07 Kasım 2026
  • Lefkoşa12°C▼
  • Girne15°C
  • Mağusa12°C
  • İskele12°C
  • Güzelyurt10°C
  • Lefke12°C

AYASOFYA'NIN EN BÜYÜK YER ALTI YAPILARI GÖRÜNTÜLENDİ

Sanat ve mimarlık tarihi bakımından dünyanın önde gelen yapılarından biri olarak kabul edilen Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi'ne bağlı en büyük yer altı yapılarından olan tüneller, mahzenler, 3 odalı yer altı mezarı ile dehlizler görüntülendi.

Ayasofya'nın en büyük yer altı yapıları görüntülendi

29 Ağustos 2022 Pazartesi 13:13

Aynı bölgede 3 kez inşa edilen Ayasofya'nın altında okuyup keşfedildikçe merak uyandıracak pek çok gizemli mekan bulunuyor.

Doğu Roma İmparatorluğu'nun İstanbul'a yaptığı en büyük kilise olan Ayasofya, bir dünya mirası yapı olarak yıllara meydan okuyor. Tarihçiler tarafından "dünyanın 8. harikası" olarak nitelendirilen yapı, mimarisiyle kendisine hayran bırakıyor.

Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi (FSMVÜ) Mimarlık ve Tasarım Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hasan Fırat Diker, ekibiyle birlikte 1485 yıldır ayakta duran eseri havalandırarak ayakta tutup rutubetten koruyan yer altı tünelleri ve menfezlerinin 2 yıl önce yaptıkları araştırmayla mimari belgelemesini yaptı.

Ayasofya'nın altında ve etrafında toplam uzunluğu yaklaşık 1 kilometreyi bulan tünel ve menfezleri 3 boyutlu görüntüleyen ekibin lideri Prof. Dr. Diker, caminin yanı ve altındaki en büyük yer altı yapılarını gezdirdi.

"Ayasofya eşsiz bir yapı"

Diker, ilk olarak caminin kuzeydoğu cephesinin yanında yer alan, M.S. 4. yüzyıl olarak tarihlendirilen yerin 4 metre altındaki 3 odalı tarihi yer altı mezar yapısını gösterdi.

Ardından caminin güneybatısındaki kestane ağacının dibinden inilen, yerin 2 metre altındaki mahzenleri, devamında yer alan tünelleri ve dehlizleri gösteren Diker, Ayasofya'nın eşsiz bir yapı olduğunu söyledi.

Doğu Roma İmparatorluğu'nun İstanbul'a yaptırdığı en büyük kilise olan Ayasofya'nın aynı bölgede 3 kez inşa edildiğini belirten Diker, "Bugüne kadar gelen Ayasofya'nın 532 yılında başlayan inşası 537 yılında tamamlandı. Üçüncü Ayasofya'nın yapımında, yakılarak yıkılmış önceki ahşap çatılı yapılardan farklı olarak, bu yapıda ana mekan, 4 payenin taşıdığı 4 kemer üzerinde, tuğla ile o zamana kadarki en büyük kubbe ve onu 2 yönden destekleyen 2 yarım kubbe ile örtülmüştür" dedi.

Prof. Dr. Diker, Ayasofya'nın yer üstünde olduğu gibi altında da bir tarihi barındırdığını anlatarak, şöyle devam etti:

