08 Kasım 2026
  • Lefkoşa11°C▼
  • Girne14°C
  • Mağusa19°C
  • İskele19°C
  • Güzelyurt8°C
  • Lefke11°C

BAŞKAN DA OLSANIZ 'EVE İŞ GÖTÜRMEK' TEHLİKELİ OLABİLİR

Geride bıraktığımız haftanın en sıcak gelişmelerinden biri eski ABD Başkanı Trump’ın evine FBI tarafından yapılan baskın ve ele geçirilen ‘çok gizli’ statüdeki resmi belgelerdi. Peki, devlet başkanı da olsanız evinize belge götüremez misiniz? Bu soruya ‘h

Başkan da olsanız 'eve iş götürmek' tehlikeli olabilir

23 Ağustos 2022 Salı 12:33

ABD’nin bir önceki başkanı Donald Trump her ne kadar koltuğu Joe Biden’a devretmiş olsa da dünyanın gündeminden bir türlü düşmüyor. Seçimi kaybettikten sonra medyaya verdiği demeçler, sosyal medyadan yaptığı paylaşımlar ve kendi seçmen kitlesine yönelik çağrılarıyla adını sıkça hatırlatan Trump bu kez çok daha farklı bir konuyla manşetlerde.

Amerikan medyasına yansıyan bilgilere göre, Federal Soruşturma Bürosu (FBI) yetkilileri eski başkanın Florida'daki malikanesinde 20 kutu belge ele geçirdi. Belgeler arasında 11 ‘çok gizli’ statüdeki dosyaya ulaşıldı.

Trump bu durumu ‘2024’te aday olmamı engellemek istiyorlar’ diye yorumluyor. Beyaz Saray cephesi ise konunun tamamen hukuki zeminde ilerlediği görüşünde.

Devlet görevlileri gizli belgeleri istediği yere götürebilir mi?

ABD eski başkanına yönelik süreç medyada sıkça tartışılıyor. Biz konuyu Trump özelinden çıkarıp ‘Üst düzey devlet görevlileri kendilerine sunulan gizli belgeleri istedikleri gibi kullanabilir mi?’ sorusuna yanıt aramak istiyoruz.

Tolga Ökten, özellikle istihbarat ve kamu güvenliği konularında çalışmalar yapan bir isim… Trump ile ilgili yaşananları detaylandırmadan önce kısa bilgiler paylaşıyor.

Her ülkenin bürokratik sisteminde ‘Hizmete Özel-Gizli-Çok Gizli’ ve benzeri gizlilik dereceleri bulunduğuna işaret ediyor Ökten. Bu gizlilik derecesine göre belgelerin hangi koşullarda saklanacağı ve bu bilgilere kimlerin erişim yetkisinin olacağının belirlendiğini anlatıyor.

“Bu belgeleri yetkisiz bir şekilde faaliyet binalarının dışına çıkarılması güvenlik zafiyeti yaratır ve suçtur” diyerek Trump meselesindeki görüşünü net bir şekilde aktaran Ökten’e göre eski bir başkan bile olsanız bu durum değişmiyor.

Devlet sırrı kavramı oldukça tartışmalı bir alan

Donald Trump, ‘Bugüne kadar hiçbir ABD Başkanı böyle bir olay yaşamadı’ derken belki de kendini bekleyen büyük tehlikeyi görüyor. Ülkenin önde gelen basın kuruluşlarından New York Times’a göre eski başkan ‘casusluk yasası’ ile suçlanabilir.

Casusluk Yasası, ABD hükümetlerinin casuslara ve izinsiz sızıntılara karşı kullandığı yasal araç olarak kabul ediliyor. Yasaya göre, ABD’ye zarar verebilecek ya da ABD düşmanlarına yarar sağlayabilecek ulusal savunmaya ilişkin bilgilerin izinsiz saklanması ve ifşa edilmesi suç sayılıyor. Söz konusu suça 10 yıla kadar hapis cezası verilebiliyor.

Trump’ın Florida’daki yazlığında ele geçirilen belgelerde nükleer silahlara ilişkin bilgilerin de yer aldığı iddiası olayı daha karmaşık bir hale getiriyor.

