• BIST 107.202
  • Altın 145,263
  • Dolar 3,5161
  • Euro 4,1312
  • Lefkoşa 25 °C
  • Girne 25 °C
  • Mağusa 25 °C
  • İskele 25 °C
  • Güzelyurt 20 °C
  • Lefke 25 °C
  • Mağusa’nın yeni yüzü CORNER PARK PROJESİ
  • Mağusa’nın yeni yüzü CORNER PARK PROJESİ

Elektrik Nakil Projesi'ni KIB-TEK adına TEİAŞ üstlenecek!

Elektrik Nakil Projesi'ni KIB-TEK adına TEİAŞ üstlenecek!
Kıbrıs Ada HaberKKTC'ye Türkiye'den Elektrik Nakil Projesi, TC Milli Güvenlik Kurulu'nun resmi internet sitesinde yayınlandı. Projede Türkiye ve Yunanistan...

Kıbrıs Ada Haber

KKTC'ye Türkiye'den Elektrik Nakil Projesi, TC Milli Güvenlik Kurulu'nun resmi internet sitesinde yayınlandı. Projede Türkiye ve Yunanistan arasında, Türkiye’den KKTC ve GKRY’ye elektrik satışının etüt edilmesi konusunda anlaşmaya varıldığı belirtiliyor. Bahse konu projenin fizibilite hazırlıklarının sürdürüldüğü kaydedilirken, 3 Ekim 2012 tarihinde Ankara’da Türkiye ve KKTC yetkilileri arasında yapılan ve KKTC’ye Su Temin Projesi’nin de ele alındığı toplantıda, elektrik nakil projesinin realize edilme sürecinin hızlandırılmasının kararlaştırıldığı belirtildi.

"Daha sonra, KKTC’ye Su Temin Projesi dönemi içinde, Türkiye’den KKTC’ye elektrik nakli kapsamında gerekli altyapı çalışmasının tamamlanacağı resmi olarak açıklanmıştır" denilen metinde, şöyle denildi:

"KKTC Su Temin Projesi temel atma töreni sırasında yapılan açıklamalarda, Türkiye ile KKTC arasında bir protokol imzalanacağı, projeyi Kıbrıs Elektrik İdaresi (KIBTEK) adına Türkiye Elektrik İletim Anonim Şirketi (TEİAŞ)’ın üstleneceği, projenin Mersin / Anamur’dan Girne’ye denizaltından kablo döşenmesi ve 200 mw elektrik iletimini kapsayacağı, denizaltı kablo inşaatının yapımının, TEİAŞ’ın yapacağı uluslararası ihale ile gerçekleştirileceği, ihaleye Türk firmalarının yanı sıra İtalya, İngiltere ve Fransa’dan firmaların katılmasının beklendiği, üretilen elektrik enerjisinin, ilk etapta KKTC’ye daha sonra ise buradan GKRY’ye mevcut hatlar üzerinden nakledileceği ifade edilmiştir."

KKTC'ye Yönelik Su Temini ve Elektrik Nakil Projeleri'nin bir diğer önemli boyutunun, GKRY ile süren müzakere süreci ve daha genelde Kıbrıs Sorunu’nun çözümüne katkı olabilme potansiyeline ilişkin olduğu kaydediliyor.

Belge Milli Güvenlik Kurulu'nun resmi internet sitesinde şöyle yer alıyor:

4. Adanın Elektrik İhtiyacı :

1974 Barış Harekâtı sonrasında, mevcut kurulu elektrik gücünün Rum kesiminde kalması

nedeniyle, KKTC’nde hem elektrik üretimi, hem de güvenilir ve süreklilik arz eden bir elektrik arzı

sorunu varlığını korumuştur.

2000’li yıllara kadar, üç adet türbin ve bir adet termik santral inşa edilmiştir. Bu dönem

içerisinde (1997) özel bir santral de devreye sokulabilmiştir. Ancak, KKTC’nde üretilen elektrik iç

ihtiyacı karşılayamamaktadır. Yılda yaklaşık 350 milyon kw/saat elektrik ithal edilmektedir.

Dönem dönem GKRY’nin elektrik naklini kesme örnekleri karşısında, Türkiye’nin desteğinde

ve yönlendirmesinde, Enerji Strateji Belgesi ve 2020 Yılı KKTC Elektrik Sistemi Master Planı

doğrultusunda, hem ülkenin gelişimine uygun elektrik arzının sağlanması, hem de ülke içi dağıtım

ve iletim merkez ve hatlarının geliştirilmesi yönünde bir politika takip edilmektedir.

