AVRUPA KONSEYİ’NİN LOİZİDOU KARARI, TAŞINMAZ MAL KOMİSYONU’NUN ÖNEMİNE İŞARET ETTİ
Taşınmaz Mal Komisyonu (TMK) Başkanı Növber Ferit Veçhi, Avrupa Konseyi Delegeler Komitesi’nin AİHM’in Loizidou kararına ilişkin incelemeyi kapatması kararına ilişkin “Bu karar, her ne kadar da çok geç alınsa da KKTC ve ana vatan Türkiye

27 Eylül 2022 Salı 12:03
Taşınmaz Mal Komisyonu (TMK) Başkanı Növber Ferit Veçhi, Avrupa Konseyi Delegeler Komitesi’nin AİHM’in Loizidou kararına ilişkin incelemeyi kapatması kararına ilişkin “Bu karar, her ne kadar da çok geç alınsa da KKTC ve ana vatan Türkiye için olumlu bir karardır. Söz konusu karar doğrultusunda kurulan TMK’nin etkin bir iç hukuk yolu olduğu bir kez daha teyit edildi.” dedi.
Veçhi, TMK’nin yapısı, işleyişi ve KKTC ile Türkiye açısından önemine ilişkin AA muhabirinin sorularını yanıtladı.
TMK’nin, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (AİHM) Xenides-Arestis davasında, Türkiye aleyhinde verdiği hükümler uyarınca Taşınmaz Mal Yasası kapsamında 2005’te kurulduğunu belirtti.
Veçhi, 2006’da faal olmaya başlayan TMK’nin KKTC sınırları içerisinde malları bulunan, 1974 öncesi taşınmazlarını kuzeyde bırakan Rumlara bir çare olmak üzere kurulduğunu aktararak, “Bir iç hukuk yolu olan TMK, AİHM’in tanıdığı, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi çerçevesinde kurulan bir komisyondur. Yasamız da AİHM tarafınca kabul görmüş ve tanınmıştır.” ifadesini kullandı.
AİHM’in Türkiye aleyhine açılan Demopoulos ve Diğerleri davasının kabul edilebilirliğine ilişkin aldığı 1 Mart 2010 tarihli kararını hatırlatan Veçhi, AİHM’in, bu kararla TMK’nin etkin bir iç hukuk yolu olduğunu tescil ettiğini dile getirdi.
TMK’nin 7 üyesi ve 2’sinin yabancı olduğu bilgisini paylaşan Veçhi, bu kurumda çalışanların bağımsız olması gerektiğini vurguladı.
Veçhi, “TMK, takas, iade ve tazminat olarak talepleri inceler. Rumlar buraya başvurur, dosyalarını oluşturur. Biz her perşembe yaklaşık 20 dosya inceliyoruz, bunları ‘dostane çözüm (karşılıklı anlaşma)’ olarak bitirmeye çalışıyoruz. Takas, tazminat veya iadeye karar veririz. Eğer bir anlaşmazlık olursa duruşmaya gideriz.” diye konuştu.
Veçhi, başvuranların davacı, KKTC İçişleri Bakanlığının da davalı olduğunu kaydetti.
Son bir yılda 140 farklı dosyayı incelediklerini belirten Veçhi, bu dosyalardan 2’sinin iade olduğunu, bu süreçte takas ise yapılmadığını dile getirerek, şöyle devam etti:
-Toplam 7 bin 159 başvuru, 1366’sına dostane çözüm, 34’ü için duruşma
“Kurulduğundan bu yana TMK’ye toplam 7 bin 159 başvuruda bulunuldu. Bunlardan 1366’sı dostane çözüm yoluyla, 34 tanesi ise duruşma yoluyla (başvuranın memnun kalmadığı davalar duruşmaya gidiyor) sonuçlandı. TMK, bugüne kadar başvuru yapan 1169 kişiye, mallarının bedeli olarak tazminata karar verdi. 4 başvuru için iade, 2 başvuru için takas-tazminat, 8 başvuru için iade-tazminat kararı verilmiştir. Bir başvuru için ise Kıbrıs meselesinin çözülmesinden sonra iade edilmesi kararı verilmiştir.”
TMK’nin Rumların mülkle ilgili sorunlarına çare ürettiğine ve rahat bir şekilde başvuru yapabilecekleri bir kurum olduğuna işaret eden Veçhi, başvuranların, tapuları ile başvurdukları malın kendi mülkleri olduğunu ispat etmeleri halinde dava süreçlerinin başladığına, erken bir zamanda da sonuçlandığına dikkati çekti.
