• BIST 106.864
  • Altın 146,666
  • Dolar 3,5209
  • Euro 4,1372
  • Lefkoşa 33 °C
  • Girne 33 °C
  • Mağusa 33 °C
  • İskele 33 °C
  • Güzelyurt 30 °C
  • Lefke 33 °C
  • Mağusa’nın yeni yüzü CORNER PARK PROJESİ
  • Mağusa’nın yeni yüzü CORNER PARK PROJESİ

"Memleketimize sahip çıkalım"

"Memleketimize sahip çıkalım"
KTHY önünde 19 Temmuz 2011’de Türkiye Başbakanı Tayyip Erdoğan’ın adaya gelişini ve Ankara tarafından dayatılan politikaları protesto ederken gözaltına...

470266_393339587420408_1239656494_o

KTHY önünde 19 Temmuz 2011’de Türkiye Başbakanı Tayyip Erdoğan’ın adaya gelişini ve Ankara tarafından dayatılan politikaları protesto ederken gözaltına alınan eylemcilerden Komünist Emek Hareketi (Barikat Gazetesi) üyesi Ahmet Cenkler, tutuklanmasının üzerinden iki yıl geçtiğini belirterek, gün dolayısıyla yaptığı yazılı açıklamada şunları belirtti:

“Şuana kadar savcılık tarafından gönderilen sözde tanık polislerin bizler hakkında söyledikleri yalanları dinledik… Zaten ilk birkaç duruşma da itham edemedikleri için gerçekleşememişti. Şuan dava süreci devam ediyor. Polisler duruşmalarda sürekli olarak görmedikleri insanların kendilerine taş attığına, tahta parçaları attığına dair bir şeyler söylemektedirler; halbuki bu kocaman bir yalandır. Polise o gün kimse bir şey atmadı tam tersine polis joplarıyla, yumruklarıyla bizlerin üzerine saldırmıştı hepimizin bildiği gibi. Ama belli ki işin perde arkasında bizlerin bilmediği bir şeyler çeviriyorlar ve polislere yalan söyletiyorlar…

Söylemeye devam edecekleri de aşikâr bir şekilde ortadadır aslında işlerini yapıyorlar. Bizleri itham edemeyen bir mahkemenin ve savcılığın polisleridir bu polisler. Bizleri itham edecek delilleri bile yokken bize başka ne diyebilirler? Başka nasıl davranabilirler? Bana göre en zorda para cezası verirler ki işlemediğimiz bir suçun da cezasını parasal olarak vermeyeceğimize göre bizi hadi en fazla hapse atarlar gireriz-çıkarız ‘bağımsız vatan’ kavgasına tüm kardeş halklar ve emekçiler olarak devam ederiz. Esas olan bu ülkenin kardeş halkları olarak; emekçiler olarak onlara boyun eğmemektir…  Bugün hemen hemen herkes o gün orada olay yerinde ne olup ne bittiğini gözleri ile göremese de medya aracılığı ile görmüştür. Bu yaşadığımız sistem içerisinde faşizmin yavaş yavaş ayağa kalktığının ayak sesleridir. Egemenlerin ellerindeki en büyük silah budur… Zorda kaldıklarında bunu yapacaklar. Biz de gereken neyse onu yapacağız yani direneceğiz. Sendikal Platformla beraber onlara karşı bir dava açtık. Şuan hukuk davası olarak o dava da görülmeye devam ediyor bildiğim kadarı ile. Polis havadan sudan sebepler uydurur ve bir şekilde emekçileri cezalandırarak kendi sistemini korumaya çalışır. Yaşadığımız düzen işgal altında yönetilen bir rejimdir, bir sömürü düzeninde yaşamaktayız, talan ediliyoruz, yok ediliyoruz. Pankartımız bunu söylemekteydi. “Emperyalist Kuşatmayı Red Ediyoruz; Paranı da; Memurunu da; Paketini de İstemiyoruz” yazmaktaydı pankart… Dayanamadılar almaya çalıştılar… Bu pankarta benzer biz pankartı bizler geçmişte 2 kez açtık toplumsal varoluş eylemlerinde : “İşgalci TC Devleti; Kıbrıs’tan Defol” diye bir pankartımız vardı… 2 Eylem’de de bu pankartımız yüzünden bizlere saldırı düzenlenmişti… Pankartlarımıza el kondu ve darp edildik. Bizim KTHY önünde açtığımız pankart’da herhangi bir ülke adı bile geçmiyordu… Hatta işgal kelimesi de yoktu. Buna rağmen işgal kelimesi olmayan, ülke adı olmayan; o pankartımıza bile dayanamadı polis yani “polis devleti!

Son olarak, 19 Temmuz olayı gibi olayları hatta daha da sert olanlarını daha çok yaşayacağız, esas olan tek yumruk olabilmektir. dayanışma içinde yürümeliyiz, birlik olmalıyız, dar hesaplardan kurtularak düşmanımızın tek olduğunu bilerek bu kavgada yürümeliyiz. Emekçilerin, ezilenlerin kurtuluşunu hedefleyerek bu kavgada var olmak isteyen herkesle yürümeyi öğrenmeliyiz. Komünist Emek Hareketi bu çağrıyı hem Barikat Gazetesi sürecinde yapmış ve pratiğe sokmuştur, hem de bundan sonra yapmaya devam edecektir. 19 Temmuz davasında sonuç ne olursa olsun gerçekler ortadadır. Kıbrıs’ın kardeş halkları ve ezilenleri faşizm’in ne olduğunu bir kez daha somut bir şekilde yaşamıştır. Ülkemizde her milletten her dilden her renkten emekçilerimize, ezilenlerimize uzanan elleri kırmaya devam edelim! Yürüyelim, memleketimiz bizim, sahip çıkalım.

Diğer Haberler
  • 3 FETÖ zanlısı mahkemeye çıkarıldı!17 Ağustos 2017 Perşembe 18:40
  • Akdoğan Davası'nda ŞOK İFADE: Pencereden gördü!17 Ağustos 2017 Perşembe 17:08
  • Kıbrıs İlim Üniversitesi'nden önemli işbirliği17 Ağustos 2017 Perşembe 16:54
  • Siber'den 'ARAZİ İDDİALARI' ile ilgili açıklama!17 Ağustos 2017 Perşembe 16:04
  • Artık yatırımlar 3 aylık değil, aylık yapılacak17 Ağustos 2017 Perşembe 15:44
  • Arazi skandalında ŞOK İSİMLER!17 Ağustos 2017 Perşembe 15:12
  • 'Yanlış serum' ÖLDÜRDÜ iddiası!17 Ağustos 2017 Perşembe 14:56
  • Bu yollar trafiğe KAPALI!17 Ağustos 2017 Perşembe 13:42
  • Hasat Turizmi17 Ağustos 2017 Perşembe 12:16
  • Gönyeli'de FETÖ tutuklaması: 3 kişi tutuklandı!17 Ağustos 2017 Perşembe 11:23
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2017 Ada Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 05488904615