07 Kasım 2026
  • Lefkoşa12°C▼
  • Girne16°C
  • Mağusa13°C
  • İskele13°C
  • Güzelyurt10°C
  • Lefke12°C

ATOM BOMBASININ MUCİDİ, "NASIL OLSA KULLANILMAZ..." DİYE DÜŞÜNMÜŞ

Atom bombasının mucidi Robert Oppenheimer, yüzbinlerce insanı bir anda öldüren silahı, Japonya’ya değil, Hitler’e karşı caydırıcı olsun diye icat etmiş. Üstelik, bu silahın kullanılabileceğini de düşünmemiş, “caydırıcı” olur diye öngörüde bulunmuş.

Atom bombasının mucidi, "Nasıl olsa kullanılmaz..." diye düşünmüş

17 Ekim 2022 Pazartesi 12:03

İnsanoğlu, var olduğu günden beri silah geliştirmeye devam ediyor. Bunun temel sebebi ‘güvende kalmak’ olsa da 21. Yüzyılda silah teknolojisinde ulaşılan nokta, artık tüm insanlığı tehdit eder hale geldi. Özellikle Ukrayna-Rusya savaşı ile yeniden hatırlanan nükleer tehlike, insanlığın sonunu getirebilir. Atom bombası olarak bilinen ilk nükleer silah ise 1945 yılında tamamlanarak, ABD tarafından 2. Dünya Savaşı’na direnen son ülke olan Japonya üzerinde kullanılmıştı. Bombanın mucidi köken olarak yine bir Alman olan Robert Oppenhiemer’dı. Ünlü yönetmen Christopher Nolan tarafından hayatı sinemaya aktarılan fizikçinin yaşamını anlatan film, 2023’te vizyona girecek. Mesud Topal tarafından kaleme alınan ‘Vicdan Bir Kara Kutudur’ kitabı ise ünlü fizikçi hakkında az bilinen birçok şeyi ortaya koydu.

Deli mi dahi mi?

Karakarga Yayınları’ndan çıkan kitaba göre babası bir Alman Musevisi olan Julius Oppenheimer, 17 yaşında, beş parasız olarak New York’a geldi ancak kısa zamanda zengin ve ünlü bir kumaş tüccarı oldu. Annesi ise ressamdı. Robert Oppenheimer 1904 yılında doğdu. 12 yaşında minerallere ilişkin bilim dünyasını şaşırtacak bir yazı yazdı. Kimya eğitimi almak istiyordu. Aynı zamanda şiir ve edebi metinler yazıyor, İngilizcenin yanı sıra iyi derecede Almanca, Yunanca, Latince biliyordu. Sonraki yıllarda şizofren olup olmadığına ilişkin bir muayene yapılmış olsa da teşhis konulmasına izin vermedi. Oppenheimer, gerçekte “ahlakçı” bir yapıdaydı. Bencillik, cahillik gibi durumlara karşıydı ve bilimin de ahlaki bir felsefeyle yapılmasına inanıyordu.

Fiziğe geçiş

Harward Üniversitesi’nde üniversite eğitimine başladı. Son yılında ise vazgeçerek fiziği tercih etti. 1925’te Haward’ı bitirip İngiltere’ye Cambridge Üniversitesi’ne gitti. Nükleer fizik laboratuvarı ‘Cavendish’ buradaydı. Burada psikolojisi burada bozulmaya başladı. Fransa’da yaz tatilini geçirirken, bir arkadaşını boğmaya çalıştı. 1926 yılında ünlü fizikçi Niels Bohr ile tanıştı. Almanya’daki Göttingen Üniversitesi’ne geçti. 1927’de ‘Üstün Fizik’ derecesiyle mezun oldu. Harward ve Kaliforniya Üniversitelerinde dersler verdi. Aynı yılın sonunda tüberküloz teşhisi konuldu. Kaliforniya iklimi ve üniversite ortamı, psikolojisine iyi geldi. Ünlü Fizikci Ernest Lawrence da oradaydı ve atom çekirdeklerini çarpıştırmakta kullanılan siklotron adı verilen makineler kurmuştu. Lawrence, ona yeni ufuklar açtı.

