• BIST 108.021
  • Altın 151,423
  • Dolar 3,6589
  • Euro 4,3339
  • Lefkoşa 30 °C
  • Girne 30 °C
  • Mağusa 30 °C
  • İskele 30 °C
  • Güzelyurt 27 °C
  • Lefke 30 °C

KKTC önlem almaktan yoksun!

KKTC önlem almaktan yoksun!
Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Dışişleri Bakanlığı’nın hazırladığı 2012 Uluslararası Narkotik Kontrol Strateji Raporu'nda (INCSR) “Kuzey Kıbrıs”...

Başlıksız-6

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Dışişleri Bakanlığı’nın hazırladığı 2012 Uluslararası Narkotik Kontrol Strateji Raporu'nda (INCSR) “Kuzey Kıbrıs” olarak yer alan KKTC, para aklama ve diğer finans suçları konusunda, geçen yıl olduğu gibi bu yıl da “Ana Endişe Kaynağı Ülke ve Bölgeler” kapsamında yer aldı.

2012 yılını kapsayan raporda, Kuzey Kıbrıs’ın, geçmiş yıllarda kaydedilen gelişme ve ülke içi ile denizaşırı bankacılık ve kumarhaneler ile ilgili yasaların varlığına rağmen, kara para aklama riskine karşı etkili önlem alınmasını sağlayacak yasal ve kurumsal çerçeveden yoksun olduğu vurgulandı.

Raporda kumarhanelerin “Müşterini Tanı” KYC (Müşterini Tanı) kuralına uymadıkları, tüketici finans kuruluşları ve döviz büroları ile offshore bankacılığın endişe kaynağı olduğu da kaydedildi. KKTC’de 9 offshore banka ve 90 offshore şirket olduğu da raporda yer aldı.

Bilindiği gibi KKTC 2000’li yıllara kadar, “kara para aklayan ülkeler ve bölgeler listesinde” gösterilirken, Kara Parayla Mücadele Yasası’nın da etkisiyle “Financial Action Task Force” (FATF) KKTC’nin listeden çıkarılmasını sağlamış, ancak, bu süreç çok fazla uzun sürmemişti.

Türkiye yine listede

Kıbrıs Cumhuriyeti olarak yer alan Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin de riskli ülkeler arasında gösterildiği listede yer alan Kuzey Kıbrıs’a Türkiye yanında İngiltere, ABD, Avustralya, Kanada, Çin, Fransa, Almanya, Rusya, İsviçre, İtalya ve Japonya gibi gelişmiş finans sistemlerine sahip ülkeler eşlik etti.

Polonya, Portekiz, Romanya, Çek Cumhuriyeti, Slovakya ve Macaristan gibi Avrupa Birliği ülkelerinin bir üst listede yer alması ise oldukça ilginç bir bulgu olarak ortaya çıktı.

Güney Kıbrıs’ın yaşanan ağır mali kriz sonrasında “kara para aklanan ülkeler sınıfında yer aldığı” tam anlamıyla ortaya çıkarken, özellikle Rus ve Sırp mafya gruplarının kara parasının aklandığı merkezler arasında olması, AB’nin kurtarma şemsiyesinde tam anlamıyla yararlanamamasına yol açmıştı. Her ne kadar da Rum Yönetimi bunu reddetse de almaya çalıştığı önlemler bu faaliyetin varlığını kanıtlıyor.

ABD hükümetinin bu listeyi hazırlarken bir ülkedeki finans suçlarına karşı kanunlara ve bankacılık sektörünün büyüklüğüne baktığına dikkat çekiliyor.

Raporda neler var?

Kuzey Kıbrıs’ı kara para aklanmasında Ana Endişe Kaynağı Ülkeler listesinde gösteren ABD Dışişleri Bakanlığı’nın 2012 Uluslararası Narkotik Kontrol Strateji Raporu’nda (INCSR) ülkeyle ilgili olarak yer alan önemli ifadeler ise şöyle:

“Kıbrıs Türk toplumu, geçmiş yıllarda kaydedilen gelişme ve ülke içi ile denizaşırı bankacılık ve kumarhaneler ile ilgili geçirilen yasaların varlığına rağmen, para aklama riskine karşı etkili önlem alınmasını sağlayacak yasal ve kurumsal çerçeveden yoksun.

Şu anda Kıbrıs’ın kuzeyinde, yedisi şube olmak üzere toplam 22 banka bulunuyor. Denizaşırı bankacılık sektörü bir endişe kaynağı olmaya devam ediyor. Denizaşırı bankacılık sektörü dokuz banka ve 90 şirketten oluşmakta. Denizaşırı bankalar, ülke içinde ikamet edenlerle ve parayla iş yapmıyor. Merkez Bankası, denizaşırı bankalarla ilgili mevzuatı ve izinlendirmeleri yaparken, aynı zamanda yıllık faaliyetleri konusunda rapor sunma zorunluluğu bulunan denizaşırı kuruluşları denetliyor. Yasa, sadece Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı (OECD) üyeleri veya Türkiye tarafından izinlendirilen bankalara Kıbrıs’ın kuzeyinde denizaşırı şube açmalarına izin veriyor.

Finansal kurumlar, önemli miktarı ABD dolarından oluşan uluslararası narkotik piyasası, ABD’de gerçekleşen yasa dışı satışlar veya ABD’yi önemli ölçüde etkileyen işlerle ilgili para transferlerine karışmış durumda değil.

