• BIST 107.202
  • Altın 145,263
  • Dolar 3,5161
  • Euro 4,1312
  • Lefkoşa 32 °C
  • Girne 32 °C
  • Mağusa 32 °C
  • İskele 32 °C
  • Güzelyurt 28 °C
  • Lefke 32 °C
  • Mağusa’nın yeni yüzü CORNER PARK PROJESİ
  • Mağusa’nın yeni yüzü CORNER PARK PROJESİ

Erdoğan: Er ya da geç hesabı sorulur!

Erdoğan: Er ya da geç hesabı sorulur!
Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, Mısır'da darbe karşıtlarına yönelik katliamla ilgili, “Şehadete inanmış olan bu insanlar, er veya geç Mısır'da...

Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, Mısır'da darbe karşıtlarına yönelik katliamla ilgili, “Şehadete inanmış olan bu insanlar, er veya geç Mısır'da bu demokratik haklarının neticesini de kazanacaklardır diye düşünüyorum. Batı demokrasi testinden geçmek istiyorsa bunu anlamak durumundadır. Nitekim bu konuda Batılı ülkeler eğer samimi davranmazlarsa, samimi adımlar atmazlarsa ben inanıyorum ki artık demokrasi dünyada sorgulanmaya başlanacaktır” dedi.

Erdoğan, Türkmenistan ziyareti öncesinde Esenboğa Havalimanı'nda düzenlediği basın toplantısında, Mısır'da askeri darbenin neticesi olarak ramazanın başından itibaren çok ciddi bir katliam olduğunu ve son olarak bu katliamın farklı bir yönüne şahitlik ettiklerini belirterek, askeri darbe yönetiminin, demokrasi sürecinde oylarının akibetini öğrenme mücadelesinde olan Mısır halkına karşı çok açık bir katliam yaptığını bildirdi.

Türkiye'de bazı medya gruplarının olaylar karşısındaki tavrını eleştiren Erdoğan, Mısır'daki katliamı gizleme, göstermeme gayreti içinde bulunanan hatta Müslüman Kardeşler'in silah kullandıklarını söyleyecek kadar ileri giden bazı medya gruplarının olduğunu söyledi. Başbakan Erdoğan, bunu talihsizlik olarak nitelendirerek, "Çok açık net, tanklarla, zırhlı araçlarla, sniperlarla orada 300 civarında Mısırlı kendi vatandaşını şehit eden, öldüren böyle bir darbe sözde yönetimine adeta sahip çıkma gayreti içinde olanlar var" diye konuştu.

“DARBE OLARAK NİTELENDİREMEDİLER”

Başbakan Erdoğan, Mısır'daki olayları, başından beri bir askeri darbe olarak nitelendirdiklerini, "Bu darbedir" dediklerini ancak Batılı ülkelerin bunu asla darbe olarak nitelendiremediğini, "müdahale" demek suretiyle bu işi yumuşatma gayretinde olduklarını ifade etti.

Buna karşı Batılıların kendileriyle gerçekleştirdiği telefon görüşmelerinde darbe ifadesine "hayır" da diyemediklerini ancak bunu kamuoyuna açıklayamadıklarını belirten Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Nitekim bütün bu gelişmelerden sonra dikkat edilirse bu darbeciler en sonunda olağanüstü hal ilan etmek durumunda kaldılar. Şimdi bir ay süreyle neredeyse Mısır'ın geneline yakınında böyle bir olağanüstü hal ilan edilmiş durumda. Bütün bunlar işleri çözer mi? Ben tabii çözdüğüne veya çözeceğine asla inanmıyorum. Niye inanmıyorum, çünkü şehadete inanmış olan bu insanlar er veya geç Mısır'da bu demokratik haklarının neticesini de kazanacaklardır diye düşünüyorum.

Batı bunu anlamak durumundadır. Eğer Batı demokrasi testinden geçmek istiyorsa bunu anlamak durumundadır. Ama demokrasi testini kaybetme noktasında veya demokrasinin sorgulanması gibi bir sürece karar vermişse o ayrı konudur. Nitekim bu konuda Batılı ülkeler eğer samimi davranmazlarsa, samimi adımlar atmazlarsa ben inanıyorum ki artık demokrasi dünyada sorgulanmaya başlanacaktır.

