başlamıştır"

Bu adaletsizliğe son vermek Türkiye'nin destekleriyle Azerbaycan Silahlı Kuvvetlerine nasip oldu. 44 gün süren destansı bir mücadelenin neticesinde hamdolsun Karabağ yeniden özgürlüğüne kavuşmuş 30 yıllık işgal son bulmuştur. Varılan anlaşmalarla Güney Kafkasya'da yeni bir dönem başlamıştır. Bu tarihi fısatın heba edilmemesi için yoğun çaba harcıyoruz. Bugüne kadar Azerbaycan ile yakın istişare halinde pek çok adım attık.

Radikal Ermeni çevrelerin sabotajlarına rağmen Kafkasya'da kalıcı barış yolunda önemli mesafe aldık. Ermenistan'la özel temsilciler vasıtasıyla başlattığımız görüşmeler devam ediyor. Başbakan Paşinyan ile Kurban Bayramı münasebetiyle aradığında çok yapıcı bir görüşme yaptık. Ermenistan'ın gelişmeleri doğru okuyarak Azerbaycan ve Türkiye'nin samimi çağrılarına karşılık vermesiyle bölgemizin istikrara kavuşacağına inanıyorum.

Suriye'deki iç savaşın sonlandırılması, Irak'ta, Lübnan'da, Filistin'de, Yemen'de, Libya'da, Afganistan'da istikrarın temini için gayretlerimizi sürdürüyoruz. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri ile ilişkilerimizi daha eskisinden güçlü hale getiriyoruz. İsrail ile tekrar rayına oturan ilişkilerimizi ülkemizin çıkarları yanında Filistinli kardeşlerimizin hak ve hukukunu savunmak için de kullanıyoruz. Kudüs meselesindeki hassasiyetimizi Türkiye'nin iki devletli çözüme ve Filistin'in güvenlik, huzur ve kalkınmasına verdiği önemi İsrail yönetimi ile en üst düzeyde paylaşıyoruz. İlk kıblemiz Mescid-i Aksa'nın bizim kırmızı çizgimiz olduğunu açıkça ifade ediyoruz.

Son bir kaç gündür İsrail güvenlik güçlerinin Gazze'yi, Gazzeli sivilleri hedef alan saldırıları karşısında da net bir duruş sergiledik. Çocukları daha kundaktaki bebekleri öldürmenin hiç bir bahanesi olamaz. Türkiye, Filistin halkının ve Gazzeli kardeşlerinin yanındadır. Derin bağlarla sahip olduğumuz Balkanlar'da istikrar, iş birliği ve refahın tesisi için ayrıca çalışıyoruz. Ege'de, Doğu Akdeniz'de ve Karadeniz'de aynı gaye ile hareket ediyoruz.

Karadeniz'de yaptığımız 540 milyar metreküplük doğal gaz keşfi enerji alanındaki ısrarlı çabalarımızın ilk meyvesini oluşturdu. Bizi hayalcilikle, bizi maceraperestlikle ülkenin kaynaklarını heba etmekle suçlayanlar bu tarihi keşifle birlikte bir kez daha mahçup oldu. Yarın adını Abdülhamid Han koyduğumuz yeni nesil teknolojiye sahip dördüncü sontaj gemimizi Mersin Taşucu Limanı'ndan uğurlayacağız. Bugüne kadar yetki alanlarımızda bize rağmen herhangi bir tasarruf veya işlem yapılmasına izin vermedik bundan sonra da vermeyeceğiz.

Sınırlarımız içinde ve sınır ötesinde gerçekleştirdiğimiz operasyonlarla bölücü terör örgütünün belini kırdık. Bölgemizin geleceğinde teröre yer olmadığını bu örgütlerin destekçileriyle beraber tüm dünyaya gösterdik. Emperyalistlerin tetikçiliğini yapan katil sürülerini bölgemizden tamamen söküp atana kadar durmayacak terörle mücadelemizi sürdüreceğiz. Güney sınırımız boyunca 30 kilometre derinliğinde güvenli bir hat kurma kararımız bakidir. Suriye'de terör örgütünün yuvalandığı son bölgeleri de temizleyerek bu güvenlik kuşağının halkalarını inşallah yakında birleştireceğiz.