"Ayasofya'nın kuzeydoğu cephesinin hemen önünde yer alan mezar yapısı yerin 4 metre altında bulunuyor. 'Hipoje' olarak bilinen bu yapı, Ayasofya'nın inşası sırasında yapılmış olan bir yer altyapısı değil, ondan çok daha önce M.S. 4. yüzyıla tarihlendirilen bir yer altı mezar yapısıdır. Bu yapı Ayasofya civarında bulunabilmiş en eski mimari eserdir. Bu yer altı yapısı sonradan yeniden işlevlendirilmek adına iki ucundan birer menfez bağlanarak diğer yer altı yapılarıyla ilişkili hale getirilmiştir. Erişimi epey zor olan bu yer çok bilinmiyor. 'Hipoje'yi 1946 yılında ilk belgeleyen Ayasofya'nın ilk müze müdürlerinden Muzaffer Ramazanoğlu olmuş. Kültür ve Turizm Bakanlığının geçtiğimiz yıl sonunda burada yürütmüş olduğu temizleme çalışması kapsamında yaklaşık 4 tona yakın moloz, çamur tahliye edildi. Bu çalışmanın daha uzun vadeli bir arkeolojik çalışma sürecinde, Ayasofya'nın diğer yer altı yapılarını da kapsayacak şekilde devam ettirilmesinin çok doğru olacağını düşünüyorum."

Prof. Dr. Diker, Ayasofya'nın temizlenmeden önce denetimsiz yağmur suyuna maruz kaldığını, balçıkla dolduğundan kötü bir görüntüsü olduğunu belirtti.

Ayasofya'da olduğu gibi İstanbul'daki diğer yer altı yapılarının ilgili kurumların gündeminde olması ve kamusal bilgi olarak sunulmasının önemine işaret eden Diker, bunların araştırılıp belgelenmesinin tarihe ışık tutacağını kaydetti.

"Kestane ağacının kökleri tarihi mekanın tonozunu delerek yapıya inmiş"

Ayasofya'nın kuzeybatı cephesi önündeki bahçenin 2 metre altında mahzen yapılarının bulunduğunu anlatan Diker, "Bu yer altı mekanları, Ayasofya yapısının özgün 'atrium' yani dış avlu yapısının altyapı mekanları. Her ne kadar avlu yapısının üstyapısı artık günümüze kadar intikal etmemiş olsa da altyapısı, bir bakıma altta kalmasından ötürü görünmez olduğundan korunmuş" diye konuştu.

Prof. Dr. Diker, tarihi mekanın bakımsızlık nedeniyle moloz ve toprak dolguyla neredeyse yarısının dolduğunu, yer altı mekanının üzerindeki kestane ağacının köklerinin, yapının tonozunu delerek aşağıya indiğini anlattı.

Bu mekan grubunun muhtemelen Ayasofya'nın her daim ihtiyaç duyduğu, çok fazla ortalıkta gözükmesi istenmeyen malzemelerin depolandığı mahzenler olarak kullanıldığını aktaran Diker, "Dış avlu yapısının altyapısını oluşturan mekanlar da mevcut Ayasofya ile aynı zamanda 6. yüzyıla tarihlendiriliyor. Bu mekanların bilinmesi, korunması, temizlenmesi ve ciddi bir restorasyondan geçmesi anlamlı olacaktır" sözlerini kullandı.

Prof. Dr. Diker, 2 yıl önce Ayasofya'yı çevreleyen tüm yer altı yapılarını 3 boyutlu belgelendirdiklerini vurgulayarak, şunları söyledi:

"Çalışmada amacımız Ayasofya'nın üstyapısı gibi altyapısını da mimari anlamda belgelemek ve mevcut sorunlarının giderilmesine yönelik bir farkındalık yaratmaktı. Çalışmada yaklaşık 1 kilometre uzunluğundaki yer altı yapılarını taradık. Yer altı yapılarının 668 metre uzunluktaki kısmını 3 boyutlu olarak belgeledik. Tıkanıklıktan ötürü cihaz giremeyen yaklaşık 268 metre uzunluğundaki kısmının da ölçümleri el ile yapıldı, erişebildiğimiz tüm yer altı yapılarının haritasını çıkardık. Tüneller birbiriyle bağlantılı. Ancak zaman içerisinde tıkanıklıklardan ötürü bağlantıları kaybolmuş olanlar var. Bunlar adeta Ayasofya'nın hayat damarları gibi. Ancak belki de yüzyıllara dayanan bakımsızlıktan, dolgu ve birikimlerden ötürü yer altı yapıları ilk yapılma amaçlarından uzaklaşmış görünüyorlar. Yer altı yapılarının araştırılması, temizlenmesi, belgelenmesi hem ilgilisi olduğu binanın korunması hem de ilişkili olduğu şehrin diğer yer altı yapılarının ortaya çıkartılması bakımından önemlidir."