Tam bu noktada ‘devlet sırrı’ kavramını biraz açmasını istiyoruz Tolga Ökten’den…Bu kavramın çokça tartışılan bir konu olduğu uyarısıyla başlıyor Ökten ve “Özellikle gazetecilik mesleğinin yetki ve sınırları nereden çizilmeli sorusu da burada devreye giriyor. Bu tartışmayı en açık şekilde Wikileaks sürecinde gördük” diyor.

Kamuoyu bilginin ne kadarına erişebilir?

Demokratik ülkelerde kamuoyunu ilgilendiren ve parlamenter denetimi gerektiren konu başlıkları sır olarak kabul edilmiyor. Bu çerçevede, dış politikaya ya da ekonomi yönetimine dair temel karar kamuoyunda tartışılarak alınması genel kabul gören uygulamalardan biri.

Tolga Ökten örnekler veriyor ve yabancı bir ülkeye asker gönderme kararı, resmi kurumların mali tabloları, resmi ihale süreçleri gibi konu başlıkları kamuoyu denetimine açık olması gerektiğini söylüyor.

Aslında bu alanda istihbarat literatüründe örtülü ya da özel faaliyet olarak adlandırılan gri bir bölgenin var olduğunu öğreniyoruz. İstihbarat diplomasisinden askeri müdahaleye kadar geniş bir alanda yürütülebilen bu faaliyeteler kamuoyu bilgisi dışında istihbarat teşkilatları aracılığıyla gerçekleştiriliyormuş.

Ökten bu süreci, “Eleştirilen bir yöntem olmakla birlikte hemen bütün ülkeler bu yöntemi kullanıyor. Ancak İran Kontra skandalında gördüğümüz gibi bu tarz faaliyetler gazeteciler tarafından ortaya çıkarılabiliyor. Ve bu işe imza atanlar ciddi cezalar alabiliyor. Bu alan tam anlamıyla gri bir bölge” diyerek özetliyor.

‘Gizli bilgi’ nerede başlar nerede biter?

Trump kendisine yönelik ithamları kabul etmediğini anlatırken, “Bahsettikleri belgelerin gizlilik kararını başkan olduğum dönemde kaldırmıştım” savunmasını yapıyor.

Bu durum bizi başka bir noktaya götürüyor. Ökten’e bir belgenin ‘çok gizli’ ibaresini kazanma sürecinin nerede başladığını soruyoruz:

“Günümüzde siyasi ya da ekonomik alanda alınan bir kararın uygulaması yani taktik seviyede gizliliğin önemi giderek artıyor. Bunun en önemli nedeni bilgi ve personel güvenliğinin sağlanabilmesi. Örnek vermek gerekirse; İngiltere’nin Ukrayna ordusuna askeri yardım gönderme ve eğitim verme kararı gizli değil. Ancak bu eğitimi alan kişilerin isimleri, silahların sevkiyat noktaları gibi konular gizli ve kamuoyunu ilgilendirmez.

Benzer bir durum patentler için de geçerli. Biontech aşısının hangi ülkelere hangi fiyat karşılığında verileceği hisse senedi sahiplerinden saklanamaz ancak aşının formülü gizlidir ve kanunlarla koruma altındadır.

Son olarak teknolojinin etkisine de dikkat çekmek gerekli. Soğuk Savaş döneminde gizli kabul edilen birçok konu başlığına günümüzde internet üzerinden ulaşmak artık mümkün.

Telefon uygulamalarına, uydu görüntülerine ve video-fotoğraf paylaşımlarına dayanarak gerçekleştirilen coğrafi konumlama faaliyeti özellikle ordular açısından taktik seviyede önemli bir tehdit unsuru yaratıyor. Gizli olması gereken görüntüler anlık olarak Telegram kanallarında paylaşılıyor ve hiçbir hukuki sorumluluk ortaya çıkmıyor. Gelişen teknolojiyle gizlilik kavramının da anlamı aşındı. Bu da çok derin bir ‘gri bölge’ oluşturdu ve görünen o ki ülkelerin bu alanı kontrol altına almaları henüz mümkün olmadı.”

