• BIST 1.351,590
  • Altın 495,22
  • Dolar 8,5800
  • Euro 10,0850
  • Lefkoşa 29 °C
  • Girne 29 °C
  • Mağusa 28 °C
  • İskele 28 °C
  • Güzelyurt 26 °C
  • Lefke 29 °C

Kanada'da oğlunu polis şiddetiyle kaybeden baba: Yaptıkları şiddetten sadistçe zevk alıyorlar

Kanada'da 2017'de polis şiddeti sonucu hayatını kaybeden Koray Kevin Çelik'in babası Cesur Çelik, hukuk mücadelesini kazanırken, o gece polisin müdahalesi sırasında çaresiz kaldıklarını ve memurların yakarışlarına aldırış etmediklerini söyl
Kanada'da oğlunu polis şiddetiyle kaybeden baba: Yaptıkları şiddetten sadistçe zevk alıyorlar

Kanada'nın Montreal kentinde, 4 yıl önce fenalaşan oğullarına yardım için çağırdıkları polisin uyguladığı şiddet nedeniyle hayatını kaybeden Koray Kevin Çelik'in ailesi, hukuk mücadelesini geçen hafta kazandı.

Baba Çelik yeniden gündeme gelen olayla ilgili hislerini ve olay gecesi yaşadıklarını anlattı.

Oğlunun o dönemde, ABD'de dört yıllık ilk aşama tıp eğitiminin ardından tıp fakültesi giriş sınavlarına hazırlandığını söyleyen baba Çelik, "28 yaşında, çok zeki ve çalışkan bir çocuktu. ABD'de okuduğu üniversitenin asistanlık teklifini bile kabul etmemişti." dedi.

"Çok perişan ve kendinden geçmiş bir haldeydi"

Cesur Çelik, oğlunun olay sırasında bir hafta sonra gireceği diş ameliyatı için reçeteli ilaçlar kullandığını ancak ağrılarının kesilmediğini, bir yandan da sınava hazırlandığını, o gece alışkanlığı olmamasına rağmen az miktarda alkol aldığını söyledi.

Çelik, "Olayın yaşandığı 6 Mart gecesi 02.00 sularında eşim geldi ve oğlumun iyi olmadığını söyledi. Evden garaja açılan kapıdaydı. Çok perişan ve kendinden geçmiş bir haldeydi. Uyuyamadığını ve çıkıp bir uyku ilacı alacağını söyledi. O saatte açık yer olmayacağını söyledim. Bu sırada eşim yardım hattını aradı. Ben de Koray’ı sakinleştirip odasına çıkardım." diye konuştu.

Yardıma gelen polis krize giren genci provoke etti

Cesur Çelik, yardım çağırmaları üzerine eve gelen iki erkek polise bir sorun kalmadığını söyleyip durumu özetlediğini ancak o sırada içeriden bağırma sesleri gelince polislerin kendisini iterek eve girdiğini ifade ederek, şu açıklamayı yaptı:

"Diğer kapıdan eve giren kadın polis, 'Nerede o?' diyerek oğlumun odasına çıkmış. Yatağının üzerinde sakince oturan çocuğu, evin tüm ışıkları açık olmasına rağmen elindeki feneri gözüne tutarak provoke etmiş. Koray da sinirlenip bağırınca, kadın feneri oğlumun göğsüne fırlatmış. Ben odaya girdiğimde, iki polisin metal coplarını çıkararak, kendini korumaya çalışan oğluma vurmaya başladıklarını gördüm."

Anne babanın yalvarmaları da işe yaramadı

Eşiyle polise yalvarmalarına rağmen sayıları 4'e çıkan memurların oğullarına vurmaya devam ettiklerini, yüzükoyun yere yatırarak ellerini arkadan kelepçelediklerini, birinin de oğlunun üzerine uzandığını anlatan Cesur Çelik, "Koray'ın üzerindeki polis, iki elini parmaklarıyla birleştirip, ağız ve burnunu kapatarak kafasını geriye doğru çekmeye başladı. Bu sırada diğerleri de tekme ve yumruklara devam ediyordu. Sanki bize yardım için değil, oğlumuzu öldürmek için gelmişlerdi. Bir süre sonra bir polis, 'Durun durun' dedi. Ben 'Şükür bitti' dedim ama o polis 'Nefes almıyor' deyince yıkıldım." diye konuştu.

Baba Çelik sözlerine şu şekilde devam etti:

"Durun yapmayın diye yalvarıyoruz. 'Elleri bağlı, görmüyor musunuz’ dedim. Durmuyorlar. Adamlar bir misyondalar. Artık gözleri dönmüş. Bu mahluklar yaptıkları şiddetten sadistçe zevk alıyorlar. Biri 'Nefes almıyor' dediğinde bile durmadılar, vurmaya devam ettiler. Artık o kadar vahşileştiler ki, adeta 'Biz bu avı parçalayacağız' diyorlardı." 

 "Polisin suçlu olabileceğini hiç düşünmüyorduk"

Yaşananların, insanların kafasındaki Kanada imajına tamamen ters düştüğünü vurgulayan Çelik, "Aradan dört yıl geçti ama bu acının şiddeti geçmiyor. Kanada polisinin suni ve çok iyi inşa edilmiş bir imajı var. Polisin elinde ölenleri duyunca 'Kim bilir ne yaptı' derdik. Polisin suçlu olabileceğini hiç düşünmüyorduk. Ne kadar büyük bir yanılgı içindeymişiz. Acı bir şekilde öğrendik. Şimdi tanıdığım herkese, polisi görünce ters istikamete gitmelerini tavsiye ediyorum." dedi.

15 dakikada gelmesi gereken ambulans 30 dakikadan sonra geldi

Bunun üzerine bir polisin eşiyle kendisini göstererek, "Bunları götürün, kapatın bir yere." dediğini dile getiren baba Çelik, "Bizi mutfağa kapattılar. Eve başka polisler de dolmuştu. Eşim ve benim etrafımı polisler çevirmişti. Pencereden bakmamıza bile izin vermediler." şeklinde konuştu.

Yasal olarak en fazla 15 dakikada gelmesi gereken ambulansın 30 dakikadan uzun sürede ulaştığının altını çizen Cesur Çelik, kendilerini hastaneye götürmek üzere yola çıkan polis aracının da 10 dakikada gidebileceği hastaneye 45 dakikada vardığını vurguladı

Baba Çelik, hastanede bir doktorun "Oğlunuzu hayata döndüremedik." demesi ile yıkıldıklarını söyledi.

Aile 4 yıldır verdiği hukuk mücadelesini kazandı

Kanada'nın Montreal kentinde 6 Mart 2017'de polis tarafından öldürülen Çelik'in ailesi 4 yılı aşkın süredir verdikleri hukuk mücadelesini kazanmıştı.

Koray Kevin Çelik’in babası Cesur Çelik'in Quebec Mahkemesinde açtığı ve polisin uyguladığı şiddeti araştıran Bağımsız Soruşturma Biriminin (BEİ) raporunda taraflı davrandığına yönelik dava, 7 Haziran'da karara bağlanmıştı.

Quebec Mahkemesi Yargıcı Louis Riverin, kararda ailenin iddialarını haklı bulmuştu.

Yargıç Riverin, Bağımsız Soruşturma Biriminin tarafsızlığını korumadığına hükmederken aileye de 30 bin Kanada doları (212,5 bin lira) tazminat ödenmesine karar vermişti.

TRT

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
SPOR
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 - 2020 Ada Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0533 876 99 76