– “GKRY, vatandaşlarının TMK’ye başvurarak çare aramasından hoşnut değil”
Veçhi, “Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY), kendi vatandaşlarının TMK’ye başvurarak bir çare aramasından çok da hoşnut değil, engellemeler için ise ellerinden geleni yapmaktadır. Loizidou davasının, AİHM tarafından denetiminin bu kadar uzamasının sebebi, Rum tarafının kendine yakın ülkelerle birlik olarak oluşturduğu ortam sebebiyledir.” dedi.
Türkiye’nin, Avrupa İnsan Hakları Komisyonu’na bireysel başvuru hakkını 1987’de tanıdığını ve çok sayıda Türkiye aleyhinde başvuru olduğunu anımsatan Veçhi, Loizidou davasının (Kıbrıslı Rum Titina Loizidou’nun 1989’da KKTC‘de toprak ve mülkünün kaldığı gerekçesiyle Türkiye aleyhine AİHM’e başvurmasının da bunlardan biri olduğunu söyledi.
Veçhi, “Loizidou, GKRY tarafından öncü dava olarak ele alındı. Loizidou davası, her ne kadar bireysel görünse de arkasında GKRY vardı, yani siyasileştirilmiş bir davadır. Türkiye, bu davadan 1998’de tazminat ödemeye mahkum edildi. Buna göre, başvurucuya tazminat verilir fakat mülk mal sahibinde kalır. TMK’nin tazminata karar vermesi halinde mülk, KKTC‘ye geçiyor.” ifadelerini kullandı.
Loizidou’nun 2005’te TMK’nin kurulmasının ardından tekrardan KKTC‘deki malının iadesini ve tazminat istediğini anımsatan Veçhi, AİHM’in bu noktada TMK’yi işaret ettiğini ancak Kıbrıslı Rum Titina Loizidou’nun bunu reddettiğini kaydetti.
2003’te Türkiye tarafından Loizidou’ya tazminatın ödendiğini belirten Veçhi, o tarihten bu yana Loizidou davasının gözetimi ve denetiminin AİHM tarafından devam ettiğini söyledi.
Veçhi, Avrupa Konseyi Delegeler Komitesi’nin 20-22 Eylül’de düzenlenen insan hakları konulu 1443’üncü toplantısında AİHM’in Loizidou kararına ilişkin gözetim ve denetim sürecini durdurma kararı aldığına, incelemeyi kapattığına vurgu yaptı.
– “Rumlar siyasi olarak mesnetsiz iddialarla yıllarca bu konuyu gündemde tutmuştur”
Veçhi, şu ifadeleri kullandı:
“(AİHM’in Loizidou kararına ilişkin incelemeyi kapatması kararı) Bu karar, her ne kadar da çok geç alınsa da, KKTC ve ana vatan Türkiye için olumlu bir karardır. Söz konusu karar doğrultusunda kurulan TMK’nin etkin bir iç hukuk yolu olduğu bir kez daha teyit edildi. TMK’nin etkinliği, Rum kesimince her zaman için sorgulandı.
Rumlar, Loizidou davası ile mülkün iadesini istediler ancak bunun mümkün olmadığını biliyorlardı. Rum tarafı, bunu bilerek yıllardır bu konuyu politize etti ve iadesi yönünde ısrarcı oldu. Loizidou kararının denetim ve gözetiminin devam etmesiyle de bu konu devamlı gündemde tutuldu. Bu kararla AİHM, ‘TMK’nin iade, tazminat ve takasta en etkin çaredir.’ dedi. Rumlar siyasi olarak mesnetsiz iddialarla yıllarca bu konuyu gündemde tutmuştur.”
Veçhi, Rumların TMK’yi aşarak direkt AİHM’e başvurmasının mümkün olmadığını söyledi.
Veçhi, “TMK’ye başvuran ve aldığımız kararı beğenmeyen Rumlar, KKTC Yüksek İdare Mahkemesine başvurabilir. Başvuran Rumlar, oradan da hoşnut kalmazsa bütün iç hukuk yollarını tüketmesiyle birlikte AİHM’e gidebilir. Ancak AİHM illa ki Rumlar lehine karar verecek değildir.” diye konuştu.
TMK’nin tazminat kararlarının ödemesinin KKTC Maliye Bakanlığınca yapıldığını belirten Veçhi, TMK kurulmadan önce davalı konumunda Türkiye’nin olduğunu da anımsattı.
– “Maraş bölgesi için TMK’de toplamda 459 başvuru var”
Veçhi, Maraş bölgesinin açık olan pilot bölgesi ve diğer kapalı bölümlerine toplamda 459 başvurunun olduğunu aktararak, “Pilot bölge konusunda davaların devam ettiğini, İçişleri Bakanlığı ve savcılıktan görüşlerin alınması ve dosyanın tamamlanmasıyla davaları görüşmeye başlayacağız. Maraş bölgesiyle ilgili TMK’ye başvurularda sürekli artış oluyor.” dedi.