1929 krizinden haberi olmadı

Oppenheimer’ın rahatı öylesine yerindeydi ki ABD’de başlayıp tüm dünyayı etkileyen 1929 Ekonomik Krizi’nden bile aylar sonra, öğrencileri okulu bitirip iş aramaya başlayınca haberi oldu. 1933 yılında Almanya’da Adolf Hitler’in başında olduğu Nasyonal Sosyalist iktidar, Oppenheimer’ı da endişelendi. Ona göre Hitler ve faşist söylemleri engellenmeliydi. Kendisi de bir Alman Yahudisi idi. Çok güçlü bir silah, bir atom bombasının Hitler’i engelleyeceğini düşünüyordu. Ancak bomba, Hitler değil, Japonlar üzerinde denendi. 1929 yılında tanıştığı Jean Tatlock sayesinde sol gruplarla teması olmuş, sonrasında ‘Radikal Öğretmenler’ grubuna dahil olmuş, komünist isimlerle ilişki kurmuştu. Hayatının bir dönemini komünizme yakın geçirdi.

Yazdıkları anlaşılmadı

1930’lu yıllarda ‘Kuantum Mekaniği’ üzerine çalışmalar yaptı, yazılar yayınladı ancak bu yazılar 1980’lere kadar anlaşılamadı. 1940’a geldiğinde Doktor Kitty Puening ile evlendi ve komünizmi bıraktı. Özellikle Stalin yönetimindeki Sovyetler Birliği’nden kaçıp gelenlerin anlattıkları bunda etkili oldu.

Manhattan Projesi

ABD hükümeti, Hitler’e karşı caydırıcı bir atom bombası edinmek için harekete geçti. 1941 yılında ilk atom bombası için bir araya gelen ekipte Oppenheimer da vardı. New York’ta bir laboratuvarda çalışan ekipteki en bilgili kişiydi. Japon uçakları Pearl Harbor’u bombalayınca ABD de savaşa girdi. Oppenheimer, bilimin icatlarının olumsuz sonuçları olsa bile insanlığa hizmet ettiğine inanıyordu. Atom enerjisi de kullanılmalıydı. Avrupalı fizikçi Leo Szilard da ABD Başkanı Franklin Roosevelt’e mektup yazarak “Hitler’in atom bombası yapmaya çalıştığını” bildirmişti. ABD elini çabuk tutmalıydı. Albert Einstein de bu uyarıyı yapınca, konu ciddiye alındı. 1939 yılında ‘Manhattan Projesi’ İngiltere’nin de dahil olmasıyla bir nükleer araştırma projesi olarak başlamıştı. 1941’de ise nükleer silah edinme projesine dönüştü. Oppenheimer, uranyum ve toryum üzerinde çalışmalar yapıyordu. Projenin başında olmasa da işin başında o vardı.

Oppenheimer’ın endişesi!

ABD Başkanı Roosevelt’le uzun bir görüşme yapan Oppenheimer, bu silahın kullanılması durumunda “büyük bir felakete yol açacağını” söyledi. Roosevelt ise “silahın kullanılmayacağını, caydırıcı bir güç olarak elde tutulacağı” anlattı. Leslie Groves’ın projeyi yönettiği ekibe Oppenheimer, istediği tüm bilim insanlarını dahil edildi. Hatta o istediği için işgal altındaki Danimarka’dan Niels Bohr kaçırılıp getirildi. Tüm imkanlar veriliyor aynı zamanda ‘komünist geçmişi’ nedeniyle güvenilmiyor ve gözetleniyordu. 1944’e gelindiğinde ‘Manhattan Projesi’nde çalışan sayısı 250 bini buldu.

İlk deneme: Trinity

12 Nisan 1945’te Roosevelt hayatını kaybetti, Harry Truman ABD Başkanı oldu. 30 Nisan’da Rus ordusu Berlin’e girdi. Hitler yenilip Eva Brown’la birlikte intihar etti. Almanların nükleer silah sahibi olamayacağı bilinmesine rağmen, Truman çalışmaları devam ettirdi. İlk üretilen bombaya ‘Trinity’ adı verildi ve 16 Temmuz 1945’de test edildi. 20 bin ton dinamite eşdeğerdi. Oppenheimer, bombaya ismini, İngiliz Şair John Donne’un bir şiirinden esinlenerek vermişti.