Başkan da olsanız 'eve iş götürmek' tehlikeli olabilir

Başkan da olsanız 'eve iş götürmek' tehlikeli olabilir

Başkan da olsanız 'eve iş götürmek' tehlikeli olabilir

Başkan da olsanız 'eve iş götürmek' tehlikeli olabilir

Başkan da olsanız 'eve iş götürmek' tehlikeli olabilir

TRT

Yorumlar
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Ozanköy’de dün meydana gelen olayda, 45 yaşındaki anne C.C, temizlik yaptığı sırada gerekli tedbirleri almadığı ve yanında bulunan oğlu 4 yaşındaki Erven Cello Kadak’ın evin bahçesindeki havuza düşerek hayatını kaybettiği belirtildi.07 Kasım 2026 Cumartesi 16:03GÜNCEL

  • 2 naaşa daha ulaşıldı2 naaşa daha ulaşıldı

    Batık çevresindeki aramalarda iki naaşa ulaşıldı


  • Başbakanlık, batık çevresinde yürütülen dip arama çalışmalarında iki naaşa ulaşıldığını açıkladı. Açıklamaya göre, batığın yaklaşık 1.07 Kasım 2026 Cumartesi 16:03GÜNCEL

  • Güzelyurt Sağlık Merkezi’nde sadece güvenlik varmışGüzelyurt Sağlık Merkezi’nde sadece güvenlik varmış

    06 Kasım 2026 Cuma 16:33GÜNCEL

  • İncirli: “CTP açık ara birinci partidir; seçimlerin tümüne hazırdır”İncirli: “CTP açık ara birinci partidir; seçimlerin tümüne hazırdır”

    Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Genel Başkanı Sıla Usar İncirli, seçimlerin tümüne hazır olduklarını belirterek, hedeflerinin, Kıbrıslı Türklerin kendi kurumlarını güvenle yönettiği, ekonomik ve toplumsal gücünü geliştirdiği ve dünyayla bütünleştiği bi06 Kasım 2026 Cuma 15:58KIBRIS

  • Her avukat güvenilir değildir!Her avukat güvenilir değildir!

    07 Kasım 2026 Cumartesi 18:03GÜNCEL

  • Ölüme sürerken 259 insanın can güvenliği önceliğiniz değildi!Ölüme sürerken 259 insanın can güvenliği önceliğiniz değildi!

  • 07 Kasım 2026 Cumartesi 18:03GÜNCEL

  • Belki bir kez daha Yaradan’ın hikmetini hatırlarız…Belki bir kez daha Yaradan’ın hikmetini hatırlarız…

    Rana Sarro yazdı 07 Kasım 2026 Cumartesi 18:03GÜNCEL

  • Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Arıklı, alabora olan gemiyle ilgili iddiaların araştırılacağını söylediBayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Arıklı, alabora olan gemiyle ilgili iddiaların araştırılacağını söyledi

    Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı, Girne açıklarında yolcu gemisinin alabora olması sonucu 8 kişinin hayatını kaybettiği kaza hakkında yolcular tarafından dile getirilen iddiaların inceleneceğini ifade etti.26 Eylül 2026 Cumartesi 15:58GÜNCEL

  • Hemşireler ve Ebeler Birliği, feribot faciası sonrası görev yapan tüm sağlık çalışanlarına teşekkür ettiHemşireler ve Ebeler Birliği, feribot faciası sonrası görev yapan tüm sağlık çalışanlarına teşekkür etti

    Kıbrıs Türk Hemşireler ve Ebeler Birliği, dün yaşanan feribot faciasının, herkesin yüreğinde derin bir yara açtığını belirterek, bir umut için hastanelere koşan, bir can için denize açılan, ambulansıyla yola çıkan, acil ve diğer servislerde sabahlayan07 Kasım 2026 Cumartesi 18:03GÜNCEL

  • GÜNCEL HABERLER


    Girne açıklarında yaşanan deniz felaketinin ardından07 Kasım 2026 Cumartesi 18:03GÜNCEL
  • “Sorumluluk makamında oturanlar, artık bedel ödemeyi de bilmelidir”“Sorumluluk makamında oturanlar, artık bedel ödemeyi de bilmelidir”

    Kamusen Başkanı Metin Atan, “Sorumluluk makamında bulunan kişi, kendi görev alanında yaşanan böylesine büyük bir facianın ardından ortaya çıkan tablo karşısında siyasi bedel ödemeyi de bilmelidir” açıklamasında bulundu.26 Eylül 2026 Cumartesi 15:58GÜNCEL

  • Gemi kazasıyla ilgili iddialara yanıt verilmeliGemi kazasıyla ilgili iddialara yanıt verilmeli