GKRY’nde elektrik temini de giderek kronik bir sorun haline gelmiştir. 11 Temmuz 2011’de

Vasiliko Elektrik Santrali’nin tamamen devre dışı kalmasıyla yaşanan enerji arz krizinde,

KKTC’den temin edilen elektrikle sorun geçici olarak aşılabilmiştir. “Başlangıçta Türkler’den

elektrik kabul etmeyiz” biçiminde bir tutum sergilense de, 16 Temmuz 2011 ve 12 Şubat 2012

tarihlerinde imzalanan anlaşmalar çerçevesinde bir yıllık sürede KKTC’ye toplam 10 milyon TL

ödenmiştir.

GKRY açısından da güvenli elektrik arzı önemli ulusal bir sorun konumundadır. GKRY’nin,

elektrik arz açığını da, su örneğindeki gibi doğalgaz kullanımının dahil olduğu bir vizyonla

aşmayı planladığı bilinmektedir. Doğalgaz kullanımı yoluyla elektrik üretimi hedefi için gerekli

hazırlıklara 2010 yılında başlanmıştır. GKRY’nin bu amaç doğrultusunda 2014 yılında elektrik

üretimine başlamayı hedeflediği bilinmektedir

5. Türkiye’den KKTC’ne Elektrik Nakil Projesi :

Projenin ilk ortaya çıkışı, Türkiye ile Yunanistan arasındaki ekonomik ilişkilerin geliştirilmesi

kapsamındadır. Bu doğrultuda, Türkiye ve Yunanistan arasında, Türkiye’den KKTC ve GKRY’ye

elektrik satışının etüt edilmesi konusunda anlaşmaya varılmıştır. Bahse konu projenin fizibilite

hazırlıklarının sürdürüldüğü bir dönemde, 3 Ekim 2012 tarihinde Ankara’da Türkiye ve KKTC

yetkilileri arasında yapılan ve KKTC’ye Su Temin Projesi’nin de ele alındığı toplantıda, elektrik

nakil projesinin realize edilme sürecinin hızlandırılması kararlaştırılmıştır.

Daha sonra, KKTC’ye Su Temin Projesi dönemi içinde, Türkiye’den KKTC’ye elektrik nakli

kapsamında gerekli altyapı çalışmasının tamamlanacağı resmi olarak açıklanmıştır. KKTC Su

Temin Projesi temel atma töreni sırasında yapılan açıklamalarda, Türkiye ile KKTC arasında bir

protokol imzalanacağı, projeyi Kıbrıs Elektrik İdaresi (KIBTEK) adına Türkiye Elektrik İletim

Anonim Şirketi (TEİAŞ)’ın üstleneceği, projenin Mersin / Anamur’dan Girne’ye denizaltından

kablo döşenmesi ve 200 mw elektrik iletimini kapsayacağı, denizaltı kablo inşaatının yapımının,

TEİAŞ’ın yapacağı uluslararası ihale ile gerçekleştirileceği, ihaleye Türk firmalarının yanı sıra

İtalya, İngiltere ve Fransa’dan firmaların katılmasının beklendiği, üretilen elektrik enerjisinin, ilk

etapta KKTC’ye daha sonra ise buradan GKRY’ye mevcut hatlar üzerinden nakledileceği ifade

edilmiştir.

6. Su Temin ve Elektrik Nakil Projelerinin Önemi :

Her iki projeyle de, KKTC’nin su ve elektrik arz güvenliğinin uzun vadede çözülmesi yönünde

önemli birer adım atılmaktadır. Bu çerçevede, DSİ Genel Müdürlüğü, su temin projesiyle,

KKTC’ndeki içme ve kullanım suyu ihtiyacının 50 yıllık bir süre için çözüleceğini açıklamıştır.

KKTC’deki sosyal ve ekonomik faaliyetlerin sürdürülebilmesi, büyük ölçüde temiz, güvenilir ve

sürekliliği sağlanmış su ve elektrik arzına bağlıdır. Bu nedenle, her iki proje de, KKTC’nin

kalkınmasına önemli ölçüde ivme kazandırılabilecektir.

Su temin projesiyle, içme ve kullanım suyu ihtiyacının karşılanmasının yanında, hem önemli bir

alan sulu tarıma açılarak tarımsal gelir elde edilmesi, hem de balıkçılık ve turizm açısından da

ülke ekonomisine katkı sağlanması planlanmaktadır.