Siviller tercih edildi!

Oppenheimer’ın sinirleri gittikçe bozuldu. New Mexico çölündeki denemeden sonra, Şişman Adam (Fat Man) ve Küçük Oğlan (Little Boy) adını taşıyan iki bomba yapıldı. Bombaların “askeri alanların olduğu şehirlerde değil, daha çok sivillerin yaşadığı şehirlerde kullanılarak, Japonya’nın teslim olmaya ikna edilmesi” kararı verildi. 6 Ağustos 1945’te Küçük Oğlan, 400 bin nüfuslu Hiroşima’ya atıldı. 100 binden fazla insan anında öldü. 150 bine yakın insan, radyasyonun etkileriyle ölmeye devam etti. 150 binden fazla bina yıkıldı. Japonya teslim olmayınca, 9 Ağustos’ta Şişman Adam, Nagazaki’ye atıldı. 100 binden fazla insan anında öldü. Japonya teslim oldu.

Önce övgü, sonra takibat

Oppenheimer, önce övgüler aldı. Sonra protestolar başladı. Savaşı bitirmeyi başarmış ancak 500 bine yakın insanın ölümünden sorumlu hale gelmişti. Sonraki dönemde BM aracılığıyla dünyada atom enerjisinin kontrolünü elde tutmak üzere görüşmeler yapılsa da başarılı olunamadı ve Sovyetler Birliği de 1949 yılında nükleer silah sahibi oldu. Bu dönemde yine gözler Oppenheimer’a döndü ve ‘casusluk’ şüphesi nedeniyle hayatı yine gözetlenmeye başlandı. ABD Atom Enerjisi Komisyonu toplanarak durumu görüştü. Oppenheimer suçsuz bulunsa da FBI onu izlemeye devam etti. 1954 yılının Nisan ayında başlayıp Mayıs ayında sonuçlanan ve toplam bir ay süren mahkeme süreci yaşadı, suçsuz bulundu ama her şeyini kaybetti. Karayipler’e ailesiyle tatile gittiğinde, “Rusya’ya iltica edecek” söylentisi çıkarıldı.

Hibakuşalarla yüzleşme

1950 yılında, ‘Japon Aydın Değişimi Toplantısı’na katılmak için Japonya’ya gitti ve tepki beklerken nazik davranış görmesi, onu büyük bir vicdan azabına sürükledi. Dönüşte tamamen içine kapandı. Oppenheimer, Japonların ‘hibakuşa’ adını verdiği nükleer kurbanlarının öykülerini dinlemiş, sebep olduğu durumla yüzleşmişti. 1962 yılında gırtlak kanseri teşhisi konuldu. 18 şubat 1967 yılında 62 yaşında hayatını kaybetti. Savaşı bitirmek için caydırıcı güç olsun diye, Hitler’e karşı atom bombasını icat eden ekibin başında yer almış, en ölümcül silahı üretmiş, yüzbinlerce insanın bu silahla yok edildiğini görmüştü. Kullanılmayacağı söylenen silah kullanılmıştı ve dünyada birçok ülke de bu silahı edinmek için harekete geçmişti bile…

Atom bombasının mucidi, "Nasıl olsa kullanılmaz..." diye düşünmüş

Atom bombasının mucidi, "Nasıl olsa kullanılmaz..." diye düşünmüş

TRT

Yorumlar
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Ozanköy’de dün meydana gelen olayda, 45 yaşındaki anne C.C, temizlik yaptığı sırada gerekli tedbirleri almadığı ve yanında bulunan oğlu 4 yaşındaki Erven Cello Kadak’ın evin bahçesindeki havuza düşerek hayatını kaybettiği belirtildi.05 Kasım 2026 Perşembe 15:53GÜNCEL