    Yeni Kıbrıs Partisi, bir yolcu gemisinin bir yaz gününde limandan çıkışının hemen ardından su alıp yan yatmasının kader olamayacağını ve iddialara yanıt verilmesi gerektiğini kaydetti.26 Eylül 2026 Cumartesi 15:58GÜNCEL

  • Akpınar, gemi kazasıyla ilgili Cumhuriyet Meclisi Başkanlığı’na yazılı soru sunduAkpınar, gemi kazasıyla ilgili Cumhuriyet Meclisi Başkanlığı’na yazılı soru sundu

    Demokrat Parti Genel Sekreteri ve Girne Milletvekili Serhat Akpınar, gemi kazasıyla ilgili Cumhuriyet Meclisi Başkanlığı’na yazılı soru sundu.

    Akpınar, meydana gelen kazanın, yolcu taşımacılığında can güvenliği, teknik yeterlilik ve kamusal denet20 Eylül 2026 Pazar 15:28GÜNCEL

  • “Faciada ihmali bulunan herkesin makamına ve konumuna bakılmaksızın hesap vermesi gerek”“Faciada ihmali bulunan herkesin makamına ve konumuna bakılmaksızın hesap vermesi gerek”

    Hür İşçi Sendikaları Federasyonu (Hür-İş) ve Kamu İşçileri Sendikası (Kamu-İş) Başkanı Ahmet Serdaroğlu, feribot faciasının bağımsız, şeffaf ve eksiksiz biçimde soruşturulmasını istedi.31 Ağustos 2026 Pazartesi 13:58GÜNCEL

  • “Olayın tüm yönleriyle araştırılmasını ve sorumluların gereken en ağır cezayı almasını istiyoruz”“Olayın tüm yönleriyle araştırılmasını ve sorumluların gereken en ağır cezayı almasını istiyoruz”

    Türk-Sen Genel Başkanı Arslan Bıçaklı Girne açıklarında yaşanan gemi kazasıyla ilgili olayın tüm yönleriyle araştırılmasını ve sorumluların gereken en ağır cezayı almasını talep etti.20 Eylül 2026 Pazar 15:13GÜNCEL

  • “Gemi faciası ardından hava yolu bilet fiyatlarında yaşanan olağanüstü artış kabul edilemez”“Gemi faciası ardından hava yolu bilet fiyatlarında yaşanan olağanüstü artış kabul edilemez”

    Başbakan Yardımcısı Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu, Girne açıklarında yaşanan gemi faciası ardından hava yolu bilet fiyatlarında yaşanan olağanüstü artışın kabul edilemez olduğunu vurguladı.31 Ağustos 2026 Pazartesi 13:53GÜNCEL

  • Gemi kazası zanlıları aleyhine “tedbirsizlik ve dikkatsizlik sonucu ölüme sebebiyet verme” suçlaması getirildiGemi kazası zanlıları aleyhine “tedbirsizlik ve dikkatsizlik sonucu ölüme sebebiyet verme” suçlaması getirildi

    Girne açıklarında dün yaşanan ve sekiz kişinin hayatını kaybettiği gemi kazasıyla ilgili olarak bugün A.Ö., M.Ö., M.S., Z.Ö., M.G, S.E, K.K., V.H. ve R.İ. olmak üzere dokuz zanlı Girne Kaza Mahkemesi’ne çıkarıldı.31 Ağustos 2026 Pazartesi 13:53GÜNCEL

  • Özel, Başçeri ve Dinçyürek Nalbantoğlu Hastanesi’ni ziyaret ettiÖzel, Başçeri ve Dinçyürek Nalbantoğlu Hastanesi’ni ziyaret etti

    Sağlık Bakanı Hakan Dinçyürek, Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakan Yardımcısı Hacı Ali Özel ve TC Lefkoşa Büyükelçisi Ali Murat Başçeri Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi’ni ziyaret etti.31 Ağustos 2026 Pazartesi 13:53GÜNCEL

  • Deniz felaketinde kurtarılan 19 kişinin tedavisi sürüyorDeniz felaketinde kurtarılan 19 kişinin tedavisi sürüyor

    Girne-Taşucu seferini yapan yolcu gemisinin alabora olması sonucu meydana gelen deniz felaketinde yaralı olarak kurtarılanların birçoğu hastaneden taburcu oldu, 19 kişinin ise tedavisi sürüyor.31 Ağustos 2026 Pazartesi 13:48GÜNCEL