Bu kapsamda, KKTC Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı ile Çukurova Üniversitesi tarafından

ortak yürütülen ve 5 Temmuz 2012 tarihinde başlayan “KKTC’de Modern Sulama Yöntemlerinin

Kullanımına Uygun Arazi Varlığının ve Bitki Deseninin Tespiti” projesi çerçevesinde, Su Temin

Projesi’yle gelecek suyun nerede ve hangi ürünlerde öncelikli kullanılacağı ortaya konacaktır.

Ayrıca, ormancılık sektörüne yönelik bir eylem planı da hazırlanmaktadır. Bu kapsamda,

Türkiye’den gelir getirici bazı ağaç türlerinin (badem, zeytin, narenciye, keçiboynuzu gibi)

getirilmesi ve KKTC’nin zengin şifalı bitkiler açısından da üretim ve ihracat sahası yapılması

öngörülmektedir.

Su temin projesi kapsamında KKTC’de hem idari, hem yasal alanda önemli faaliyetler

yürütülmektedir. Bahse konu projenin verimli bir zeminde yürütülebilmesine hizmet edecek

“Entegre Su Yönetimi Yasası” hazırlıkları başlatılmıştır. KKTC’nin sürdürülebilir bir su

politikasına sahip olması amaçlı çalışmalar, KKTC Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı

bünyesinde kurulan Genel Su Koordinatörlüğü’nce yürütülmektedir.

Benzer şekilde, elektrik nakil projesine paralel olarak, KKTC iletim ve dağıtım merkezlerinin

güçlendirilmesinin planlandığı da anlaşılmaktadır.

GKRY yetkililerinin ve Rum basınının, bahse konu projelere karşı takındığı ilk tutum

incelendiğinde, GKRY’nin hâlihazırda resmi olarak bir tepki vermediği; öte yandan, gerek su temin

projesi temel atma törenlerinin, gerek Genel Su Koordinatörü Prof.Dr. Hüseyin Gökçekuş’un

hazırladığı bir raporun Rum basınında oldukça geniş yer bulduğu görülmüştür.

Rum basınında, Türkiye’nin tutumunun bumerang etkisine sahip olduğu, Türkiye’nin KKTC

politikasının zarar görebileceği gibi, projenin bitirilmesi halinde ise, büyük bir uluslararası başarıya

dönüşebileceği vurgulanmıştır. Simerini Gazetesi’nin başlığı ve konuya yaklaşımı ayrıca dikkat

çekici görülmektedir. Yaklaşımı, öz olarak, “Fakir Kıbrıslı Türkleri satın alacaktık, şimdi Türkiye

hepimizi satın alacak” biçimindedir.8

Bu yaklaşım, GKRY’nin KKTC’de ve Türkiye-KKTC

ilişkilerine bakışını göstermesi açısından çarpıcı bir örnek teşkil etmektedir.

Rum basınına yönelik incelemede, GKRY’nin AB’deki eski daimi temsilcisi Büyükelçi

Theofilos Theofilu’nun konuyla ilgili makalesine de rastlanılmıştır.9

Theorlu’nun Rum yetkililere

önerisi, “Yapabileceğimiz ve yapmamız gereken asgari husus, Türk maharet ve projelerine tepki

göstermek, yetkili uluslararası örgütlere, BM’e ve AB’ne delilli ve yazılı olarak şikâyet etmektir."

biçiminde olmuştur.

Yapılan incelemede dikkat çeken bir başka husus ise, GKRY’de de sürdürülebilir bir su

yönetiminin bulunmaması ve yaşanan sorunların ciddiliğidir. Türkiye projesinin incelendiği Rum

basın organlarında yer alan değerlendirmelerde, GKRY’deki su miktarı ve kalitesine ilişkin

sorunlara yer verilmesi dikkat çekici bulunmuştur.10

7. Sonuç :

KKTC’ye Su Temin Projesi, gerek kullanılacak teknoloji, gerek kat edeceği mesafe açısından

küresel ölçekte önemli bir projedir. Taşıyacağı su miktarı açısından ise, çok büyük olmamakla

birlikte, geliştirilmeye açık bir proje niteliğindedir.

Su temin ve elektrik nakil projeleri, ekonomik, tarımsal, teknolojik ve sosyolojik yönü olan çok

boyutlu projelerdir. Aynı zamanda, anılan projeler önemli stratejik ve siyasal sonuçları olacak

niteliktedir.

Öncelikle KKTC’nin kalkınma hamlesine hizmet edecek ve ekonomik özgürlüğüne destek

sağlayacak kapsamda olduğu değerlendirilmektedir.