Raporun hazırlanmış olduğu dönemde herhangi birine para aklamadan dolayı dava okunmadı veya ceza verilmedi.

Ancak, Kıbrıslı Türkler tarafından kontrol edilen bölgede herhangi bir FSRB’e (Bölgesel Mali Eylem Kontrol Birimi) ait olmadığı için, Kuzey Kıbrıs normal değerlendirme kapsamında değil.

Yürürlüğe koyma ve uygulama konuları ile yorumlar

2009’da yürürlüğe konulan daha sıkı yasalara rağmen, dördü Lefkoşa’da, beşi Mağusa’da ve 15’i Girne’de bulunan 24 çalışır durumdaki kumarhane var. Kumarhaneleri düzenleyen mercide infaz ve soruşturma mekanizmasının bulunmaması nedeniyle, kumarhanelerin KYC (Know Your Customer - Müşterini Tanı) kuralına uymadıkları durumlarda ortaya çıkan yasallaştırma çabaları nedeniyle temelde düzenlemeden yoksun.

Bankalar ve diğer belli kuruluşlar, Şüpheli İşlem Bildirimlerini (ŞİB-STR) “FIU”ya (Mali İstihbarat Birimi veya ilgili makam) vermek durumundadırlar. “FIU” daha sonra bu ŞİB’leri, şüpheli dosyaları başsavcılığa iletmeye, gerektiği taktirde de bir sonraki aşamada daha fazla soruşturma için polis’e aktarma kararı alabilen beş üyeli Kara Para Aklama Komitesi’ne iletir. Beş üyeli komite, Ekonomi Bakanlığı, Para ve Döviz Bürosu, Merkez Bankası, Polis ve Gümrük temsilcilerinden oluşur.

AB, kara para aklama ile daha etkin mücadele için Kıbrıslı Türklere teknik destek vermekte. AB, bölgede bulunan para aklama risklerine (AML/CFT risks) karşı bu teknik desteği devam ettirip ettirmeme konusunda değerlendirme yapıyor.

Zayıf noktalar

Kıbrıslı Türklerin yaptığı “Kara Para Aklamayı Önleme Yasası (AML)” daha önce yürürlükte bulundan daha iyi bankacılık düzenlemesi sağlıyor. Ancak, hala süren uygulama eksikliği nedeniyle amacına ulaşamıyor. Burada bulunan en önemli zayıf nokta, kaynak ve uzmanlık eksikliği yüzünden sektörün düzenden yoksun bırakılması nedeniyle bir çok kumarhanenin para aklama suiistimaline açık olmasıdır. Yasa eksikliği nedeniyle, kumarhanelerdeki “Müşterini Tanı” kurallarının uygulamadaki eksikliği cezalandırılamazken, potansiyel kara para aklama faaliyetlerini önleyecek yasa değişiklikleri bir yıldan beridir bekletiliyor. Düzenlemeleri yapılmayan tüketici finans kuruluşları ve döviz büroları da aynı zamanda endişe kaynağı.

Kıbrıslı Türkler şu anda, 1267 ve 1373 sayılı BM Güvenlik Konseyi Kararlarını dikkate alacak ve kumarhaneler ile döviz büroları gibi para aklama riskiyle karşı karşıya kalabilecek sektörlere yönelik yeni bir kara para aklamayı önleme yasası üzerinde çalışıyor.

Kıbrıslı Türk yetkililer, “FIU”yu (Mali İstihhbarat Birimi) genişletecek çabalara devam etmeli ve kumarhaneler ile döviz büroları başta olmak üzere, yükümlü olan tüm kurumlar için katı izin ve düzenleyici ortam hazırlayıp yürürlüğe koymalı ve sınır ötesi döviz deklarasyonunun gerekliliklerini bağlayıcı bir şekilde uygulamalı.

Kıbrıslı Türk yetkililerin, daha iyi bir düzenlemeye kılavuzluk etmesi, ŞİB’leri daha etkili şekilde raporlaması, daha iyi analiz raporları için çaba harcaması, düzenleme ve finansal çevre mensuplarının uzmanlığını artırmak için adımlar atmaya devam etmeli. Aynı zamanda kovuşturma için yasal araçların kullanılmasını geliştirmeli

Diğer Haberler
  • Üniversite kentine yakışır bir yol!19 Ekim 2017 Perşembe 11:06
  • KTÖS, LAÜ'de yaşanan 'hayvan cinayetlerini' kınadı!19 Ekim 2017 Perşembe 10:35
  • Kamyon, beton mikserine çarptı!19 Ekim 2017 Perşembe 10:09
  • UBP'nin ilk aday listesi açıklandı!19 Ekim 2017 Perşembe 09:54
  • Seçim Yasası onaylandı!18 Ekim 2017 Çarşamba 18:30
  • Seçim tarihinde BÜYÜK GAF!18 Ekim 2017 Çarşamba 16:58
  • Bakanlarla ilgili soruşturma önergesi!18 Ekim 2017 Çarşamba 15:41
  • Mesai saatleri ile ilgili resmi açıklama!18 Ekim 2017 Çarşamba 13:59
  • Asker intihara teşebbüs etti!18 Ekim 2017 Çarşamba 13:46
  • DAÜ'de 5.8 milyon TL ortada yok!18 Ekim 2017 Çarşamba 13:13
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2017 Ada Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 05488904615