"Tünellerin Kız Kulesi, Adalar gibi yerlere uzandığı iddiaları şehir efsanesi"

Prof. Dr. Diker, Ayasofya'nın altındaki tünellerin Kız Kulesi ve Adalar gibi yerlere uzandığı iddialarının bir şehir efsanesi olduğunu dile getirdi.

Bunların herhangi bir bilimsel bulguya dayanmayan, ispatlanması mümkün olmayan iddialar olduğunun altını çizen Diker, "Biz ilgi uyandırmak maksadıyla nesnel zeminlere oturmayan bu tür masalsı kurmacalara vurgu yapılmasındansa İstanbul'un mevcut yer altı envanterinin bilimsel olarak daha çok araştırılmasını, güncel mimari belgelemelerinin yapılmasını ve bu mekanların korunarak hak ettiği ilgiyi görmesini istiyoruz" değerlendirmesini yaptı.

Prof. Dr. Hasan Fırat Diker, Ayasofya'nın yer altı mekanlarının büyük bir kısmının su tesisatı ve havalandırma amacıyla yapıldığını, bunların sadece ilgilisinin su künklerini döşemesine ve arızaları gidermesine imkan verecek nitelikte, dolaşımı zor ve oldukça dar mekanlar olduğunu anlattı.

Buraların ancak bir kişinin sürünüp emekleyerek ilerleyebileceği yerler olduğuna dikkati çeken Diker, şunları kaydetti:

"Bu tünellerde nefes almak bile pek kolay değil. Biz bugün, mezar ve mahzen olarak kullanılmış bu Ayasofya'nın en büyük yer altı yapılarında bile elektrikli aydınlatma sayesinde birbirimizi ve bu mekanları görebiliyoruz. Ayasofya'nın diğer yer altı yapıları tünelleri çok daha dar ve havasız mekanlar. Yapıldıkları zamanı düşündüğünüzde insanların bu karanlık mahallerde dolaşımının ne kadar zor olduğunu ve başka bir amaç için kullanılmasının da pek mümkün olmadığını anlayabiliriz. Dolayısıyla Ayasofya ile beraber inşa edilmiş bu yer altı yapılarının su tedariki, yağmur suyunu tahliye etmek, havalandırma ve depolama dışında bilinen başka bir kullanımı söz konusu değil."

Ayasofya'nın en büyük yer altı yapıları görüntülendi

Ayasofya'nın en büyük yer altı yapıları görüntülendi

Ayasofya'nın en büyük yer altı yapıları görüntülendi

Ayasofya'nın en büyük yer altı yapıları görüntülendi

Ayasofya'nın en büyük yer altı yapıları görüntülendi

Ayasofya'nın en büyük yer altı yapıları görüntülendi

TRT

Yorumlar
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Ozanköy’de dün meydana gelen olayda, 45 yaşındaki anne C.C, temizlik yaptığı sırada gerekli tedbirleri almadığı ve yanında bulunan oğlu 4 yaşındaki Erven Cello Kadak’ın evin bahçesindeki havuza düşerek hayatını kaybettiği belirtildi.05 Kasım 2026 Perşembe 15:53GÜNCEL

  • 2 naaşa daha ulaşıldı2 naaşa daha ulaşıldı

    Batık çevresindeki aramalarda iki naaşa ulaşıldı


  • Başbakanlık, batık çevresinde yürütülen dip arama çalışmalarında iki naaşa ulaşıldığını açıkladı. Açıklamaya göre, batığın yaklaşık 1.05 Kasım 2026 Perşembe 15:53GÜNCEL

