08 Kasım 2026
  • Lefkoşa16°C▼
  • Girne18°C
  • Mağusa16°C
  • İskele16°C
  • Güzelyurt11°C
  • Lefke16°C

BİR ULUSLARARASI KURULUŞUN BAŞARISIZLIK HİKAYESİ: AGİT MİNSK GRUBU

Azerbaycan ile Ermenistan arasındaki sorunlara barışçıl çözüm bulunması amacıyla oluşturulan AGİT Minsk Grubu ve eş başkanları sorunu çözmek yerine çözümsüzlüğün ömrünü uzatmak için çalıştı. Başarısız bir uluslararası kuruluşun hikayesini derledik.

Bir uluslararası kuruluşun başarısızlık hikayesi: AGİT Minsk Grubu

21 Ekim 2022 Cuma 10:18

“AGİT, 1992'de bu çatışmaya bir çözüm bulması, yani işgale son vermesi gereken Minsk Grubu'nu kurdu. Ama tam tersine, Minsk Grubu bu işgalin sonsuza kadar sürmesini isteyenlerin elinde bir araç haline geldi" 

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in bu sözleri,  ABD, Rusya ve Fransa’nın başını çektiği Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) bünyesinde kurulan Minsk Grubu'nun 28 yıllık faaliyetlerini özetliyor.

Karabağ Zaferi ile çözülen sorunun temeli 1980'li yıllara dayanıyor. İki ülke ilişkilerini düzeltmek için her ne kadar kağıt üzerinde kalsa da bir dizi diplomatik adım atıldı. Bunların başında da Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) bünyesinde kurulan Minsk Grubu geliyordu.

Minsk Grubu, Ermenistan-Azerbaycan anlaşmazlığı ve Dağlık Karabağ sorununun barışçıl yollarla çözülmesini teşvik ve taraflar arasında aracılık etmek amacıyla 24 Mart 1992'de kuruldu. Grup ABD, Rusya, Fransa, Türkiye, İtalya, Almanya, Çek Cumhuriyeti, İsveç ve Belarus’tan oluşuyordu.

Üye ülkelerce BM Güvenlik Konseyi’nin 822 sayılı kararının uygulanması ve AGİT çerçevesinde görüşmelere devam edilmesine yönelik “Acil Eylem Planı” kabul edilerek taraflara sunuldu. “Acil Eylem Planı”na göre 15 Haziran 1993’ten itibaren Ermeni tarafı Kelbecer’i tamamen boşaltmaya başlamalı, 20 Haziran 1993’te boşaltılma işlemi tamamlanmalı ve 1 Temmuz 1993’ten itibaren AGİT’in 50 gözlemcisi bölgeye yerleştirilmeliydi.

Ardından, 7 Ağustos 1993 tarihinden geç olmamak kaydıyla, Minsk Konferansı çerçevesinde görüşmelerin yeniden başlaması gerekmekteydi. Azerbaycan “dokuzlar”ın bu barış planını kabul etti ve imzaladı. Ermenistan bu planı sözde kabul etmekle birlikte Azerbaycan topraklarını işgale devam etti.

Ermenistan BM kararlarına uymadı

1993 yılı sonuna kadar Ermenistan Azerbaycan topraklarını işgale, BM Güvenlik Konseyi yeni kararlar almaya, AGİT ise yeni “acil eylem planları” sunmaya devam etti. Ermenistan BM Güvenlik Konseyinin kararlarını ve AGİT’in acil eylem planlarını uygulamadığı halde herhangi bir yaptırıma maruz kalmadı.

Rus, Fransız ve Amerikalı eş başkanlardan oluşan ve kurulduğu günden bugüne kadar birçok girişimde bulunmasına rağmen Dağlık Karabağ sorununun çözümüne yönelik somut neticeler elde edemeyen Minsk Grubu, sadece Azerbaycan ve Ermenistan cumhurbaşkanları ve dışişleri bakanlarının görüşmesini organize eden yapı hüviyetine büründü.

1994 senesinden itibaren devam eden barış görüşmelerinde uzlaşmanın sağlanmasına çalışılsa da somut hiçbir ilerleme kaydedilemedi. Çünkü öneriler ya çatışan taraflarca kabul görmedi ya da taraflardan birinin sıcak baktığı öneriyi diğer taraf kabul edilemez buldu. Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatının (AGİT) Minsk Grubu bugüne kadar değişik tarihlerde 3 teklif sundu.

