• BIST 1.408
  • Altın 461,090
  • Dolar 8,0625
  • Euro 9,6585
  • Lefkoşa 23 °C
  • Girne 20 °C
  • Mağusa 21 °C
  • İskele 21 °C
  • Güzelyurt 20 °C
  • Lefke 23 °C

Arabesk müziğin babası: Müslüm Gürses

Acılarla dolu 60 yıllık yaşamına, 78 albüm ve 38 film sığdıran unutulmaz sanatçı Müslüm Gürses, vefatının 8. yılında yâd ediliyor.
Arabesk müziğin babası: Müslüm Gürses

Yorumladığı, "Hangimiz Sevmedik", "Senden Vazgeçmem", "İtirazım Var", "Tanrı İstemezse" ve "Mutlu Ol Yeter" adlı şarkıların da aralarında bulunduğu çok sayıda eseri unutulmazlar arasına giren, arabesk müziğin efsane isimlerinden,  Müslüm Gürses'in vefatının ardından 8 yıl geçti.

Asıl adı Müslüm Akbaş olan sanatçı, 7 Mayıs 1953'te Şanlıurfa'nın Halfeti ilçesinin Fıstıközü köyünde, tarım işçileri Mehmet ve Emine Akbaş çiftinin ilk çocuğu olarak dünyaya geldi.

Zeyno ve Ahmet adında iki kardeşi olan Gürses'in ailesi, ekonomik sıkıntılar nedeniyle kendisi 3 yaşındayken Adana'ya göç etti.

Müslüm Gürses, ilkokuldan sonra eğitime devam edemeyerek, bir süre ayakkabı tamircisi ve terzi olarak çalıştı.

"Sesin güzel. Bir tane daha, bir tane daha oku"

Usta sanatçı katıldığı bir televizyon programında, o günleri şu sözlerle anlatmıştı:

"Adana'ya geldik. Küçük bir evde oturuyorduk. O zaman Adana tabii ki çok sıcaktı. Herkes damda yatıyordu. Biz de tabii damda yatıyoruz, sıcak olması münasebetiyle. Kendimizce (şarkı) okuyorduk. Komşular, "Sesin güzel. Bir tane daha, bir tane daha oku." derdi. O sıralar, Mustafa diye bir kunduracı arkadaşımız vardı. Halk eğitim merkezine gidiyordu, bağlama çalıyordu. Halk eğitim merkezinin güzelliğinden bahsetti. 'Ben de gidebilir miyim?' dedim. Gelebilirsin dedi. Gittim, orada gayet güzel, müzik adına, insanları eğitiyorlar. 4 ya da 5. sınıftaydım. Bir müddet gittik. Orada piştik. Neyin ne olduğunu gördük. Değerli hocalarımız vardı."

Babasının engellemesine rağmen, annesinin desteğiyle 1967'de henüz 14 yaşındayken Adana'da bir çay bahçesinde düzenlenen ses yarışmasına katılan sanatçı, birinci oldu.

Birincilikle dikkatleri üzerine toplayan sanatçı, yarışmadan sonra "Gürses" soyadını kullanırken, bir yandan da halk eğitim merkezinde müzik dersleri almaya başladı.

İlk plağını 1968'de çıkardı

Adana'daki bir gazinoda assolist olarak sahne alan Sadık Altınmeşe'nin rahatsızlanmasının ardından onun yerine sahneye çıkan sanatçı, büyük ilgi gördü ve mikrofonu bir daha elinden bırakmadı.

Kariyer basamaklarını hızlı adımlarla çıkmaya başlayan Müslüm Gürses, bir yandan Adana'da çeşitli mekânlarda konserler verirken, 1967'den itibaren her cumartesi TRT - Çukurova Radyosunda, canlı olarak türküler söyledi. 

Annesinin vefatının ardından İstanbul’a geldi

Sanatçı, 29 Mayıs 1969'da babası, annesini öldürünce büyük bir sarsıntı yaşadı. Bir iddiaya göre, aynı gün Gürses'in kız kardeşi Zeyno Akbaş'ı da öldüren babası, cezaevine girdi.