Mevcudiyetimizi küresel ölçekte göstermemiz çok taraflı platformlarda da söz sahibi olmamızı gerektiriyor. Birleşmiş Milletler, AGİT, NATO, İslam İşbirliği Teşkilatı ve Türk Devletleri Teşkilatı gibi platformlarda sözünün ağırlığı olan bir ülkeyiz. Mevcut küresel sistemin yapısından kaynaklanan sorunların günümüzün meseleleri karşısında yetersiz kaldığını görüyoruz. Bunun en son örneği altıncı ayına giren Rusya-Ukrayna savaşıdır. Veto yetkisine haiz 5 ülke binlerce sivilin ölümüne milyonlarcasının evlerini terk etmesine engel olamamıştır. Bu itibarla dünya 5'ten büyüktür söylemimizi her vesileyle ve haklı argümanlarımızla tekrarlıyoruz. Daha adil bir dünya mümkün diyerek de insan, adalet, hak, hukuk ve eşitlik eksenli bir sisteme olan ihtiyacı dile getiriyoruz.

Türkiye'nin çağrılarının sistemin mağdur ettiği coğrafyalar başta olmak üzere ciddi bir makes bulduğunu müşade ediyoruz. Bugün Türkiye 255 dış temsilciliği ile dünyanın en geniş diplomatik ağına sahip ilk 5 ülkesi arasında yer alıyor. Afrika ortaklık politikamız kapsamında 54 ülkenin bulunduğu kıtada 44 büyükelçiliğimiz faaliyet gösteriyor. Latin Amerika ve Karayipler açılım politikamızla bölge ile ticaret hacmimizi 15 kat artırdık. Büyükelçilik sayımızı ise 18'e yükselttik. Yeniden Asya girişimimizle bu bölge ile ilişkilerimizi daha da derinleştiriyoruz. Türk Hava Yolları, TİKA, Yurt Dışı Türkler Başkanlığı, Yunus Emre Enstitüsü, Türkiye Maarif Vakfı ve Türk Kızılayı gibi kuruluşlarımız bu diplomatik hedeflerimize ulaşmamıza destek sağlıyor. Devletimizin kurumları arasındaki insicamı yansıtan bu iş birliği ruhunu güçlendirerek devam ettireceğiz. Bu süreçte tüm ilgili kurumlarımızın sizlerin yanında olduğunun altını bir kez daha çizmek istiyorum.

"Ülkemiz sadece PKK ve uzantılarıyla değil FETÖ ile de mücadelesinde yalnız bırakılmıştır"

Türkiye bulunduğu coğrafi konumu itibarıyla ne doğuya ne batıya sırtını dönemez. Büyük Selçuklu devletinin sembolü olan çift başlı kartal misali doğu ile de batı ile de ilişkilerimizi aynı anda güçlü tutmamız gerekiyor. NATO müttefikimiz ABD ile münasebetlerimizin değişen bölgesel ve küresel dinamiklerle uyumlu hale getirilmesi müşterek menfaatimizedir. Ancak Türkiye'nin güvenliğine kasteden terör örgütlerine on binlerce tır dolusu silah vermenin etkisiz hale getirilen teröristlerle ilgili taziye mesajları yayınlamanın müttefiklik ilişkileriyle bağdaşmadığı da ortadadır. Ülkemiz sadece PKK ve uzantılarıyla değil FETÖ ile de mücadelesinde yalnız bırakılmıştır. FETÖ elebaşının ABD makamlarına verdiğimiz klasörler dolusu belgeye rağmen hala serbestçe dolaşmasını kabul etmiyoruz. Meclis'i bombalayanların 252 insanımızı şehit edenleri yeri sokaklar değil hapishanelerdir.

"Finlandiya ve İsveç'le ilgili net ve kararlı tutumumuzu koruyoruz"

Hiç bir NATO ülkesinin Türk adaletinden kaçan FETÖ'cü alçıklar ve PKK'lı teröristler için birer güvenli liman olmaması gerekir. Bu tavrımızı Madrid'deki son NATO zirvesinde bir kez daha ortaya koyduk. PKK'lıların sokaklarında cirit attığı, polis korumasında paçavralarıyla eylem yaptığı, her yıl ciddi miktarda haraç topladığı devletlerin üyelikleri NATO'ya fayda sağlamayacağı gibi temsil ettiği değerlere zarar verecektir. Finlandiya ve İsveç'le ilgili net ve kararlı tutumumuzu koruyoruz. Ülkemize verilen ve mutabakatla yazılı kayıt altına alınan sözler yerine getirilmeden Türkiye bu iki ülkenin üyeliğini onaylamayacaktır. 