- 7 Temmuz 1997 tarihinde sunulan “Paket Çözüm” - 2 Aralık 1997’de sunulan “Aşamalı Çözüm” - Kasım 1998’de “Ortak Devlet”

Önerilerin ilk ikisi Ermenistan, sonuncusu ise Azerbaycan tarafından reddedildi.

Ermeni işgali ve BM kararları

Süreç içerisinde Ermenistan'ın başta Dağlık Karabağ olmak üzere Azerbaycan topraklarını işgalinin sona erdirilmesine yönelik Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Kurulunda bazı kararlar alındı. Bunlar 822 (30 Nisan 1993), 853 (29 Temmuz 1993), 874 (14 Ekim 1993) ve 884 (11 Kasım 1993) sayılı kararlardı.

Bu kararlarda, işgalci güçlerin işgal edilen bölgelerden çekilmesi talep edilse de işgale uğrayan ve işgalci devletlerin isimleri belirtilmedi, karar yürürlüğe girse de işgalci taraf bu kararları uygulamadı, herhangi bir yaptırımla da karşılaşmadı. Bu durum, işgalci Ermenileri daha da cesaretlendirdi.

Azerbaycan ve Ermenistan 4-5 Mayıs 1994'te Kırgızistan’ın başkenti Bişkek'te Bağımsız Devletler Topluluğu Parlamentolararası Meclisi, Kırgızistan Parlamentosu, Rusya Federal Meclisi ve Dışişleri Bakanlığının inisiyatifiyle "Bişkek Protokolü" olarak bilinen ateşkes anlaşmasını imzaladı.

Ancak ateşkes kağıt üzerinde kaldı.

Madrid ilkeleri

Tüm bunların dışında, 29 Kasım 2007 tarihinde İspanya’nın başkenti Madrid’de Azerbaycan ve Ermenistan Dışişleri Bakanları ile AGİT’in Minsk Grubu eş başkanları arasında gerçekleşen görüşmede, sorunun çözümü için daha sonra “Madrid ilkeleri” olarak adlandırılacak yeni bir yol haritası çizildi.

Madrid ilkeleri, Ermenistan silahlı güçlerinin Dağlık Karabağ’ın dışında işgal ettiği 7 bölgeden kademeli olarak çekilmesini ve sonrasında Karabağ’da referanduma gidilmesini sağlayacak bir sürecin başlamasını içeriyordu. Erivan, Madrid ilkelerini kabul etmedi.

Ermenistan, Dağlık Karabağ’ın nihai statüsü belirlenmeden işgal altında tuttuğu 7 bölgeyi boşaltmamakta ısrar ediyordu. Zira, Ermenistan’ın düşüncesine göre şayet ordu 5 bölgeden çekilirse askeri ve jeopolitik bakımdan elverişsiz duruma düşecek, Dağlık Karabağ’ın bağımsızlığı tehlikeye girecek, Ermeniler savaş hattında bulunan savunma sistemini ortadan kaldırınca yani 5 bölgeyi geri iade edince Azerbaycan askeri bakımdan avantajlı, Ermenistan ise zayıf ve dezavantajlı duruma gelecekti.

Ermenistan tarafı çözümün yalnız Karabağ’a bağımsız devlet statüsü verilirse mümkün olabileceğini dile getirirken, Azerbaycan tarafı Karabağ’a otonomi hakkı verilmesinin ötesinde bir çözümün olamayacağını vurguladı.

Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda 14 Mart 2008'de alınan karar ise konu ile ilgili son dönemlerdeki en önemli karardı. 39 lehte, 7 karşı oy ile alınan karar, Azerbaycan’ın toprak bütünlüğüne vurgu yapıyor ve Ermeni silahlı güçlerinin işgal ettikleri topraklardan çekilmesini istiyordu. Karar ayrıca yerinden edilen nüfusun geri dönme hakkını da içeriyordu.

14 Mart 2008’de BM Genel Kurulu'nun 62'nci oturumu çerçevesinde düzenlenen toplantısında talepte bulunulan “Ermeni güçlerinin kayıtsız, şartsız işgal edilmiş Azerbaycan topraklarını derhal terk etmeleri” ile ilgili 2. madde oylamaya sunulurken, AGİT’in Minsk Grubu eş başkanları olan Rusya, ABD ve Fransa’nın karşı oy kullanmaları ve bu kararın yürürlüğe girmesine tepki göstermeleri ise Azerbaycan’da Minsk Grubu’na güveni sarstı.