Kronik bir su arzı sorununa sahip Kıbrıs’ta, Makarios’un “Ada’nın Türkiye’ye bağlanmasına

asla izin vermem” ifadesinden yaklaşık 50 yıl sonra, Türkiye’den bir bağlantıyla su temini

sağlanmış olacaktır. Böylece, 40 yıllık geçmişi olan ve sloganlaşmış bir fikrin yaşam bulmasının

sağlanmış olacağı düşünülmektedir.

Projelerin önemli yansımalardan birisi ise, Kıbrıs Türk halkı nezdinde Türkiye algısına ilişkin

olacağıdır. Söz konusu projelerin realize edilmesi sonucu, Kıbrıs Türklerinin kendilerini yalnız

hissetmemesi ve her durumda Türkiye’nin güçlü bir şekilde kendilerine sahip çıkmakta

olduğunun gösterilmesi açısından önemli gözükmektedir.

Projeler, aynı zamanda GKRY’de hakim olan bir algının kırılması açısından da değer

taşımaktadır. Bu bağlamda GKRY’de var olan “Kıbrıs Türklerinin uygulanan izolasyonlar

sonucu pes ederek azınlık statüsünü kabul edeceği” yönündeki beklentiyi kıracak mahiyette bir

proje olduğu düşünülmektedir.

Başbakan Yardımcısı Sn. Prof.Dr. Beşir Atalay, 13 Ekim 2012 tarihli açılış töreninde, GKRY

yetkililerine seslenerek, “Ada’da Kıbrıs Türkü’nün varlığını ortadan kaldırarak bir gelecek

tasarlamak yerine, barışçıl bir çözümün faydalarını görmeleri gerektiğini” vurgulamış ve “Kıbrıs

Rum Kesimi her ne kadar kendini Türkiye'den uzak görse de bu proje doğal komşusunun

Türkiye olduğunu bir kez daha hatırlatmaktadır.” biçiminde önemli mesajlar vermiştir.

Bahse konu projeler, orta ve uzun vadede GKRY başta olmak üzere, üçüncü ülkelere

uzatılabilecek mahiyette geliştirilebilir nitelikte projelerdir. Bu çerçevede, Türkiye’nin KKTC’ye

yönelik böyle bir enerji kaynağı sunumu, Kıbrıs tarihi açısından da stratejik öneme ve değere

sahip olup, tarihsel olarak da GKRY karşısında farklı bir konuma geçişi simgelemektedir.

Projelerin bir diğer önemli boyutu, GKRY ile süren müzakere süreci ve daha genelde Kıbrıs

Sorunu’nun çözümüne katkı olabilme potansiyeline ilişkindir. Projelerin gündeme gelmesine

paralel işlendiği üzere, GKRY’ye de su ve elektrik verilebilme ortamının yaratılmasıyla, anılan

projelerin kalıcı bir uzlaşmaya ve barışa somut bir katkı olacak şekilde değerlendirilmesi söz

konusu olabilecektir.

Ancak, orta ve uzun vadede, GKRY’nin su temini konusunda Türkiye’ye bağlı bir yapıyı arzu

etmeyeceği ve bunun yerine, deniz suyunun arıtımı ve / veya (daha pahalı da olsa) diğer

alternatifleri gündemde tutmak isteyeceği değerlendirilmektedir. Bu nedenle de, önümüzdeki

dönemde, KKTC Su Temin Projesi’nin “Birleşik Kıbrıs” fikrini sona erdirecek bir proje olduğu

değerlendirmelerinin gündeme gelebileceği kıymetlendirilmektir.

Diğer Haberler
  • 5 hekimle ilgili dosya bakanlıkta!18 Ağustos 2017 Cuma 12:49
  • FETÖ'de öncü operasyonlar!18 Ağustos 2017 Cuma 11:45
  • 3 FETÖ zanlısı mahkemeye çıkarıldı!17 Ağustos 2017 Perşembe 18:40
  • Akdoğan Davası'nda ŞOK İFADE: Pencereden gördü!17 Ağustos 2017 Perşembe 17:08
  • Kıbrıs İlim Üniversitesi'nden önemli işbirliği17 Ağustos 2017 Perşembe 16:54
  • Siber'den 'ARAZİ İDDİALARI' ile ilgili açıklama!17 Ağustos 2017 Perşembe 16:04
  • Artık yatırımlar 3 aylık değil, aylık yapılacak17 Ağustos 2017 Perşembe 15:44
  • Arazi skandalında ŞOK İSİMLER!17 Ağustos 2017 Perşembe 15:12
  • 'Yanlış serum' ÖLDÜRDÜ iddiası!17 Ağustos 2017 Perşembe 14:56
  • Bu yollar trafiğe KAPALI!17 Ağustos 2017 Perşembe 13:42
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2017 Ada Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 05488904615