  • 2 naaşa daha ulaşıldı2 naaşa daha ulaşıldı

    Batık çevresindeki aramalarda iki naaşa ulaşıldı


  • Başbakanlık, batık çevresinde yürütülen dip arama çalışmalarında iki naaşa ulaşıldığını açıkladı. Açıklamaya göre, batığın yaklaşık 1.05 Kasım 2026 Perşembe 15:53GÜNCEL

  • Güzelyurt Sağlık Merkezi’nde sadece güvenlik varmışGüzelyurt Sağlık Merkezi’nde sadece güvenlik varmış

    06 Kasım 2026 Cuma 16:33GÜNCEL

  • İncirli: “CTP açık ara birinci partidir; seçimlerin tümüne hazırdır”İncirli: “CTP açık ara birinci partidir; seçimlerin tümüne hazırdır”

    Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Genel Başkanı Sıla Usar İncirli, seçimlerin tümüne hazır olduklarını belirterek, hedeflerinin, Kıbrıslı Türklerin kendi kurumlarını güvenle yönettiği, ekonomik ve toplumsal gücünü geliştirdiği ve dünyayla bütünleştiği bi06 Kasım 2026 Cuma 15:58KIBRIS

  • Her avukat güvenilir değildir!Her avukat güvenilir değildir!

    05 Kasım 2026 Perşembe 17:53GÜNCEL

  • Ölüme sürerken 259 insanın can güvenliği önceliğiniz değildi!Ölüme sürerken 259 insanın can güvenliği önceliğiniz değildi!

  • 05 Kasım 2026 Perşembe 17:53GÜNCEL

  • Belki bir kez daha Yaradan’ın hikmetini hatırlarız…Belki bir kez daha Yaradan’ın hikmetini hatırlarız…

    Rana Sarro yazdı 05 Kasım 2026 Perşembe 17:53GÜNCEL

  • Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Arıklı, alabora olan gemiyle ilgili iddiaların araştırılacağını söylediBayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Arıklı, alabora olan gemiyle ilgili iddiaların araştırılacağını söyledi

    Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı, Girne açıklarında yolcu gemisinin alabora olması sonucu 8 kişinin hayatını kaybettiği kaza hakkında yolcular tarafından dile getirilen iddiaların inceleneceğini ifade etti.26 Eylül 2026 Cumartesi 15:58GÜNCEL

  • Hemşireler ve Ebeler Birliği, feribot faciası sonrası görev yapan tüm sağlık çalışanlarına teşekkür ettiHemşireler ve Ebeler Birliği, feribot faciası sonrası görev yapan tüm sağlık çalışanlarına teşekkür etti

    Kıbrıs Türk Hemşireler ve Ebeler Birliği, dün yaşanan feribot faciasının, herkesin yüreğinde derin bir yara açtığını belirterek, bir umut için hastanelere koşan, bir can için denize açılan, ambulansıyla yola çıkan, acil ve diğer servislerde sabahlayan05 Kasım 2026 Perşembe 17:53GÜNCEL

  • GÜNCEL HABERLER


    Girne açıklarında yaşanan deniz felaketinin ardından05 Kasım 2026 Perşembe 17:53GÜNCEL
  • “Sorumluluk makamında oturanlar, artık bedel ödemeyi de bilmelidir”“Sorumluluk makamında oturanlar, artık bedel ödemeyi de bilmelidir”

    Kamusen Başkanı Metin Atan, “Sorumluluk makamında bulunan kişi, kendi görev alanında yaşanan böylesine büyük bir facianın ardından ortaya çıkan tablo karşısında siyasi bedel ödemeyi de bilmelidir” açıklamasında bulundu.26 Eylül 2026 Cumartesi 15:58GÜNCEL

  • Gemi kazasıyla ilgili iddialara yanıt verilmeliGemi kazasıyla ilgili iddialara yanıt verilmeli

    Yeni Kıbrıs Partisi, bir yolcu gemisinin bir yaz gününde limandan çıkışının hemen ardından su alıp yan yatmasının kader olamayacağını ve iddialara yanıt verilmesi gerektiğini kaydetti.26 Eylül 2026 Cumartesi 15:58GÜNCEL

  • Akpınar, gemi kazasıyla ilgili Cumhuriyet Meclisi Başkanlığı’na yazılı soru sunduAkpınar, gemi kazasıyla ilgili Cumhuriyet Meclisi Başkanlığı’na yazılı soru sundu

    Demokrat Parti Genel Sekreteri ve Girne Milletvekili Serhat Akpınar, gemi kazasıyla ilgili Cumhuriyet Meclisi Başkanlığı’na yazılı soru sundu.