Bu madde yerine getirilmiş olsaydı, çatışma tamamen çözüme kavuşmuş olacaktı. Fakat sorunun çözümünü engelleyen Minsk Grubu’nun eş başkanları (Rusya, ABD ve Fransa) kararın, Ermenistan’ın da rızasının alınmasıyla yürürlüğe girebileceğini belirterek, dengeli toprak bütünlüğü tekliflerini öne sürdü. Halbuki uluslararası hukukta dengeli toprak bütünlüğü terimi yer almıyor.

Bütün bunlar, ara buluculuk misyonunu yüklenen devletlerin BM Genel Kurulu'nda Azerbaycan’ın toprak bütünlüğünü tanıyan ve Ermenistan’ın işgalci devlet olduğunu beyan eden karara tepki göstermekle Ermenistan’ı desteklediklerini açık şekilde ispat etti.

Azerbaycan tarafı bütün resmi ve gayriresmi boyutlarda düzenlenen görüşmelerde çatışmanın barış yolu ile çözümünün yalnız uluslararası hukuk kuralları çerçevesinde mümkün olduğunu defalarca beyan etmesine rağmen problemin çözümünde istekli görünmeye çalışan güçler, tarafların karşılıklı tavizlerde bulunmasını daha gerçekçi bir yol kabul ediyor.

Sorunun çözümüne yönelik diğer bir adım da 3 Kasım 2008’de imzalanan Moskova Deklarasyonu ile atıldı. Azerbaycan Devlet Başkanı İlham Aliyev ile eski Ermenistan Devlet Başkanı Serj Sarkisyan arasında imzalanan deklarasyon, sorunun uluslararası hukuk çerçevesinde barışçı yollarla çözülmesine, ayrıca 2007 Madrid prensiplerine dikkat çekti.

Azerbaycan ile Ermenistan arasındaki Dağlık Karabağ sorununu çözmek için kurulan Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı Minsk Grubu, 28 yıldır devam eden müzakere sürecinde çözüm üretemedi.

Sorun Karabağ Zaferiyle çözüldü

Yıllarca devam eden müzakere sürecinden sonuç alınamaması, Ermenistan güçlerinin bitmek bilmeyen tacizleri, artan saldırılar ve Erivan yönetiminin kışkırtıcı açıklamaları, Azerbaycan’ı topraklarını kurtarmak için operasyon yapma yoluna itti. Vatan savaşına dönüşen bu operasyonda, Azerbaycan ordusu 44 günde topraklarını kurtararak halkın 30 yıllık hasretine son verdi.

Karabağ Zaferinin kazanılmasının ardından Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in söylediği sözler de bir uluslararası kurumun çözümsüzlüğün parçası olmasını çok iyi açıklıyordu.

“AGİT, 1992'de bu çatışmaya bir çözüm bulması, yani işgale son vermesi gereken Minsk Grubu'nu kurdu. Ama tam tersine, Minsk Grubu bu işgalin sonsuza kadar sürmesini isteyenlerin elinde bir araç haline geldi. Ve şimdi Azerbaycan sorunu çözdü, işgale son verdi, askeri ve siyasi yollarla toprak bütünlüğünü yeniden sağladı. Artık Minsk Grubu'na ihtiyaç yok. Minsk Grubu'na zaten veda ettik ama ne yazık ki Ermenistan ve diğerleri onu canlandırmak istiyor, mümkün değil, zaten öldü. Biz de işgalden acı çekmiş bir ülke olarak açıkça söylüyoruz. AGİT'in Minsk Grubu hakkında daha fazla spekülasyon sadece ters etki yapmakla kalmaz, aynı zamanda bölgemizde olası barış için de yıkıcı olur.”