  • Güzelyurt Sağlık Merkezi’nde sadece güvenlik varmışGüzelyurt Sağlık Merkezi’nde sadece güvenlik varmış

    06 Kasım 2026 Cuma 16:33GÜNCEL

  • İncirli: “CTP açık ara birinci partidir; seçimlerin tümüne hazırdır”İncirli: “CTP açık ara birinci partidir; seçimlerin tümüne hazırdır”

    Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Genel Başkanı Sıla Usar İncirli, seçimlerin tümüne hazır olduklarını belirterek, hedeflerinin, Kıbrıslı Türklerin kendi kurumlarını güvenle yönettiği, ekonomik ve toplumsal gücünü geliştirdiği ve dünyayla bütünleştiği bi06 Kasım 2026 Cuma 15:58KIBRIS

  • Her avukat güvenilir değildir!Her avukat güvenilir değildir!

    05 Kasım 2026 Perşembe 17:53GÜNCEL

  • Ölüme sürerken 259 insanın can güvenliği önceliğiniz değildi!Ölüme sürerken 259 insanın can güvenliği önceliğiniz değildi!

  • 05 Kasım 2026 Perşembe 17:53GÜNCEL

  • Belki bir kez daha Yaradan’ın hikmetini hatırlarız…Belki bir kez daha Yaradan’ın hikmetini hatırlarız…

    Rana Sarro yazdı 05 Kasım 2026 Perşembe 17:53GÜNCEL

  • Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Arıklı, alabora olan gemiyle ilgili iddiaların araştırılacağını söylediBayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Arıklı, alabora olan gemiyle ilgili iddiaların araştırılacağını söyledi

    Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı, Girne açıklarında yolcu gemisinin alabora olması sonucu 8 kişinin hayatını kaybettiği kaza hakkında yolcular tarafından dile getirilen iddiaların inceleneceğini ifade etti.26 Eylül 2026 Cumartesi 15:58GÜNCEL

  • Hemşireler ve Ebeler Birliği, feribot faciası sonrası görev yapan tüm sağlık çalışanlarına teşekkür ettiHemşireler ve Ebeler Birliği, feribot faciası sonrası görev yapan tüm sağlık çalışanlarına teşekkür etti

    Kıbrıs Türk Hemşireler ve Ebeler Birliği, dün yaşanan feribot faciasının, herkesin yüreğinde derin bir yara açtığını belirterek, bir umut için hastanelere koşan, bir can için denize açılan, ambulansıyla yola çıkan, acil ve diğer servislerde sabahlayan05 Kasım 2026 Perşembe 17:53GÜNCEL

  • GÜNCEL HABERLER


    Girne açıklarında yaşanan deniz felaketinin ardından05 Kasım 2026 Perşembe 17:53GÜNCEL
  • “Sorumluluk makamında oturanlar, artık bedel ödemeyi de bilmelidir”“Sorumluluk makamında oturanlar, artık bedel ödemeyi de bilmelidir”

    Kamusen Başkanı Metin Atan, “Sorumluluk makamında bulunan kişi, kendi görev alanında yaşanan böylesine büyük bir facianın ardından ortaya çıkan tablo karşısında siyasi bedel ödemeyi de bilmelidir” açıklamasında bulundu.26 Eylül 2026 Cumartesi 15:58GÜNCEL

  • Gemi kazasıyla ilgili iddialara yanıt verilmeliGemi kazasıyla ilgili iddialara yanıt verilmeli

    Yeni Kıbrıs Partisi, bir yolcu gemisinin bir yaz gününde limandan çıkışının hemen ardından su alıp yan yatmasının kader olamayacağını ve iddialara yanıt verilmesi gerektiğini kaydetti.26 Eylül 2026 Cumartesi 15:58GÜNCEL

  • Akpınar, gemi kazasıyla ilgili Cumhuriyet Meclisi Başkanlığı’na yazılı soru sunduAkpınar, gemi kazasıyla ilgili Cumhuriyet Meclisi Başkanlığı’na yazılı soru sundu

    Demokrat Parti Genel Sekreteri ve Girne Milletvekili Serhat Akpınar, gemi kazasıyla ilgili Cumhuriyet Meclisi Başkanlığı’na yazılı soru sundu.