    Akpınar, meydana gelen kazanın, yolcu taşımacılığında can güvenliği, teknik yeterlilik ve kamusal denet20 Eylül 2026 Pazar 15:28GÜNCEL

  • “Faciada ihmali bulunan herkesin makamına ve konumuna bakılmaksızın hesap vermesi gerek”“Faciada ihmali bulunan herkesin makamına ve konumuna bakılmaksızın hesap vermesi gerek”

    Hür İşçi Sendikaları Federasyonu (Hür-İş) ve Kamu İşçileri Sendikası (Kamu-İş) Başkanı Ahmet Serdaroğlu, feribot faciasının bağımsız, şeffaf ve eksiksiz biçimde soruşturulmasını istedi.31 Ağustos 2026 Pazartesi 13:58GÜNCEL

  • “Olayın tüm yönleriyle araştırılmasını ve sorumluların gereken en ağır cezayı almasını istiyoruz”“Olayın tüm yönleriyle araştırılmasını ve sorumluların gereken en ağır cezayı almasını istiyoruz”

    Türk-Sen Genel Başkanı Arslan Bıçaklı Girne açıklarında yaşanan gemi kazasıyla ilgili olayın tüm yönleriyle araştırılmasını ve sorumluların gereken en ağır cezayı almasını talep etti.20 Eylül 2026 Pazar 15:13GÜNCEL

  • “Gemi faciası ardından hava yolu bilet fiyatlarında yaşanan olağanüstü artış kabul edilemez”“Gemi faciası ardından hava yolu bilet fiyatlarında yaşanan olağanüstü artış kabul edilemez”

    Başbakan Yardımcısı Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu, Girne açıklarında yaşanan gemi faciası ardından hava yolu bilet fiyatlarında yaşanan olağanüstü artışın kabul edilemez olduğunu vurguladı.31 Ağustos 2026 Pazartesi 13:53GÜNCEL

  • Gemi kazası zanlıları aleyhine “tedbirsizlik ve dikkatsizlik sonucu ölüme sebebiyet verme” suçlaması getirildiGemi kazası zanlıları aleyhine “tedbirsizlik ve dikkatsizlik sonucu ölüme sebebiyet verme” suçlaması getirildi

    Girne açıklarında dün yaşanan ve sekiz kişinin hayatını kaybettiği gemi kazasıyla ilgili olarak bugün A.Ö., M.Ö., M.S., Z.Ö., M.G, S.E, K.K., V.H. ve R.İ. olmak üzere dokuz zanlı Girne Kaza Mahkemesi’ne çıkarıldı.31 Ağustos 2026 Pazartesi 13:53GÜNCEL

  • Özel, Başçeri ve Dinçyürek Nalbantoğlu Hastanesi’ni ziyaret ettiÖzel, Başçeri ve Dinçyürek Nalbantoğlu Hastanesi’ni ziyaret etti

    Sağlık Bakanı Hakan Dinçyürek, Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakan Yardımcısı Hacı Ali Özel ve TC Lefkoşa Büyükelçisi Ali Murat Başçeri Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi’ni ziyaret etti.31 Ağustos 2026 Pazartesi 13:53GÜNCEL

  • Deniz felaketinde kurtarılan 19 kişinin tedavisi sürüyorDeniz felaketinde kurtarılan 19 kişinin tedavisi sürüyor

    Girne-Taşucu seferini yapan yolcu gemisinin alabora olması sonucu meydana gelen deniz felaketinde yaralı olarak kurtarılanların birçoğu hastaneden taburcu oldu, 19 kişinin ise tedavisi sürüyor.31 Ağustos 2026 Pazartesi 13:48GÜNCEL