Yaşadığı acı olayla ilgili hiçbir zaman konuşmak istemeyen ünlü sanatçı, annesinin vefatının ardından geldiği İstanbul'da, "Giyin Kuşan Selvi Boylum/Hayatımı Sen Mahvettin" ve "Gitme Gel Gel/Haram Aşk" adlı iki 45'lik plak doldurdu. "Sevda Yüklü Kervanlar/Vurma Güzel Vurma" isimli 45'liği 300 bin basılarak dönemin rekorunu kırdı.

Askerliğini Mamak'ta yapan sanatçı, vatani görevini tamamladıktan sonra Burhan Bayar'ın bestelerine yer verdiği çok sayıda plağı hayranlarıyla buluşturdu. 

Trafik kazası geçirdi, öldü sanılarak morga konuldu

Müslüm Gürses, 1978'de Anadolu turnesi dolayısıyla bulunduğu Tarsus'tan Adana'ya dönerken trafik kazası geçirdi. Kaza sonrası, öldü sanılarak morga kaldırılan Gürses'in yaşadığı son anda fark edildi ve ameliyata alındı.

Kazada, alnı ciddi biçimde zedelenen sanatçının başına, beynini koruyacak plaka takıldı. Kazadan dolayı koku alma duyusunu yitiren sanatçı, işitme duyusu da ciddi biçimde zarar gördüğü için yavaş konuşmaya başladı.

Yaşadığı acılarla sanatını yoğuran Gürses, şarkılarında, kendisini umutsuz, çaresiz hissedenlerin hislerine tercüman olmaya çalıştı. 

Muhterem Nur, Müslüm Gürses'in en büyük destekçisi oldu

Sinema oyuncusu Muhterem Nur ile 1982'de Malatya turnesinde ilk kez karşılaşan ve "Sahneye ilk kim çıkacak" kavgası eden sanatçı, bu olaydan sonra Nur'dan ayrılmadı.

Çocukluğunda hiçbir filmini kaçırmadığı ve büyük bir hayranlık duyduğu Muhterem Nur ile 1986'da hayatını birleştiren Gürses'in, "Esrarlı gözler" isimli şarkısını Muhterem Nur için bestelediği söylendi. O  dönem Türk sinemasında oldukça popüler bir konumda olan Nur, eşinin isteğiyle sanat yaşamını sonlandırırken, Gürses'in yaşamındaki en büyük destekçisi oldu.

Müslüm Gürses, Muhterem Nur’a olan sevgisini şu sözlerle anlattı:

"Her insana bel bağlamam ama Muhterem Hanım, bu dünyanın insanı değil. Ben bugün bir yerlere gelmişsem bunda yüzde 90 Muhterem Hanım'ın payı vardır."

44 yıllık kariyerinde 78 albüme imza attı

Yaklaşık 44 yıllık kariyerinin büyük bölümünde, hemen her yıl birkaç albüme imza atan ve toplam 78 albüm çıkaran Gürses, yaşamı boyunca "kenar mahalle" ya da "varoş" müziği yaptığı yönünde eleştirilere maruz kalsa da her türden müzisyenin ve müzikseverin saygısını kazanmayı başardı.

Vefatı sevenlerini yasa boğdu

Usta sanatçı, 15 Kasım 2012'de geçirdiği by-pass ameliyatından sonra akciğer ve kalp yetmezliği nedeniyle yoğun bakıma kaldırıldı.

Dört ay yoğun bakımda kalan sanatçıya solunum cihazı bağlandı. Müslüm Gürses, 3 Mart 2013'te, tedavi gördüğü İstanbul Memorial Hastanesinde hayatını kaybederek Zincirlikuyu Mezarlığı'na defnedildi.

Mütevazı karakteriyle bilinen Gürses'in yaşamını beyaz perdeye aktaran "Müslüm" filmi, sanatçının Şanlıurfa'daki çocukluğundan başlayıp Adana'da keşfedilmesine ve İstanbul'da yıldızlaşmasına kadar pek çok bilinmeyen yönünü 2018'de sinemaseverlere sunmuştu.

TRT

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
SPOR
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 - 2020 Ada Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0533 876 99 76