Bir uluslararası kuruluşun başarısızlık hikayesi: AGİT Minsk Grubu

Bir uluslararası kuruluşun başarısızlık hikayesi: AGİT Minsk Grubu

Bir uluslararası kuruluşun başarısızlık hikayesi: AGİT Minsk Grubu

Bir uluslararası kuruluşun başarısızlık hikayesi: AGİT Minsk Grubu

TRT

Yorumlar
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Ozanköy’de dün meydana gelen olayda, 45 yaşındaki anne C.C, temizlik yaptığı sırada gerekli tedbirleri almadığı ve yanında bulunan oğlu 4 yaşındaki Erven Cello Kadak’ın evin bahçesindeki havuza düşerek hayatını kaybettiği belirtildi.07 Kasım 2026 Cumartesi 16:03GÜNCEL

  • 2 naaşa daha ulaşıldı2 naaşa daha ulaşıldı

    Batık çevresindeki aramalarda iki naaşa ulaşıldı


  • Başbakanlık, batık çevresinde yürütülen dip arama çalışmalarında iki naaşa ulaşıldığını açıkladı. Açıklamaya göre, batığın yaklaşık 1.07 Kasım 2026 Cumartesi 16:03GÜNCEL

  • Güzelyurt Sağlık Merkezi’nde sadece güvenlik varmışGüzelyurt Sağlık Merkezi’nde sadece güvenlik varmış

    06 Kasım 2026 Cuma 16:33GÜNCEL

  • İncirli: “CTP açık ara birinci partidir; seçimlerin tümüne hazırdır”İncirli: “CTP açık ara birinci partidir; seçimlerin tümüne hazırdır”

    Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Genel Başkanı Sıla Usar İncirli, seçimlerin tümüne hazır olduklarını belirterek, hedeflerinin, Kıbrıslı Türklerin kendi kurumlarını güvenle yönettiği, ekonomik ve toplumsal gücünü geliştirdiği ve dünyayla bütünleştiği bi06 Kasım 2026 Cuma 15:58KIBRIS

  • Her avukat güvenilir değildir!Her avukat güvenilir değildir!

    07 Kasım 2026 Cumartesi 18:03GÜNCEL

  • Ölüme sürerken 259 insanın can güvenliği önceliğiniz değildi!Ölüme sürerken 259 insanın can güvenliği önceliğiniz değildi!

  • 07 Kasım 2026 Cumartesi 18:03GÜNCEL

  • Belki bir kez daha Yaradan’ın hikmetini hatırlarız…Belki bir kez daha Yaradan’ın hikmetini hatırlarız…

    Rana Sarro yazdı 07 Kasım 2026 Cumartesi 18:03GÜNCEL

  • Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Arıklı, alabora olan gemiyle ilgili iddiaların araştırılacağını söylediBayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Arıklı, alabora olan gemiyle ilgili iddiaların araştırılacağını söyledi

    Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı, Girne açıklarında yolcu gemisinin alabora olması sonucu 8 kişinin hayatını kaybettiği kaza hakkında yolcular tarafından dile getirilen iddiaların inceleneceğini ifade etti.26 Eylül 2026 Cumartesi 15:58GÜNCEL

  • Hemşireler ve Ebeler Birliği, feribot faciası sonrası görev yapan tüm sağlık çalışanlarına teşekkür ettiHemşireler ve Ebeler Birliği, feribot faciası sonrası görev yapan tüm sağlık çalışanlarına teşekkür etti

    Kıbrıs Türk Hemşireler ve Ebeler Birliği, dün yaşanan feribot faciasının, herkesin yüreğinde derin bir yara açtığını belirterek, bir umut için hastanelere koşan, bir can için denize açılan, ambulansıyla yola çıkan, acil ve diğer servislerde sabahlayan07 Kasım 2026 Cumartesi 18:03GÜNCEL

  • GÜNCEL HABERLER


    Girne açıklarında yaşanan deniz felaketinin ardından07 Kasım 2026 Cumartesi 18:03GÜNCEL
  • “Sorumluluk makamında oturanlar, artık bedel ödemeyi de bilmelidir”“Sorumluluk makamında oturanlar, artık bedel ödemeyi de bilmelidir”

    Kamusen Başkanı Metin Atan, “Sorumluluk makamında bulunan kişi, kendi görev alanında yaşanan böylesine büyük bir facianın ardından ortaya çıkan tablo karşısında siyasi bedel ödemeyi de bilmelidir” açıklamasında bulundu.26 Eylül 2026 Cumartesi 15:58GÜNCEL

  • Gemi kazasıyla ilgili iddialara yanıt verilmeliGemi kazasıyla ilgili iddialara yanıt verilmeli