Buna biz de dahiliz. Niye? Çünkü ben ülkemdeki muhalefete bakıyorum, muhalefet, 'İktidar, Mısır sorununda çok daha farklı adımlar atabilir ve burada etkin olabilirdik' gibi saçma sapan, şimdi de Mısır üzerinden 'acaba nasıl oy devşirebiliriz' diye bu tür açıklamalar yapıyorlar. Hiç olmazsa burada samimi davranın da ortak neler yapabiliriz bunları konuşalım. Çünkü ne yaparsanız yapın bugüne kadar hiçbirşey elde edemediniz. AK Parti iktidarını köşeye sıkıştıramadınız. Çok değişik yollara girdiniz ve demokratik olmayan yollarla AK Parti iktidarını vurmak istediniz. Geldiğimizden beri bunu yaptınız, 10 yıldır bunu yapıyorsunuz. Ama Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları, sevgili halkım hiçbir zaman buna müsaade etmedi. İşte 7 seçim geçirdik, şimdi sekizincisine gidiyoruz. Hala kamuoyu araştırmaları ortada. 3 tane genel seçim, 2 tane yerel seçim, 2 tane referandum yaptık hepsi ortada. Bütün bunlara rağmen hala 'acaba illegalite bize ne kazandırır' bunun gayreti, bunun arayışı içinde olan bir yapı söz konusu."

Mısır'daki katliamlarla ilgili sağlıklı bilgi almakta zorlandıklarını belirten Erdoğan, "Fakat, 70 yıl otokratik bir rejimle idare edilmiş bir Mısır. 2011'deki devrimle bu süreçten kurtulmuş. Artık bundan sonra halkın iradesi egemen olacak diye düşünürken bir yıl bile maalesef içerdeki bu işe alet olan kesimle Batılı ve İslam dünyasındaki bazı kısmı diyorum ona da ülkelerin destekleriyle Mısır'daki demokratik yönetime karşı ne yazık ki böyle bir darbe yapılmıştır" dedi.

İnandıkları doğruları söylemedikleri sürece ayakta kalamayacaklarını vurgulayan Erdoğan, şöyle devam etti:

"İnandığımız doğruları her zaman ve zeminde söyleyeceğiz. Çünkü haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır. Bizim inancımızın gereği böyle bir ilkemiz var. Bunu yapmak durumundayız. Her doğru her yerde konuşulmaz, doğrudur. Bu bir siyasi manevra olabilir ama bir de inkar edilemez gerçekler var ki bunu söylemek, bunun gereğini yerine getirmek durumundayız. Zira bizim önümüze şehitlerin resimleri geldiği zaman, o tabloları gördüğümüz zaman, eğer burada zerre kadar duygulanamıyorsak, buna karşı bir tavır koymak için sorumluluk hissedemiyorsak, o zaman bizim varlık nedenimiz de ortadan kalkar. İnsan olduğumuzu unutmayacağız ve insan olarak da üzerimizde birçok sorumluluğun olduğunu bilmemizin gereğini de ortaya koymamız gerekir."

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Türkmenistan'a gitti

“DEMOKRASİYE TAHAMMÜL EDEMEDİLER”

Gerek Türkiye'de gerekse diğer demokratik ülkelerde demokrasinin olgunlaşmasının, gelişmesinin, ileri standartlara ulaşmasının belli bir vakit aldığını ifade eden Erdoğan, Mısır'da demokrasiye bir sene bile tahammül edilmediğini belirterek, "Bir sene Mısır'a ekonomik amborgo uyguladılar. Sadece Türkiye ve Katar, Mısır'ın yanında yer aldı. Ama dünya Mısır'a 'kalk bakalım ayağı kalkabilirsen' dedi. Buna IMF de dahil. IMF seçimi yapın, seçimden sonra sizlerle konuşalım dediler, seçimi dahi yaptırmadılar" diye konuştu.