Karşılaştığımız çifte standartlara rağmen Avrupa Birliği'ne tam üyelik hedefimizden geri adım atmadık, atmayacağız, çoğunluğu Avrupa'da olmak üzere dünya çapında yerleşik 7 milyon vatandaşımızın hak ve çıkarlarının koruyucuları öncelikle sizlersiniz. Batılı ülkelerde son dönemde Müslüman ve Türk düşmanlığı ile barebar kültürel ırkçılığın da arttığını görüyoruz. Başörtülü kadınların sokak ortasında hakarete uğraması, polis korumasında mukaddet kitabımız Kur'an-ı Kerim'in yakılması, mescidlerimize afedersiniz kesilmiş domuz başı bırakılması eften püften bahanelerle derneklerin, camilerin kapatılması, Müslümanlara ait mezarlara dahi tahammül gösterilememesi, tüm bu örnekler ve daha niceleri İslam düşmanlığının ulaştığı ürtükücü boyutları gözler önüne sermektedir.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Dünya arz güvenliğine katkıda bulunduk

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Dünya arz güvenliğine katkıda bulunduk

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Dünya arz güvenliğine katkıda bulunduk

TRT

Yorumlar
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Ozanköy’de dün meydana gelen olayda, 45 yaşındaki anne C.C, temizlik yaptığı sırada gerekli tedbirleri almadığı ve yanında bulunan oğlu 4 yaşındaki Erven Cello Kadak’ın evin bahçesindeki havuza düşerek hayatını kaybettiği belirtildi.05 Kasım 2026 Perşembe 15:53GÜNCEL

  • 2 naaşa daha ulaşıldı2 naaşa daha ulaşıldı

    Batık çevresindeki aramalarda iki naaşa ulaşıldı


  • Başbakanlık, batık çevresinde yürütülen dip arama çalışmalarında iki naaşa ulaşıldığını açıkladı. Açıklamaya göre, batığın yaklaşık 1.05 Kasım 2026 Perşembe 15:53GÜNCEL

  • Güzelyurt Sağlık Merkezi’nde sadece güvenlik varmışGüzelyurt Sağlık Merkezi’nde sadece güvenlik varmış

    06 Kasım 2026 Cuma 16:33GÜNCEL

  • İncirli: “CTP açık ara birinci partidir; seçimlerin tümüne hazırdır”İncirli: “CTP açık ara birinci partidir; seçimlerin tümüne hazırdır”

    Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Genel Başkanı Sıla Usar İncirli, seçimlerin tümüne hazır olduklarını belirterek, hedeflerinin, Kıbrıslı Türklerin kendi kurumlarını güvenle yönettiği, ekonomik ve toplumsal gücünü geliştirdiği ve dünyayla bütünleştiği bi06 Kasım 2026 Cuma 15:58KIBRIS

  • Her avukat güvenilir değildir!Her avukat güvenilir değildir!

    05 Kasım 2026 Perşembe 17:53GÜNCEL

  • Ölüme sürerken 259 insanın can güvenliği önceliğiniz değildi!Ölüme sürerken 259 insanın can güvenliği önceliğiniz değildi!

  • 05 Kasım 2026 Perşembe 17:53GÜNCEL

  • Belki bir kez daha Yaradan’ın hikmetini hatırlarız…Belki bir kez daha Yaradan’ın hikmetini hatırlarız…

    Rana Sarro yazdı 05 Kasım 2026 Perşembe 17:53GÜNCEL

  • Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Arıklı, alabora olan gemiyle ilgili iddiaların araştırılacağını söylediBayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Arıklı, alabora olan gemiyle ilgili iddiaların araştırılacağını söyledi

    Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı, Girne açıklarında yolcu gemisinin alabora olması sonucu 8 kişinin hayatını kaybettiği kaza hakkında yolcular tarafından dile getirilen iddiaların inceleneceğini ifade etti.26 Eylül 2026 Cumartesi 15:58GÜNCEL

  • Hemşireler ve Ebeler Birliği, feribot faciası sonrası görev yapan tüm sağlık çalışanlarına teşekkür ettiHemşireler ve Ebeler Birliği, feribot faciası sonrası görev yapan tüm sağlık çalışanlarına teşekkür etti

    Kıbrıs Türk Hemşireler ve Ebeler Birliği, dün yaşanan feribot faciasının, herkesin yüreğinde derin bir yara açtığını belirterek, bir umut için hastanelere koşan, bir can için denize açılan, ambulansıyla yola çıkan, acil ve diğer servislerde sabahlayan05 Kasım 2026 Perşembe 17:53GÜNCEL

  • GÜNCEL HABERLER


    Girne açıklarında yaşanan deniz felaketinin ardından05 Kasım 2026 Perşembe 17:53GÜNCEL
  • “Sorumluluk makamında oturanlar, artık bedel ödemeyi de bilmelidir”“Sorumluluk makamında oturanlar, artık bedel ödemeyi de bilmelidir”

    Kamusen Başkanı Metin Atan, “Sorumluluk makamında bulunan kişi, kendi görev alanında yaşanan böylesine büyük bir facianın ardından ortaya çıkan tablo karşısında siyasi bedel ödemeyi de bilmelidir” açıklamasında bulundu.26 Eylül 2026 Cumartesi 15:58GÜNCEL