Kıbrıs Vakıflar İdaresinin (EVKAF) mallarıyla ilgili hukuki açıdan başvuru yapamadığını söyleyen Veçhi, şunları kaydetti:
“Mesela; bir Rum başvuran geldiğinde, EVKAF’ın da bir hak iddiası varsa bize başvuruyorlar. Biz, EVKAF’ın bu ‘hak iddiası’ başvurusunu inceleyip, hem başvuranın hem de EVKAF’ın haklarını gözetip adilane bir karar verebilmek için EVKAF’ı taraf yapıyoruz. Geçen yıl ekimde taraf EVKAF’ı yapıp, bir duruşma yaptık. Henüz dosya görüşülmedi ama EVKAF taraftır. İspat olması halinde EVKAF da müdahil olabiliyor.”
Veçhi, TMK’nin ülkede mülkiyet sorununda, hak sahibini koruduğunu ve AİHM’e de uygun çareler bulduğunu dile getirerek, “Her bitirdiğimiz dava, milli davamıza bir artıdır, Kıbrıs meselesinin mülkiyet çözümüne de katkıda bulunur. Hepimizin bu komisyona sahip çıkması, etkin şekilde elinden geleni yapması gerekir. Bu, bizim milli çıkarımızdır, hem KKTC hem de ana vatan Türkiye için çok önemlidir. Türkiye de Strazburg’da TMK’nin kurulması için çok büyük çaba sarf etti.” ifadelerini kullandı.
GALERİLER
Güzelyurt Sağlık Merkezi’nde sadece güvenlik varmış
İncirli: “CTP açık ara birinci partidir; seçimlerin tümüne hazırdır”Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Genel Başkanı Sıla Usar İncirli, seçimlerin tümüne hazır olduklarını belirterek, hedeflerinin, Kıbrıslı Türklerin kendi kurumlarını güvenle yönettiği, ekonomik ve toplumsal gücünü geliştirdiği ve dünyayla bütünleştiği bi23 Eylül 2026 Çarşamba 13:58KIBRIS
Her avukat güvenilir değildir!
Ölüme sürerken 259 insanın can güvenliği önceliğiniz değildi!
24 Eylül 2026 Perşembe 15:48GÜNCEL
Belki bir kez daha Yaradan’ın hikmetini hatırlarız…Rana Sarro yazdı 24 Eylül 2026 Perşembe 15:48GÜNCEL
Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Arıklı, alabora olan gemiyle ilgili iddiaların araştırılacağını söylediBayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı, Girne açıklarında yolcu gemisinin alabora olması sonucu 8 kişinin hayatını kaybettiği kaza hakkında yolcular tarafından dile getirilen iddiaların inceleneceğini ifade etti.24 Eylül 2026 Perşembe 15:48GÜNCEL
Hemşireler ve Ebeler Birliği, feribot faciası sonrası görev yapan tüm sağlık çalışanlarına teşekkür ettiKıbrıs Türk Hemşireler ve Ebeler Birliği, dün yaşanan feribot faciasının, herkesin yüreğinde derin bir yara açtığını belirterek, bir umut için hastanelere koşan, bir can için denize açılan, ambulansıyla yola çıkan, acil ve diğer servislerde sabahlayan24 Eylül 2026 Perşembe 15:48GÜNCEL
Gemi kazasında kayıp olan 18 vatandaş için arama kurtarma çalışmaları ikinci günündeGirne-Taşucu seferini yapan yolcu gemisinin alabora olması sonucu meydana gelen deniz felaketinin ardından, kayıp 18 kişiyi arama kurtarma çalışmaları ikinci gününde devam ediyor.
Girne açıklarında yaşanan deniz felaketinin ardından24 Eylül 2026 Perşembe 15:48GÜNCEL
“Sorumluluk makamında oturanlar, artık bedel ödemeyi de bilmelidir”Kamusen Başkanı Metin Atan, “Sorumluluk makamında bulunan kişi, kendi görev alanında yaşanan böylesine büyük bir facianın ardından ortaya çıkan tablo karşısında siyasi bedel ödemeyi de bilmelidir” açıklamasında bulundu.24 Eylül 2026 Perşembe 15:48GÜNCEL
Gemi kazasıyla ilgili iddialara yanıt verilmeliYeni Kıbrıs Partisi, bir yolcu gemisinin bir yaz gününde limandan çıkışının hemen ardından su alıp yan yatmasının kader olamayacağını ve iddialara yanıt verilmesi gerektiğini kaydetti.24 Eylül 2026 Perşembe 15:48GÜNCEL

































Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.