Aynı şeylerin Filistin'de de yaşandığını dile getiren Başbakan Erdoğan, şunları söyledi:

"Biliyorsunuz Filistin'de seçimlerden Hamas başarıyla çıktı. Hemen orada da ekonomik amborgoyu uygulamaya başladılar. Bırakın ekonomik amborgoyu hemen parlemento başkanını içeri aldılar. İsrail, Bakanlar Kurulu üyelerinden bazılarını içeri aldı. Bunlar hala içerde yatıyorlar. Neredeyse 7-8 yıl oldu. Şu anda Hamas'ın o milletvekilleri içeride yatıyor. Seçimi kazandılar ancak Filistin'de yönetimi onlara vermediler. Bunları benim vatandaşlarımın birçoğu bilmiyor. Acaba Filistin'de ne oluyor? Gerçekte Filistin'de demokrasi çalıştırıldı mı çalıştırılmadı mı?"

Batı'nın sürekli Hamas'ı bir terör örgütü olarak söyletmeye gayret ettiğine dikkati çeken Başbakan Erdoğan, "Biz hiçbir zaman Hamas'ı bir terör örgütü olarak değil tam aksine haklarının savunucusu olarak ifade ettik ve şu anda da öyle kabul ediyoruz, öyle inanıyoruz. Eğer samimiyseniz, eğer güveniyorsanız buyrun seçim sandığı, hayır. Hala seçimi Filistin'de yaptırmıyorlar. Neden? Neticeyi görüyorlar onun için. Bundan dolayı da zaman zaman biliyorsunuz Gazze hep bombalanır. 15 günlük o süreci unutmadık, unutmuyoruz. Oralarda da biliyorsunuz bin 500 civarında insan şehit oldu, 5 bin civarında insan yaralandı" dedi.

“MISIR'DAKİ DARBE YÖNETİMİNE ŞUNU HATIRLATMAK İSTİYORUM...”

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''Mısır'daki darbe yönetimine şunu hatırlatmak istiyorum: Tarihte hiçbir zalim zulüm ile abad olmamıştır. Mısır'ın darbeci yöneticileri, bu dünyanın kudretli gibi görünen firavunlarına dahi kalmadığını bilmeleri gerekir ki onlar bunu çok iyi bilirler. Er ya da geç bir Musa çıkar, zulmün hesabını sorar'' dedi.

Başbakan Erdoğan, uluslararası medyaya da seslenerek, ''Türkiye'de polisin hukuk dairesinde kullandığı biber gazını saatlerce canlı yayına taşıyan yerli, yabancı uluslararası medyayı muhatap alarak söylüyorum, saatlerce canlı yayına taşıyan, günlerce Türkiye'den kışkırtıcı yayın yapan uluslararası medyanın acaba Mısır'ı görmesi, bir satır olsun yayın yapması için daha kaç masum sivilin ölmesi gerekiyor. Fok balıklarıyla ilgili saatlerce, günlerce, haftalarca yayın yapan uluslararası medyanın Mısır'da, Suriye'de, Filistin'de ölen çocukları görmesi için acaba daha ne kadar kan akması gerekiyor'' ifadelerini kullandı.

Mısır'da sadece insanların ölmediğini, aynı zamanda insanlığın öldüğünü, vicdanın kuruduğunu, insani değerler, demokratik değerlerin tarihi nitelikte ağır darbeler aldığını vurgulayan Erdoğan, şöyle devam etti:

''Bir kere Mısır'daki darbe yönetimine şunu hatırlatmak istiyorum. Tarihte hiçbir zalim zulüm ile abad olmamıştır. Mısır'ın darbeci yöneticileri, bu dünyanın kudretli gibi görünen firavunlarına dahi kalmadığını bilmeleri gerekir ki onlar bunu çok iyi bilirler. Er ya da geç bir Musa çıkar, zulmün hesabını sorar. Mısır'da Nobel barış ödüllü Cumhurbaşkanı Yardımcısının son derece geç ama haklı istifası herhalde darbe yönetimi için bir örnek teşkil etmelidir.''