    Yeni Kıbrıs Partisi, bir yolcu gemisinin bir yaz gününde limandan çıkışının hemen ardından su alıp yan yatmasının kader olamayacağını ve iddialara yanıt verilmesi gerektiğini kaydetti.26 Eylül 2026 Cumartesi 15:58GÜNCEL

  • Akpınar, gemi kazasıyla ilgili Cumhuriyet Meclisi Başkanlığı’na yazılı soru sunduAkpınar, gemi kazasıyla ilgili Cumhuriyet Meclisi Başkanlığı’na yazılı soru sundu

    Demokrat Parti Genel Sekreteri ve Girne Milletvekili Serhat Akpınar, gemi kazasıyla ilgili Cumhuriyet Meclisi Başkanlığı’na yazılı soru sundu.

    Akpınar, meydana gelen kazanın, yolcu taşımacılığında can güvenliği, teknik yeterlilik ve kamusal denet20 Eylül 2026 Pazar 15:28GÜNCEL

  • “Faciada ihmali bulunan herkesin makamına ve konumuna bakılmaksızın hesap vermesi gerek”“Faciada ihmali bulunan herkesin makamına ve konumuna bakılmaksızın hesap vermesi gerek”

    Hür İşçi Sendikaları Federasyonu (Hür-İş) ve Kamu İşçileri Sendikası (Kamu-İş) Başkanı Ahmet Serdaroğlu, feribot faciasının bağımsız, şeffaf ve eksiksiz biçimde soruşturulmasını istedi.31 Ağustos 2026 Pazartesi 13:58GÜNCEL

  • “Olayın tüm yönleriyle araştırılmasını ve sorumluların gereken en ağır cezayı almasını istiyoruz”“Olayın tüm yönleriyle araştırılmasını ve sorumluların gereken en ağır cezayı almasını istiyoruz”

    Türk-Sen Genel Başkanı Arslan Bıçaklı Girne açıklarında yaşanan gemi kazasıyla ilgili olayın tüm yönleriyle araştırılmasını ve sorumluların gereken en ağır cezayı almasını talep etti.20 Eylül 2026 Pazar 15:13GÜNCEL

  • “Gemi faciası ardından hava yolu bilet fiyatlarında yaşanan olağanüstü artış kabul edilemez”“Gemi faciası ardından hava yolu bilet fiyatlarında yaşanan olağanüstü artış kabul edilemez”

    Başbakan Yardımcısı Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu, Girne açıklarında yaşanan gemi faciası ardından hava yolu bilet fiyatlarında yaşanan olağanüstü artışın kabul edilemez olduğunu vurguladı.31 Ağustos 2026 Pazartesi 13:53GÜNCEL

  • Gemi kazası zanlıları aleyhine “tedbirsizlik ve dikkatsizlik sonucu ölüme sebebiyet verme” suçlaması getirildiGemi kazası zanlıları aleyhine “tedbirsizlik ve dikkatsizlik sonucu ölüme sebebiyet verme” suçlaması getirildi

    Girne açıklarında dün yaşanan ve sekiz kişinin hayatını kaybettiği gemi kazasıyla ilgili olarak bugün A.Ö., M.Ö., M.S., Z.Ö., M.G, S.E, K.K., V.H. ve R.İ. olmak üzere dokuz zanlı Girne Kaza Mahkemesi’ne çıkarıldı.31 Ağustos 2026 Pazartesi 13:53GÜNCEL

  • Özel, Başçeri ve Dinçyürek Nalbantoğlu Hastanesi’ni ziyaret ettiÖzel, Başçeri ve Dinçyürek Nalbantoğlu Hastanesi’ni ziyaret etti

    Sağlık Bakanı Hakan Dinçyürek, Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakan Yardımcısı Hacı Ali Özel ve TC Lefkoşa Büyükelçisi Ali Murat Başçeri Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi’ni ziyaret etti.31 Ağustos 2026 Pazartesi 13:53GÜNCEL

  • Deniz felaketinde kurtarılan 19 kişinin tedavisi sürüyorDeniz felaketinde kurtarılan 19 kişinin tedavisi sürüyor

    Girne-Taşucu seferini yapan yolcu gemisinin alabora olması sonucu meydana gelen deniz felaketinde yaralı olarak kurtarılanların birçoğu hastaneden taburcu oldu, 19 kişinin ise tedavisi sürüyor.31 Ağustos 2026 Pazartesi 13:48GÜNCEL