    Akpınar, meydana gelen kazanın, yolcu taşımacılığında can güvenliği, teknik yeterlilik ve kamusal denet20 Eylül 2026 Pazar 15:28GÜNCEL

  • “Faciada ihmali bulunan herkesin makamına ve konumuna bakılmaksızın hesap vermesi gerek”“Faciada ihmali bulunan herkesin makamına ve konumuna bakılmaksızın hesap vermesi gerek”

    Hür İşçi Sendikaları Federasyonu (Hür-İş) ve Kamu İşçileri Sendikası (Kamu-İş) Başkanı Ahmet Serdaroğlu, feribot faciasının bağımsız, şeffaf ve eksiksiz biçimde soruşturulmasını istedi.31 Ağustos 2026 Pazartesi 13:58GÜNCEL

  • “Olayın tüm yönleriyle araştırılmasını ve sorumluların gereken en ağır cezayı almasını istiyoruz”“Olayın tüm yönleriyle araştırılmasını ve sorumluların gereken en ağır cezayı almasını istiyoruz”

    Türk-Sen Genel Başkanı Arslan Bıçaklı Girne açıklarında yaşanan gemi kazasıyla ilgili olayın tüm yönleriyle araştırılmasını ve sorumluların gereken en ağır cezayı almasını talep etti.20 Eylül 2026 Pazar 15:13GÜNCEL

  • “Gemi faciası ardından hava yolu bilet fiyatlarında yaşanan olağanüstü artış kabul edilemez”“Gemi faciası ardından hava yolu bilet fiyatlarında yaşanan olağanüstü artış kabul edilemez”

    Başbakan Yardımcısı Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu, Girne açıklarında yaşanan gemi faciası ardından hava yolu bilet fiyatlarında yaşanan olağanüstü artışın kabul edilemez olduğunu vurguladı.31 Ağustos 2026 Pazartesi 13:53GÜNCEL

  • Gemi kazası zanlıları aleyhine “tedbirsizlik ve dikkatsizlik sonucu ölüme sebebiyet verme” suçlaması getirildiGemi kazası zanlıları aleyhine “tedbirsizlik ve dikkatsizlik sonucu ölüme sebebiyet verme” suçlaması getirildi

    Girne açıklarında dün yaşanan ve sekiz kişinin hayatını kaybettiği gemi kazasıyla ilgili olarak bugün A.Ö., M.Ö., M.S., Z.Ö., M.G, S.E, K.K., V.H. ve R.İ. olmak üzere dokuz zanlı Girne Kaza Mahkemesi’ne çıkarıldı.31 Ağustos 2026 Pazartesi 13:53GÜNCEL

  • Özel, Başçeri ve Dinçyürek Nalbantoğlu Hastanesi’ni ziyaret ettiÖzel, Başçeri ve Dinçyürek Nalbantoğlu Hastanesi’ni ziyaret etti

    Sağlık Bakanı Hakan Dinçyürek, Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakan Yardımcısı Hacı Ali Özel ve TC Lefkoşa Büyükelçisi Ali Murat Başçeri Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi’ni ziyaret etti.31 Ağustos 2026 Pazartesi 13:53GÜNCEL

  • Deniz felaketinde kurtarılan 19 kişinin tedavisi sürüyorDeniz felaketinde kurtarılan 19 kişinin tedavisi sürüyor

    Girne-Taşucu seferini yapan yolcu gemisinin alabora olması sonucu meydana gelen deniz felaketinde yaralı olarak kurtarılanların birçoğu hastaneden taburcu oldu, 19 kişinin ise tedavisi sürüyor.31 Ağustos 2026 Pazartesi 13:48GÜNCEL