Mısır'da katliamları gerçekleştirenlerin şeffaf ve adil şekilde yargılanması gerektiğini dile getiren Başbakan Erdoğan, ''30 Haziran'dan bu yana başta Cumhurbaşkanı Mursi olmak üzere tutuklanan siyasiler serbest bırakılmalıdır. Başta Birleşmiş Milletler ve Arap Ligi olmak üzere uluslararası kuruluşlar ve ülkeler daha fazla kan akmadan, daha fazla can kaybı olmadan bugüne kadar cesaretlendirdikleri darbecileri en azından bundan sonra derhal kınamalı, katliamların durması için derhal harekete geçmelidir. Mısır'ın 25 Ocak devrimiyle başlayan demokratikleşme umutları bu askeri darbeyle söndürülmemiş, tam tersine daha da güç kazanmıştır'' diye konuştu.

Mısır'da milyonların haftalardır süren direnişinin takdire şayan olduğunu bildiren Erdoğan, şunları kaydetti:

''Ramazanda o sıcağın altında oruç tutarak, namaz kılarak, ibadet ederek, şiddete asla pirim vermeyerek devam eden kutlu direniş, tüm dünyaya, dünya tarihine örnek teşkil edecek bir güzellik ve umut sergilemiştir. Kefenleriyle meydanı dolduran, oylarına sahip çıkan, üzerlerine yağan kurşunları gülümseyerek karşılayan Mısır halkı, dünyaya adeta ders vermiştir. Buradan Mısır halkını yürekten selamlıyorum, Allah'ın selamı, rahmeti, bereketi Mısır halkının üzerine olsun diyorum. Mısır halkı bilsin ki, Türkiye'nin selamları, duaları onlarla beraberdir. Mısır halkı bilsin ki ülke yönetimleri olmasa bile, uluslararası kuruluşlar olmasa bile, uluslararası medya olmasa bile dünya halklarının, bölge halklarının kalpleri onlarla birlikte atmaktadır.

Türkiye tarihin verdiği sorumluluk, ecdadından devraldığı miras gereği mazlumların dili, mazlumların sesi, mazlumların gönül yoldaşı olmaya devam edecektir. Bize her zaman hakkı söylemek yaraşır. Millet olarak tarih boyunca hep hakkı söyledik, hep hak mücadelesi içinde bulunduk. Bugün de Mısır için cesaretle hakkı söylüyoruz, hakkı tavsiye ediyoruz. Tekrar şehitlere rahmet niyaz ediyorum. Tüm Mısır halkına sabır temenni ediyorum. Türkiye'den Mısır halkına selamlarımızı iletiyor, yalnız olmadıklarını hatırlatıyor, sabırla, sebatla inşallah felaha ereceklerine gönülden inandığımızı hatırlatmak istiyorum.''

 

Diğer Haberler
  • 35 gazeteci hakkında gözaltı kararı!10 Ağustos 2017 Perşembe 09:59
  • 2017 LYS tercih sonuçları açıklandı09 Ağustos 2017 Çarşamba 00:56
  • Bodrum'da korkutan deprem!08 Ağustos 2017 Salı 13:08
  • Cenk Eren'e KKTC yurttaşlığı07 Ağustos 2017 Pazartesi 15:25
  • TSK'da kurmaylık sistemine 'FETÖ'yle mücadele' neşteri07 Ağustos 2017 Pazartesi 10:17
  • ÖSYM tercih sonuçlarını ne zaman açıklanacak?04 Ağustos 2017 Cuma 18:27
  • Çocuklar Duymasın'a FETÖ soruşturması03 Ağustos 2017 Perşembe 15:02
  • Türkiye-AB toplantısına Kıbrıs sorunu damgasını vurdu26 Temmuz 2017 Çarşamba 13:55
  • Recep Akdağ Kıbrıs İşleri'nden Sorumlu bakan oldu24 Temmuz 2017 Pazartesi 18:48
  • Yeni Hükümet Sözcüsü'nden FETÖ açıklaması!24 Temmuz 2017 Pazartesi 18:16
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2017 Ada Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 05488904615