  • Gemi kazasıyla ilgili iddialara yanıt verilmeliGemi kazasıyla ilgili iddialara yanıt verilmeli

    Yeni Kıbrıs Partisi, bir yolcu gemisinin bir yaz gününde limandan çıkışının hemen ardından su alıp yan yatmasının kader olamayacağını ve iddialara yanıt verilmesi gerektiğini kaydetti.26 Eylül 2026 Cumartesi 15:58GÜNCEL

  • Akpınar, gemi kazasıyla ilgili Cumhuriyet Meclisi Başkanlığı’na yazılı soru sunduAkpınar, gemi kazasıyla ilgili Cumhuriyet Meclisi Başkanlığı’na yazılı soru sundu

    Demokrat Parti Genel Sekreteri ve Girne Milletvekili Serhat Akpınar, gemi kazasıyla ilgili Cumhuriyet Meclisi Başkanlığı’na yazılı soru sundu.

    Akpınar, meydana gelen kazanın, yolcu taşımacılığında can güvenliği, teknik yeterlilik ve kamusal denet20 Eylül 2026 Pazar 15:28GÜNCEL

  • “Faciada ihmali bulunan herkesin makamına ve konumuna bakılmaksızın hesap vermesi gerek”“Faciada ihmali bulunan herkesin makamına ve konumuna bakılmaksızın hesap vermesi gerek”

    Hür İşçi Sendikaları Federasyonu (Hür-İş) ve Kamu İşçileri Sendikası (Kamu-İş) Başkanı Ahmet Serdaroğlu, feribot faciasının bağımsız, şeffaf ve eksiksiz biçimde soruşturulmasını istedi.31 Ağustos 2026 Pazartesi 13:58GÜNCEL

  • “Olayın tüm yönleriyle araştırılmasını ve sorumluların gereken en ağır cezayı almasını istiyoruz”“Olayın tüm yönleriyle araştırılmasını ve sorumluların gereken en ağır cezayı almasını istiyoruz”

    Türk-Sen Genel Başkanı Arslan Bıçaklı Girne açıklarında yaşanan gemi kazasıyla ilgili olayın tüm yönleriyle araştırılmasını ve sorumluların gereken en ağır cezayı almasını talep etti.20 Eylül 2026 Pazar 15:13GÜNCEL

  • “Gemi faciası ardından hava yolu bilet fiyatlarında yaşanan olağanüstü artış kabul edilemez”“Gemi faciası ardından hava yolu bilet fiyatlarında yaşanan olağanüstü artış kabul edilemez”

    Başbakan Yardımcısı Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu, Girne açıklarında yaşanan gemi faciası ardından hava yolu bilet fiyatlarında yaşanan olağanüstü artışın kabul edilemez olduğunu vurguladı.31 Ağustos 2026 Pazartesi 13:53GÜNCEL

  • Gemi kazası zanlıları aleyhine “tedbirsizlik ve dikkatsizlik sonucu ölüme sebebiyet verme” suçlaması getirildiGemi kazası zanlıları aleyhine “tedbirsizlik ve dikkatsizlik sonucu ölüme sebebiyet verme” suçlaması getirildi

    Girne açıklarında dün yaşanan ve sekiz kişinin hayatını kaybettiği gemi kazasıyla ilgili olarak bugün A.Ö., M.Ö., M.S., Z.Ö., M.G, S.E, K.K., V.H. ve R.İ. olmak üzere dokuz zanlı Girne Kaza Mahkemesi’ne çıkarıldı.31 Ağustos 2026 Pazartesi 13:53GÜNCEL

  • Özel, Başçeri ve Dinçyürek Nalbantoğlu Hastanesi’ni ziyaret ettiÖzel, Başçeri ve Dinçyürek Nalbantoğlu Hastanesi’ni ziyaret etti

    Sağlık Bakanı Hakan Dinçyürek, Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakan Yardımcısı Hacı Ali Özel ve TC Lefkoşa Büyükelçisi Ali Murat Başçeri Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi’ni ziyaret etti.31 Ağustos 2026 Pazartesi 13:53GÜNCEL

  • Deniz felaketinde kurtarılan 19 kişinin tedavisi sürüyorDeniz felaketinde kurtarılan 19 kişinin tedavisi sürüyor

    Girne-Taşucu seferini yapan yolcu gemisinin alabora olması sonucu meydana gelen deniz felaketinde yaralı olarak kurtarılanların birçoğu hastaneden taburcu oldu, 19 kişinin ise tedavisi sürüyor.31 Ağustos 2026 Pazartesi 13:48GÜNCEL